Gönderen Konu: Rişte-i Cevâhir ( Hz. ALİ R.A'dan Hikmetler )  (Okunma sayısı 10517 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Rişte-i Cevâhir ( Hz. ALİ R.A'dan Hikmetler )
« : 11 Mart 2014, 23:32:03 »

Selamun Aleyküm
( İnci Dizileri )
Akifpaşazâde
Seyyid Mehmet Nail Efendi yazar Akif Paşa'nın oğludur. İstanbulda doğmuştur 1856 yılında
istanbul'da vefat etmiştir.

Tabhâne-i Âmire
müdürlüğü ve Vakânüvisliği yapmıştır.

NOT;Tarih yazarına
'müverrih' vekâyinâme yazarınada ' vakanüvis' denir.

Vekâyinâme ( olayları
anılaştıran )

ÖNSÖZ

Azizi Okuyucu,

Rasülüllahın (sav) 4.
halifesi olan Emiri'l Mü'minin Hz Ali KerremAllahü Vechehü, Sahabe-i Güzin
arasında ilmi ve isabetli görüşleri ile temayüz etmiş bir zât-ı âlişândır.

Muallimi Âlem Fahr-i
K'ainât'ın '' Ben ilim ve hikmet şehriyim. Ali onun kapısıdır; ilim isteyen
kapısına müracaat etsin'' ve Yâ Ali! Sen ve Ben ilim ve nesebde bitişik
vaziyetteyiz'' hadis-i şerifleri Hz Ali'nin ilimdeki şânına şahâdet eder...
İbni Abbas R.A. ''
İlmin onda dokuzu Hz Ali'ye verilmiş, diğer kısmında da insanlara ortaktır ''
buyurmuştur.
İlim şehrinin kapısı
Hz. Ali K.V.' nin ruhlara lezzet ve imana kuvvet veren ve DURÜB-Ü EMSÂL ismiyle
dere edilmiş bulunan hikmetli sözlerinin hakimâne bir uslupla tercüme ve
izahlarının yapıldığı RİŞTE-İ CEVÂHİR isimli eseri istifadenize arz etmek
niyetindeyim.
Cenâb-ı Hak cümlemize
envâr ve eârından istifade etmeyi nasib ve müyesser eylesin.

Âmin, Bihürmeti Seyyidi'l Mürselin
« Son Düzenleme: 17 Ekim 2014, 18:08:54 Gönderen: Togika »
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #1 : 13 Mart 2014, 12:00:55 »
Kişinin imanı(ndaki kemâli), yeminlerinden belli olur.

