Gönderen Konu: Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e Para Toplayarak Kurban Kesmek  (Okunma sayısı 2177 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."

Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e Para Toplayarak Kurban Kesmek

Sevabını Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mübarek ruhlarına bağışlamak üzere Allah rızası için kurban kesmek müstahaptır, sevabı büyüktür. Keza O yüce Rasûlün varisleri hakkında da böyledir.Rasûlullah Efendimizle alakalı bu husus fıkıh kitaplarından başka hadis-i şeriflerde de geçmektedir. Nitekim ashab-ı kiramdan Haneş (r.a.) diyor ki:

“Hz. Ali'yi (r.a.) gördüm, iki koç kesmişti; dedi ki: “Biri kendim için diğeri Rasûlullah (s.a.v.) için.” Hz. Ali (r.a.) ilave etti: “Rasûlullah (s.a.v.) böyle emretti / veya şöyle demişti: Efendimiz bana böyle vasiyet etti. (Yani, sen öleceğin ana kadar benim için de bir kurban kes yâAli!) Ben hayatta olduğum müddetçe ebediyen terk etmeyeceğim. [Tirmizi, Sünen, Edahî, c, 1, 1495; Ebu Davud, Sünen, Dahâya, c. 2, 2790]

Hz. Ali'nin (r.a) kestiği bu kurban Rasûlullahın (s.a.v.) vefatından sonrası için mevzuu bahistir. Ebu Davud da bu hadisi: “Ölü adına kurban” adını taşıyan bir babta zikreder.
O bakımdan öncelikle ifade etmemiz gereken husus; ölen bir mü’min adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir.

Bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlamak üzere, çeşitli hayır ve hizmet müesseselerine, fakir ve muhtaçlara bağışta bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir. Ölenin kendisi için kurban kesilmesine dair vasiyeti yoksa, kesen kimse, bu kurban etini fakirlere yedirebileceği gibi, kendisi ve zenginler de yiyebilir. Vasiyet varsa, tamamen fakirlere yedirilmesi veya dağıtılması gerekir.

***

Ve yine kişi, sevabını ölüye bağışlamak üzere her türlü ibadet yapabileceği gibi, kurban da kesebilir. Sevabı ölünün ruhuna bağışlanmak üzere kesilen kurban da bayram günlerinde veya başka günlerde kesilebilir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) için kesilecek kurbanlar da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Sevabı Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) mübarek ruhlarına bağışlanmak üzere kurban kesmek caizdir. Nitekim İbn Ömer (r.anhuma) umre yapar ve sevabını Rasûlullah’ın (s.a.v.) ruhuna hediye ederdi. Cüneyd-i Bağdadî ile aynı tabakada olan İbnu'l-Muvaffak (k.esrarahuma) yetmiş hac yapmış ve sevabını Rasûlullah’ın (s.a.v.) ruhlarına hediye etmiştir. İbn Sirâc (k.s.) ise onbin hatim ve bir o kadar da kurban kesip sevabını Rasûlullah Efendimizin (s.a.v.) mübarek ruhuna hediye etmiştir. [Bkz. İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, 2, 244]

***

Sevabını Peygamber Efendimizin, esâtize-i kiramın, ölmüş bir akrabamızın veya sevdiğimiz herhangi bir zâtın ruhuna bağışlamak üzere keseceğimiz kurbanın, kurban bayramında keseceğimiz sair hayvanlardan farkı yoktur. Vefat eden tarafından vasiyet edilmemişse, o kişi için kurban kesmek bir vecibe değil, nafile kabilindendir. Bununla birlikte tabii ki bir kimse kendi parası ile aldığı bir kurbanın sevabını ölmüş bir yakınına bağışlayabilir ve bu kestiği kurbanın etinden kendisi, çoluk çocuğu, yakınları yiyebilir, başkalarına da yedirebilir. Böyle bir hayvanın bayram günlerinde kesilmesi de şart değildir. Her zaman kesilebilir. Hattâ arefe günü kesilip fakirlere dağıtılması daha isabetli olur. Çünkü Kurban bayramı günü fakirler zaten etten nasibleneceklerdir. Arefe günü kesilip dağıtılırsa, o gün de onların et yemeleri temin edilmiş olur.

Şayet bir kimse kendisi öldükten sonra kurban kesilmesini vasiyet etmiş ise, bu kurbanın bayram günleri içinde kesilmesi lâzımdır. Böyle bir kurban etinden kesen yiyemez... Tamamının tasadduk edilmesi gerekir. Ölen adamın vasiyeti yok fakat kurban onun parasından alınıp kesiliyorsa, bu kurbanın hükmü de vasiyet üzerine kesilen kurban gibidir.

***

S o n u ç

Söz konusu kurbanı bir tasadduk, hayır-hasenat, fakirlere ya da öğrencilere yardım maksadıyla kesilmiş bir kurban olarak düşünebiliriz ki, öyledir de…. Yani vacip kurban olmaması şartıyla birçok kişi bir araya gelerek bu şekilde nafile nev’inden bir kurban kesebilirler. Ve bu kesilen, neticede bir kurbandır. Bedelinin ödenmesinde pek çok kişinin katkısının olmasının şer’î bakımdan bir sakıncası olmaz.

Rasûlullah Efendimizin (s.a.v.) adına –para toplanarak– kesilen kurban da nafile nev’inden bir kurbandır. Fahr-i âlem Efendimiz (s.a.v.) ümmeti adına kurban kesmiştir. Buna binaen bizler de vefa adına onun mübarek-mutahhar-mücellâ ruhu için elbette ki kurban kesebiliriz. Tabii maddi durumu iyi olanlar, kendi başlarına küçük veya büyükbaş bir kurban kesebilirler. Ama buna imkân bulamayanların da bir araya gelerek Peygamber Efendimiz (s.a.v.) adına kurban kesmelerinin bir mahzuru olmaz. Bunun sevabından da her birinin hissedar olacağı muhakkaktır.


Halis ECE | http://www.halisece.com/sorulara-cevaplar/701-para-toplayarak-kurban-kesmek.html


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Peygamber Efendimiz (s.a.v) İçin Kurban Keseriz Çünkü...
« Yanıtla #1 : 01 Eylül 2016, 10:49:43 »