Gönderen Konu: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'  (Okunma sayısı 4883 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mazhar

  • • “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.” Hz. Ali (r.a.)
  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 4280
'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« : 08 Ekim 2012, 20:25:51 »

'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'

Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, bazı isimlerin çocuklara verilmemesi gerektiğini söyledi

Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, “Aileler çocuklarına Kur'an'dan isim koymak isterken ismin anlamına çok dikkat etmeliler. Mesela Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir. Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı demektir” dedi

Yrd. Doç. Dr. Öztürk, çocuğa isim vermenin kültürel, sosyal ve dini açıdan önemli bir konu olduğuna işaret etti.

Pek çok ailenin Kur'an-ı Kerim'de geçen isimleri çocuklarına vermek istediklerini söyleyen Öztürk, Kur'an'da geçen her kelimenin ise isim olarak konulamayacağını hatırlattı.

Günümüzde yaygın olan ve Kur'an'da geçtiği için konulan çok sayıda ismin anlamının yanlış olarak bilindiğini, gerçek anlamlarının ise isim olarak verilemeyeceğini ifade eden Öztürk, çocuklarına Kur'an'dan isim koymak isteyen aileleri seçici davranmaları konusunda uyardı.

'ANLAMLARI BİLİNMEDEN İSİM VERİLİYOR'

Kuran'dan isim konulurken seçilen kelimenin gerçek anlamının öğrenilmesi için uzman kişilere danışılmasını tavsiye eden Öztürk, isim kitaplarında veya internette geçen adların anlamlarının da irdelenmesini istedi.

Öztürk, şöyle devam etti:

“Aileler çocuklarına Kuran'dan isim koymak isterken ismin anlamına çok dikkat etmeliler. Mesela Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir, Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı aksın demektir. Kuran'da geçen her kelimenin isim olmayacağı bilinmelidir. Kur'an-ı Kerim'de geçen her kelime 'Bu Kuran'da geçiyor isim olur” mantığıyla çocuklara verilmemelidir. Kur'an'da geçen kelimelerin anlamı iyi bilinmelidir. Kezban ismi Kur'an'da geçiyor diye veriliyor. Oysa Kezban yalancı demektir. Çocuğa bu ismi koyarsanız, 'yalancı, yalancı' diye çağırmak zorunda kalırsınız. Aleyna 'üstümüze bela sıkıntı aksın', Bekir, 'deve yavrusu' demektir. Hz. Ebubekir'in ismi Abdullah'tır Ebubekir lakabıdır. Bu husus karıştırılmamalıdır. Rumeysa 'gözü çapaklı kadın' demektir. Hüreyre, 'kedicik' demektir. Kayra eski Türk mitolojisinde 'tanrı' demektir, Allah'tan başka ilah mı olur? Çocuğa tanrı ismi konulmamalıdır. Melis, Yunan mitolojisinde 'tanrıça' demektir, şişman ve tembel anlamlarına da gelir. Erçin 'ücret' anlamına gelir. Bir insanın ücreti olamaz.”

MEKRUH İSİMLER

Dinen mekruh sayılan isimler de olduğunu vurgulayan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Resul, Nebi, Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil isimleri konulmamalı, hoş değil. Samet ismi, hiç kimseye muhtaç olmayan demektir. Bu sadece Allah'a mahsus bir durumdur, isim olarak kullanılamaz. Gülsüm gariban, zavallı kimsesiz anlamındadır. Julide Farsça'da dağınık, perişan demektir. Cennet bahçesi olarak bilinen İrem ise Allah'ın gazabına uğrayan sahte cennettir. Bade ismi içki demektir. Hannas ismi şeytanın ismi. Alara, Rosa, İleyda bunlar İslam isimleri değil gayrimüslim isimleridir ve çocuklara konulmamalıdır. Anlamı kötü olan, anlamsız şeyler de çocuklara isim olarak konulmamalıdır.”


'İSİM HER DİLDEN OLABİLİR'


Yrd. Doç. Dr. Öztürk, “İsim her dilden olabilir. Yeter ki anlamı güzel olsun, yaşadığı toplum ve kültüre yabancı olmasın” dedi.

