EĞİTİM, AİLE, KÜLTÜR-SANAT, SAĞLIK > SAĞLIKLI YAŞAM
Hipotroid Hastalığında Beslenme Nasıl Olmalıdır?
(1/3) > >>
Tuğra:

Aktivitesi az olan bir tiroid bezi hipotroidizme yol açar. Hipotiroidizmde vücudun normal fonksiyon hızı , yani bazal metabolizma yavaşlamıştır. Tiroid hormonunun azlığı vücudun yavaşlamasına yol açar ve hastayı fiziki ve zihinsel yönden tembel durumda bırakır.
 
Hipotroid Nedir?

Hipotiroid genelikle tiroid bezinin iltihaplanması (tiroidit) nedeniyle ortaya çıkar. Antikorlar tiroid dokularını tahrip eder ve böylece bezeler yeterince hormon salgılıyamaz. Hormon salgılamasının azalmasından tiroid amaliyatı ve hipertiroide (tiroidin aşırı çalışması) karşı kulanılan ilaçlar bezenin yetersiz hormon salgılamasına neden olur. Hipotiroidin oluşmasında bir diğer önemli sebepte hipofiz bezesinin yeterince yönlendirme hormonu salgılamamasıda aynı şekilde hipotiroide sebep olur.

Hipotroidizmde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Troid  ;dengesiz ve yetersiz beslenme,suyun içindeki florür ,aşırı doymamış yağ tüketimi, sedanter yaşam , hareketsizlik, sebze ve meyvelerdeki pestisitler, ilaç kalıntıları,x-ray ışınlarına maruz kalmak,alkol ve bir takım ilaçlardan etkilenebilir.

Hipotroid Hastaları Hangi Besinleri Bol Tüketmeli? Hangilerinden Uzak Durmalıdır?

1.Düzenli olarak   taze yada kuru kayısı,gün kurusu kayısı, hurma,yumurta sarısı, pekmez, maydanoz,maydonoz suyu, patates, kuru yada taze mürdüm eriği,tam tahıl,balık,tavuk,süt ürünleri ve peynir tüketin.

2.Brokoli, Brüksel lahanası ,beyaz,kara lahana,şeftali,armut,turp,ıspanak,pazı ve şalgama  beslenme programınızda daha az yer verin. Eğer  hipotroid semptomlarınız arttıysa yada ileri düzeyde   ise  bu yiyecekleri tamamen diyetinizden çıkartın.

3.Rafine edilmiş besinlerden  (beyaz un,şeker ) uzak durun.

4. Florür   (diş macunları ve musluk suyunda mevcuttur.) ve klordan (musluk suyunda mevcuttur.)  sakının.Klor ve florür troid bezlerindeki iyot reseptörlerini bloke eder  ve hormon seviyeleri düşürür.

5.Troid ilaçları diğer ilaç ve besinlerle etkileşime girebileceği için  mutlaka  aç karnına  yada doktorunuzun önereceği şekilde kullanın.

6.Kelp (esmer su yosunu)  iyi bir iyot kaynağıdır.İyot,troid hormonunun temel  maddesidir.

7.B vitamin kompleksi  hücre yenilenmesi ve hücresel enerji üretimi,sindirim  sistemi ,immun fomksiyonlar ve troid fonksiyonları için gereklidir. Diyetinizde her besin grubundan almanız çok önemlidir. Özellikle tam tahıllar, kurubaklagiller, yağsız hayvansal ürünleri dengeli bir şekilde tüketmek gereklidir. Yetersizliği görülen durumlarda doktor yada beslenme uzmanınıza danışarak  B Vitamin kompleksi kullanın.

8.Yeşil çay antiinflamuar ve antikanserojen  besindir ve iyi bir metabolizma hızlandırıcıdır. Hergün 3 fincan şekersiz  limonlu yeşil çay tüketin.

9.Metabolizmayı hızlandırmanın  ispatlanmış en iyi yolu az ve sık beslenmektir. 2,5-3 saat ara ile küçük,kalorisi düşük  öğünler tüketin.  Öğün atlamayın. Yemek yemek için çok acıkmayı beklemeyin.

