Gönderen Konu: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri  (Okunma sayısı 12690 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354



Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (k.s.)

Buhara’lıdır. Nemengan’ın Tus bölgesinde dünyaya gelmiş bir Özbek türküdür. Şeyh Mazhar İşan Cân-ı Cânân (k.s.) Hazretlerinin en büyük halifesi idiler. Altun Silsile’nin dokuzuncu büyük rütbesi ve otuz ikinci halkasıdır

« Son Düzenleme: 17 Mart 2011, 09:16:24 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı iniz_hay

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 177
Ynt: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri
« Yanıtla #1 : 17 Mart 2011, 20:34:38 »
kardeşim o yıllarda fotoğraf makinesi varmıydı ki yada bu kaç yılının resmi Allah Allah
üstazın üstazının resmini gördük 
paylaşım için teşkrler.

Çevrimdışı aydeniz

  • yazar
  • ****
  • İleti: 560
  • Hakka kul olmak
Ynt: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri
« Yanıtla #2 : 17 Mart 2011, 21:37:43 »
 za1))

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri
« Yanıtla #3 : 18 Mart 2011, 08:06:21 »
Allahuekber azam kebira...............
« Son Düzenleme: 18 Mart 2011, 08:08:10 Gönderen: ihvan »

Çevrimdışı racül

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1265
Ynt: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri
« Yanıtla #4 : 20 Mart 2011, 00:02:20 »
Mevlana Siracüddin Hazretlerinin kesin vefat tarihi biliniyor mu?
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben.
                                                Theodor Heuss
                             ehemaliger Bundespräsident

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri
« Yanıtla #5 : 24 Mart 2011, 09:17:31 »
Mevlana Siracüddin Hazretlerinin kesin vefat tarihi biliniyor mu?
.tam olarak bilemiyorum...

Çevrimdışı MAVERA02

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 128
Ynt: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri
« Yanıtla #6 : 05 Eylül 2013, 14:41:07 »
Selahuddin İbn-i mevlana siracüddin Hz.leri oğulları, torunları ve mürdü tesbihçi baba
« Son Düzenleme: 05 Eylül 2013, 14:43:07 Gönderen: MAVERA02 »
Doğru olsam ok gibi, yabana atarlar beni
Eğri olsam yay gibi, elde tutarlar beni

Çevrimdışı tarihman

  • yazar
  • ****
  • İleti: 751
Ynt: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri
« Yanıtla #7 : 05 Eylül 2013, 14:43:18 »
Mavera Kardeşim... Elinize Sağlık... Mevlana Siracüddin Hz.lerinin hayatını hiç bu kadar detaylı okumamıştım. Çok güzel ve kıymetli bilgiler... Birde kaynak verirseniz çok daha güzel olur diye düşünüyorun. Bi'l-vesile selamlar...
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)

Çevrimdışı MAVERA02

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 128
Ynt: Selahüddin İbn-i Mevlana Siracüddin (K.S) Hazretleri
« Yanıtla #8 : 05 Eylül 2013, 16:26:34 »
SALAHUDDİN İBN-İ MEVLANA SİRACÜ’D-DİN (K.S.

Buhara’lıdır. Nemengan’ın Tus bölgesinde dünyaya gelmiş bir Özbek türküdür. Şeyh Mazhar İşan Can-i Canan k.s. Hz. lerinin en büyük halifesi idiler. Altun Silsilenin büyük rütbesi ve 32’inci halkasıdır.
Devamlı istiğrak halinde, zamanın kutbu ve tayyi mekan sahibi idiler. Sabah namazlarının ekserisini bu suretle, yani tayyi mekan ile Kabe-I Muazzama’da kılarlardı.
Mekke Şerifi Hüseyin in İngilizlerle anlaşarak Osmanlı Devletine ihanet ettiği 1. Dünya Harbi yıllarında Şeyh Salahuddin İbn-i Mevlana Siracuddin k.s. son haclarını da ifa etmek üzere Mekke-I Mükerreme de bulunuyorlar idi. Şeriflik iddiasındaki bu hain kendilerinin pek çok kerametlerini duymuş ve itibar edilir bir zat olarak tanımıştır.
Bu münasebetle kendisinden korkarak hapis ettirdi. Kapılara kalın zincir vurdurdu. Şeyh Salahuddin İbn-i Mevlana Siracüddin k.s. kalın zincirleri kırmak suretiyle hapishane kapılarını açıp kaçma kerametini gösterdiler. Ve ertesi gün Altun oluk üzerine çıkıp ‘Evradı Fethiye’yi ‘Okumaya başladılar. Şerif Hüseyin tekrar yakalatarak bu defa çok daha sıkı tedbirler aldırdı ve tekrar hapishaneye koydurttu.
Şeyh Salahuddin Ibn-i Mevlana Siracuddin k.s. zincirleri tekrar parçalayıp hapishaneden çıktı.
Bunu duyan Şerif Hüseyin memlekete kaçmaması için çok sıkı tedbirler aldırdı. Bütün yollar tutuldu. Bütün bunlara rağmen Şeyh Salahuddin Ibn-i Mevlana Siracuddin k.s. Cidde’ den hareket eden bir gemiye aile efradı ile birlikte binerek memleketine dönmek üzere yola çıktı. Bu haber duyulunca gemi tepeden tırnağa arandı fakat buna rağmen gemide bulunamadı.

