Gönderen Konu: Yorgunluktan şikayetçiyseniz, işte şifası!  (Okunma sayısı 7761 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı enfa

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 1543
Yorgunluktan şikayetçiyseniz, işte şifası!
« : 25 Nisan 2008, 21:58:23 »

Bahar yorgunluğundan mı şikayetçisiniz? Peki nasıl atarsınız bu yorgunluğu üzerinizden? Bu öneriler size..

Sunpride Sağlıklı Yaşam Danışmanı Berrin Yiğit, "Bahar yorgunluğuna karşı doğru beslenilmeli. Bu yorgunluğa karşı özellikle nar, ananas, domates ve üzüm sularını tavsiye ediyorum" dedi.

Küreselleşmenin etkisiyle yaşanan sıcaklık farkları, insanları olumsuz yönde etkileyerek, başta yorgunluk ve halsizlik şikâyetlerini arttırdı. Konu ile ilgili açıklama yapan Yiğit, insanlar üzerinde etkili olan yorgunluk ve halsizlik şikâyetlerine karşı şu tavsiyelerde bulundu:

* Öğün atlamayın, her 3–4 saatte bir, yiyin.

* Baharatlı ya da yağlı besinler mide yanmasına neden olabilir, kaçının.

* Uzun süreli zindelik hissi için güne tam tahıl ürünleri ve meyve gibi yağ oranı düşük, lif oranı yüksek bir kahvaltıyla başlayın. Ekmek, mısır gevreği gibi karbonhidratlar serotonin hormonunun salgılanmasına neden olarak rahatlatıcı görev görürler. Sabah enerjisini artırmak için kahvaltınıza mutlaka meyve sularını ekleyin. Bazı meyve suları sabah saatlerinde mide asitliğini değiştirerek yanmalara neden olabilir. Meyve seçimi bu konuda önemlidir, ananas, elma ve üzüm doğru alternatiflerdendir.

* Karbonhidrat oranı düşük beslenme alışkanlığı halsizliğe neden olur. Mutlaka her öğünde sebze, meyve ve tahıl tüketmeye özen gösterin. Sebze sevmeyenler için domates suyu içmek alternatif olabilir. Domates suyu ile kan dolaşımınızı hızlandırarak, düşen enerjinizi yükseltebilirsiniz.

* Gün içinde tatlı krizleri yaşıyor, saldırırcasına yiyor ve akabinde yine uyku hali çöküyorsa glisemik indeksi düşük meyve suyu karışımları hazırlayın. Örneğin meyve suyu içine yağsız süt veya yoğurt ekleyip, öğütülmüş keten tohumu veya kıyılmış bademle zenginleştirip tarçınla tatlandırabilirsiniz. Bunun için en uygun meyve suları nar, şeftali, çilek, ananas, kivi, böğürtlengillerdir.

*Basit şeker oranı yüksek besinler, kafein oranı çok yüksek olan içecekler den uzak durun. Bunlar günün ilerleyen saatlerinde sersemlik hissi yaratabilir.

* Yatmadan önce hafif şeyler yiyin.

* Öğününüzün temelini makarna, tatlı, patates kızartması gibi kan şekerinde anormal dengesizliklere yol açan besinler oluşturuyorsa, bu uyku haline yol açabilir.

* Alkol tüketmemeye özen gösterin. Merkezi sinir sistemini baskılayan alkol bir kaç saat sonra aşırı yorgunluğa yol açar.

 


Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6599
Ynt: Yorgunluktan şikayetçiyseniz, işte şifası!
« Yanıtla #1 : 26 Nisan 2008, 00:56:50 »
Kendi kendinize test uygulayın


Sabah halsiz kalkma


Sinirlilik


Uyku bozukluğu


Konsantrasyon güçlüğü


Eklem ve kas ağrılarının olması


Kendini depresif hissetme


Tembellik, üşengeçlik


Enerjinin azaldığını hissetme


İşlerini erteleme


Tedirginlik

Değerlendirme: Yukarıdaki şikayetlerden en az üçüne 'EVET' yanıtı verenlerde bahar yorgunluğu olduğuna işaret ediliyor.

