Gönderen Konu: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?  (Okunma sayısı 15299 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Miftahulkuluub

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1938
    • http://www.sadakat.net
Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« : 30 Nisan 2005, 16:45:00 »

İslam dininin evamir ve nevahisine riayet etmeye çalışan kardeşlerimizden bazıları, yaptıkları ibadatü taatte ehemmiyet sırasını dikkate almaktan gafil durumdalar.
Daha açık bir ifade ile elzemler varken lazımlarla meşgul oluyorlar. Şu bir haikkat ki; şeytan sadece, dinle alakası olmayanlara vesvese vermekle yetinmeyip, din ile meşgul olanlara da yaptıkları ibadetlerden sevabı az olanlarla meşgul ettirip daha çok efdal olan ibadetlere yönelmesini engelliyor.

Sabah namazına kalkamadığı için Allaha çok çok göz yaşı dökerek affına mazhar olan ve bu hareketinden dolayı Allahın rızasını kazanan bir zatı, başka bir zaman, şeytanın sabah namazına kaldırması bunun bariz örneğidir.

Şeytan asrımızda da;
Bazı dinine bağlı kişileri  Kuran'ı Kerimin tefsiri ay da tercümesiyle meşgul ederek, gerçek Kuranı Kerim olan arapçasını okumakta gevşeklik göstertip, o meşguliyetlerle geçen vakitleri de Kur'an okumuş zannına kaptırarak harika bir tuzak kurmaktadır.

İzahata başlamadan önce bir durum değerlendirmesi yapalım.

Kuran-ı Kerim Arapça olarak nazil oldu. Ama bütün Müslümanlar da  Arap değiller. Peygamberimiz (s.a.v.) bunun sanki farkında değil miydi? Elbette farkındaydı. Peki bu kadar müslümanın da Arapça öğrenemeyeceklerinin, dolayısıyla da Kuran-ı Kerimin manasını Arapça olarak anlayamayacaklarının da farkında değil miydi? Yine elbette farkındaydı. Peki bunun farkında olan Peygamberimiz (s.a.v.)anlayamayacakları için; "Herkes kendi dilinden okusun" da diyebilirdi. Müslümanların kahir ekseriyetinin Arapçasını anlayamayacağını bildiği halde neden hala Arapçasını da okumamızı özellikle tavsiye ediyor, emrediyor?

Aslında bu tür bir kıyas yapmakta yanlış. Çünkü Kuran-ı Kerimin ne anlama geldiğini lisanı Arabi olanlar bile anlayamaz. Hatta evliyanın ve ulemanın en büyükleri olan Eshab-ı kiram bile, âyetlerin manalarını Resulullah (s.a.v.) efendimize sual ederlerdi. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

Kur’an-ı kerim Allah’ın metin (sağlam) ipidir. Manalarının hepsi anlaşılmaz. Çok okumak ve dinlemekle eskimez. (İbni Mace).

Buradan anlaşılıyor ki bu işin birde manevi ciheti var. Demek ki Kuran-ı Kerimin insanları saadetiddareynde aziz yapma mazhariyeti sadece mefhumunu anlamakla olmuyor. Bunu ısbat için herhalde yüzlerce ayet ve hadisi şerifi saymak ehli idrak için zaid olsa gerek. Ancak yine de biz bu engin gülistandan bir demet gül koparıp takdim edelim.

“Muhakkak Allah’ın Kitabını okumaya devam edenler, namazının doğru kılanlar,kendilerine rızık olarak verdiğimizden gizli ve aşikar infak edenler katiyen kesat bulmayacakbir kazanç beklesinler.”(S.Fatır 29)
“Kuran-ı Kerimin her bir harfi için, namazda okuyana bin hasene, abdestli okuyana yüz hasene abdestsiz okuyana on hesene verilir.
(Mevıza-ı Hasene s. 56)

“Bir kimse Mushafa bakarak Kuran-ı kerimi okursa, Allahü Teala kafirde olsa anne babasından azabı hafifletir”(H.Ş.)

“Kuranı Kerimi tecvidi ile okuyan kişi için şehid ecri vardır.”  (H.Ş.)

“Bulunduğunuz mahalleri Kuran okuyarak ve namaz kılarak nurlandırınız.” (H.Ş.)

“Kitabullaha bakmak ibadettir”  (H.Ş.)

