Gönderen Konu: Ödemden kurtulmanın tüyoları  (Okunma sayısı 8447 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Ödemden kurtulmanın tüyoları
« : 09 Ağustos 2008, 00:51:05 »

Sabah giydiğiniz ayakkabı ya da parmağınıza taktığınız yüzük öğlene doğru sıkmaya başlıyor ve yüzünüz gözünüz şişiyorsa beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin.

Özellikle yaz aylarında daha da artan kadınların korkulu rüyası ödemi azaltmanın en etkili yolu aşırı tuzlu beslenmemek. Az tuzlu pişirdiğiniz yemeğinize, sofrada tuz katmamakla işe başlayabilirsiniz!..

Kadınlarda daha sık rastlanan ödem (şişkinlik) kimi zaman günlük hayatımızı çekilmez hale getirebiliyor. Medical Park Fatih Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevil Nas Can; bazen ciddi bir hastalık belirtisiyken, bazen de nedeni bilinmeyen ve hastalıklardan bağımsız oluşabilen ödemden kurtulmanın yollarını anlattı:

Ödem nedir ve belirtileri nelerdir?

Ödem; özellikle kadınlarda sıkça ortaya çıkan, vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan, bazen de bazı ciddi hastalıkların belirtisi olan klinik bir durumdur. Kısaca vücutta anormal miktarda su toplanması olarak da tanımlayabiliriz. Göz kapaklarında, ellerde ve ayaklarda şişmeler olur. Yüzük takılamaz, ayakkabı giyilemez hale gelinir.

Ödeme sebep olan hastalıklar nelerdir?

" Böbrek hastalıkları
" Kalp hastalıkları
" Damar hastalıkları
" Hormonal bozukluklar
" Karaciğer hastalıkları olarak sıralanabilir.

Vücudumuzda ödem olduğunu nasıl anlarız?
 
Deri altı dokusunda şişlik belirginse, bastırdığımız zaman içine çökme ve çukurlaşma gözleniyorsa vücutta ödem olduğu düşünebilir. Bu durumda mutlaka doktora başvurulmalı, gereken tahlil ve tetkikler yaptırılmalı. Eğer, tetkikler sonucunda ödem ciddi bir hastalık nedeni değilse, idiyopatik (nedeni bilinmeyen) ödem olarak adlandırılır.

Ödemin kaynağı hastalık değilse başka hangi nedenlerden oluşabilir?

" Fazla kilolu olmak
" Stres
" Aşırı tuzlu yiyecekler tüketmek
" Az su tüketimi
" Yorgunluk, uzun süre ayakta durmak
" Fazla karbonhidratlı beslenmek
" Aşırı sıcaklık

ET-TAVUK SUYU TABLETLERİNDEN HAZIR ÇORBALARDAN UZAK DURUN

Ödem riskini azaltmak için beslenmede nelere dikkat edilmeli?

" İdeal kiloya inmek: Öncelikle fazla kilomuz varsa; bir diyet uzmanıyla birlikte, düzenli beslenme ve uygun aktivite programıyla ideal kilomuza inmeliyiz.

" Düzenli su tüketimi: Kişiye göre değişmekle beraber günde 8-12 bardak olmak üzere yaz aylarında ve spor yapan kişilerde daha da artırılmalı. Su içme alışkanlığımız yoksa gün içinde mutlaka bunu hatırlatıcı önlemler almalıyız. Masanızda her zaman su bulundurmak, belli bir ölçü (1.5 litrelik pet şişe gibi) edinip her sabah bunu su ile doldurmak, yatana kadar aralıklı tüketmek, zorla birkaç bardağı birden içmek yerine yavaş yavaş su içmeye alışmak gibi önlemler alabiliriz. Özellikle egzersiz ve seyahat sırasında mutlaka yanımızda su bulundurmalıyız.