Bu şikayetlere dikkat

Manik-depresif bozukluğun iki ayrı döneminde farklı belirtiler ortaya çıkıyor.

Manik dönemde, kendini gösteren şikayetler:


Çok konuşma


Aşırı hareketlilik


Ölçüsüz alışveriş


Uyku azalması


Hızlı düşünme.

Depresif dönemde, ortaya çıkan sorunlar


Hayattan zevk almama


Enerji azalması


Yorgunluk


Konsantrasyonda azalma


Günlük işlere ilginin azalması


İştah bozuklukları


Kendini değersiz hissetme


Suçluluk duygusu.

Kimler risk altında


Sigara içenler Yoğun iş temposu olanlar Dengesiz beslenenler Değişikliğe açık olmayanlar Olumsuz düşünmeye yatkınlar


Yenilgiyi çabuk kabul edenler  Zorluklara karşı tahammül edemeyenler.
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Ber-ceste

  • yazar
  • ****
  • İleti: 551
Yorgunluktan kurtulma yolları
« Yanıtla #2 : 04 Haziran 2008, 23:50:25 »
Bugünlerde her zaman yaptığınız işler sizi her zamankinden daha fazla mı yoruyor? 'Hangi vitamini alsam da eski canlılığıma kavuşsam' diye mi düşünüyorsunuz?

Alacağınız küçük önlemlerle yorgunluk sorunundan kurtulmanızı sağlayacak yolları işin uzmanları gösteriyor. Banyonuzun ısısından günde içeceğiniz su miktarına, menünüzden seçeceğiniz spora kadar küçük ama etkili önlemler alarak yorgunluktan kurtulmanız mümkün.

Uykudan önce süt içmeyin Sabahları yataktan yorgun argın kalkanlar dikkat: Hareket miktarınız arttıkça yorgunluğunuz azalacak. Prof. Dr. Ayşen Yücel'e göre hareketsiz yaşamlar yorgunluğu davet ediyor.

Anadolu Sağlık Merkezi'nden Prof. Dr. Ayşen Yücel, yorgunlukla ilgili sorduğumuz soruları yanıtladı.

EN ÇOK YORULAN ASLINDA EN AZ ÇALIŞANDIR

* Neden bazı dönemlerde daha çok yoruluruz?

Bazı dönemlerde yeterli besin alınmaması, vücutta vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroit bezinin çalışma düzensizlikleri, tansiyon, kalp, enfeksiyon hastalıkları hatta sigaranın fazla içilmesine bağlı olarak da yorgunluk artabilir.

* Yorgunluk ve ağrı neden artık daha fazla görülüyor?
İnsanlar maalesef giderek daha az hareketli bir yaşamı benimsiyorlar. Kapısının önünden arabasına gidip işine giden, gün boyu işte bilgisayar karşısında çalışan, son derece aktivite yapan ve akşam yine evine arabayla gidip yemek yedikten sonra yatan insanlar haline geldik. Bu kadar hareketsizlik aslında insanın vücut yapısına aykırı bir durum. Çünkü hem kaslarımız hem de eklemlerimiz fizyolojik olarak belirli hareketleri gerçekleştirmek üzere düzenlenmiştir. Yani biz eklem ve kaslarımızın sağlıklı olmasını istiyorsak onları hareket ettirmek, çalıştırmak zorundayız. Hareketsiz yaşamın iki kötü sonucu var: Biri şişmanlık, diğeri ise, ağrı ve yorgunluk hissi. Ama maalesef günümüzde kişiler daha çok şişmanlığa konsantre olmuş durumdalar; diyet yapıyorlar, bitkisel ürünler kullanıyorlar ancak hareketsiz yaşamın diğer kötü sonucu olan yorgunluğu göz ardı ediyorlar.

TEMBELLİKTEN KURTULUN

* Hareketsizlik nasıl yorgunluk ve ağrıya yol açıyor?