“Kur’an okuyun,zira Kuran kıyamet günü kendini okuyanları şefaat eder.”

“Kuranın diğer kelamlara üstünlüğü Allahü Tealanın mahlukata üstünlüğü gibidir.” (Ramüzlul ehadis s.516/5)

“Kuran bir milyon yirmi bin harftir.Onu kim sabırla ecrini Allahtan umarak
okursa, her harfi karşılığında hurilerden bir zevce alır.”
(Ramuz 2795)

“Kul Kuran-ı hatmettiği zaman altmış bin melek onun üzerine istiğfar
eder.
 (H.ş.)”


Yukarıda da izah etmeye çalıştığımız gibi Kuranı kerimin anlamını bilmediğimiz için okumakta gevşeklik gösterebiliyoruz. Hemen tefsirlere yönelip onlardan istimdat bekliyoruz. O da güzel, tabiki okuyacağız ama;
Orjinalini en azından tevcid kaidelerine riayet ederek okuma seviyesine gelmezsek vebal altında kalırız.

Görünürde Kur'an-ı Kerimin belki bu üstünlüğünü inkar etmiyor gibi görünebiliriz. Yalnız yaşam tarzımız olarak ve zihnimize yerleşen bir unsur olarak gevşek davranıyoruz bu konuda.

Kuranı Kerime hizmet edenleri sadece Kuran öğretiyorlar diyerek basite indirgeyip diğer yapılan hizmetleri daha kutsal  görüp onlarla geçen vakitleri ve onların verdiği sevapları daha fevkalade görüyoruz.

Bazen şahit olmaktayız, islamiyete en önemli hizmet olduğundan zerrece şüphe olmayan Kuran-ı Kerim hizmetini ifa için bir ömür eza ve cefa görmüş, ömrünü bu uğurda harcamış evliyaullaha
”Kurana hizmet etmiş bir Allah dostu”
deyip geçiyoruz.

Kur'an-ı Kerim okuyor musun diye sorulduğu zaman "tefsirini okuyorum" diyebiliyoruz.Tefsirini okumakla bir ibadet yaptığımızı ya da kuranı kerim okumuş olduğumuzu zan ediyoruz. Aslında bunları, Kur'an diye okumak sevap olmaz, günah olur, bunu düşünemiyoruz. İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:

"Kur’an-ı kerim tercümesini, Kur’an-ı kerim yerine okumak haramdır."
(Fetava-i fıkhiyye s. 37)

Elbette okunanlar Kuranı Kerimi bir nebzede olsa, her ne kadar aslının katresine bile vakıf olamasalarda bize açıklıyor. Ama bunu yaparken de vaktimizin bir kısmını Kuranı Kerimin o medhedilen, herkese huzur veren, nur veren, sıkıntılardan halas eyleyen, hastalara şifa veren, ve okunmadığı zaman vebal altında bırakan o güzelim arapçasını da  diğer tefsirleri okuduğumuz gibi düzenli ve istikrarlı olarak azıcık okuyalım.

Bunu yaptıktan sonra sana tefsirini okuma diyen de yok.AmaKuranımızı okumayı ihmal ederek o tefsir diye tabir ettiğiniz kitapları gece gündüz okur, yanlarınızda taşırsanız o zamanda ben size Kuran-ı Kerimi 2. plana atıyorsunuz derim. Çevremizde bizzat şahit oluyoruz, abimize bakıyorsun maşAllah takır takır izah ediyor ayetleri tefsire endeksli. Ama yıllardır bu işin içinde olmasına rağmen Kuranı Kerimi okuyuşuna bakıyorsun.Ham- hum – kem-küm……Tecvid yok?

Arkadaşa soruyoruz.O tefsiri hangi sıklıkla okuyorsun diye?
Düzenli olarak her gün 10 sayfa okuyorum diyor. Pekii arapçasını diyorsun.?
Yok!!!
Allahü ekber !Buyrun manzarayı seyredin...

Bunun hesabı da vebali de ağır olur .Kuranı Kerimin tefisiri değil kendisi şefaat edecek bize.
Tamam sünnetleri namazda yapalım, amenna, ama; önce farzını tam bir öğrenelin ki sonra
sıra sünnetlere gelsin.Değil mi? Önce asıllar sonra feriler.
Bakın İmamı Rabbani k.s 29. mektubunda farz olan ibadetler ile nafile ibadetler arasındaki derece farkını anlatırken şöyle buyuruyor:

"Namazın içindeki edeplerden bir edebi bile yerine getirmek, 1000 sene nafile ibadetten hayırlıdır."