" Tuzu azaltmak: Herhangi bir sağlık sorunu yoksa tamamen tuzsuz yemek zorunluluğu yok. Yemekleri az tuzlu tüketmek yeterli olacaktır. Örneğin az tuzlu pişirilmiş sağlıklı bir yemeğe sofrada ayrıca tuz katılmamalı. Fakat bazı yiyeceklerin kendi yapısından kaynaklanan görülmeyen tuza dikkat etmek gerekir. Bu yiyecekleri şöyle sıralayabiliriz:

* Çok tuzlu peynir ve zeytin çeşitleri tüketmeyin. Orta yağlı peynir alıp, peynir ve zeytini akşamdan suya koyarak tuzunun azalmasını sağlayabilirsiniz.

* Turşu, konserve, aşırı soda tüketimi, hazır ayran, hazır çorbalar, çeşniler ve et-tavuk suyu tabletleri gibi sodyum içeriği yüksek olan gıdaların tüketimine dikkat edilmeli.

" Karbonhidrattan uzak durma: Karbonhidrat içeren yiyecekler aşırı tüketilmemeli; pirinç, beyaz ekmek, makarna, hamur işleri, şerbetli-hamurlu tatlılar, çikolata ve fazla şeker gibi… Kompleks karbonhidrat içeren kepekli, tam tahıllı, çavdarlı gibi unlardan yapılan ekmek, kepekli pirinç veya makarna, kepekli unlardan yapılmış az yağlı kekler, sütü tatlılar gibi daha sağlıklı alternatiflerle değiştirilmeli.

" Posalı beslenme: Posa içeriği yüksek gıdalar tercih edilmeli. Posalı gıdalar, bağırsak çalışmasını da artırdığından ödemin atılmasında fayda sağlar; kepekli tahıllar, kabuklu sebze ve meyveler, salata gibi…

" Alkol ve asitten uzak durma: Alkol, asitli içecekler, kahve, aşırı ve demli çay, kafein içeriği yüksek içecekleri tüketiminden kaçınmak gerekir. Bunların yerine su, bitki ve meyve çayları, taze meyve suları, tuzsuz ayran, az yağlı süt gibi içecekler tercih edilmeli.

hurriyet
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Vücut şişkinliğinden kurtulun
« Yanıtla #1 : 24 Mart 2011, 22:15:15 »
Vücut şişkinliğinden kurtulun

Tatile çıkacaksınız. Ama kendinizi şiş hissediyorsunuz,

4-5 gün kaldı, düğüne davetlisiniz. En gözde elbiseniz biraz dar gibi...

Acil bir şeyler yapmanız gerekli. Ne mi yapacaksınız?

İşte size zorlanmadan uygulayabileceğiniz, kendi geliştirdiğim kürlerden örnekler...

Semizotu kürü
Kahvaltı
* l elma
* Şekersiz bitkisel veya siyah çay

Öğlen
* Semizotu salatası (istediğiniz kadar -l tatlı kaşığı zeytinyağlı - limonlu)
* Cacık (200 gr. Light yoğurt)

Ara ( Saat 16-17.00)
* l elma
* 2-3 yulaflı bisküvi

Akşam
* Semizotu salatası
* Izgara balık

Gece
* Salatalık
* Gün boyunca 2 litre su içmeye çalışın. Sudan hoşlanmıyorsanız bitkisel çaylarla bu miktarı yakalamak mümkün.

Detox programı
Kahvaltı
* l porsiyon meyve
* içecek: Şekersiz bitkisel çay, meyve çayı, yeşil cay.

Öğlen
* l büyük kap sebze çorbası - püresi - yemeği veya salatası
* l dilim kepekli ekmek
* Salata (l tatlı kaşığı zeytinyağı ve limonlu)

Ara (Saat 16.00-18.00)
* l porsiyon meyve (örneğin; l elma)
* 2-3 yulaflı bisküvi

Akşam
* l büyük kap sebze çorbası - püresi - yemeği veya salatası
* l dilim kepekli ekmek * Salata (l tatlı kaşığı zeytinyağı ve limonlu - istediğiniz kadar)

Ara
* l porsiyon meyve * Salatalık - istediğiniz kadar

* Sebze yemeği l kilo sebzeye 2 yemek kaşığı zeytinyağı konarak hazırlanmalı. Toprak üstü sebzeleri tercih edin. (domates, biber, kabak, ıspanak, semizotu, brokoli, patlıcan, yeşil fasulye gibi..)

