Gönderen Konu: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti  (Okunma sayısı 46594 defa)

0 Üye ve 7 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #15 : 11 Ocak 2009, 12:21:19 »

16.Vasiyet:Yaptığınız iyiliği gizli yapın.
Enes (r.z) Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatıyor:
Allahü Teala yeri yarattığı zaman yer hareket edip duruyordu.Bunun üzerine dağları yarattı.Dağları yer yüzüne oturtunca, yer karar buldu.Melekler dağların şiddetine hayret ettiler:
-Ey Rabbimiz, yarattıkların arasında dağlardan daha kuvvetli olanı var mı? Diye sordular.Allahü Teala da:
-Evet, demir diye cevap verdi.Melekler de bu defa :
-Ey Rabbimiz, yarattıkların içinde demirden daha kuvvetli olanı var mı? Dediler.Allahü Teala:
-Evet, ateş buyurdu.Bunun üzerine melekler:
-Ey Rabbimiz, yarattıkların arasında ateşten daha kuvvetlisi var mı? Dediler.Allahü Teala:
-Evet, rüzgar var buyurdu.Melekler de bu defa da:
-Ey Rabbimiz, yarattıkların arasında rüzgardan daha kuvvetli olanı var mı? Diye sordular.
-Allahü Teala da buna cevap olarak şöyle buyurdu:
-Evet var, sağ eli ile sadaka verirken  bunu sol elinden gizleyerek veren Ademoğlu daha kuvvetlidir.(Tirmizi)

"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #16 : 12 Ocak 2009, 11:17:52 »
17.Vasiyet:Anaya İyilik En Öndedir.
Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor:
Adamın biri:
-Ey Allah`ın Resulü, insanlardan kendisine iyi muamele yapmama en layık olan kimdir? Diye sordu.
Peygamberimiz aleyhisselam da:
-Anan, sonra anan, sonra yine anan; bundan sonra da babandır.
Bunlardan sonra sırasıyla akraba ve taalukatından sonra en yakın olan kimsedir, buyurdu.

