Gönderen Konu: Öğretmenin H.z. Peygamber Olsun  (Okunma sayısı 1541 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sons

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 213
Öğretmenin H.z. Peygamber Olsun
« : 22 Eylül 2012, 12:59:45 »

        ÖĞRETMENİN MUHAMMED(SAV) OLSUN


        Bütün dertlerin çıbanbaşına çare olmak… Bütün acıları bir kalemde dindirmek… İnsanı yeniden eğitmek; yani diriltmek…
        İnsan diye sokağa fırlatılan ve oradan oraya savrulan ama bir türlü insan kalıbına girmeyen/girdirilmeyen zavallı insan… Seni kim okuyacak? Seni kim bilecek ve kim anlayacak?

        Senden bin beter zavallı ve çaresiz şu maymun kılıklılar mı? Yoksa edep ikliminden zerre kadar nasibini almamış, edepsiz müeddipler mi?

        Gel ve kendine de bana da bir iyilik yap! İnsanı, sen oku ve sen anla! Ki sen, kendini okumada herkesten bir adım öndesin
        Seni bir başyapıt gibi okuyanlardan kimler geldi geçti bu âlemde?
        Herkesten önce, edep burcunun yıldızları peygamberler ve onların da en başında peygamberler ser tacı Hz Muhammed Mustafa… Onlardan sonra şanlı ashab… Kahraman tabiin ve hepsinin varisleri olan âlimler, veliler, namlı üstatlar, öğretmenler…

        Ebu Hanifeler, İmam Malikler, İmam Şafiiler ve daha kimler, kimler…
        Okudular o en muamma kitabı bu dünyanın… Okuttular sonra ve şerh düştüler o eşsiz kitabeye; en saik kalemleriyle…
        Ve doğdu yeniden insan; tertemiz bir anadan, pakize bir rahimden; yeniden…

        O insan, safi bir insan oldu; kirlenmemiş, el değmemiş bir mecra buldu ve yeniden haz aldı seferinden…
        Yıllar yılı, asır be asır bir coşkun nehir gibi aktı zaman vadilerinden; mesut, vakur, bahtiyar…
        Neden sonra, çok iblisi bir tahrip ile bozuldu tılsımı insanın Hamuru bozuldu, mayası koktu Ve ikliminde yaratılmışların bir vaveyla koptu

        Ne oldu sana böyle ey Hazreti İnsan? Kim sildi yaldızlı satırlarını o eşsiz kitabenin?
        Kıyamet koptu Berzaha girdi insanlık Altı üstüne geldi cihanın ve Şair’in deyişiyle ‘Gök devrildi künde üstüne künde’…
        Oysa sen pirlerin, üstatların dergâhında okunan, okutulan Kitab-ı Mukaddestin Sen ruhlara kâm veren bir nefestin
        Yeniden uzanıversen oysa musallaya uzanır gibi, pirin kolları arasına Mai bir teslimiyetle dolsan bilgelik kâsesine ve âbâd olsan bir daha arifler mektebinde

        Gözümüz görür müydü o zaman bir altın nesil yeniden; bir örnek çağ; bir sahabe devri? Bilmem…
        Ömerler tutsa tekrar darasını adaletin; Ebu Hanifeler yeniden yazsa Fıkh-ı Ekberi’ni, Şeriatın; Selahattinler, bir daha kuşansa şerefini bu ümmetin; Fatihler bir şahika gibi yırtarak karanlığını yıksa köhnemiş çağları, yeniden…
        Dirilse bir daha Şah-ı Nakşibendî, bir nefes verse irfan bağına ve yüreği titrese aşkın; sohbet verse Gavsı Azam insanlığa ve cezbeye gelse yedi cihan…

        Gazali ses verse türbesinden bir kere, cahiliye kalıntısı filizofyanın kalbini durdursa, yeniden…
        Ve sen ey insan, ruhunu Mürşid-i Kâmiller eğitse, bedenini hekim-i lokmanlar…
        Ve billur şelale gibi aksa beldelerimde altın nesiller, insan nesilleri Ama bu sefer hiç yıkılmamacasına hiç kirlenmemecesine ta kıyamete kadar…

        Duydum ki öğretmen arıyorsun, duydum ki eğitmene gitmişsin Niyetin nedir? O ziba devirleri diriltme niyetinde misin? Öyleyse dinle madem:
        Nefsini ilah edinmekten vazgeç!
        Lakırdı dinlemeyi ve şeytanla halvet etmeyi terk et!
        Kendini ilme ada ve gerçek ilme bir asker itaatiyle bağlan!

        İlim, ilim bilmektir
        İlim, kendin bilmektir
        Sen kendini bilmezsin
        Ya nice okumaktır

        Ruhuna aşkı bu dergâhın pirleri nakşetsin Fıkhı, Kâmil Müçtehidler koysun sadrına Ahlakını Mevlanalar Ahmed Farukiler bezesin İbni Sinalar, Farabiler İbni Rüşdler ufuk açsın aklında Elinden tutsun Gazaliler uçurumlara sarktığın zamanlarda Çığır aç her türlü bilimde Biruniler, Cezeriler rehberliğinde, yeniden…
        Hz Muhammed öğretmenin olsun hayat mektebinde Hazreti Kur’an rehberin olsun her dersinde Allah yar ve yardımcın olsun sonsuzluk seferinde, yeniden…

Alıntı

« Son Düzenleme: 22 Eylül 2012, 13:07:19 Gönderen: Tuğra »
Bazen Susmalıyım Diyorum Kendime..
Susmalıyım Ki Gönlümün Sesi Gönüllere Ulaşsın..
Sesimi Duymamak İçin Direnen Kulaklar Bari Gönlümü Dinlesin..
Ben Susmalıyım Ki Tüm Zor Cümleler Gönlümü Dinleyenlere Kalsın..
Dilimle Konuşmak Canımı Çok Acıttı..
... ... Bari Gönlümden Konuşayım Da,
Biraz da ...
Canımı Acıtanların Canları Acısın...


[Mevlâna Celaleddin Rumî]