Gönderen Konu: Nurullah Genc  (Okunma sayısı 12490 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı verda

  • okur
  • *
  • İleti: 58
Nurullah Genc
« Yanıtla #15 : 21 Eylül 2004, 23:54:59 »

ellerinize saglik.. :x
devamini bekliyorum.. :)

Çevrimdışı duaekseni

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 209
Nurullah Genç'e devam:)
« Yanıtla #16 : 07 Kasım 2004, 21:55:20 »
Siyah gözlerine beni de götür(RÜVEYDA)

Ağlama ki aynalar kırılıyor içimde
Bulutlara değdirme ellerini,ne olur
Sanki görmüş gibisin bir pencere önünde
Sessiz hıçkırıklara gömülen bedenimi
Ruhuma dokunduğun fırtınalı bir günde
Ağlama,bakışların deli divane olur

Yüzüm ya ayrılıktır,ya kan gibi karanlık
Kehkeşanlar gizlidir oysa senin yüzünde
Ne kadar beklesem de gelmeyecek ,bilirim
Seni bende eriten bir muştu,yüreğime
O nergis edasıyla soluklanan gözlerin
Zindanıma pencere olmayacak bilirim
(Nurullah Genç)

Çevrimdışı duaekseni

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 209
Nurullah Genc
« Yanıtla #17 : 07 Kasım 2004, 21:56:58 »
İHANET ETMEDİM EYLÜL

İhanete uğramış bahar gibisin
İhanet etmedim eylül
Gönlümün en vefasız yanılgısıydın
Çürüttün aşka dair umutlarımı
Halbuki fetretli mahzenlerime
Ulu bir gölden yansıyan
Mehtabını düşledim
Mehtabını son defa anıyorum eylül

Sen ki, kızgın ve çelik bir ruhla geliyorsun
Yanardağ beslediğini biliyorum aslında
Gülüyorsun; kokusunu alıyorum yıldırımların
Ellerindi beni böyle dağıtan
Züleyha bakışınla beni zindana sürüp
Yusuftan alıkoyan felaket gözlerindi

Koruduğumu sandım hüznün ve intiharın
Mel’un saldırısından
Uçurumuna düştüm olumsuz duyguların
Karabasan ve korku darağacında
Sevgiye yönelip çamurlara bulandım

(Nurullah Genç)

Çevrimdışı Abi-hayat

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 116
    • http://www.sadakat.net
Nurullah Genc
« Yanıtla #18 : 30 Kasım 2004, 23:51:20 »
Sen miydin beni saracak evren
Gecenin ortasında gözlerim için
Parlayan ay sen miydin

Sen miydin hep bana doğru
Deli divane akan ırmak
Yalnız benim için yağan yağmur
Sen miydin

Yıllarca beklediğim gökkuşağı
Parmaklarından mı sızıyor yüreğime
Sen miydin bir tabutun içinden
Çekip çıkaran duygularımı

Dumanlı bir gökyüzü olmadım senin için
Hayal gergin, umut yılgın olmadı
Sevmedi yeryüzü delikanlı gönlümü

Sen miydin aynada kıvranan alev
Ardına gizlenip maviliklerin
Bakıyordun öyle şehla ve derin

                               Nurullah Genç
.

Çevrimdışı Abi-hayat

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 116
    • http://www.sadakat.net
Nurullah Genc
« Yanıtla #19 : 30 Kasım 2004, 23:52:09 »
Ben dermanı sen olan hastalığım
Mezmur olur ayrılığın günlerce
Okuyup dururum;dilim bin parça alev
Kalbimin ahı geçer boğazından kedilerin
Yalınayak çocukların;dilencilerin
Yüzlerine gri lekeler bırakır gidişin
Dolunay vaktinde terk etsen de beni
Çocukça atıyor kalbim; engelleyemiyorum
Sana uzanmak istiyorum,türküler yakmak yıldızlara gözlerinde
Yolumu kesiyor karanlığın korkunç haramileri
Nasıl bozuluyorum bir bilsen
Nasıl çağırıyorum bazen pervasızca ölümü

Seni üzdükleri için düşmanım hastalıklara
Bukadar sevdikleri için,sahip oldukları için sana
Nasıl kıskanıyorum bir bilsen, nasıl kinleniyorum
Sen mi çağırıyorsun hastalıkları benim güzel papatya