"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #17 : 12 Ocak 2009, 11:18:27 »
18.Vasiyet:Çocuklara Şefkatli Davranın.
Ebu Hureyre (r.a) şöyle anlatıyor:
Peygamberimiz aleyhisselam, torunu Hazreti Hasan`ı öptü.Yanında da sahabilerden Akra bin Habis Teymi oturmaktaydı.
Akra:
-Benim on tane evladım var, bunlardan hiç birini öpmedim, dedi.
Peygamberimiz aleyhisselam kendisine baktı ve:
-Şefkat ve merhamet göstermeyen kimseye, Allah da kendi rahmetini ihsan etmez, buyurdu.(Buhari, Ebu Davud,Tirmizi)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #18 : 13 Ocak 2009, 11:57:45 »
19.Vasiyet:Öfkenize Hakim Olun.
Abdullah (r.a)`ten şöyle anlatılıyor:
Peygamberimiz aleyhisselam:
-İçinizde kimi “rekup” sayarsınız? Diye sordu.Biz:
-Evladı olmayan kimseyi, diye cevap verdik.
Peygamberimiz aleyhisselam:
-Hayır, “rekup” öyle kimse değildir.Asıl “rekup” ahirette evlad göndermemiş, yani hiçbir evladı vefat etmemiş olan kimsedir, buyurdu.
Sonra:
-Güreşte en çok galip kimi sayarsınız) diye sordu.Biz:
-Sırtı yere gelmeyen pehlivanı, dedik.Peygamberimiz aleyhisselam:
-Hayır, öyle değildir.Asıl, öfkelendiği zaman nefsine hakim olan kişi, en çok galip gelen ve sırtı yere düşmeyen pehlivandır, buyurdu.(Müslim, Ebu Davud)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #19 : 13 Ocak 2009, 11:58:38 »
20.Vasiyet:Zikir Meclislerine, Zikre Devam Edin.
Ebu Hureyre (r.anh), Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatıyor:
Allahü Teala`nın bir kısım melekleri vardır ki, onlar yollarda gezer, zikir ve ibadet meclislerini ararlar.
Zikir ve ibadetle meşgul olan bir topluluk gördüler mi:
-Gelin, burada aradığınızı bulursunuz diye birbirlerine çağırırlar.Bunun üzerine dünya semasına melekler toplanıp kanatları ile onları kuşatırlar.Sonra kullarının hallerini en iyi bilen Rableri, meleklere sorar:
-Kullarım ne diyor? Melekler:
-Seni tespih ediyorlar, tekbir ediyorlar, hamd ve tazimde bulunuyorlar.Allahü Teala:
Onlar beni gördüler mi? Diye sorarlar.Melekler:
-Hayır, seni görmediler, derler.Allahü Teala:
-Beni görmüş olsalardı nasıl olurdu? Diye sorar.Melekler:
-Seni görmüş olsalardı, daha çok ibadet eder, daha çok tazim ve tespihte bulunurlardı, diye cevap verirler.Allahü Teala:
-Benden ne diliyorlar? Diye sorar.Melekler:
-Cenneti diliyorlar derler.Allahü Teala:
-Onlar cenneti gördüler mi? Diye sorar.Melekler:
-Hayır, vAllahi ey Rbbimiz, görmediler, derler.Allahü Teala:
-Görmüş olsalardı, iştiyakları daha çok olur, arzuları daha şiddetli olur, rağbetleri daha büyük olurdu, derler.Allahü Teala:
-Onlar neden bana sığınıyorlar? Diye sorar.Melekler:
-Cehennemden sığınıyorlar, derler.Allahü Teala:
-Onlar cehennemi gördüler mi? Diye sorar.Melekler:
-Hayır, vAllahi görmediler, derler.Allahü Teala:
-Görmüş olsalardı nasıl olurdu? Diye sorar.Melekler:
-Görmüş olsalardı, ondan daha çok kaçarlar, daha çok korkarlardı, diye cevap verirler.Allahü Teala:
-Siz şahid olun ki, onları mağfiret ettim, buyurur.
Meleklerden birisi:
-Mecliste bulunan filan kişi onlardan değildir.Kendisinin bir işi sebebiyle oraya gelmiştir, diye söyler.Allahü Teala:
-Oralar zikir ve ibadet meclisidir; yanlarına gelip oturan kimse de oradakilerin sebebi de ile saadete ere buyur.(Buhari,Müslim,Tirmizi)

"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #20 : 14 Ocak 2009, 11:31:48 »
21.Vasiyet:İki Cihanda İyilik İsteyin.
Enes (r.a) şöyle anlatıyor:
Peygamberimiz aleyhisselam Müslümanlardan hasta olan bir kimsenin ziyaretine gitmiş idi.Hasta o kadar zayıflayıp küçülmüştü ki, adeta bir civciv gibi olmuştu.Peygamberimiz aleyhisselam kendisine:
-Bir şey için dua eder veya Allah`tan dilermiydin? Diye sordu.Adam:
-Evet, “Ey Allah`ın bana ahirette vereceğin cezayı dünyada ver!” derdim, diye cevap verdi.
Bunun üzerine Peygamberimiz aleyhisselam:
-Sübhanellah, yapamazmıydın, yahut beceremezmiydin. “Ey Allah`ım bize dünyada ve ahirette iyilik ver, bizi cehennemden koru!” deseydin ya buyurdu.Sonra Allah`ın Resulü bu kimseye dua etti; Allahü Teala da sıhhatini bağışladı.(Müslim,Tirmizi)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #21 : 14 Ocak 2009, 11:32:34 »
22.Vasiyet:Dertlerin Devası Vardır, Ona Sarılın.
Ebu Said (r.a) şöyle anlatıyor:
Peygamberimiz aleyhisselam bir gün mescide girdi ve orada Ensar`dan Ebu Ümame denilen adama rastladı da, kendisine:
-Ey Ebu Ümame! Ne diye namaz vaktinin dışında seni mescide oturur halde görüyoruö? Diye sordu.
Ebu Ümame:
-Beni saran dertler ve borçlar yüzünden ey Allah`ın Resulü, dedi.
Peygamberimiz aleyhisselam:
-Sana bir dua öğretiyim mi ki, bunu okuduğun zaman, Allah derdine deva verir, borcunu ödettirir? Buyurdu.
Bunu üzerine ben:
-Öğret, ey Allah`ın Resulü, dedim.
Peygamberimiz aleyhisselam:
-Sabah ve akşam şu duayı oku! Buyurdu.
“Allahümme inni euzü bike minel cübni vel buhli ve minel aczi vel keseli ve min galebetiddeyni ve kahrirrical”. “Ey Allah`ım, kederden,dertden aczden, ve tenbellikten, korkudan ve cimrilikten, borcun üstelenmesinden ve ricalin kahrından sana sığınırım!”
Ebu Ümame diyor ki: Bunu okudum, Allah hem derdimi giderdi, hem de borcumu ödetti.(Ebu Davud)