Barış, Mert, Özgür, Sevgi gibi isimlerin kullanılabileceğini, aynı şekilde Kerim, Macit, Zeynep, Hasan, Abdullah, Kevser, Abdurrahman gibi isimlerin çocuklara verilmesinde bir sakınca olmadığını aktaran Öztürk, isimlerde Allah'a kulluğun ifade edilmesi gerektiğini vurgulayarak, İslam büyüklerinden hatıra kalan isimlerin kullanılabileceğini, halk arasında yaygın olan Fatma, Ayşe, Ahmet, Mehmet, Muhammet, Mustafa, Zeynep gibi isimlerin de benimsendiğini söyledi. (AA)

Çocuklarınıza isim verirken neleri dikkate alırsınız?
Basın.
« Son Düzenleme: 10 Ekim 2012, 08:08:19 Gönderen: mazhar »
. Öyle insanlar görüyorum ki; dinine ait bir meselede asgari(en azı) ile yetiniyor ama maddi refah bakımından düşük seviyede yaşamaya kat'iyyen razı olmuyor.
Abdullah İbni Mübarek (R.H)

Çevrimdışı mazhar

  • • “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.” Hz. Ali (r.a.)
  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 4280
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #1 : 10 Ekim 2012, 08:02:07 »
Bu açıklama gerçekleri değiştirmez....Aldığı tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda bırakılan! Samsun Müftüsünün açıklaması

Samsun Müftüsü Yrd.Doç.Dr.Hayrettin Öztürk, 'isim' konusundaki açıklamalarının kamuoyunda tartışmalara neden olması üzerine bugün yazılı bir açıklama yaptı
Samsun Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk, 'isim' konusundaki açıklamalarının kamuoyunda tartışmalara neden olması üzerine bugün yazılı bir açıklama yaptı. Müftü Yrd. Doç. Dr. Öztürk, "Topluma mal olmuş, halkın sevdiği ve saydığı isimler, çocuklara isim olarak verilebilir. Biz insanlarımızın kullanmakta olduğu isimlerin doğruluğunu ve yanlışlığını eleştirme ve tenkit etme gibi ne bir düşünceye sahibiz ne de böyle bir gayemiz vardır" dedi.

Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk'ün, dün gazetecilere yaptığı, "Kuran'dan isim seçerken dikkatli olmak gerekir. Sanem 'put', Aleyna 'sıkıntı, bela' anlamına gelir. Allah'ın isimlerinin de çocuklara verilmesi uygun değildir. 'Kuran'da geçen her kelime isim olur' mantığı ile düşünülmemeli" şeklindeki açıklamaları, kamouyanda geniş yankı bulmuş, eleştirilere de neden olmuştu. Konunun bugün de tartışılmaya devam edilmesi üzerine Müftü Yrd. Doç. Dr. Öztürk, yazılı bir açıklama yaparak, "Topluma mal olmuş, halkın sevdiği ve saydığı isimler çocuklara isim olarak verilebilir" dedi. İnsanların çocuklarına koyduğu isimlerin doğruluğunu ve yanlışlığını eleştirme ve tenkit etme gibi gayesinin olmadığını belirten Müftü Yrd. Doç. Dr. Öztürk'ün açıklaması şöyle:

"Bugün internet sitelerinde ve haber kanallarında yer alan 'Çocuklara Kur'an-ı Kerim'den isim konulması' haberleri üzerine açıklama yapma gereği ortaya çıktı. Çocuklara isim koyma konusunda konferans veren iki akademisyen arkadaşımız, isimler ve anlamları konusunda bir takım bilgiler verdiler. Bu konuda gazeteci arkadaşlar da benim de görüşümü aldı. Benim bu konudaki şahsi kanaatim şudur; Güzel isim olsun diye Kur'an-ı Kerim'de geçen her kelimeyi, sırf Kur'an-ı Kerim'de geçtiği için çocuğa isim olarak koymak, yanlış olabilir. İsimler kültürümüze, örf ve adetlerimize uygun olmalıdır. Topluma mal olmuş, halkın sevdiği ve saydığı isimler çocuklara isim olarak verilebilir. Bunların dışında söylenen, ifade edilen ve yazılan hususlar, maksadını aşan ve amacının dışına çıkan ifadelerdir. Zira biz insanlarımızın kullanmakta olduğu isimlerin doğruluğunu ve yanlışlığını eleştirme ve tenkit etme gibi ne bir düşünceye sahibiz ne de böyle bir gayemiz vardır."





