Gönderen Konu: Sebe Kraliçesi - Belkis  (Okunma sayısı 4115 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
Sebe Kraliçesi - Belkis
« : 23 Nisan 2007, 15:36:25 »

Sebe Kraliçesi - Belkis

Hz.Süleymanın haberdarı olan Hüdhüd kuşu ona bir gün şöyle haber getirir:
- Ben bugün şu ana kadar hiçbirimizin varlığından haberimiz olmadığı Sebe'yi  gördüm onun kraliçesini  gördüm. Büyüük mülkleri, geniş  topraklar var. Ancak bunlar bu kadar dünyalığa rağmen Allah'ı bırakıp güneşe secde ediyorlar. Ne yaptıklarının farkında değiller.

Hz.Süleyman bu durumdan rahatsız olur. Hemen  o kraliçeye ve kendi gibi Allah'a ortak koşan yöneticilerine bir mektup yazarak, hak yola, islama çağrıyor, yoksa ordularını sevk edeceğine değiniyor ve herşeyden önce ülkesine davet ediyordu. Kraliçe ülkesini akıllıca yönetiyor, acele kararların altına imza atmıyordu. Her şeyi ile mükemmeldi, sadece aklı ona Allah'ı bilmek ve sadece Allah'a ibadet etmek konusunda ihanet etmişti. Mektubu okuyunca öfkeye kapılmadı. Kendi başına bir karar almadı. Vezirlerine bu mektubu okuttu.

Bu mektup öyle sıradan bir mektup  değildi. Zamanın en büyük kralından ve insanları Allah'a davet eden bir peygamberden gelmekteydi. Vezirler, güçlerinden, askerlerinden, teknojilerinin üstünlüğünden bahsetmeyue başladılar. Ancak bu konuda Kraliçe ikna olmayıp diğer yok olan krallıkları hatırlatıp, ülkenin ve halkının sonu olabileceğinide belirterek:

- Ben süleyman'a çok kıymetli hediyeler göndereceğim. Eğer bu hediyeleri kabul ederse, o gerçekten bir kraldır ve bu takdirde durmayın hemen ona savaş açın. Yok eğer hediyeleri kabul  etmezse, bu takdirde o bir peygamberdir, o zaman hemen ona tabi olun!

Kraliçe, denemek içinHz.Süleyman' hediyeler gönderir. ancak Hz.Süleyman hediyelerine rağbet etmez, yüz çevirir.
- Beni  dünya malı ile etkilyeceğinizi mi sanıyorsunuz? Mallarınız da, şirkiniz da sizin olsun. Bana Allah tarfından verilen çok daha hayırlıdır. Durum ciddidir. Mesele davet ve itaat meselesidir, alışveriş  meselesi değil.

Hz.Süleyman daha sonra orduları ile üzerlerine söyler. Heyet gelip  durumu kraliçelerine anlatırlar. Analtılanları dinleyen  Kraliçe ve halkı Hz.süleyman'a itaat ederler ve Hz.Süleyman'ı ziyaret etmek üzere Kraliçe yola koyulur.

Hz.Süleymanonalrın itaat etmiş oldukalrına çok sevinir ve Allah'a hamd ü senalar eder. Kraliçeye Allah'ın mücizelerinden birini göstermek isterki bu mucize ile Kraliçe Allah'ın güç ve kuvvetine, Hz.Süleyman'a vermiş olduğu nimetlere daha fazla delalet etsin. Bunun için, kraliçenin kuvvetli  ve emin ellere teslim ettiği tahtını, o gelmeden önce getirmek istedi. Bu isteği yerine geldi ve mucize gerçekleşmiş oldu. Bu arada tahtın bazı detayda kalan özelliklerininde değişmesin emretti, emri yerine getirildi.

Hz.Süleyman insanlardan ve cinlerden olan ustalara camdan büyük bir saray yapmalarını emretti, onlarda yaptılar, altından su akıttılar. Durumu bilmeyen herkes her tarafın  su olduğunu sanırdı. Oysa su ile nehrin arasında cam vardı. Kraliçe Belkis onu gördüğünde, hiç kuşkusuz onu su zannedip, eteklerini  sıyıracaktı. İşte o zaman da hatası ortaya çıkacak, bakışının kusurlu olduğu ve dış görünüşün kendisini aldattığını idrak edecekti. Bu yöntem bin delil getirmekten daha tesirliydi.

Evet, öyle de oldu. Belkis, onca aklı ve zekasına rağmen beklenen hataya düştü. Salonun döşemesinin cam değil akan bir su olduğunu sanarak eteklerini topladı ve öylece suya adım atmak istedi. Bu arada Hz.Süleyman kendisini hemen uyardı:
- Bu, pürüzsüz bir camdır sadece...
O anda kraliçenin gözündeki perde kalktı ve dış görünüşe alkdama hususundaki  cehaletini anladı. Güneşe ibadet atmekle hata yaptığını idrak etti ve:
- Süleyman'la beraber alemlerin rabbi olan Allah'a teslim oldum, dedi.

Alıntı
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
Sebe Kraliçesi - Belkis
« Yanıtla #1 : 23 Nisan 2007, 15:40:04 »
kardesim Allah razi olsun ellerinize saglik :x

Çevrimdışı samsunlu

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 15
Sebe Kraliçesi - Belkis
« Yanıtla #2 : 27 Nisan 2007, 12:50:11 »
gercekten mukemmel cok teşekkur ederım Allah razı olsun

Çevrimdışı Himmet

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 847
Sebe Kraliçesi - Belkis
« Yanıtla #3 : 27 Nisan 2007, 14:41:14 »
Alıntı yapılan: "samsunlu"
gercekten mukemmel cok teşekkur ederım Allah razı olsun
Zatının, Sıfatının,Esmasının, Efalinin hudutsuzluğunca Şükürler olsun Ya RABBİİM..

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
Sebe Kraliçesi - Belkis
« Yanıtla #4 : 28 Nisan 2007, 17:13:03 »
Mevlam cümlemizden razı olsun.
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Çevrimdışı mally

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 7
Ynt: Sebe Kraliçesi - Belkis
« Yanıtla #5 : 16 Nisan 2010, 15:09:31 »
Ellerine sağlık Kardeşim. Allah (c.c.) razı olsun.

Çevrimdışı aydeniz

  • yazar
  • ****
  • İleti: 560
  • Hakka kul olmak
Ynt: Sebe Kraliçesi - Belkis
« Yanıtla #6 : 16 Nisan 2010, 15:50:37 »
teşekkürler

Çevrimdışı osmanlı-torunu

  • okur
  • *
  • İleti: 69
Ynt: Sebe Kraliçesi - Belkis
« Yanıtla #7 : 16 Nisan 2010, 16:22:04 »
teşekkür ederiz efendim
Bir meşaiyyun var, bir de işrakiyyun var.
           İşrakiyyun: Önce inanıyor, sonra hikmetini araştırıyor. Meşaiyyun bunun zıddıdır. Kainatı inceler Allah’ı bulur. Bizim
      sûfî mezhebimiz işrakiyyun üzerine kurulmuştur. Zahirilerle  farkımız; biz cevizin içini, onlar kabuğunu yerler.

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Sebe Kraliçesi - Belkis
« Yanıtla #8 : 16 Nisan 2010, 18:16:09 »
Daha önceden bir kitapta okumuş ve çok etkilenmiştim, tekrar hatırlamış oldum. Teşekkürler...
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana