Gönderen Konu: Önüm arkam, sağım solum Likya  (Okunma sayısı 2950 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Devri Âlem

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 429
Önüm arkam, sağım solum Likya
« : 08 Kasım 2008, 05:16:47 »




Batı uygarlığının ilham kaynaklarından, nam-ı diğer ışık ülkesi Likya, aradan neredeyse 3 bin yıl geçmesine rağmen en çok ziyaret edilen bögelerden biri.

Literatüre Likya Yolu olarak geçen 509 kilometrelik yol, yürüyüş kulvarı olarak turizme kazandırılıyor. Anadolu’nun en eski uygarlıklarından Likya, Fethiye ve Antalya Körfezi arasında kalan bölge herkesin kolayca gezmesi için yeniden düzenlendi.
Öyle ki bu sayede, hâlâ daha Akdeniz’in en bakir koylarından, Toros Dağları’nın zirvelerine; Xanthos, Patara, Olympos ve Phaselis gibi antik kentleri içine alan geziler yapılabilecek. Likya Yolu’nu diğer turizm kulvarlarından ayıran en önemli özelliği bireysel gezi yapılabilmesi. Öyle bu gezi için, bir sırt çantası varsa bir yol arkadaşı yeterli. Ne sizi oradan oraya taşıyacak araçlar, ne 5 yıldızlı oteller ne de sizi doğadan soyutlayan başka şeyler var bu gezide. Siz ve doğa... Birkaç da ekipman, doğayla bağ kurabilesiniz diye...

Garanti Bankası'nın, kuruluşunun 50. yılı kutlamaları çerçevesinde düzenlediği Yarına Dört Işık yarışmasında Çevre Dalı Birincilik Ödülü alan Likya Yolu, tarihle doğanın iç içe geçtiği bir proje. Proje kapsamında Fethiye’den Antalya’ya dek uzanan, Likya medeniyetini içine alan parkurlar düzenlenmiş. 509 kilometrelik yol 23 etaptan oluşuyor. Bu parkurların kimisi kolay kimisi zor... Kiminde yolu kaybetme riski var, kiminde manzaraya dalma... Kiminde Gelidonya Feneri’ne çıkmak, aslında fenerin bir yanıp bir sönmediğini, ışığın döndüğünü fark etmek, sonra kendinizi bir masalda hissetmek var, o masalda kayıp denizcilerin uğultuları, denizin sonsuz maviliği, yıldızları yakamozları... Kiminde Domates yetişmez burada. diye mirasta kız çocuklarına bırakılan sahiller var. O sahillerde köylülerin evlerine misafir etmek istemesi var sizi.

Kabul etmezseniz kırılırlar ama... O evlerde hiç alışık olmadığınız sıcaklıklar var. Hafızanıza yer edecek sohbetler var o evlerde. Eğilip bir oğlağa sarılmalar, hiç olmadık şeyleri yaşamalar yani kısaca... Şehir hayatında, yeşil ve kırmızı ışıkların arasında kaybolduğumuz, en ufak sebeplerle tartıştığımız, doğayı unuttuğumuzdan belki, belki 9-5’in dayanılmaz sıkıntısı, hem bedenlerimizde hem zihinlerimizde... Bu Likya Yolu öyle bir yol ki, her adımımızda daha da işliyor içimize kaybettiğimiz değerler. Sevgi, saygı, kararlılık, anlayış, güven, huzur, huzur, huzur...

1. etap: Hisarönü-Faralya (13 km): Yolun ve maceranın başı. 6-7 saat süren bu etap nisan ayına kadar zirvesinden kar eksik olmayan 1989 metrelik Baba Dağı’nın denize bakan eteklerinde dolanıyor. Bu etabın en güzel yanı da içinde kelebekleri saklıyor oluşu. Bir vadi dolusu kaplan postlu kırılgan kelebek...

 2. etap: Faralya-Kabak Koyu (7 km): Bu etapta sizi şu güzellikler bekliyor. Çam ağaçlarıyla kaplı bir yol, buğday tarlalarıyla kaplı bir açıklık, Kabak Kumsalı, taş duvarlar ve evler...

3. etap: Kabak Koyu-Belceğiz (26 km): Başlangıcı zor; ama keyifli bir parkur. Güneşin kavurucu sıcaklığına dikkat!

4. etap: Belceğiz-Letoon (14 km): Likya uygarlığının en mühim kentlerinden Letoon bu parkurda. Ayrıca bu etapta dar bir geçitten Pydnai'yi görebilir, Patara Kumsalı’nı seyre dalabilirsiniz.

