Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Na't

Başlatan zaman_1453, 01 Temmuz 2008, 01:55:11

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zaman_1453

NA'T

1678 senesinde hacca gitmek ve sevgisiyle yanıp tutuştuğu peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın(S.A.V)
makamı şerifine yüz sürmek için Sultandan izin alıp yola çıktı.Beraberinde yola çıktığı hac kafilesi
Osmanlı devlet ricalinden meydana geliyordu.Medineye yaklaştıkları bir gece ,kafiledeki bir devlet büyüğünün,
ayaklarını Ravza-i mütehhara’ya doğru uzatarak uyuduğunu gören Nabi,üzülüp o anda yetkiliyi uyandıracak bir
ses tonuyla şu na’tı söyledi:

Sakın terk-i edebden, kuuy-i mahbub-ı Huda’dır bu,
Nazargah-ı ilahidir, Makam_ı Mustafa’dır bu.

“Edebi terk etmekten sakın. Zira burası Allahü tealenın sevgilisi olan Peygamber efendimizin(SAV) bulunduğu yerdir. Bu yer,Hak tealanın nazar evi, Resul-i erkemin makamıdır.”

Habib-i kibriyâ’nın hâb-gâhıdır fazilette
Teveffuk-kerde-i arş-i cenâb-ı kibriyadır bu

“Burası Cenab-ı Hakkın sevgilisinin istirahat ettikleri yerdir. Fazilet yönünden düşünülürse Allah-ü Teâlânın Arşının en üstündedir.”

Bu hakin pertevinden oldu deycur-i adem zail,
İmadınaçdı mevcudat dü çeşmin tuutiyadur bu

“Bu mukaddes mubarek toprağının parlaklığından, yokluk karanlıkları sona erdi.Yaradılmışlar iki gözünü körlükten açtı.Zira burası kör gözlere şifa veren sürmedir.”

Felekde maah-ı nev Bab-üs selamın sine-i çakidir,
Bunun kandili cevza matla-ı nur-ı ziyadır bu.

“ Gökyüzündeki yeni ay ,O’nun kapısının ,yüreği yaralı aşığıdır.Gökyüzündeki oğlak yıldızı bile O peygamberin nurundan doğmaktadır.”

Müraaat-ı edeb şartıyla gir Nabi bu dergaha ,
Mataaf-ı kudiyadır buse –gaah-ı enbiyadır bu

“Ey nabi !Bu dergaha , edebin şartlarına riayet ederek gir. Zira burası , büyük meleklerin etrafdnda pervane olduğu ve peygamberlerin hürmetine eğilerek öptüğü tavaaf yeridir.”
O yüksek rütbeli kişi , Nabi’nin bu natını duyunca , kendisine söylendiğini anladı ve hemen doğrularak ayaklarını kıble yönünden çevirdi.Biraz sonra kafile yola koyuldu ve sabah ezanına yakın Mescid-i Nebevi’ye vardı.Mescid-i Nebi’deki müezzinler, minarelerden Ezan-ı Muhammedi’den evvel Nabi’nin ;”Sakın terk-i edebden “ diye başlayan na’tını okuyorlardı.Nabi ve yüksek rütbeli kişi şaşırdılar.Çünkü bu na’tı ikisinden başka kimse bilmiyordu.
Nabi ve diğer zat, sabah namazını kıldıktan sonra , müezzinleri buldular.Nabi müezzine ;”Allah aşkına , Peygamber aşkına ne olursun söyle !Ezandan önce okuduğun Na’tı ,kimden ,nereden ve nasıl öğrendin?”diye sordu.Müezzin gayert sakin bir şekilde şu cevabı verdi:”Resul-i Ekrem (S.V.A) bu gece Mescid-i Nebi’deki bütün müezzinlerin rüyasını şereflendirerek buyurdu ki:”Ümmetimden Nabi isimli biri beni ziyarete geliyor.Bana olan aşkı her şeyin üstündedir.Bu gün sabah Ezanından önce onun benim için söylediği bu Na’tı okuyarak Medine’ye girişini kutlayın.”Biz de Resulullah Efendimiz(S.A.V)’in emirlerini yerine getirdik!” Nabi ağlayarak Sahiden Nabi mi dedi? O iki cihanın Peygamberi Nabi gibi bir zavallıyı , günahkarı ümmetinden saymak lutfunu gösterdi mi?”dedi.”Evet” cevabını alınca da sevincinden kendinden geçti.