Hz. Pir k.s. baştan sona kadar aranan gemi ile memleketine sağ Salim döndüler. İngilizler tarafından geminin yanaşacağı limana bulunup yakalanması için telgrafla emirler verildi ise de yine bulunamadı. Şerif Hüseyin kendilerini buldurmak için bütün Hicazı alt üst etti. Bunu bildikleri için ona su manalı telgrafı çektiler.
- sağ salim memleketime döndüm, boşuna zahmet çekmeyiniz.

Kerametleri sayılamayacak kadar çoktur. Sultan II. Abdulhamid Han zamanında İstanbul’u teşrif ettiler ve Sultan tarafından bizzat Kabul edilerek sarayın müsafiri oldular. Sultan II. Abdulhamid Han Hz. İle birlikte o zamanın henüz medresede talebe olan Ebu-l Faruk Süleyman Hilmi Silistrevi Hz. lerine, Nakşibendi yolunu talim buyurdular ve bir müddet İstanbul da kaldılar.
Ezeli takdir icabı kendisinden sonra Altun Silsilenin halkasını teşkil edecek olan Ebu-l Faruk Süleyman Hilmi Silistrevi Hz. lerinin terakki ve talimini temin ettiler.
20.inci asrin baslarında bu ziyaretler esnasında Osmanlı Devletinin basına gelen felaketler ve ileride gelmesi mukadder büyük dertler sebebiyle pek çok dua ve ilticalarda bulundular. Defalarca Erbain çıkardılar, Cenabı hakka yalvardılar, fakat bütün bunlara rağmen Ümmet-I Muhammed’in, üzerine gelmekte olan belaları hak ettiğinden Kader-i İlahi’nin tahakkuk edeceğini ve bunun önüne geçilmesinin mümkün olmayacağını Sultana izah buyurdular. Bu sebepledir ki Sultan Abdülhamit Han Hz. leri bir ihtilal ile tahttan indirildiğinden ihtilalcilere karsı koymamış “Zalike takdiirul Azilil Alim” ayetini okumakla iktifa etmişlerdir.
Şeyh Salahuddin İbn-i Mevlana Siracuddin k.s. Saraya müsafir olduğu günler İstanbul un en mühim ziyaret yerlerinden biri olan Ebu Eyyub Sultan Hz. lerinin kabrini ziyaret ettiler. Emrine Saray tarafından tahsis edilen araba ile Eyyüb Sultan’a giderken Haliç kenarında “Ya Vedud Baba” nin türbesini ve türbeye inen Fuyuzati İlahiyeyi görünce hayretlerini ifade ettiler.
- Bu zat kimdir? Diye sordular. Kendilerine,
- Evliyadan. ( Ya Vedud Baba’dır) cevabi verildi.

Ziyaretten dönüşlerinde tekrar ayni yerden geçerken yeniden ayni soruyu sordular. Bunun üzerine Maiyetindekiler ‘Efendi Hz. İhtiyarlığından galiba az önce sorduğunu ve bizim söylediğimizi unuttu’ diye içlerinden geçirdiler.
Selahüddin Hz. İse onların iç hallerine vakıf oldular. Bunun üzerine bindiği arabanın tekerleğinden bir miktar toprak alarak:
- Su sizin dünyanızdan gözlerime biraz toprak serpeyim de bari gördüklerimi bir daha unutmayayım, buyurdular.

Salâhuddin Hz. Devamlı istiğrak halinde “Musteğrakiine fi zatillah makamında” oldukları için bu sözleri ile insanlarca mühim görülen pek çok şeye ehemmiyet vermediğini izah buyurmuş oluyorlar.
Halifelerinden Mirza Abdurrahim efendiyi (Tesbihçi Baba’yı) İstanbul da Ebul Faruk Süleyman Hilmi Silistrevi Hz. lerinin yanına bırakarak Buharay a donen Salahuddin Hz., ömrünün son yıllarını Buhara da geçirmiş ve burada da vefat etmiştir.
Kabri Şerifleri Buhara da yüksek bir tepe üzerindedir.
Kaddesellahü Sirrahülaziz. AMIN

Kaynak: Altun silsile
Doğru olsam ok gibi, yabana atarlar beni
Eğri olsam yay gibi, elde tutarlar beni