Bir edep bile bu kadar efdalken Kuranı Kerimin arapçasını okumakta geçen bir saniye  vakit diğer tefsir vs. ile meşgul olmaktan ne kadar efdaldir sizin takdirinize bırakıyorum..
Tabiki bunları tüm tefsir okuyanlara haml etmek haksızlık olur.Bazı kardeşlerimiz her
ikisine de verilmesi gerekli ehemmiyeti verenlerde yok değil.Allah onlardan razii
olsun.Sözümüz bu ehemmiyet sırasına riayet etmeyenlerimize...
Vesselam......


Miftahulkuluub
30.04.2004

« Son Düzenleme: 08 Kasım 2009, 20:43:00 Gönderen: Ay Işığı »
İncemeseleler.com :|: Sadakat.Net :|: Sadakatforum.com  :|:Herkonudan.com


" Derviş isen kardeş takvaya çalış.."

Çevrimdışı mars

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 256
Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #1 : 05 Mayıs 2005, 11:30:46 »
Çok sık gündeme gelen bu ehem mevzuda verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederiz.Rabbim razi olsun.

Çevrimdışı antepli

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 496
Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #2 : 05 Mayıs 2005, 16:50:46 »
Allah(a.c.)razi olsun miftah ağabey. :x Tabi yazdıkların hem KELAMULLAHI,HEMDE TEFSİRLERİ OKUYAN,GEREKLİ DEĞERİ,EHEMMİYETİ VEREN KARDEŞLERİMİZİ  İÇİN GEÇERLİ DEĞİL SENİNDE DEDİĞİN GİBİ.
Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez.gafil olmayın ilme çalışın geçen günler geri gelmez...

Çevrimdışı muhibban

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 131
  • Utandırma Ya Rabbi!
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #3 : 15 Haziran 2008, 14:30:04 »
"Kur’an-ı kerim tercümesini, Kur’an-ı kerim yerine okumak haramdır."
(Fetava-i fıkhiyye s. 37)

İlk kez duymuş oldum sağolun
Elimize, dilimize, gözümüze ve kalbimize sahip olalım...

Çevrimdışı Ferzin

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 240
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #4 : 25 Temmuz 2008, 20:15:05 »
Kur'an-ı kerim, hiçbir dile, hatta Arapçaya bile tercüme edilemez. Her hangi bir şiirin kendi diline bile tam olarak tercümesine imkan yoktur. Hadis-i şeriflerde de durum aynıdır. Hadis kitaplarından hadis nakletmek için hadis âlimlerinden icazet almak gerekir. (Berika c.1)

Hadis-i şerifleri ve âyet-i kerimeleri, hadis kitaplarından ve Kur'an-ı kerimden değil, hakiki İslam âlimlerinin kitaplarından nakletmelidir. Mesela, (İhya'daki hadis-i şerifte) veya (Mektubat'taki âyet-i kerimede buyuruluyor ki...) diyerek nakletmek gerekir.

Cehenneme gidecekleri bildirilen yetmişiki fırkanın âlimleri, tefsirlerden yanlış mana çıkardıkları için sapıtmışlardır. Âlimler sapıtınca, âlim olmayanların tefsir, okuması felaket olur. (Hadika)

1986 da İstanbul'da yapılan Kur'an Tercümeleri Sempozyumunda 1500 den fazla tercüme incelendiğinde, birbirini tutmayan hükümler görüldü. Herkes anlayışına göre tefsir ettiği için, karşımıza bir korkunç, dehşetli ve vahim manzara çıkmıştır. Halbuki nakle dayanılsaydı böyle olmazdı. Türkiye'de ilk defa Kur'an tercüme işini, Cihan Kitabevi sahibi Misak isimli bir Ermeni başlatmıştır. Maksat dinimizi bozmaktır.