5. etap: Letoon-İnpınar (13 km): Likya Yolu’nun en güzel etaplarından biridir bu. Likya’nın uzun dönem başkentliğini yapmış Xanthos, buraya su taşıyan antik ark ve suyun kaynağı İnpınar... Parkurun başında taze adaçayları, kekik çayları içebileceğiniz köy kahvehaneleri olacak, sonra seraların arasından geçeceksiniz.

6-7-8. etaplar: İnpınar-Patara (16 kilometre), Patara-Bezirgan (26 kilometre), Bezirgan-Gökçeören (19 kilometre): Bu etaplar bir suyun kaynağından başlıyor başka bir suyun izini sürerek devam ediyor. Köylülerin ‘Ne diye yürüyorsunuz? Allah akıl fikir versin...’ dediği yollara hoş geldiniz. Patara ve sizi Patara’ya götürecek muazzam yolda kaçırmamanız gereken manzaralar var. Patara’dan Bezirgan’a giden yolda bir süre asfaltta yürüyeceksiniz. Bezirgan’a vardığınızda güzel bir uyku çekin. Makilerle kaplı kayalık tepelerden geçecek Mustafa Amca’nın kulübesinde dinleneceksiniz. Gökçeören’i gördüğünüzde kendinizi kuşlar kadar özgür hissedeceksiniz.

9-10-11. etaplar: Gökçeören-Susuz (14 kilometre), Susuz-Kaş (20 kilometre), Kaş-Aperlai (23 kilometre): Bu etap, masal gibi manzaralar bir ömre yetecek kadar huzur verecek içinize. Kaş’ın antik dönemdeki adı Phellosun karşısını kasteden ‘Antiphellos’. Önü, arkası, karşısı, hepsi birbirinden güzel koylarda, tepelerde dağlarda dolaşırken ‘hayat varmış’ diyeceksiniz.

12-13-14-15. etaplar: Aperlai-Kekova-Demre-Goncatepe-Finike (78 kilometre): Aperlai batık kentinden başlayan bu 12. etap, akıllara durgunluk veren manzaralara ev sahipliği yapıyor. Kekova’da bir başka batık kentte biten bu etabı, Demre’ye doğru makiler arasında ilerleyen bir yol ve antik şehirler takip edecek. Bu güzergâhta karşınıza çıkacak antik mekânlar: Sura, Andriake, Noel Baba Kilisesi ve Myra. Finike’ye dek yolumuza hep tarih çıkacak. Finike’de de narenciye bahçeleri karşılayacak sizi.

16-17-18-19. etaplar: Mavikent-Gelidonya Feneri-Adrasan-Olympos\Çıralı-Phaselis (73 kilometre): Bu etapların en hoş bölümlerinden biri de Gelidonya Feneri’dir. Bu fenerin bekçisi Mustafa, öyle içten karşılar ki sizi, tutar kolunuzdan gezdirir feneri size. Deniz alabildiğine güzel, biteviye davetkâr durur karşınızda.

20-21-22-23. etaplar: Gedelme-Tahtalı Zirvesi-Göynük Yaylası-Hisar Çandır (88 kilometre): Akdeniz bitti. Buradan itibaren yukardan bakacağız, Toroslar başladı çünkü. Tahtalı Zirvesi’ne çıkacak, çabucak değişen havaya şaşıracaksınız. Üşüyecek, ferahlayacak, yer yer sevineceksiniz güneşe. İçiniz ısınacak.
Yürüyüş için yanınıza almanız gerekenler: Yürüyüşe yazın çıkıyorsanız, ince uyku tulumu (dışarıda gecelemek isteyenler için), çadır (sinek ve böceklerden sakınanlar için), 3-4 tişört, Burkulmalara karşı bilekli ayakkabı tercih edilmeli, 2-3 çift terletmeyen çorap, Yanıklardan korunmak için boyun bağı ya da bandana, Matara, Yanıklar, güneş çarpması, halsizlik, kesik ve çizikler için ilaç ve tıbbi malzeme içeren sağlık paketi.

Tûba Akın/Cumaertesi

« Son Düzenleme: 08 Kasım 2008, 05:21:09 Gönderen: Devri Âlem »
اَلْعِلْمُ يَرْفَع بُيوتًا لاَعِمَادًا لَهَا وَالْجِهلُ يَهْدِم بِيُوتَ اْلعِزَّ وَلْكَرَمِ

Çevrimdışı Hâsıl-ı Kelam

  • Moderatör
  • yazar
  • *****
  • İleti: 678
Ynt: Önüm arkam, sağım solum Likya
« Yanıtla #1 : 03 Ocak 2011, 17:30:09 »
teşekkürler
Nefsinle değil, kalbinle düşün ve karar ver!