"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #22 : 15 Ocak 2009, 11:19:27 »
23.Vasiyet:Allah`ın Merhameti Çok Büyüktür.
H.z Ömer (r.a)`ten şöyle anlatılır:
Peygamberimiz aleyhisselama bir kısım esirler getirildi.Aralarında b,r kadın esir, bir şeyi arar halde telaş içeresinde koşuyordu.Esirlerin arasında bir çocuğu bulur bulmaz onu bağrına bastı ve emzirmeye başladı.
Bunun üzerine Paygamberimiz aleyhisselam:
-Bu kadının evladını ateşe atmasını düşünebilir misiniz? Diye sordu.
Biz de:
-Hayır, vAllahi, atmamaya gücü yettikçe atmaz, dedik.
Peygamberimiz aleyhisselam:
-İşte Allahü Teala, bu kadının çocuğuna karşı olan merhametliliğinden kullarına karşı daha merhametlidir, buyurdu.(Buhari, Müslim)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #23 : 15 Ocak 2009, 11:20:13 »
24.Vasiyet:Şeytana Sövmeyin.
Ebu Melih (r.a)`den şöyle anlatılıyor:
Bir adam dedi ki, Allah`ın Resulünün terkisinde idim.Hayvanın ayağı surçtü.Bunun üzerine ben de:
-Şeytan helak olsun! Diye söyledim.
Peygamberimiz aleyhisselam da buyurdular ki:
-“Şeytan helak olsun” deme.Zira böyle söylediğin zaman, şeytan o kadar kabarır ki koca bir ev gibi olur ve “Bu işi ben yaptım” der. “Bismillah” de ki, böyle söylediğin zaman, şeytan sinek miktarı oluncaya kadar küçülür.
(Ebu Davud, Nesei)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #24 : 16 Ocak 2009, 11:37:26 »
25.Vasiyet:Kelime-i Şehadetin Ağırlığı Çok Fazladır.
Abdullah bin Amr (r.a) Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatıyor:
Muhakkak ki, Allahü Teala, ümmetim içerisinden bir adamı kıyamet gününde bütün halkın huzurunda kurtaracaktır.O kimsenin önüne doksan adet amel sahifesi serecektir ki, onun her sahifesi gözün görebildiği kadar uzun olacaktır.
Allah bu adama:
-Bunlardan inkar ettiğin bir şey var mı? Amelleri kaydeden katiplerim haksızlık etti mi? Diye soracaktır.Adam:
-Hayır, haksızlık etmediler, ey Rabbim, diyecektir.Allahü Teala:
-Bunlar için söyleyeceğin bir özrün var mı? Der.Adam:
-Hayır, bir özrüm yok, ey Rabbim, diyecektir.Allahü Teala:
-Evet, bunlardan hepsi doğru, ancak senin bizim nezdimizde bir iyi amelin vardır.Bugün sana asla haksızlık yapılmayacaktır, buyuracaktır.Bunun üzerine içerisinde “Eşhedü enla ilahe illAllah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasülühü,” yazılı olan bir tezkere çıkarılacak ve Allahü Teala kendisine:
-Amellerin tartılmasına hazır ol! Diyecektir.Adam:
-Ey Rabbim, bu kadar sahifeler yanında bu tezkere ne kıymet ifade eder ki? Diye soracaktır.Allahü Teala:
-Sana kat`iyetle haksızlık edilmeyecektir, diye cevap verecektir.Sonra o tezkere terazinin bir kefesine, sahifeler de diğer kefesine konulacak ve neticede sahifeler hafif, tezkere ise ağır gelecektir.Zira Allah`ın ismi ile tartılan hiçbir şey, onun isminden daha ağır gelemez!.(Tirmizi)

"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #25 : 16 Ocak 2009, 11:38:11 »
26.Vasiyet:Allah`tan Ümit Kesmeyin.
Ebu Hureyre (r.a) Peygamberimiz aleyhisselamın şöyle buyurduğunu anlatır:Cehennem ateşine giren kimselerden iki kişi şiddetli bir şekilde feryad etti.Bunu üzerine Allahü Teala:
-Çıkarın şunları! Diye emir buyurdu.Çıkarılınca kendilerine:
-Neden feryadınız şiddetlendi? Diye sordu.Onlar:
-Bize merhamet edersin, diye böyle yaptık, diye cevap verdiler.
Allahü Teala:
-Benim size rahmetim, gidip kendinizi önceden bulunduğunuz ateşin içersine atmanızdır, buyurdu.
Dönerler ve bunlardan birisi, kendini tekrar ateşe atar.Allahü Tealada, kulu emrine uyduğu için ateşi soğuk ve selamet kılar.Diğeri ise yerinde durur ve kendini tekrar ateşe atmaz.Allahü Teala kendisine:
-Niçin arkadasının attığı gibi, sen de kendini ateşe atmadın? Diye sorar.Adam:
-Ey Rabbim, muhakak ki ben, ateşten çıkarıldıkan sonra tekrar beni oraya atmayacağınızı ümid ve niyaz ederim, diye cevap verir.
Bunun üzerine Allahü Teala:
-Niyaz ve ümidim kabul olmuştur,buyurur ve Rablerinin rahmeti ile ikisi de cennete girerler.(Tirmizi)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #26 : 17 Ocak 2009, 12:42:33 »
27.Vasiyet:Evlat acısını sabredin.
Bir kadın, Peygamberimiz huzuruna gelerek:
-Ya Resulullah! Benim üç çocugum vefat etti.Dua et de cennete gireyim, dedi.Kadının bu sözlerini dinleyen Resulü Ekrem Efendimiz:
-Sen zaten cennette yerini hazırladın, buyurdular.