Bu programda hayvansal ürüne yer yok. 1-2 günden fazla uygulamayın.

İspanyolların ünlü çorbası gazpacho hastalarıma hem yaz-hem kış önerdiğim, kilo verme programlarında da kullandığım muhteşem bir çorba...

Gazpacho (4 üğünlük)
* 2 dilim çavdar ekmeği
* 2 su bardağı maden suyu
* l yemek kaşığı zeytinyağı
* l kg. olgun domates
* l orta boy soğan
* 1-2 diş sarımsak
* l adet dolmalık kırmızı biber
* l adet yeşil biber
* l yemek kaşığı şarap veya sirke

1- Derin bir kaba maden suyu ve zeytinyağını koyun, ekmek dilimlerini içine bastırın.

2- Geride kalan tüm malzemeyi küçük küçük doğrayın. Ekmeklerle dolu kabınızın içine boşaltın.

3- Bu karışımın içine şarap veya sirkeyi de ekleyin. Tüm malzemeyi robottan geçirin.

4- Buzdolabında dinlendirdikten sonra üzerine karabiber, taze maydanoz veya nane yapraklan, minik minik kıyılmış salatalık parçalan serperek soğuk servis yapın.

Veya; Malzemeyi robottan geçirdikten sonra 1-2 taşım kaynatarak sıcak da servis yapabilirsiniz.

Gazpacho kürü
Kahvaltı
* l elma
* 2 yulaflı bisküvi

içecek: Şekersiz bitkisel çay, meyve çayı, yeşil cay.

Öğlen
* l büyük kase gazpacho
* Salata (l tatiı kaşığı zeytinyağı ve limonlu -istediğiniz kadar)

Ara (Saat 16.00-18.00)
* l porsiyon meyve
* 2-3 yulaflı bisküvi

Akşam
* l büyük kase gazpacho
* Izgara balık

Ara (Saat 21.00-22.00)
* 1 elma

Programları uygularken iyi bir vitamin-mine-ral hapı almalısınız.

Yulaf bisküvileri

* 2 su bardağı yulaf ezmesi
* 2 yemek kaşığı buğday kepeği
* 1/2-1 bardak su

Yapılışı:

1- Suyu kaynatın .Yulaf ezmesini robotta çekerek un haline getirin.

2- Yulaf unu, buğday kepeği ve suyu karıştırın, hamur haline getirin. Birkaç dakika y öğürün. Eğer sulu olursa yulaf unu ilave edin.

3- Küçük bir merdane yardımıyla düz bir yüzeyde hamurunuzu inceltin, l bardakla yuvarlak yuvarlak kesin.

4- Tepsiyi zeytinyağıyla yağlayıp 180-200 derece ısılı fırında 40 dakika kadar pişirin.

İsterseniz içine ceviz- kuru üzüm - tarçın koyup tatiı hale de getirebilirsiniz.

Dr. Yasemin Bradley
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Beslenme Önerileri
« Yanıtla #2 : 06 Nisan 2011, 01:41:21 »
Dr. Yasemin Bradley'den beslenme önerileri

Sebze ve meyvelerdeki ilaç kalıntılarının kokteyl etkisi var
       
Yiyeceklerin yaklaşık 1/3’ü, meyvelerin ise yüzde 40’ı ilaç kalıntısı içeriyor.

Genelde resmi açıklamalarda bunun ‘çok düşük seviyelerde’ olduğu söyleniyor, ancak İngiliz bilimadamları aynı görüşte değil! Araştırmalarda meyve-sebzelerdeki kalıntıların ayrı ayrı incelendiği, ancak ‘kokteyl etkisi’ üzerinde durulmadığını vurguluyorlar.

Liverpool Üniversitesi’nden toksikolojist Dr. Vyvyan Howard ‘Hamile kadınlar büyükannelerinin maruz kalmadığı kadar çok kalıntıya maruz’ diyor.