Kâmil mümin, Hakk'ın azametini idrak eder de Allah'a yemin etmekten korkar. İmanı zayıf olan da Allah'ın yüce ismini maksada ulaşmak için âlet edip çok yemin eder.
İmam-ı Azam Hazretleri: '' Doğruya da olsa gücü yeten, on altın verip yemin etmesin.''
İmam-ı Şafii Hazretleri ; Ömrümde ne yalan ne de doğru için bir defa dahi yemin etmedim.'' buyurmuşlar.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #2 : 14 Mart 2014, 23:05:13 »
Şu zamanda kardeş (geçinen)ler, ayıp araştıran casuslardır.
bu zamanda kardeş görünen niceleri halkın ayıplarıyla uğraşır ve gördüğü kusurları başka meclislere hediye gibi götürür ortaya koyarlar. Bu itibarla akıllı olan dilini tutar sözüne sahib olur, hâlini korur. Hz. İmam (R.A.) kemâl-i vukufla bu kelâmı bindörtyüz sene evvel söylemiştir.
''Sırrına sahip olan, her şeye mâlik olur''
İmam-ı Cafer Hz.leri  ''Bu zamanda halkın halleri değişik... Dilleri kalblerine, sözleri hallerine uymaz. Cefâsı çok, vefâsı yoktur. Hile, riyâ, oyun ve hud'a çoğaldı. Muhabbeti izhâ, düşmanlığı izmâr ederler  ( Sevgi gösterir, düşmanlığı gizlerler. )  Mâr-ı menküş  ( nakışlı yılan ) gibi dışları güzel, içleri zehir dolu.. Onlardan az da olsa uzak kalmak menfaatdir''. buyurdular. ( Mektubat-ı İmam-ı Masum C;1 M:12 )
« Son Düzenleme: 10 Haziran 2017, 05:22:35 Gönderen: Togika »
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #3 : 17 Mart 2014, 21:40:58 »
Hakiki kardeş, dar günde yetişendir.
Hakikatte vefâkâr kardeş, dost ve arkadaş, kardeşinin sevinmesiyle sevinen, mihnetinden de müteessir olandır.
Kardeşlik ve dostluğun hakikatı, geçim hususunda dahi, kardeşini kendi nefsi gibi düşünmek, mâlik olduğu nimete hased etmemek, güçlük anında da ondan ayrılmadan sadık kalmaktır ki böylesi, akrabadan üstündür.
Gönül kâbesi olan kalbi imar etmek ve insan hatırını saymak, ancak ezeli istidât ehli olan asilzâdelere nasiptir.
Sıddık-ı Ekber (R.A) bu mevzuda misâl...
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #4 : 21 Mart 2014, 22:47:38 »
Hikaye :
Zinnüni Mısri (K.S), mânevi serhoşluk zamanında, insanlara uymayan halleri görüldüğü için tımarhaneye alınmıştı. Dostlarından ziyarete gelenlere ;
- '' Kimlersiniz ? Ne maslahat için geldiniz ? diye sordu.
Dostları,
- '' Sizi sevenlerdeniz. Gönül almaya, derde derman olmaya geldik.'' dediler.
Hz. Pir sözlerindeki sıdk'ı ( doğruluğu) anlamak için, eline geçen taş ve ağaç parçalarından bir miktar üzerlerine atıverdi. Hepsi dağıldılar. bu hal üzerine Hazret:
- '' Az evvel Sadık dostlarız''  diyordunuz. Sözünüz doğru ise haliniz neden sözünüze uymuyor ? Dost dostun siteminden gücenip kaçmaz. Sadık kişi cefâ görmekle sevdiğini terk edip uzaklaşmaz.'' buyurdular.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı eflin21

  • BeDeNiM pArAmPaRçA...
  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 29
  • Sadakat Forum
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #5 : 24 Mart 2014, 22:56:49 »

Kâmil mümin, Hakk'ın azametini idrak eder de Allah'a yemin etmekten korkar. İmanı zayıf olan da Allah'ın yüce ismini maksada ulaşmak için âlet edip çok yemin eder