Tefsir, akla değil, nakle dayanır. Ehl-i sünnet âlimlerinin, Peygamber efendimizden ve Eshab-ı kiramdan alarak yaptıkları tefsirlere aykırı tefsir yazan, küfre düşer. Hadis-i şerifte, (Kur'an-ı kerimi kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur) buyuruldu. (Mek.Rabbani m.234)

Hazret-i Ebu Bekri Sıddık, (Kur'an-ı kerimi kendi reyimle, kendi görüşümle tefsire kalkarsam, beni hangi yer taşır, hangi gök gölgeler?) buyurmuştur. (Şir'a)

Bizim gibilerin, tefsirden din öğrenmesi mümkün değildir. Tefsirden abdestin farzını bile öğrenmemiz mümkün değilken, itikadi konuları öğrenmemiz nasıl mümkün olur? İslam âlimleri yıllarca çalışarak, Kur'an-ı kerimden çıkardıkları hükümleri, kitaplara yazmışlardır.

Her işi ehlinden öğrenmek gerekir. Fıkıh kitaplarını "Tabu" olarak gösterenler, "Dini Kur'andan, tefsirden öğrenin" diyenler, eğer cahil değilseler, din anarşisi meydana çıkarmak için çalışan hain ve sapık kimselerdir.

Mezhep imamlarımız, (Âlimlerden sorup öğrenin) mealindeki âyet-i kerime mucibince,

 Kur'an-ı kerimin manasını, Tâbiinden ve Eshab-ı kiramdan öğrenerek, kitaplarına yazmışlardır. Diğer âlimlerimiz de, bunların kitaplarından, tefsirden, hadisten anladıklarını, bizim gibilere açık, kolay öğretmek için, binlerce Fıkıh ve İlmihal kitabı hazırlamışlardır. (Birgivi)

Ehl-i sünnet itikadını ve farzları, haramları öğrenmek farzdır. Bunlar, ancak fıkıh kitaplarından öğrenilir. Fıkhı, âlimler, âyet-i kerimelerden ve hadis-i şeriflerden çıkarmışlardır. (Hadika s. 324)

İmam-ı Şarani hazretleri de buyuruyor ki:

(Hadis-i şerifler, Kur'an-ı kerimi açıklar. Mezhep imamları, hadis-i şerifleri açıkladı. Diğer âlimler de, mezhep imamlarının sözlerini açıkladı. Namazların kaç rekat olduğunu rüku ve secdede okunacak tesbihleri, bayram ve cenaze namazlarının nasıl kılınacağını, zekat nisabını, orucun ve haccın farzlarını, hukuk bilgilerini, Peygamber efendimizin açıklaması olmadan Kur'an-ı kerimden anlamak mümkün değildir.

İmran bin Husayn hazretleri,

(Bize yalnız Kur'andan söyle!) diyene, (Ey ahmak, Kur'an-ı kerimden her şeyi anlamak mümkün mü? Mesela namazların kaç rekat olduğunu bulabilir miyiz?) buyurdu.

Hazret-i Ömer'e de,

(Farzlar seferde kaç rekat kılınır? Kur'anda bulamadık) dediler. Cevaben, "Allahü teâlâ bize Muhammed aleyhisselamı gönderdi. Biz, Kur'an-ı kerimde bulamadıklarımızı, Resulullahtan gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde dört rekatlık farzları, iki rekat olarak kılardı. Biz de öyle yaparız" buyurdu.) [Mizan]

dinimizislam

Çevrimdışı lalegül

  • yazar
  • ****
  • İleti: 513
    • Sidre.net
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #5 : 01 Ocak 2009, 00:15:58 »
"Kur’an-ı kerim tercümesini, Kur’an-ı kerim yerine okumak haramdır."
(Fetava-i fıkhiyye s. 37)

İlk kez duymuş oldum sağolun
(Türkiye'de ilk defa Kur'an tercüme işini, Cihan Kitabevi sahibi Misak isimli bir Ermeni başlatmıştır. Maksat dinimizi bozmaktır.)

ilk defa duydum verdiğiniz bilgiler için sağolun.
Şu rahmete bakın ki,
insanlar bütün azalarıyla günah işlerken,
sadece diliyle yaptığı tövbeyle affolunuyor.

Aziz Mahmud Hüdai (k.s)

Çevrimdışı turkoglu

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 28
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #6 : 24 Haziran 2009, 15:57:22 »
bence hepimizin eksiği olan Kur'an Arapçası dersleri almalıyız.. Allah razı olsun miftah kardeş..
"Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz..."

Çevrimdışı tunike

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 307
  • bir tebessüm bile sadakadır
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #7 : 24 Haziran 2009, 16:27:23 »
Allah razı olsun
öyle itaatkar bir kul ol ki,dışardan görenler deli desinler.çünkü deli olmadan,veli olunmaz!