11.Bol su için. Musluk sularını kullanmayın. Tükettiğiniz suyun kalitesine ve içeriğine dikkat edin.
 
hastane.com.tr
Fatihan:
Halk arasında zehirli guatr olarak bilinen Hipertroidi önemli bir rahatsızlık. İnsanlar önemsiz gibi görüp başlangıcında tedaviyi geciktiriyorlar.
Aşırı kilo kaybı ya da kilo alma gibi, aşırı sinirlilik gibi etkileri oluyor.

Yukarıdaki maddelere ilaveten bu hastalığı olanlar mutlaka iyotsuz tuz kullanmalı.

Tuğra:
Tuz ve Kullanımı

Yemeklerde Hangi Tuzu Kullanmalıyız? İyotlu ve İyotsuz Tuzu Kimler Yemelidir?

Türkiye’de bölgelere göre değişmek üzere % 5-45 oranında guatr vardır. Guatr oluşmasında en büyük etken toprak ve suda yetersiz iyot olmasıdır. Guatr hastalığını önlemek amacıyla piyasada satılan bütün tuzlar 1999 yılı Ağustos ayından bu yana iyotlanmaktadır.

Tuzların iyotlanması guatr hastalığının ortaya çıkışını engellemekte ancak bazı kişilerde aşırı iyod alınması nedeniyle zararlı yan etkilere veya hastalıklara neden olmaktadır.

Piyasadaki tuzların iyotlanmasından sonraki üç-dört yıllık sürede kliniğimize veya polikliniklerimize başvuran hastalarda hipertiroidi dediğimiz tiroid bezinin aşırı çalışmasıyla karakterize olan hastalığın (Halk arasında buna zehirli guatr da denmektedir) giderek artan sıklıkla karşımıza çıkmasıdır.

Tiroid bezi az çalışan hastalarda da (Hipotiroidisi olanlarda) iyotlu tuz bu hastalığın daha da şiddetlenmesine neden olmaktadır.

Bu nedenle yemeklerimizde kullanılan tuzun iyotlu veya iyotsuz olması bazı hastalar veya kişiler için büyük önem taşımaktadır.

1) Kimler İyotlu Tuz Yemelidir?

Vücudumuzda boynumuzun ön tarafında bulunan tiroid bezinin yeterli hormon salgılayabilmesi için günlük en az 150 mikrogram iyotun gıdalar ve suyla alınması gerekir. Eğer yeteri kadar iyot alınmazsa guatr hastalığı oluşur.

Guatr hastalığını önlemek için önceden bilinen bir tiroid hastalığı olmayan çocuklar, erişkinler ve gebe kadınlar iyotlu tuz yemelidir. Tiroid hastalığı şüpheniz varsa bunun için bir dahiliye veya endokrinoloji-metabolizma uzmanına başvurunuz ve ona göre hangi tuzu kullanacağınıza karar verilmelidir.

2) Kimler iyotsuz tuz yemelidir?

Nodüler guatrı, Hipertiroidisi (tiroid bezi çok çalışanlar veya zehirli guatrı olanlar), hipotiroidisi (Tiroid Bezi az çalışanlar) olan hastalar özellikle İYOTSUZ TUZ yemelidirler. Bu tür hastalar iyotlu tuz yedikleri takdirde hastalıkları şiddetlenmektedir.

İyotlu tuz yiyen nodüler guatrlı bir hastada alınan iyot, nodülün fazla çalışmasına neden olmakta ve hipertiroidi dediğimiz tiroid bezinin aşırı çalışmasıyla (terleme, çarpıntı, zayıflama, sinirlilik, ellerde titreme ile kendini gösterir) karakterize bir hastalığa neden olmaktadır. Yine anti-TPO antikoru kanlarında yüksek olan hastalar iyotlu tuz yediklerinde tiroid bezinin az çalışmasına neden olmaktadır.

Bu tür hastalığı olanlar da özellikle iyotsuz tuz yemelidirler. İyotsuz tuz, süpermarketlerde veya bakkallarda (Billur Tuz veya Salina firmalarına ait) kendiliğinden tuzluklu bir şekilde satılmaktadır. Bu tuzları bulamayanlar ise kaya tuzu yemelidirler. Ailede bir kişi iyotsuz tuz yiyecekse yemekler tuzsuz pişirilmeli ve herkes kendi tuzunu kullanmalıdır.