Kokteyl etkisinin, meme kanserine yakalanma riskini artırıcı bir neden olan, genç kızlarda ergenliğe girme yaşının düşmesine yol açtığı düşünülüyor. 1960’lardan beri meme kanseri görülme sıklığı dramatik bir şekilde artmış durumda.

2001’de İngiliz hükümetinin yaptırdığı araştırmada 1148 yiyecek çeşidinde ilaç kalıntısı saptandı. Buna karşın sadece 6 organik yiyecekte kalıntı bulundu.

Gelin bu araştırmanın sonuçlarına bir göz atalım:

Marul
     
Yapraklı sebzelerde ilaç kalıntısı bulunma olasılığı çok daha yüksek. Marulların yarısı ilaç kalıntısı içeriyor. Bu illegal ilaçlardan biri de sinir sistemi üzerinde toksik etkisi bulunan böcek öldürücü dimethoate. Dimethoate Avrupa Birliği tarafından hormon bozucu olduğu şüphesiyle yasaklanmış bir kimyasal.

Portakal
     
Narenciye grubu meyvelerin yüzde 100’ünün ilaç kalıntısı içerdiği saptandı. Kullanılan ilaçlardan birinin erkeklerde sperm sayısındaki azalmalar, meme ve testis kanseriyle ilişkili olduğu düşünülüyor.

Muz
     
Muz sağlıklı atıştırma yiyeceği olarak önerilen yüksek bir potasyum kaynağı. İncelenen muzların yarısından fazlasının ilaç kalıntısı içerdiği görüldü! Çok sık kullanılanlardan biri olan imazilil, Amerikan Çevre Koruma Birliği tarafından ‘insanlarda kanser yapıcı etkisi olabilir’ diye tanımlanan, hasat sonrası mantarlarını öldürücü bir ilaç. Tropikal sebze ve meyvelerin daha çok kalıntı içerdiği de belirlendi.

Elma
     
Yüzde 72’sinin kalıntı içerdiği görüldü. Bulunan ilaç kalıntılarından chlorpyrifos; dünyanın en çok kullanılan böcek öldürücülerinden biri. Böceklerin sinir sistemlerini harap ederek öldüren bir organofosfat.

Armut
     
Yüzde 63’ünde kalıntı bulunduğu saptandı. 1995’ten beri yapılan kontrollerde armutları daha biçimli hale getirmek için bir gelişme düzenleyici olan chlormequat kullanıldığı belirlendi.

ÇEKİRDEKLİ MEYVELER
     
Çekirdekli meyveler C vitamini ve Beta-karotenden (A vitamininin bitkisel şekli) zengin, ama kalıntı bulundurma olasılıkları yüksek. Yüzde 50’si kalıntı içeriyor. En çok rastlanan ise geniş spektrumlu bir mantar öldürücü olan iprodione. İprodione’un hormonal dengeyi bozduğu düşünülüyor. 2002’deki kontrollerde kayısıların yüzde 63’ünde ilaç kalıntısı bulundu.

Patates
     
Patateslerin yarısında kalıntı saptandı. Bunlardan biri Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘çok tehlikeli’ diye sınıflandırdığı, bir sinir zehiri olan böcek öldürücü aldicarb. 1999’daki özel bir araştırmada, çocuklara yedirilen patateslerden alınan örnekte hükümetin belirlediği güvenlik sınırının üstünde aldicarb kalıntısı olduğu belirlendi.

Bunun anlamı; o patatesi yiyen her çocukta ani etkiler ortaya çıkabileceği idi. Avrupa Birliği ‘kirli on iki’ denen böcek öldürücülerden biri olan aldicarbın yasaklanması kararını oylamaya aldı. İngiltere ‘kullanmaya devam’ oyu kullandı.