imanımız zayıfmış demek
SIKILDIM...
  HARBİ SIKTINIZ LAN

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #6 : 24 Mart 2014, 23:23:52 »
Kişinin edebi, altınından hayırlıdır.
'' Beni Rabbim terbiye ettiği için güzel terbiye etti'' buyuran Seyyidül Vücüd ( S.A.V)'e tâbi olup da kişi sevilen ve muhitinde aranan insan haline gelince, edebin altından üstün olduğu anlaşılır.
Hikâye :
Mısır Sultanı dostluk icabı Rum Kayseri'ne yazdığı mektubta;
- Zübde-i hayatım ( hayat hülasası olan oğlum)'a vefatımdan sonra saltanatı idare etmesinde kolaylık olsun diye bir çok mal, köle, nakit vs. hazırladım. Zât-ı devletiniz oğlunuza ne hazırladınız? diye sormuştu. Kayser gülümsedi ve :
- '' Mal, kararı olmayan vefasız yâr gibidir. Akıllı kişi, âhirette hükmü geçmeyen dünya malına ehemmiyet vermez. Ben oğlumu güzel ahlâk ile  süsleyip onun iki cihanda aziz olmasını düşündüm. Zira mal zevâla uğrar, fakat edep bâki kalır'' diye cevap verdi. Bu söz üzerine Mısır Sultanı:
-'' Edeb altından hayırlıdır.'' demiştir.
Edep: Akıl ve ahkâma uygun hal ve harekettir.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #7 : 27 Mart 2014, 21:45:02 »
Zenginliği izhar, şükürdendir.
Eşyanın iyisini kullanmak, elbisesi iyi olmak... bunlar şükrün ızhârıdır. İmkan sahibi iken yoksullar ve fakirler gibi yaşamak doğru değildir.
Malın şükrü: Cenâb-ı Hakk'ın ihsanı olan servetten müstahak olanlara haklarını verdiği gibi, ihtiyacı olanların hacetini görmek suretiyle servetini göstermekdir; âleme çalım satmak değil...
İbrahim Havas (K.S) bir gün ne zuhür ederse, kendisine hürmetkâr olan ve meccânen tıraş eden berbere Hakk'ın rızası için vermeyi niyet eder. Tıraş biterken de, kendisine bir kese gümüş verirler. Niyet ettiği gibi o keseyi berbere verir. Lâkin berber kabul etmez ve şöyle der:
-'' Ey Şeyh-i Kamil, ben seni Allah rızası için tıraş ettim. Hâlen de bu niyetteyim. Keseyi dolduran gümüşler kalbimi döndürmüş değil.. Rıza'ya tâlibim. Hâşâ Allah'ın rızasına karşılık dirhem ve dinar kabul edemem. Benim altına gümüşe ihtiyacım yok. şu halim riya sanılmasın. Muhtaç olduğum şeyi, san'atım sebebiyle Rabb'im bana ihsan ediyor.'' 
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #8 : 30 Mart 2014, 23:01:57 »
[b Kötüye iyilik et. seyyid ol ![/b]
Ey hakiki mü'min! Sana kötülük eden kimseye iyilik ve kerem göster ki, Allah yanında makbul ve seyyitliğe nail olasın. Nebiler ahlakı budur...
Bir veli:
Yıkanlar hâtır-ı nâşâdımı, yâ Rab şâd olsun.
Benimçün nâmurâd olsun diyenler, bermurâd olsun.
demiş... '' Ya Rab! viran gönlümü yıkanlar şâd olsun. Arzusuna ulaşmasın diyenler, maksadına ulaşsın'', demektir
'' Allah'ın ahlâkı ile ahlâklanın!'' hadisi şerifine uyan sadıklar: '' Her zuhüru Hak'tan ve her işi, Feyyaz-ı mutlak'tan bil'' buyurmuşlar.
« Son Düzenleme: 18 Nisan 2014, 01:20:04 Gönderen: Togika »
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #9 : 18 Nisan 2014, 01:16:51 »
Büyükler: '' Kişi kendisine gelen kötü bir iş sebebi ile üzülmeden önce kalb gözü ile bir baksa, gazabı gider, Zira eğer gazap etmesi, o kötülüğe sebep olan işe veya kişiye ise, ârifler makamında bu hal şirk sayılır, tevhid inancına zıttır. Eğer gazaplanması Hak Teâlâ'ya olursa haram olup, kulluk vazifesine muhâliftir. Her iki halden de Allah'a sığınmalı...'' demişler.
Kişi kötülük ettiği kimseden kötülük beklerken iyilik görünce, ona karşı olan fenâ düşünceleri bir anda değişir, düşmanlık dostluğa dönüşür, iyilik edende şeref kazanır.
« Son Düzenleme: 18 Nisan 2014, 01:32:07 Gönderen: Togika »
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #10 : 21 Nisan 2014, 01:55:49 »
Borcun edâsı dindendir.
Borca ehemmiyet vermek ve geciktirmeden ödemek, dinin kemâlindendir.
Mahşer gününe ve oradaki hesaba iman eden herkes, o gün hayır amellerinden borçluya verileceğini bilir de borcun edâsında acele eder. Zira Hadisi Şerifte: ''İmanı kâmil olan, borcunu süratle verendir.'' buyuruluyor. Rasülul-lah, borçlu olan birinin cenaze namazını kılmadı. Biri ödemeyi kabul etti de öyle kıldı.
Mü'min olan, ahirete hazırlanır, borcunu harcını verir; kimseye keder veren bir şey bırakmaz.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #11 : 23 Nisan 2014, 00:57:35 »
Musibetleri gizlemek, mürüvvettendir.
Mürüvvet: karşılıksız, daimi yardım ve iyiliktir.
Allah dostları, belâları Hak'tan bilir, defini de ondan dilerler, hastalık, ağrı ve sızılardan dahi şikayetlerde bulunup da yakınlarını, eşini dostunu mahzun ve düşmanlarını memnun etmeyi doğru bulmaz, mürüvvet icabı gizlerler..
Hadis-i Şerif: '' Düşmanın sevinmesinden Allah'a sığınırız.'' 
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #12 : 27 Nisan 2014, 15:54:39 »
Zühdün efdali, gizli olanıdır. 
Zühd!:  Cümle eşyadan muhabbet ve alâkayı kesmek, dünya ve içindekilerden yani Allah'dan gayri her şeyden yüz çevirmek olup, bunun hayırlısıda gizli olandır.
Dünyayı terk edip, Allah'dan gayri her şeyden yüz çeviren kişiye zahid denir.
Zahidler zümresi nazarında dünyanın değeri bundan ibarettir.
Hadis-i Şerif: 'Muhakkak ki Allahü Teâlâ gizli olarak kendisinden korkanları sever.'' Zira gizli yapılan ibadet riyadan uzak ve Hakk'a yakındır. Suret değiştirerek sofi görünmek kâr getirmez, ona itibar edilmez.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #13 : 07 Mayıs 2014, 12:46:52 »
Aile efradına edep öğret! Onlara menfaat verir..
Ve hizmetçilerine... İslâmi edeplerle terbiye edilen iyâlin dünya ve ahiretine menfaati büyük olmakla beraber, ilim öğreterek ikmâl edilen bir evlâd da, kıymeti târife sığmayan bir devlettir.
Terbiye işine vaktinde ehemmiyet vermeli.. Fırsatı kaçırmak nedâmete sebeptir. Kart ağaç aşı tutmaz, yaşlı kişi ve koca kurt terbiye almaz.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.