« Son Düzenleme: 10 Ekim 2012, 08:08:06 Gönderen: mazhar »
. Öyle insanlar görüyorum ki; dinine ait bir meselede asgari(en azı) ile yetiniyor ama maddi refah bakımından düşük seviyede yaşamaya kat'iyyen razı olmuyor.
Abdullah İbni Mübarek (R.H)

Çevrimiçi tarihman

  • yazar
  • ****
  • İleti: 757
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #2 : 10 Ekim 2012, 08:47:21 »
"Aleyna" kelimesini sıkıntı, bela olarak nasıl açıkladığını anlayamadım. "Bizim üzerimize" anlamına gelen ismin verilmesi belki hoş değil. Ancak, anlamını yanlış söylemek doğru değil. Yine ha keza, haber sitelreinde yer alan "Kezban" kelimesini farsça olarak değil, arapça olarak algılayarak "yalancı" anlamına geldiğini söylemek ne kadar doğru? Benim bildiğim kadarıyla Arapça'da yalancı kelimesi "Kazib" veya "Kezzab" olarak ifade edilir. Mastar olan kezban, "yalan söylemek" anlamına gelir.
Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7005
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
    • Evlilik Mektebi
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #3 : 10 Ekim 2012, 09:46:24 »
Kuran-ı Kerim'de geçiyor diye her önüne gelen kelimeyi çocuklara vermek yanlış.Maalesef son zamanlarda bazı insanlarda sırf islami olsun bir de farklı bir şeyler olsun diye böyle garip isimleri çocuklarına koyanlar oluyor.Müftünün anlam konusunda yanlışları olsa da vermeye çalıştığı mesaj bence buydu.
Ama ne gariptir ki Diyanet İşleri Başkanı bile tepki gösterdi.

Çevrimdışı mazhar

  • • “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.” Hz. Ali (r.a.)
  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 4280
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #4 : 11 Ekim 2012, 07:34:58 »
ÇOCUKLARA İSİM VERİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?    


SORU:
"Bir mecliste; herkes kendisini tanıtırken, ben de ismimi söyledim. Tanışma bittikten sonra; orada bulunan bir hocaefendi, 'Çocuklara meleklerin ismini koymak caiz değildir. Peygamber Efendimiz (sav), 'Çocuklarınıza peygamber isimleri veriniz, fakat melek isimlerini vermeyiniz' tavsiyesinde bulunmuştur. Sünnete riayet etmek gerekir' dedi. (...) Babamın bilmeyerek bir hata ettiğine inanıyorum. Çocuklara isim verme konusu fazla işlenmiyor. Günümüzde 'Kaya, Demir ve bunlar gibi', eşya isimleri konabiliyor. Bu caiz midir? Cahiliye döneminde bu gibi isimler kullanılmış mıdır? (...) Çocuğumuza nasıl bir isim vermeliyiz? Vereceğimiz isimde nelere dikkat etmemiz gerekir? Dedelerimizin veya babalarımızın isimlerini çocuklarımıza verebilir miyiz?" [/b]

http://www.sadakat.net/fkh-koeesi/1275-cocuklara-sm-verrken-nelere-dkkat-etmelyz.html
*******


“Sizler kıyamet gününde özel isimleriniz ve ecdadınızın isimleriyle çağrılacaksınız. O halde isimlerinizi güzelleştirin. Yani çocuklarınıza güzel isimler verin.”

Herhangi bir müslümanın manası uygun olmayan ismi varsa o ismi değiştirmesi o kimse için müstehaptır. Nitekim Allah’ın Rasülü (s.a.v.), El-As’ın ismini “Abdullah” diye değiştirdi. (Ümmü Seleme validemizin kızı) Zeynep’in ismi (temizleyici manasına gelen) “Berre” idi. Bunun üzerine Allah’ın Rasûlü (s.a.v.) “O kendi nefsini temizler” dedi ve ismini “Zeynep” olarak değiştirdi. Böylece Eflah, Yesar, Nâfi ve Bereket isimleriyle isimlenmek hususunda da yasaklama gelmiştir. Çünkü “Bereket orda mı?” diye sorulunca “Hayır” cevabı verilebilir.

Kötü ve çirkin mana taşıyan, hele İslam’da yasak edilen isimlerin çocuklara verilmesi doğru değildir. Bunun gibi, İslam’da çirkin görülen isimlerin değiştirilmesi hakkında hadis-i şerifler varid olmuştur. Zamanımızın modası haline gelen anlamsız ve uydurma isimleri çocuklara vermekten müslümanların kaçınması gerekir.


http://www.sadakat.net/forum/cocuk_egitimi/cocuga_isim_vermek_ve_isimler-t25544.0.html


. Öyle insanlar görüyorum ki; dinine ait bir meselede asgari(en azı) ile yetiniyor ama maddi refah bakımından düşük seviyede yaşamaya kat'iyyen razı olmuyor.
Abdullah İbni Mübarek (R.H)

Çevrimdışı mazhar

  • • “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.” Hz. Ali (r.a.)
  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 4280
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #5 : 11 Ekim 2012, 07:45:28 »
Kerim ve Kerem gibi isimler konabilir mi?

