Gönderen Konu: Sarayda çay keyfine davetlisiniz  (Okunma sayısı 5502 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7472
Sarayda çay keyfine davetlisiniz
« : 18 Haziran 2011, 03:51:03 »



 Dolmabahçe Sarayı'ndaki Kuşluk Kafeteryası'nda tavus kuşları etrafınızda dolaşırken çayınızı içebiliyorsunuz. Ihlamur Kasrı'nın kafeteryasında ise sincaplar koşturuyor. Şehrin hem içinde hem de dışındaymış gibi sakin, sessiz ve güzel bir ortam sunan saray kafeteryalarının fiyatları da uygun. Ama çoğu 17.00'de kapanıyor. Bir tek Beykoz'daki Küçüksu Kasrı akşamları açık.

"Asırlık ağaçların arasında, üzerinde nilüferler açmış fıskiyeli havuzların süslediği; yaprak hışırtısı, gül kokusu eşliğinde 'Padişahlara layık' bir bahçede çay içmek kime nasip olur ki? Biz söyleyelim, yolu İstanbul'a düşen herkese... Peki, ama nerede? Tabii ki bir zamanlar padişahların yaşadığı, gezip dolaştığı saray ve köşklerin ferah fahur bahçelerinde! Müze ziyareti esnasında çoğumuzun iç geçirerek yanından geçtiği ama 'pahalıdır' diye girmeye cesaret edemediği bu bahçelerde keyif yapmak aslında sanıldığı gibi cebe dokunmuyor. Fiyatları uygun. Üstelik İstanbul'un hiçbir yerinde bulamayacağımız huzur veren görüntüsüne rağmen. Biz gittik gördük. Birinde limonata içtik ötekinde çay... İşte, padişahlar gibi dinleneceğiniz yeşil, mavi ve geçmişi bir arada temaşa edebileceğiniz saray kafeteryaları...

***



Dolmabahçe'de üç kafeterya var

Dolmabahçe'de 3 kafeterya var. 'Saat Kulesi', sarayın hemen girişinde. Kitap okumak için de inanılmaz sakin bir yer, özellikle vakit ikindiyse! Dolmabahçe Sarayı'ndaki diğer kafeteryalar sarayın iç avlularında. Saat 17.00'ye kadar hizmet verebiliyorlar ancak pazartesi ve perşembe günleri kapalı. 'Cariyeler Kafeteryası' cariye koğuşlarının baktığı bahçede. 'Kuşluk Kafeteryası' sarayın en serin yerinde kurulu. Burası, nilüferlerin açtığı kocaman havuzuyla insana mevsimin yaz olduğunu bile unutturuyor. Çayınızı yudumlarken, gözünüze arz-ı endam eden bir tavus kuşu ilişirse şaşırmayın! Çünkü, Sultan Abdülhamit zamanından beri bu bahçenin bir tarafında tavus kuşu, peç tavuğu, gümüş sülünler yetiştiriliyor.

***



Beylerbeyi Sarayı hiç boş kalmıyor

Beylerbeyi Sarayı, Anadolu yakasında Boğaziçi'ni Osmanlı zarafetiyle süsleyen nadir yerlerden. Sarayın bahçesinde; 1989'dan beri hizmet veren kafeterya, oldukça meşhur. İstanbul'un tadını Boğaziçi köprüsüne bakarak çıkarmak isteyenlerce hiç boş bırakılmıyor. Fiyatları da sarayda kahvaltıya olan ilgiyi artırıyor. 5 fincan çay ve 16 çeşitten oluşan kahvaltı tabağı sadece 10 lira. Bu arada, kafeteryaya girebilmeniz için diğer bütün saray kafeteryalarında olduğu gibi 1 lira bahçe bedeli ödemelisiniz fakat bu ücrete müze gezisi dâhil değil. Sarayı gezmek isteyenler bir 5 lirayı daha gözden çıkarmalı.

***



Maslak Kasrı en az bilinenlerden

Maslak Kasrı kafeteryaları, saray kafeteryaları içinde ismini şimdiye kadar en az duyduklarınız arasındadır muhtemelen. Gökdelenlerin yükseldiği Maslak'ta, tabelaların yönlendirmesi olana kadar kimsenin fark etmediği, rengârenk güllerle donatılmış ve çevre yapısıyla hiç alakası olmayan bu yer, yanı başındaki ordu evine ait sanılmış yıllarca. Neyse ki, burada asırlık ağaçların rüzgârla dans ettiği, güneşin sadece ışığını hissettirmek için girdiği kocaman bir bağ olduğu ve bu bağın şimdilerde kafeteryasıyla meşhur olduğu duyulmuş.

***



Ihlamur Kasrı hem şehre yakın hem sessi

Beşiktaş'tan Nişantaşı'na çıkarken, "Bu da ne, cennete mi geldim yoksa?" diye afallayıp kalacağınız bir saray kafeteryası var: Padişahların dinlenmek için yaptırdığı, Ihlamur kasırlarının bahçesi... Her yer yemyeşil. Ihlamurdan, İstanbul'da başka yerde örneği olmayan gingko bilobaya kadar pek çok ağaç bulunuyor. Bu ağaçların ortasındaki görkemli fıskiye ise bir kuş havuzu gibi. Her dakika ya bir serçe banyo yapıyor ya da ördekler. Normalde bu kadar yakından göremeyeceğimiz sincaplar da kafeteryanın konumlandığı bahçeye ayrı bir hava katıyor. Ama en güzeli, mekanın hem şehre yakın olması hem de sessizliği. Menü de fiyatlar da diğer kafeteryalarla aynı. Tek fark, hafta sonları sabah 09.00'dan öğlen 13.00'e kadar süren 20 liralık açık büfe kahvaltı...

***



Küçüksu Kasrı akşamları da açık

İşte, tarihi ve Boğaz'ı seyrederek oturabileceğiniz bir kafeterya daha. Sultan Abdülmecit tarafından devrin ünlü mimarı Nigogos Balyan'a yaptırılan Beykoz'daki Küçüksu Kasrı'nın bahçesinde burası. Yer itibarıyla Boğaz'ın üstünde gibi duruyor. Rumelihisarı'nı karşınıza almanızsa keyfi ikiye katlıyor. Ama bütün bunları yaşamadan önce hemen yan taraftaki kasrı ziyaret edin ki hiçbir şey eksik kalmasın. Bu arada Küçüksu Kasrı Kafeteryası akşamları da açık.



Aynalıkavak Kasrı Haliç kıyısını süslüyor

17. yüzyıldan beri Haliç kıyısını süsleyen Aynalıkavak Kasrı, 2000 yılında restore edilerek ziyarete açıldı. Hem de bahçesinde bir kafeteryayla... Dışarıdaki betonarmeye inat yeşil bir alan sunan bu bahçe hafta sonunu alışverişmerkezlerinde geçirmek istemeyenler için iyi bir tercih. 90 kişilik kapasitesi var. Düğün, nişan için kullanılabiliyor. Ama biz, buraya arkadaşlarınızla gelip çimlerde sohbet ederek vakit geçirmenizi tavsiye ederiz.

***

Fiyatlar hepsinde aynı

Soda: 1,5 TL

Ayran: 1,5 TL

Su: 1 TL

Çay: 2 TL

Türk kahvesi: 3,5 TL

Bitki çayları: 2 TL

Kaşarlı tost: 2,50

Karışık tost: 3,50

Kek çeşitleri: 4 TL

Poğaça çeşitleri: 0,75 TL

Simit açma: 1 TL

Patates tava: 5 TL

Kahvaltı: 10 TL

Kaşarlı sandviç: 5 TL

zaman