Çevrimdışı Togika

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 166
Ynt: Rişte-i Cevâhir ( Hz. Ali R.A'dan Hikmetler )
« Yanıtla #14 : 19 Mayıs 2014, 00:27:41 »
Ana- Babaya iyilik, amellerin en üstünüdür.
Fahr-i Âlem S:A:V. '' Allah'ın indinde en sevgili amel hangisidir.'' suâline: '' Vaktinde kılınan namaz; sonra, ana babaya hizmet, ikram; sonra Allah yolunda cihad..'' buyurdular.
Kuran-ı Mecid: '' Onlara üf deme.'' emri celili ile ana babaya en küçük üzüntü ve sıkıntı vermekten insanları men etmiş. Valide hakkında Allah'ın Resülü S:A.V. Cennet anaların ayakları altındadır.'' buyurmuştur.
Ana ve babası hayatta olmayanların, onlar namına hayır yapmaları ve beş vakit namaz sonunda dua ederek ruhlarını şâd etmeleri üzerlerine borçtur.
Hadis-i Şerifde: '' Sadakanın on'dan yediyüz'e kadar ecri beyan edilmekle beraber, ahirete göç etmiş olan ana baba ve yakın akrabalar için verilen sadaka ve yapılan hayrın sevabı hesapsızdır. Çünkü onların derecelerini yükseltir; onları azaptan kurtarır, rahmete çevirir.'' buyurulmuştur.
Uğrunda Fedakarlık Yapamadığın Sevgiyi Boşuna Yüreğinde Taşıyıp'ta Yük Etme.