Gönderen Konu: Ramazan'dan sonra nasıl beslenmeli?  (Okunma sayısı 3237 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7477
Ramazan'dan sonra nasıl beslenmeli?
« : 28 Ağustos 2011, 02:59:15 »

Ramazan'la birlikte sağlık bulan bedenimizi sonrasında da korumamız gerekiyor. Bunun için diyetisyenler, dikkat edilmesi gerekenleri sıralıyor. Sahur alışkanlıklarını gece yemeğine dönüştürmek Ramazan sonrası en sık yapılan hatalardan. Uzmanlar bu durumda meyve ve yoğurt yenilmesini, gün içindeyse azar azar ve sık beslenmeyi öneriyor.

Ramazan'ın son haftası içine giriyoruz. Oruç tutanlar bir ay boyunca bedenlerini ve ruhlarını dinlendirmenin huzuruyla karşılayacak bayramı. Ancak bu atmosfer çoğu kez mübarek ayın hemen ardından bozuluyor. En leziz yemeklerle süslenen bayram sofraları, bayramın vazgeçilmezi tatlılar oruca alışmış mideleri hayli yoruyor. Bir ay boyunca verilen kilolar hemen geri alınıyor. Nefes darlığı, çarpıntı, mide rahatsızlığı gibi şikâyetler de cabası...

Bu gibi sorunları ortadan kaldırmak için Ramazan sonrasında günlük beslenmemize dikkat etmemiz gerekiyor. Uzmanlar, Ramazan'da kazandığımız yeme alışkanlığına bayramdan sonra da devam etmek için şimdiden kendimizi şartlandırmamız gerektiğini söylüyor. Çünkü Ramazan aslında az yiyerek yaşanabileceğini öğretiyor. Bunun için bayram ziyaretindeki ikramların cazibesine kapılıp az yeme alışkanlığımızı bozmamak elzem.

Memorial Şişli Hastanesi Diyetisyeni E.Yasemin Sancak, Ramazan sonrasında aşırı şeker, çikolata ve tatlı tüketmenin hazımsızlık, mide bulantısı, bağırsak sistemi rahatsızlıkları, tansiyon, kolesterol ve kan şekeri yükselmesine yol açabileceğini anlatıyor. Ramazan'dan sonraki ilk kahvaltının da hafif olması gerekiyor. Gün içerisinde de kaç kaloriye ihtiyacımız olduğunu, nasıl dengeli beslenileceğini, atıştırmanın önüne geçecek gıdaların neler olduğunu bilerek beslenmek muhtemel sağlık problemlerine karşı alınacak tedbirlerden.

Her gün karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineral içeren yiyecekler tüketilmeli. Ekmek, patates, pirinç, kuru fasulye, makarna, şeker gibi yiyecekler karbonhidratlı besinlerden. Kan şekeri olarak kullanılan karbonhidratların günlük besin alımının yüzde 40-45'ini oluşturması gerekiyor. Et, süt, yumurta gibi hayvansal kaynaklı gıdalarda ve kuru bakliyat, ceviz, bademde bulunan proteinler ise günlük kalorinin yüzde 10-15'ini oluşturmalı.

Beyaz ekmek yerine buğdaylı ekmek

Beyaz ekmek yerine tam buğday unundan yapılan ekmekler tercih edilmeli. Bu ekmeklerde çinko, iyot, E vitamini, Omega-3, kalsiyum, D vitamini ve protein var. Buğdaylı ekmekle beslenenlerde şeker hastalığı, şişmanlık, kanser, kalp ve damar hastalıkları daha az görülüyor.

Sağlıklı beslenmeyi sürdürün

Sema Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hayrettin Mutlu, bayramda sağlıklı ve dengeli beslenme için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor:

Hafif bir kahvaltı ile güne başlamalı ve gün boyu öğün atlamamalı. Tatlı tüketilecekse hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli.

Bayramda tatlı ve hamur işleri tüketiminin artmasıyla sebze, meyve ve kuru baklagil tüketimi azaltılmamalı. Şeker, kalp ve yüksek tansiyon hastaları ile kronik hastaları, sürdürdükleri diyete bayram süresince de özen göstermeli.

Zayıflamak amacıyla Ramazan ayı sonrasında iki öğün şeklinde yemek yemeye devam etmek sakıncalı olduğundan, öğün atlamadan sık aralıklarla azar azar beslenmeye dikkat edilmeli.

Sahur yemekleri Ramazan sonrası gece yemeği şeklinde sürdürülmemeli, gece öğününde meyve, yoğurt gibi besinleri tüketmeye özen gösterilmeli.

Çocuklara, bayramda şeker ve çikolata yerine süt, sütlü tatlı, kuru meyve ve kuruyemiş ikram edilmeli.

***

Bayram sonrası kilolara dikkat!

Beslenme uzmanı Dr. Alp Mamak'a göre bayramdan sonra yemek yeme isteği daha çok artıyor. Bu durum da düzensiz ve sağlıksız beslenmeyi beraberinde getiriyor. Mamak, sağlık sorunları ve kilo alımının önüne geçmek için yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

Haftada en az bir kez balık yiyin: Balıkta vücudun ihtiyacı olan en önemli yağlar bulunuyor. Bu yağlar metabolizmanın hızını artırıyor, zayıflamayı kolaylaştırıyor. Yemekten bir saat sonra en az 20 dakika yürüyerek metabolizmanın hızını artırabilirsiniz.

Ara öğünlerde bol bol kabuklu meyve tüketilmeli: Kabuklu meyveler, vitamin desteği sağlıyor. Bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlayan meyveler zaman zaman bol tarçınlı ılık komposto olarak tüketilmeli. Bu sayede sıvı desteği de sağlanmış olur.