TAHILLI KAHVALTI YİYECEKLERİ VE EKMEKLER
     
İngiltere’de tahıllardan yapılan barların, çok şekerli olmalarına rağmen ‘hareket halindekiler’ için en sağlıklı kahvaltı olduğu şeklinde reklamı yapılıyor. 2001’de barların yüzde 67’sinde ve kahvaltılık cerealların yüzde 29’unda ilaç kalıntıları saptandı. Aynı yıl ekmeklerin yüzde 38’inin de kalıntı içerdiği görüldü.

Bu yazıdan sonra ‘Biz ne yiyelim şimdi?’ diye sorduğunuza eminim. Tek yol ülkemizde organik yiyecek üretiminin artması. Böylece organik yiyecek ucuzlayacak ve daha geniş kitlelere ulaşabilecektir.

Kaynak: Vatan
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Ödemden kurtulmanın tüyoları
« Yanıtla #3 : 17 Ağustos 2011, 02:35:53 »
ÖDEMDEN KURTULMAK İÇİN



Ödem daha çok kadınlarda görülen yüz, el ve ayaklarda şişkinlikle kendini gösteren bir dolaşım problemidir. Sıcak hava, uzun süre ayakta durmak, fazla tuzlu veya tatlı yemek, az su içmek, uyku problemleri ödemi tetikler.

Eğer ödem probleminiz sürekli devam ediyorsa altta yatan sorunun belirlenmesi gerekir.

Genel beslenme prensiplerine baktığımızda bazı unsurlara dikkat etmenizi öneririm;

- Yemeklerinize ekstra tuz ilave etmeyin, yemekleri az tuzlu pişirin ve daha daha çok baharatlandırın.

- Şekerin sindirilmesinde çok miktarda su gerekir ve vücut suyu tutar. Tüketilen şeker miktarının azalmasıyla ödem sorunuda azalacaktır.

- Gün içerisinde eğer herhangi bir sağlık probleminiz yoksa ödem atımını hızlandıran biberiye, ısırganotu, kiraz sapı ve funda yaprağından destek alınabilir.

- Meyvelerden kiraz, ananas ve kayısı sebzelerden ise yeşil yapraklı olanlar diüretik etkiye sahiptir.

- Günde 2,5 lt su içmeye özen gösterin, kola, alkol ve şekerli içeceklerden uzak durun.

- Ara öğünlerinizden birinde probiyotik yoğurt veya kefir tüketin.

- Dolaşım problemi ödemin oluşumunda büyük bir etken, varisi olan kişilerde ödem de sıklıkla görülmektedir.

- Besin alerjileri de ödemi artırabilir, sürekli bu şikayetten yakınıyorsanız bir alerji testi yaptırabilirsiniz. Sonuçlara göre alerjen yiyeceğin diyetinizden çıkarılmasıyla şikayetlerinizin de azaldığını göreceksiniz.

- Vitamin ve mineral eksiklikleri de ödemi etkiler, özellikle B6 vitamini ve magnezyum minerali eksikliğinin tetiklediği bilinmektedir.

- Uyku probleminiz varsa, 8 saatten fazla veya az uyuyorsanız bilin ki ödem yine etkilenmektedir.

- Hormon düzensizliği özellikle troid hormonu ödemi artırır. Bu nedenle hormonlarınızı düzenli kontrol ettirin.

- Tansiyon düzensizliği yine bir diğer etken. Eğer tansiyonunuz varsa ve ilaç kullanmanız gerekiyorsa düzenli kullanmanızı öneririm.

- Kadınlarda en çok regl öncesinde ve regl sırasında görülen bu problemi minimuma indirmek için tuzlu ve tatlı yiyeceklerden uzak durmanızda fayda var.

- Ödemin İlacı Diyetisyen Sevil Nas Can
- Ödemi Doğal Yollarla Azaltabilirsiniz Prof.Dr. Erkan Topuz
- Ödem Nedir? Ödeme Karşı Neler Yapılabilir? Uz.Dr. Murat Görgülü
- Şişlik ve Ödemleri Atmak İçin 

Dyt. Özlem Sert Aydın
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6605
Ödem Hastalıkların Nedeni Değil, Sonucu!
« Yanıtla #4 : 21 Mart 2012, 00:57:16 »
Ödem Hastalıkların Nedeni Değil, Sonucu!