SORU:

    S.a. Değerli hocam, Kerim, Kerem ve Hamit gibi isimleri koymakta sakınca var mıdır? Yoksa Abdülkerim, Abdülhamit gibi mi konmalıdır? Tşk.

Ve aleyküm Selâm…

 

Değerli kardeşim;

Çocuğa Allah Teala’nın isimlerinden verilirken “Abd” yani “kul” ön eki kullanılır. Mesela; Abdulkerim, Abdulhamid, Abdulbaki, Abdulaziz, Abdussamed gibi… Bu isimlerdeki Kerim, Hamid, Baki, Aziz ve Samed Allah’ın isimleridir. Bunlar, abd ekini aldığı zaman “Kerim olan Allah’ın kulu”, Hamîd olan Allah’ın kulu, Azîz olan Allah’ın kulu, Samed olan Allah’ın kulu” manalarına gelir. Kerem ismini vermekte zaten bir mahzur olmaz.
 
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de çocuklara Abdullah ve Abdurrahman isimlerinin konulmasını tavsiye ederdi. Abdullah İbn Ömer radıyAllahu anh’tan rivayet edildiğine göre Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:



“Allah’a en sevimli gelen isimler Abdullah ve Abdurrahman’dır.” [Müslim, Sahih, Âdâb, 2, Hadis no: 2132; Ebu Dâvud, Sünen, Edeb 69; Tirmizî, Sünen, Edeb 64]
 

Dilerseniz şimdi de meseleyi biraz daha geniş çerçeveden ele alalım

Yeni doğan çocuğa kısa bir süre içinde güzel bir isim koymak anne ve babaların en önemli vazifelerindendir. Çocuğa konulan isim hem bu dünyada hem de ahirette geçerlidir. Rasûlullah (s.a.v.) sadece çocukların değil, büyüklerin ismiyle dahi ilgilenmiştir. Kötü bulduğu bazı isimleri değiştirmiştir. Yine konulması gereken güzel isimler hakkında bilgiler vermiş, zaman-zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir.Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) çocuğa güzel isim koymanın önemini şöyle açıklamışlardır:

“Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın.” [Ebu Dâvud, Sünen, Edeb 69]
Bu çağırma işini Allah Teala’nın vazifelendirdiği bir melek O’nun izniyle yapacaktır. Hiç kimse kıyamet günü Hz.Mevlâ’nın hoşlanmayacağı isimle O’nun karşısına çıkmak istemez. Öyleyse kötü olan isimlerin çocuklara verilmemesi gerekir.
Rasûl-i Ekrem Efendimizin (s.a.v.) isim hususundaki hassasiyetini daha iyi anlamak için şu hadis-i şerifi de görmek lazım. Yahya bin Said (r.a.) anlatıyor:
“Nebî (s.a.v.) bol sütlü bir deve hakkında;
- ‘Bunu kim sağacak?’ diye sordu. Bir adam ayağa kalkmıştı ki, Rasûlullah (s.a.v.) adama:
- ‘İsmin ne?’ diye sordu. Adam:
- ‘Mürre (acı)” deyince ona,
- ‘Otur’ buyurdu. Fahr-i Kâinat (s.a.v.) tekrar:
- ‘Bunu kim sağacak?’ diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı, ben sağacağım diyecekti ki, Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) ona da:
- ‘İsmin ne?’ diye sordu. Adam:

- ‘Harb’ deyince, ona da:

- ‘Otur’ buyurdu. Rasûl-i zîşân (s.a.v.):
- ‘Bu deveyi bize kim sağacak?’ diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. O da:
- ‘Ya’îş’ (yaşıyor)’ cevabını alınca ona:

- ‘Sen sağ’ buyurdular. [İmam Mâlik, Muvatta, İsti’zan, 24]