KAYNAK: Prof.Dr.Metin Özata
Tuğra:
 
Zehirli guatr’ın ameliyatsız tedavisi olan ve halk arasında “atom tedavisi” olarak bilinen “Radyoaktif İyot Tedavisi”, hastanede kalmayı gerektirmeyen, basit uygulanılabilir olması nedeniyle hastalar açısından da oldukça konforlu bir yöntemdir.
 
Radyoaktif İyot Tedavisi ile hastalar genellikle tek uygulamayla sağlığına kavuşuyor. Tedavi ciddi bir yan etki yapmıyor ve sanıldığı gibi kısırlığa neden olmuyor.

Memorial Antalya Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü’nden Uz. Dr. İbrahim Oğuz Çeri, RAI kapsül tedavisi hakkında bilgi verdi.

Zehirli guatr, belirtileri nedeniyle bazı hastalıkla karıştırıldığı gibi vücuttaki birçok sistemi de olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Hastalarda deri yumuşak, ince ve nemlidir. Sıcağa tahammülsüzlük, yüzde kızarma, sürekli terleme, ciltte yaygın kaşıntı ve döküntü, bazen de özellikle ayak ve bacaklarda ciltte kalınlaşma, renk değişimi (dermatopati) gözlenebilir. Ayrıca saçlarda aşırı derecede dökülme, incelme ortaya çıkar. 

■Nörolojik sistemde; hastalarda sinirlilik, heyecanlı görünüm, hızlı konuşma, uykusuzluk, ellerde ve dilde dikkati çeken titreme ortaya çıkabilir.
■Kas-iskelet sisteminde; aşırı yorgunluk, kaslarda güçsüzlük ve erime, kemik mineral içeriğinin azalması ve kemik erimesi görülebilir. Çocuklarda büyüme gerilikleri ortaya çıkabilir.
■Solunum sisteminde özellikle efor sırasında ortaya çıkan nefes darlığı belirgindir.
■Dolaşım sisteminde; çarpıntı, atrial fibrilasyon, göğüs ağrısı, kalpte büyüme ve kalp yetmezliği gelişebilir.
■Sindirim sisteminde; iştah artışına rağmen artan metabolizma nedeniyle kilo kaybı tipiktir. Bulantı, kusma, karın ağrısı, bağırsak hareketlerinde hızlanma ve ishal sıklıkla görülebilir.
Ameliyatsız Çözüm: Radyoaktif İyot Tedavisi

Halk arasında “atom tedavisi” olarak da bilinen RAI131 tedavisi, ilaç tedavisiyle başarı sağlanamayan ve tekrarlayan Graves hastalarında, nodülün eşlik ettiği hipertiroidi hastalarında, kalıcı tedavi sağlamak amacıyla sıklıkla kullanılan bir tedavi şeklidir. Hipertiroidi tedavisinde kullanıldığında hastanede kalmayı gerektirmeyen, basit uygulanılabilir olması nedeniyle hastalar açısından da oldukça konforlu bir tedavi yöntemidir.

Sıvı ve kapsül formlarında uygulanabilmekte olup, sıvı formunda uygulandığı takdirde hastaların sadece renksiz, kokusuz, tatsız, suya benzer görünümde bir sıvıyı içmeleri şeklinde basit bir tedavi şeklidir. Kapsül formu ise aynen bir antibiyotik kapsülüne benzer.

Hastalar bu kapsülü su ile birlikte içer. Sıvı formdansa kapsül formdaki tedavi daha çok tercih edilmelidir. Sıvı formda uygulanan tedavide mevcut olan dökülme, bulaşma riski kapsül formda mevcut değildir. Hastalar RAI131 kapsülünü yuttuktan sonra evlerine gitmekte ve çok aşırı bir kısıtlama olmadan yaşamlarına devam edebilmektedir.
 
hastane.com.
Hâsıl-ı Kelam:
teşekkürler
Navigasyon
Mesajlar
Sonraki Sayfa

Tam sürüme git
Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek