Gönderen Konu: Peygamberimizin Kabri Yıkılacaktı, Son Anda Atatürk mi Kurtardı?  (Okunma sayısı 9089 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6991
  • Milimi milimine Ehli sünnet...

Peygamberimizin Kabri Yıkılacaktı, Son Anda Atatürk mi Kurtardı?

İnternette bolca dolaşan efsanelerden biri daha.Olay şu:
Atatürk'ün peygamberimiz Hz. Muhammed'in mezarını yıkılmaktan son anda kurtardığı iddia edildi. Atatürk, Vehhabiler'e sert bir nota vererek yıkımı durdurmuş.

AK Partili eski vekil Yalçıntaş.Atatürk'ün tartışıldığı 'Genç Bakış' programında konuşan Yalçıntaş'a göre Ata'nın notası Dışişleri arşivinde mevcut.
Prof. Dr. Yalçıntaş şunları konuyla ilgili söyledi:

"...Vahabilik'te mezar ziyareti günah sayıldığı için Suudiler bütün mezarları yıkmaya başlamışlar. Sıra Hz. Muhammed'in mezarına gelmiş. Ülkedekiler Mustafa Kemal Atatürk'ten yardım istemişler. Atatürk bu olayı duyunca tüm manevi duyguları kabarmış ve Suudi Kralı'na Hz. Muhammed'in değil mezarına, türbesinin bir taşına dahi dokunulursa bedelinin çok ağır olacağını bildiren nota niteliğinde bir yazı göndermiştir. Bu vesika Dışişleri arşivlerinde mevcut ama yıllardır açıklanmıyor.
 Oysa ki Türk halkının Büyük Kurtarcısı'nı her yönüyle tanıma hakkı var."

Aynı konuda dolaşan başka bilgi şu şekilde:

“”"Hz. Muhammed’in mezarını yıkıp, yerini degiştirmek isteyen zamanın Suud kralına Atatürk’ün kendi el yazısı ve imzasıyla çektigi telgraf:

Not: Yazıya başlarken Krala sayın kelimesini kullanmıyor..

” Suud kralının dikkatine !! Tarafımıza ulaşan haberlere göre Allah’ın sevgili ve özel kulu, elçisi peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın kabrini yıkıp yerini degiştirecekmişsin. O mezarın tek taşına dokunursan Kurtuluş Savaşı’nı bırakır ordularımla aşağı inerim.”

26 Haziran 1919 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

(Cumhurbaşkanlığı Atatürk Özel Arşivi)”"

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6991
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Olayın doğru olmadığını 2 önemli tarihçi söylemekte.Hem de birbirine zıt fikirli 2 tarihçi.İsteyen istediğine inanabilir.

Kadir Mısıroğlu'nun Bu iddiaya Cevabı:
[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=wObLOBQtnWY[/youtube]

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6991
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Murat Bardakçının  Bu iddiaya Cevabı:

Arama motorlarından birine “Atatürk” ve “kutsal topraklar” yazın, bir profesörün bundan birkaç sene önce delilsiz ve kaynaksız şekilde ileri sürdüğü kendinden menkul bir saçmalıkla karşılaşıyorsunuz: Suudiler’in 1930′larda Hazreti Muhammed’in türbesini yıkmaya kalkışmalarının haber alınması üzerine, Atatürk, Suudi Kralı’na bir mektup gönderip “Böyle bir işe kalkışacak olursan ordularımı oraya gönderirim haaa!” demiş ve yıkım bu sayede engellenebilmiş!

Belge var mı, yok! Belgeyi bir tarafa bırakın, o devrin kaynaklarında bu konuda en ufak bir ima dahi yeralıyor mu, hayır! Kaynak? İddiayı ortaya atan profesörün “Vakti zamanında arşivde böyle bir kayda rastlamıştım” şeklindeki ifadesi…

Binlerce sitede yeralan ve tesadüfen okuyanın bile kafasının karışıp yanlış bilgilenmesinden başka bir işe yaramayan bu saçmalık hakkında şimdiye kadar tek bir kişinin de ortaya çıkıp “Yahu, hayatınızda bir defa olsun haritaya bakmadınız mı? Ankara nire, Medine nire? Haydi, mektubunun hakikaten yazıldığını, yani doğru olduğunu farzedelim; Medine’ye gidecek olan Türk birliklerine o senelerde Suriye’yi elinde tutan Fransızlar ile daha aşağılardaki İngilizler ‘Buyrun, geçin!’ mi diyeceklerdi? Atatürk sizler gibi harita ve jeopolitik cahili miydi?” sorusunu sormuyor…

Murat Bardakçı, HABERTÜRK (05.03.2012)

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6991
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
yakıntarihimiz.org sitesinin bu iddiaya cevabı:

Gerek bana ulaşan özel mesajlar, gerekse sayfamıza gelen neredeyse her kemalistin bu asılsız iddiayı “gururla” dile getirmesi, bizi bu konuyu açmaya icbar etti.