Yemekleri yavaş yavaş ve çok çiğneyerek yiyin: Doyma hissinin ağza atılan ilk lokmadan tam 13 dakika sonra beyne ulaştığını unutmayın. Ana yemeğe geçmeden önce en az 3-4 dakika ara verin.

Kızartma yerine haşlama: Yemeklerinizi hazırlarken kızartma yerine haşlama ya da fırında pişirmeye dikkat edin. Kesinlikle katı yağ kullanmayın, zeytinyağı faydalı diyerek onun da ölçüsünü kaçırmayın. Gün içerisinde yemeklere ve salatalara 4-5 tatlı kaşığı yağ kullanın.

2,5 litre sıvı tüketin: Tüketeceğiniz sıvının iki litresinin su, yarım litrenin de yeşil çay, papatya çayı, adaçayı, ayran, şekersiz komposto gibi sıvıların olmasına dikkat edin. Gazlı içecekleri kesinlikle tüketmeyin.

Gün aşırı maden suyu: Hipertansiyon hastası değilseniz yemeklerden sonra bir büyük bardağa maden suyu koyun, bir adet limonu sirkeli sudan geçirin ve yarısını kabuklarıyla beraber küp küp doğrayın, maden suyuna ekleyin. Son olarak da üzerine taze nane ekleyin.

zaman

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Ramazan'dan sonra nasıl beslenmeli?
« Yanıtla #1 : 22 Temmuz 2012, 00:43:36 »

Ramazan'da Sağlıklı Beslenme


Malatya İl Halk Sağlığı Müdürü Kemal Şener, Ramazan ayının beslenme düzeninin değişmesinden dolayı sağlık açısından ayrı bir öneme sahip olduğunu bildirdi.
Şener, yaptığı açıklamada, ramazan ayında sağlıklı beslenmenin yolları hakkında bilgi verdi. Şener, ramazan ayının sindirim sisteminin özellikle midenin dinlendirilmesi için bir fırsat, ancak öğün sayısının ikiye düşürülmesi sebebiyle kilo alma riski konusunda dikkat edilmesi gereken bir ay olduğunu ifade etti.
 
Özellikle yağlı yemeklerin ve hamur işi tatlıların tüketiminin artması buna karşılık başta su olmak üzere, sebze ve meyve tüketiminin azalmasının kilo alma riskini artırdığını, sindirim sistemi problemlerine neden olabildiğini anlatan Şener, ancak bu dönemde günlük alınması gereken enerji ve besin ögelerinin oranlarının değişmediğini vurguladı.
 
Şener, oruç tutmanın sağlıklı insanların metabolik dengesinde çok önemli değişiklikler yapmadığı, ancak şeker hastalığı, hipertansiyon ve hipotansiyon, karaciğer yetmezliği, kardiyovasküler hastalıkları gibi bazı hastalıklarda, hamilelik ve emziklilik gibi özel durumlarda olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkati çekti. Şener, kronik hastalığı olan kişilerin ilgili uzman hekime danışarak oruç tutma konusunda karar vermelerinin sağlığın korunması açısından önemli olduğunu kaydetti.
A.A./Basın

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Ramazan'dan sonra nasıl beslenmeli?
« Yanıtla #2 : 27 Haziran 2014, 21:59:57 »
Ramazan Ayında Beslenme   

    Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayında dini bir vecibeyi yerine getirmek için oruç tutulmakta ve bununla birlikte bireylerin günlük yaşantılarında önemli değişiklikler olmaktadır. Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısını değiştirip üç ana öğün olan günlük beslenme düzeninin iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır. Oysa oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması esas olmalıdır. Ramazan ayında bireylerin yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır.Yeterli ve dengeli beslenmenin ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az üç öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce yemek yemenin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 12 saat olan açlığı, ortalama 18 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve kurubaklagil yemeklerinden oluşan bir öğün tercih edilmelidir.Ramazan'ın yemek kültürü açısından en bilinen özelliği iftar sofralarındaki çeşitlilik ve bolluktur. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. Kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında yüksek miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına da zemin hazırlar.Ramazan ayında en sık karşılaşılan sorunlardan biri de mide içinde bulunan yemek ve asitin yemek borusu içine doğru geri kaçması olarak tanımlanan reflüdür. Tüm bu rahatsızlıkların ortaya çıkmaması için sağlıklı beslenme önerileri çerçevesinde hareket edilmesi gerekmektedir.Oruç tutmanın sağlıklı insanların metabolik dengesinde çok önemli değişiklikler yapmadığı, ancak bazı hastalıklarda (şeker hastalığı, karaciğer yetmezliği vb.) veya özel durumlarda (hamilelik ve emziklilik) olumsuz sonuçlar doğurabileceği göz ardı edilmemelidir. Kronik hastalığı olan kişilerin ilgili uzman hekime danışmadan oruç tutmamaları önemlidir.Oruç Tutanlar İçin Sağlık Beslenme ÖnerileriRamazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.Ramazan ayında öğünler; sahur ve iftarda iki ana öğün ile, iftardan sonra 1-1.5 saat aralıklarla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir.Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları sağlığın korunması açısından önemlidir. Sahur yemeğinde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Ancak gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulması uygundur.İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygundur. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler) tercih edilmelidir.Günde ortalama 2- 2,5 litre su içmeye, bununla birlikte enerji verirken sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve suları, soda, sebze suları vd. içmeye özen gösterilmelidir.İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edilmelidir.Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yenilmelidir.Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmelidir.İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olmaktadır.Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır.Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için, yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar (kurubaklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmelidir. beslenme.gov.tr