Hareketsiz bir kişide giderek kas tembelliği oluşup, kasların doğal kasılı olma hali ortadan kalkıyor ve eklemler yıpranıyor. Bu durum zamanla kişinin kendisini yorgun hissetmesi gibi sonuçlara neden oluyor. Bununla birlikte eğer kişi farklı zamanlarda, beklenmedik bir şekilde ani hareket ederse ya da yorucu bir aktivitede bulunursa (örneğin, çok hareketsiz bir kişi arkadaşlarına söz verdiği için maç yaparsa ya da yine günlük yürüyüşü hiç adet edinmemiş bir kişi trekkinge giderse) bu insanlarda çok şiddetli kas ve eklem ağrıları görülüyor. Eğer kişi hareketsiz bir hayatı yaşam tarzı olarak benimserse genel ya da bölgesel olarak kas ağrıları ve yorgunluk hissi ortaya çıkar.

* Hangi ağrılar bunlar?
Genel olarak bazı kişiler daha çok boyun kasları, sırt kasları, üst kol kaslarıyla seyreden baş boyun bölgesi ağrıları ve o bölgede güçsüzlük, yorgunluk hissediyor. Diğer bir grup ise, daha çok sırt, bel, bacak kasları bölgesinde yorgunluk ve ağrı hissediyor. Biz bunlara genel olarak 'miyofasyal ağrılı hastalar' diyoruz. Çünkü miyofasyal ağrıda kasların bazı noktaları zaman içinde hassasiyet kazanıyorlar ve bu hassas nokta ya da tetik noktalar dediğimiz bölgeler çeşitli faktörlerle kasta ağrılı kasılmalar oluşturuyorlar. Örneğin soğuk veya sıcak havada ya da yorgunluk ve stresin birlikte olduğu durumlarda kas kasılmasına bağlı ağrılar yaşanır. Baş-boyun ağrısı olan hastalarla, ya da kas kasılmasına bağlı bel-bacak ağrısı olan hastalarda buna dikkat etmek gerekir.

SOĞUK AĞRI YAPAR

* Çok soğukta kalmak ağrıya mı yol açıyor?

Evet, çünkü çok soğukta kalınca kişilerde kas kasılması oluyor. Normalde soğukta kaslarımızı kasarız. Sıcak bir yere girdiğimizde insanın kasları gevşer. Ama bu zemini olan bir insanda kas kasılı kalır ve çok şiddetli ağrısı olur. O yüzden hastalar "Soğuğa çıktığım zaman çok şiddetli ağrılarım oluyor" derler. Bu hastalar, hareketsiz hayat tarzını devam ettikçe bu ağrılara bir de yorgunluk eklenir. Bir süre sonra, "Ben uzun süre bilgisayarda çalışıyorum sonra kollarım o kadar yoruluyor ve kendimi o kadar halsiz hissediyorum ki işime devam edemiyorum" demeye başlarlar. Ama bu grup hastayı, yani miyofasyal ağrı sendromları dediğimiz hastaları fibromiyaljiden ayırmak lazım.

Esra Tüzün - Hürriyet
Sükût etmek gibi alemde nadana cevab olmaz..

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6599
Kronik Yorgunluk
« Yanıtla #3 : 04 Ekim 2008, 19:00:53 »
Yoğun bir tempo, stres ve aşırı rekabet ortamında çalışıyor, üstelik "bir türlü dinlenemiyorum" diyorsanız, sizde de kronik yorgunluk hastalığı olabilir. Hastalığın sebebi, uzun süreli psikolojik yıpranma ve stres.

Özellikle eğitimli ve gelir seviyesi yüksek çalışan kesimde görülen kronik yorgunluk sendromu, son yıllarda Türkiye de artmaya başladı. Beyaz hastalığı olarak bilinen ve Batı ülkelerinde görülen kronik yorgunluk , iş verimini düşürerek ekonomik kayıplara sebep oluyor.

Hastalık en çok kadınları etkiliyor. Yüzde 70 oranında kadınlar ve özellikle 30-50 yaş grubu kapsam alanında bulunuyor. Alman Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Jan Klod Kayuka ya göre, hastalık Türkiye de yeni olduğu için henüz çok iyi tanınmıyor ve çoğu kez tanısı konulamıyor. Kayuka, hastalığı, tıpta, nedeni ve başlangıç tarihi tam olarak bilinmeyen, ancak çok da uzun süreli olmayan bir yorgunluğun en az 6 ay veya daha uzun bir süre devam etmesiyle ortaya çıkan bir durum olarak tanımlıyor.