Yüzüme bak, parmaklarıma, sararan gözlerime bak
Senden başka ilacı olmayan hastalığım
Yazmak istiyorum sevdamı genlerine, tutunmak istiyorum
Rahatlamak öldürerek umarsız acılarımı
Nasıl hırçınlaşıyor hayallerim bir bilsen
Ölü bir kuş gibi düşüyorum ellerine
Nedendir,köpekler yüzüme baktığında gülümsüyor
Bakışları müstehzi kirpilerin, tarla farelerinin
Böyle mi olacaktın diyorlar, düşlerimi kemiriyorlar
Ne duysam bir yerinin ağrıdığını, canım yanıyor
Ağrıların içimde, yedi yaşında bir çocuğun kalbine
Ucu akkor bir mızrak gömüyor alabildiğine
Köstebek oluyor, çürütüyor toprağını mutluluğumun
Bir yolcu var içimde; tanımadın, dinlemedin kanayan sesini
Geçer engereklerin arasından, duru yamyam duraklarda
Hep seni bekler, o mağrur tebessümünü vurgun yediğim gözlerini bekler
Birde ben beklerim yolcunun yanında, öyle avare
Şimdi beklediğim gibi omuzlarımda taşıyacak bir Neron cesedini
Olmadığın zamanlarda bu şehri yakmayı çok istedim
Gel artık bulutlarından eriyen kalbimin
Doldurmak istiyorum testimi göz pınarlarımdan
Bir gün kum fırtınalarına yakalanınca bir insanlık çölünde
Yudum yudum içeriz, unutacağımız güzel yanlarını sevdamızın
Şimdi bir belediye kireç kuyusunun tam kenarında
Vurmak istiyorum bu hain hasretin mührünü alnının tam ortasına
Nasıl ağlıyorum, kırılıyorum kendime bir bilsen

Umut benim de ekmeğim elbette, ekmeğimi elimden
Alamaz gardiyanlar, savcılar, gece bekçileri
Ve bir gün, sen iyileşeceksin papatyam
Dikenli tellere, kahırlara, infazlara rağmen
Hoşuna gidecek tüm fillerin
Öznesi olacağım senin için.
 Nurullah Genç
.

Çevrimdışı Abi-hayat

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 116
    • http://www.sadakat.net
Nurullah Genc
« Yanıtla #20 : 30 Kasım 2004, 23:53:00 »
Büyük aşkın büyük olur her şeyi
Güneş bir defa doğar; akşam nedir bilmeyiz
Biz yorgun nefeslerin adamları değiliz
Kaypak serüvenlerin, küçük efsanelerin
Her ırmağı en derin yerinden bir defa geçeriz

Dağ bu yüzden büyük, çöl büyük, vadi büyük
Ağrı büyük,hasret büyük, kahır ve isyan büyük
Büyük aşkın büyük olur her şeyi
Kum fırtınalarında boğulan kervanların
Aşk sızmıştır tozlu dudaklarından
Alevlerin burcundandır ahımız
Öyle her sevdalının gücü yetmez yanmaya
Her yüreğin harcı değildir bu yük

Selamlamalı bir şairi, büyük seviyorsa
Büyük yürüyorsa bir adam dağlara doğru
Selamlamalı ellerindeki menekşeleri
Büyük dalgalarla boğuşuyorsa bir kaptan
Selamlamalı onu da deniz fenerleriyle
Yanından geçerken hafif eğilmeli, gülümsemeli
Sonra selamlamalı gündüzlerle, gecelerle
Taşıdığı büyük acıyı damıtan
Toprağa bir servi fidanı gibi
Diken delikanlıyı
İncinmesin diye omuzlarında
Denize armağan götürdüğü
Sevdasını sızdıran testileri
Yıllar yılı döner diye yolunu beklediği
Sevgilisine adayan güzeli
Selamlamalı bulutlarıyla gökyüzünün

Ansızın sel gider bozkırından, sevmeyi bilmeyen
Yürümeyi bilmeyen adamların
Develer bilse de sevmeyi,çöller
Anlamaz ki, neyi, niçin sevdiğini
Küçük sever sevse de bezirganlar
Onlar hala öğrenemediler büyümeyi

                                          Nurullah Genç
.