"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #27 : 17 Ocak 2009, 12:43:24 »
28.Vasiyet:Erkekle Kadın Arasında Sevap Müşterektir.
Esbabın büyüklerinden hanım sahabi H.z Esma (r.a) Peygamberimizin huzuruna çıkarak şunları söyledi:
-Ya Resulullah! Anam, babam sana feda olsun.Ben Müslüman kadınlarını temsilen huzurunuza geldim.Hak Teala sizi erkek ve kadınlara peygamber olarak göndermiştir.Biz artık sizin yolundayız, size inandık, iman ettik.Biz evimizin dört duvarı arasındayız, dışarı çok az çıkabiliyoruz.Erkekler ise, Cuma namazı, cenaze namazı, bayram namazı kılarlar.En büyük ibadet olan cihat ederler.Biz ise bunlardan mahrunuz.Biz hep evde çocuklarımızla meşgul olur, kocalarımızın elbiselerini dikeriz, yemek yapar, evin temizliği ile uğraşır onların rahat etmesi için elimizden geleni yapmaya çalışırız.Kocalarımızın yaptığı ibadetten bize de bir hisse var mı? Yoksa biz onların kazandıkları sevaptan mahrum mu oluyoruz? Dedi.
Efendimiz memnun olmuşlardı.Orada bulunan Eshaba dönerek:
-Siz bu zamana kadar din hususunda bir kadının böyle konuştuğunu duydunuz mu? Diye sordular.Eshap:
-Ya Resulullah, bizim aklımızdan bile geçmiyordu ki bir kadın gelsin de böyle güzel şeylerden sual etsin, dediler.
Efendimiz (s.a.v) H.z Esma (r.a)`ya dönerek:
-Ey Esma! Eğer bir kadın kocasını razı ederek onun gönlünü hoş tutar, kadınlık vazifelerini yerine getirirse, işte o kadın kocasının her kazandığı sevaba ortaktır, buyurdular.
O büyüklerin her hali bizlere bir ikaz mahiyetini taşır.Ne mutlu o kadına ki kocasını razı etmiş ve onun yaptığı sevaplara ortak olma bahtiyarlığına erişmiş.
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #28 : 18 Ocak 2009, 16:53:52 »
29.Vasiyet:Yemekte Besmeleyi Unutmayın.
Hazreti Aişe (r.anha) anlatıyor:
Resululluh aleyhisselam sahabilerinden altı kişi beraber yemek yiyordu.Bu arada bir Arabi geldi ve iki lokma yedi.Bunun üzerine Peygamberimiz aleyhisselam:
-Eğer şu Arabi besmele ile yemiş olsaydı yemek hepinize yeterdi, buyurdular.
Yine, Ümeyye bin Mahşi (r.a)`dan:
“Peygamber Aleyhisselam oturuyordu, bir adam da yemek yiyordu.Besmele çekmemişti; yemekten geriye tek lokması kalmıştı ki: `Bismillahi fi evvelihi ve ahirihi (başında da sonunda da Allah`ın adıyla)`dedi.Sonra Peygamberimiz elyhisselam güldü ve şöyle buyurdu:
-Şeytan da onunla beraber yiyordu, sonunda adam besmele çekince, şetan karnındakini kustu.(İkisi de Ebu Davud`a aittir.)
Huzeyfe (r.a)`dan:Peygamberimiz aleyhisselam ile yemek yemeye hazırlandığımız zaman, o başlayıp elini uzatmadıkça biz elimizi (yemeğe) koymazdık.Bir keresinde onunla birlikte bir yemekte bulunduk.Bir cariye gelip süratle elini yemeğe daldırdı, hemen Peygamberimiz aleyhisselam onun elini çekti.Sonra bir bedevi geldi, o da süratle elini yemeğe daldırmak istedi, onun da elini tuttu ve şöyle buyurdu: `Şeytan besmele çekilmediği zaman yemeği kendine helal kılar.Şeytan bu cariye vasıtası ile yemeği kendisine helal kılmak istedi,( bu nedenle ben de) cariyenin elini tuttum.Sonra bu bedevi vasıtası ile besmele çekmediği için yemeği kendine helal kılmak istedi.Onun da elini tuttum.Nefsim kudret elinde olan Allah`a yemin ederim ki, onun (şeytanın) eli o ikisinin eliyle birlikte benim elimdedir.(Müslim ve Ebu Davud)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Peygamber Efendimiz (s.a.v)`in Hanımlara 100 Vasiyeti
« Yanıtla #29 : 18 Ocak 2009, 16:54:29 »
30.Vasiyet:Dünya işleri için üzülmeyin.
Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki:
.Geçim sıkıntısından şikayetçi olan, Rabbini şikayet etmiş gibi olur.
.Dünya işleri için üzülen, Allah`a kızmış gibi olur.
.Bir zengine, zengin olduğu için tevazu gösterenin, dininin üçte ikisi gider.

"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"