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #8 : 08 Kasım 2009, 20:58:14 »
"Kur’an-ı kerim tercümesini, Kur’an-ı kerim yerine okumak haramdır."
(Fetava-i fıkhiyye s. 37)

işte can alıcı cümle.
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #9 : 09 Kasım 2010, 16:46:14 »
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3884
    • Herkonudan.com
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #10 : 20 Kasım 2010, 05:07:02 »
Allah razı olsun
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #11 : 22 Aralık 2010, 22:57:39 »
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı mazlum

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 861
  • Allah'a giden tüm yollar.Kalp lerden gecer.
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #12 : 23 Aralık 2010, 00:01:22 »
Miftahulkuluub .H.z Allah sizlerden Razı olsun .
Bu güzel yerinde ve derli toplu izahatınızı , okuması gereken akadar cok insan varki .
duha sizede Tşk ler güncel'ledigin için .
Bir harf yeter inan, varsa o evde bir insan.

Dost Ararsan Kendine Bak
Dostun Ağlasını Bulursun
Düşman Ararsan Yine Kendine Bak
Düşmanında Ağlasını Bulursun .
vesselam .

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #13 : 05 Ocak 2011, 00:31:21 »
...

İstanbul’da Antik Dekor adıyla kaliteli bir ihtisas dergisi çıkar. Derginin eski sayılarından birinde Aziz Nesin’le yapılmış hayli uzun bir mülakat vardır. Okuyunca şaşırdım. Komünistliği ve dinsizliğiyle meşhur bir kalem, meğerse hayatının çok önemli bir bölümünde dindarmış. Aziz Nesin, orada aynen şöyle demektedir: "35 yaşıma kadar hafızdım. O yaşımda bir tefsir okudum ve dinsiz oldum."

Bu hazin bilgi hem yazarın biyografisi ve hem de Tefsir/meal okumaya dair önemli bir vesikadır.

...

Rahim Er (Aziz Nesin’in hikâyesi)
« Son Düzenleme: 14 Ocak 2012, 23:08:05 Gönderen: Mücteba »

zaman_1453

  • Ziyaretçi
Ynt: Önce Kur'an mı yoksa tefsir mi ?
« Yanıtla #14 : 13 Nisan 2012, 11:53:46 »
"Şimdi duyuyoruz; birileri âlim olduğunu iddia ederek çıkıyor ve yaptığı şeyleri doğru göstermek için fetva veriyor. Tefrika çıkarıyor, Allah muhafaza insanları ayırıyor.
Tefrika çıkaranlar, dinlerini bölenler için Ayet-i Kerime var.  Cenab-ı Hakk dinde tefrika çıkaranlar için كَانُوا شِيَعًا buyuruyor. Ardından da Rasülüllah Efendimiz’e لَسْتَ مِنْهُمْ diyor. Sen onlardan değilsin; onlarda senden değil.[1]
Yine Peygamber Efendimiz “Kıyamet devrinde, ahir zamanda insanların en şerlileri alimler olacak”[2] buyuyor. Ama hangi alimler? “Sapıtan alimler”, “Kendi kafasına göre fetva veren alimler”.

---------------

[1] إِنَّ الَّذِينَ فَرَّقُوا دِينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا لَسْتَ مِنْهُمْ فِي شَيْءٍ إِنَّمَا أَمْرُهُمْ إِلَى اللَّهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُمْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَ[الأنعام/159
 

[2]حاشية كتاب التوحيد - (ج 24 / ص 8)
وقال عبد الله بن المبارك
وهل أفسد الدين إلا الملوك وأحبار سوء ورهبانها
وأتى صلى الله عليه وسلم بإنما التي هي للحصر، بيانا لشدة خوفه على أمته من أئمة الضلال، فيوقعوهم في الإثم، لما أطلعه الله عليه من غيبه أنه سيقع، ولم يخف من جدب السنين ولا تسليط العدو.
وروى الدارمي " إن أخوف ما أخاف على أمتي الأئمة المضلين " .
وحذر صلى الله عليه وسلم أمته وأنذرهم عن الإحداث في الدين، وابتداع دين لم يشرعه الله ولعن من فعل
« Son Düzenleme: 13 Nisan 2012, 12:05:56 Gönderen: zaman_1453 »