Hastalığın doğuştan gelmediğini, sonradan kazanıldığını anlatan Kayuka, "Hastalık sinir sistemini, bağışıklık sistemini ve hormonal dengeyi etkilediği için kompleks bir yapıya sahiptir." dedi. Hastalığı tetikleyen nedenler arasında, uzun süreli psikolojik zorlanma, çevresel toksinler, kimyasallar, ağır metaller, fiziksel travmalar ya da cerrahi müdahaleler bulunuyor.

Başlatıcı olaydan sonra hastalar sağlıklarında ilerleyici bir bozulma yaşıyor. Genellikle hissettikleri kadar hasta görünmüyor, hastalık iddiaları da doktorlar tarafından haksız olarak şüphe ile karşılanıyor.

Kronik yorgunlukla baş etmek için ne yapılmalı?

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Jan Klod Kayuka, hastalıkla mücadele için, "Öncelikle stresi kontrol etmeyi bilmeliyiz. Herkesin bir stres eşiği vardır ve bu eşiği aşmamak gerekir. Düzenli hayat tarzı, hafif fiziksel egzersizler, sağlıklı beslenmek ve ideal kiloyu korumak da temel kurallardır." ifadelerini kullandı. Bunların da yanında alkol ve sigaradan uzak durmak, hastalıktan kurtulmanın en önemli etkenleri arasında gösteriliyor.

Bu belirtilere dikkat!

Hafızada ve konsantrasyonda bozulma Boğaz, kas, karın, çene ve bazı eklemlerde ağrı olması

Uyanınca kendine gelememe Yapılan bir iş sonrası 24 saatten fazla sürede geçen kırıklık hissi

Şişkinlik Kronik öksürük İshal Sersemlik Bulantı Gece terlemesi Nefes darlığı Deri duyarlılığı

Karıncalanma hissi Kilo kaybı

Hastalar ne hissederler?

Yıpranmışlık Yorgunluk Tükenmişlik Güçsüzlük Çalışmanın tatsızlaşması Sıkıntı Performans azalması

Halsizlik Enerji yokluğu Uykulu hal Çalışmaya isteksizlik

hekimce
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı devran

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
Üzerinizde yorgunluk mu var?
« Yanıtla #4 : 14 Nisan 2009, 12:55:33 »
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Galip Ekuklu, bahar yorgunluğunun etkilerini azaltabilmek için günde 3 litre su içilmesi gerektiğini bildirdi.

Doç. Dr. Ekuklu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bahar yorgunluğunun, bu mevsimde havadaki elektrik yükünün, özellikle negatif iyonların artmasına ve insan metabolizmasındaki değişikliklere bağlı olarak halsizlik ve gerginlikle öne çıkan bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.

Bahar yorgunluğunun gerginlik, sinirlilik, uyku bozuklukları, depresyon belirtileri, eklem ağrıları, kaslarda kramplar, mide rahatsızlıkları ve tansiyon yüksekliği belirtileriyle ortaya çıktığını ifade eden Doç. Dr. Ekuklu, rahatsızlığın genel olarak büyük ve kalabalık kentlerde yaşayanlarda görüldüğünü kaydetti.

Hava kirliliği, yoğun trafik, evsel ve sanayi atıklarının neden olduğu çevre kirliliğinin gerginlik ve stresi daha da artırdığını belirten Doç. Dr. Ekuklu, şöyle konuştu:

''Bahar yorgunluğunu yenebilmek ve etkilerini azaltabilmek için günde 3 litre su içilmelidir. Düzenli kahvaltı, egzersiz, güneşli havalarda yürüyüş ve C vitamini tüketimini artırmak da faydalı olacaktır. Uykusuzluk sorununu yenebilmek için her gün aynı saatte yatılıp, yeterli miktarda uyku alınması gerekiyor. Beslenmede en önemli öğün, kahvaltıdır. Güne mutlaka kahvaltı yaparak başlanmalı. Önlem alınmaması durumunda olay kronik yorgunluğa dönüşebilir.''

habertürkten alınmıştır
Gün Olur devran döner.