Evvela bu asılsız iddiayı buraya yazalım…

Iddia şöyle:

“”"Hz. Muhammed’in mezarını yıkıp, yerini degiştirmek isteyen zamanın Suud kralına Atatürk’ün kendi el yazısı ve imzasıyla çektigi telgraf:

Not: Yazıya başlarken Krala sayın kelimesini kullanmıyor..

” Suud kralının dikkatine !! Tarafımıza ulaşan haberlere göre Allah’ın sevgili ve özel kulu, elçisi peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın kabrini yıkıp yerini degiştirecekmişsin. O mezarın tek taşına dokunursan Kurtuluş Savaşı’nı bırakır ordularımla aşağı inerim.”

26 Haziran 1919 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

(Cumhurbaşkanlığı Atatürk Özel Arşivi)”"”

***

Birde düştükleri “not”ta; Krala “sayın” kelimesi kullanmadığını belirtmişler… Ne kadar da gururlanıyorlardır kimbilir.

Gelelim cevabımıza…

1 – Telgraf “el yazısıyla” çekilmiş… Faks mı bu mübarek, el yazısıyla çekilebilsin? Telgraf sisteminde mürekkepli kalem bir kağıt şerit üzerine nokta (.) veya çizgi (-) şeklinde şekiller çizer. Daha sonra ise Samuel Morse ve yardımcısı Vail bu sistemi geliştirdiler. “Nokta ve çizgilerden” oluşan bir kodlama sistemi ortaya çıkardılar. Bu kodlama sistemi, daha sonra tüm dünyada kabul gören Mors alfabesiydi.[1]

2 – Telgraf; “Mustafa Kemal *Atatürk*” imzasını taşıyor. Halbuki “Atatürk” soyadı taa 24 Kasım 1934 tarih ve 2587 sayılı kanunla kendisine verilmiştir.[2]

3 – Dışişleri ile ilgili yazışmalar “Dışişleri Bakanlığı” arşivinde muhafaza edilir. Oysa bu “sözde” telgrafın kaynağı “Cumhurbaşkanlığı” arşividir. Eğer böyle bir belge varsa çıkarın ortaya. Şayet bulamıyorsanız yok hükmündedir, olmayan bir belge nasıl delil olur?

4 – “Suud Kralına” çekildiği iddia edilen telgrafın tarihi “26 Haziran 1919′dur. Oysa Suudi Arabistan Krallığı taa 23 Eylül 1932 tarihinde kurulmuştur.[3]

Bazıları da telgrafın 1926 yılında çekildiğini iddia ederler… Ancak bu tarih “sözde” telgrafın içeriği ile çelişmektedir. Zira metinde:

“O mezarın tek taşına dokunursan **Kurtuluş Savaşı’nı** bırakır ordularımla aşağı inerim.”

ifadeleri yer alıyor. 1926 yılında Kurtuluş Savaşı mı vardı? Kurtuluş Savaşı 11 Ekim 1922′de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile fiilen, 24 Temmuz 1923′te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen sona ermiştir.

Kısaca bu iddianın aslı yoktur, saçma bir iddiadır.

Nevzat Yalçıntaş, bunu M. Kemal Atatürk’ü müslüman göstermek için uydurduklarını Kadir Mısıroğlu’na itiraf etmiş ve Kadir Mısıroğlu’da bunu televizyonda açıklamıştır. Nevzat Yalçıntaş’ın Mısıroğlu’nu yalanladığını da duymadık.

(Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed.)

***

KAYNAKLAR:
[1] htt://tr.wikipedia.org/wiki/Telgraf
[2] T.C. Resmî Gazete, 24 Aralık 1934, sayı 2888, sayfa 4565.
[3] Konya Ticaret Odası, Suudi Arabistan Krallığı Ülke Raporu, Etüd-Araştırma Servisi Ocak 2009, sayfa 1.

amanbe

  • Ziyaretçi
"Atatürk'ün naklettiğine göre bir gün Şeyh Ahmet Sunus-i Veli bir gece rüyasında Hazreti Muhammed'i görür.
Hazreti Muhammed, Şeyh Sunusi'ye sol elini uzatır. Sunusi ''Neden sağ elini uzatmadın ey Rasulullah?'' diye sorunca şöyle cevap verir;
-Ben sağ elimi Anadolu'daki o adımı taşıyan,din için cihat eden kutlu Mustafa'ya uzattım."


Bir de böyle bir rivayet var. Bunun aslı astarı nedir acaba?

Çevrimdışı osmanlı

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 379
  • Okula hayır, Açık lise kolejlerine evet.
 Bu da kamalist uydurmasıdır. Kamali yemezsen makifi ye misali. Hani şusakkalı varya resminin yanında hep beraber duran sınıflarda.
Devrimci akıla sahip olanlar, luciferin yeni dünya düzenini yemezler...

mazhar

  • Ziyaretçi
  Her uydurulana inanmamak lazım. Ağzı olan konuşur! Atatürkü olduğunudan fazla göstermeye çalişan Atatük'den fazla Atatürkcüler var.
 Kemalizm adı altında Atatürk üzerinden rant elde etmeye çalışanlar,laikliği,Mustafa kemali istismar edip, dindar göstermekle kendilerine pay çıkarmaya çalışıyorlar.