Kadın, erkek ve yaş farkı gözetmeden herkeste görülebilen ödem, vücut sıvısının dokular arasında artmasıyla ortaya çıkıyor. Yüz, göz, el ve ayaklar dahil vücudun birçok yerinde meydana gelen şişkinlikler, çeşitli hastalıkları işaret edebiliyor.

Kalp, karaciğer ve böbrek yetmezliği yaygın ödemin en sık görüldüğü durumlar sadece birkaçı. Ayrıca bazı ilaçlar ve gebelik de ödemin nedeni olabiliyor. .Dokular arası sıvı akışının dengesini bozan durumlar, kılcal damar hasarı, virüs ile bakteriyel ajanlar, toplardamar tıkanıklığı, atar damar kan hacminin azalması, kalp atım hacminin azalması, protein kaybına yol açan hastalıklar ve aşırı tuz alımı ödem oluşumuna yol açıyor. Bu durumların birçoğunda etkin kan dolaşımı azalıyor. Bu duruma ise böbrekler su ve tuz tutuyor.
 
Ödem oluşumunda, yaş ya da cinsiyet farklılığı görülmüyor. Ancak özellikle menopoz öncesinde belli bir nedeni olmadan da ödem oluşabiliyor. Kadınlarda aşırı östrojen uyarılması nedeniyle sodyum ve su tutulumuna bağlı adet öncesi dönemde de ödem görülebiliyor. Ödemin bulunduğu bölgelere göre türleri varıdr.

Yaygın ödem; yüz, özellikle de göz çevresinde görülen şişkinlik ile tanınıyor. Şişmiş bölgeye parmakla bastırınca çukurluk oluşuyor. Baskıyı kaldırınca çukurluk durumu devam edebiliyor.

Daha çok kol ve bacakları etkileyen ödemlerde ise baskıyı kaldırınca çukurluk kalmıyor. Özellikle yüz ve göz kapaklarında, daha çok sabah saatlerinde şişkinlik belirginleşiyorsa bu durum protein eksikliğinden kaynaklanan ödemi düşündürüyor.
 
Ödemin oluştuğu bölgeler hastalıkların yol göstericisi olabilir
 
Ödemin meydana geldiği yerler, buna yol açan nedenlere veya hastalıklara bağlı olarak çeşitlilik gösteriyor. Bacakta ya da kolda görülen ödem, genellikle damar ya da lenflerdeki tıkanmanın sonucu oluşuyor.

Kalp yetmezliği ile ilgili ödem daha çok bacaklarda meydana geliyor ve akşam saatlerinde belirginleşme eğilimi gösteriyor. Ödemli bölgenin görünümü, derinin kalınlığı, rengi ve duyarlılığı da tanıda önem taşıyor.

Bölgesel sıcaklık artışı ve duyarlılık, iltihaplanmaya bağlı ödemi akla getiriyor. Uzamış ve tekrarlayan ödem atakları olan bölgede ise deri sertleşerek, kırmızı renk alıyor.
 
Bilinçsiz ödem söktürücü ilaç kullanımına dikkat!
 
Ödem bir neden değil sonuç olduğu için, ödeme yol açan durumun saptanması gerekiyor. Hastalığın tedavi edilmesi çok önemli. Altta yatan hastalığın tedavi edilmesinin yanı sıra, özellikle nedeni bilinmeyen periyodik ödemde tuzun azaltılması önem taşıyor.

Ayrıca her gün birkaç saat sırtüstü pozisyonda istirahat edilmesi, sabah yataktan kalkmadan önce önerilen elastik çorapların giyilmesi ile aşırı ve bilinçsiz ödem çözücü ilaç kullanımından kaçınılması gerekiyor. İdrar söktürücü adı altında satılan birtakım bitkisellerin kullanımı da böbreklere zarar verebiliyor.

Dr. Sibel Güney
İç Hastalıkları Uzm.


 
〰〰〰〰🐠