Allah Azîmüsşân’ın hâs isimleri kullara ad olarak verilmez. Ancak sıfatları isim olarak verilebilir. Mesela; Kerim, Halim, Kadir, gibi kelimeleri, başlarına lâm-ı ta’rif getirmeksizin yani el-Kerim, el-Halim, el-Kadir şeklinde söylemeden insanlara isim olarak vermek caizdir.
Bununla birlikte bu isimlerin başına bir ‘Abd’ kelimesi ilave ederek söylemek ise çok güzel bir dikkattir, hassasiyettir. Zira ‘Abd’ kelimesini ilave ederek söylediğinizde, Kerim’i Abdülkerim olarak söylersiniz. Bu takdirde Kerim olan Allah’ın kulu demiş olacağınızdan mana da çok güzel olur.
Nitekim Aziz isminin başına da bir ‘Abd’ kelimesi ilave ederek söylediğinizde, Aziz olan Allah’ın kulu manasına Abdülaziz demiş olursunuz. Mecburi olmasa da güzel bir hassasiyet olur.İki Cihan Serveri Efendimizin (s.a.v.) beyanlarına göre en güzel isim olarak anlatılanlardan bazıları şunlardır:
Erkek ismi olarak, Abdullah, Abdurrahman, Muhammed (Mehmed), peygamberlerin (aleyhimüsselâm) isimleri… Hasan, Hüseyin ve diğer İslam büyüklerinin isimleri tavsiye edilen isimlerdir.

Kız isimleri olarak da, Aişe (Ayşe), Fatıma, Zeyneb, Hatice, Cemile, Zehra… gibi isimler güzeldir. Mahşerde her çocuk, konan ismiyle çağrılacaktır. Şayet çocuğun ismi kötü manaya gelen bir gayrimüslim ismi ise, mahşer halkı önünde isminden dolayı utanan çocuk, ‘Allah beni doğuştan Müslüman olarak dünyaya gönderdi, sen neden bana kötü manaya gelen bir ismi koydun?' diye isim koyandan davacı olacaktır.
İsmin manasının böylesine ehemmiyetinden dolayıdır ki, Sevgili eygamberimiz (s.a.v.) kötü manaya gelen yabancı isimleri iyi manaya gelen Müslüman isimleriyle değiştirme numûneleri/örnekleri vermiştir. Mesela;

‘Uzza putun kulu’ manasına gelen ‘Abdu'l-uzza'yı, Allah'ın kulu manasına gelen ‘Abdullah’ ile değiştirmiştir.

Ateş parçası manasına gelen ‘Cemre'yi de güzel kız manasına gelen ‘Cemile’ ile…

Harp ismini de Hasan'la düzeltmiştir.

Demek ki Müslüman isminden maksat, mananın kötü olmamasıdır. Bununla beraber bazen isimlerde mana açık da olmayabiliyor. Bundan önceki sorulardan birinde söz konusu olan ‘Aleyna’ gibi. Son zamanlarda sık rastladığımız bu ‘Aleyna’nın tek başına anlamsız olduğu açıktır. Çünkü, Kur'an'da geçen ‘aleynâ’ isim değil zamirdir. Sadece yer aldığı cümlenin içinde ‘üzerimize’ manasına gelmektedir. Şöyle ki:

‘Vemâ aleynâ’
bizim üzerimize, ‘ille’l-belâğ’ tebliğden başka bir vazife yoktur, manasına gelebilen ‘bizim üzerimize'yi, cümle içindeki yerinden çekip birine isim olarak verdiğinizde, bir mana ifade etmediği aşikârdır. Zannetmiyoruz ama belki de kim bilir, ayetteki bu ‘aleynâ'yı isim olarak seçenler, ‘bu çocuk bizim üzerimize Allah'ın bir ihsanıdır’ demek istemekteler! Ama yanlış... Zamir o düşünceyi ifade etmiyor.

Bir de kızlarımıza verilen Kezban ismi vardır ki, yanlış anlaşılan isimlerden biri de budur. Daha önceki cevabi yazılarımızdan birinde bunu da ele almış, bir emekli imam kardeşimizin araştırmasını yayınlamış idik, ona bakılabilir. Kısacası Kezban'ı hep yalancı manasına anlayanlar, Kur'an'daki ‘tükezzibân’ ile karıştırmışlardır. Çoğu kimseler Farsçadaki ‘ev hanımı’ manasına gelen ‘Ked-bân'dan alınma Kezbân'ı, Arapçadaki 'yalanlayan' manasına gelen tükezziban'dan alınma sanarak bu isimden hep ürkmüşlerdir.

Bununla baraber iyi bir anlamı olmasına rağmen yanlış anlaşılacak isimler koymamaya da dikkat etmenin faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu itibarla kız çocukları için, Büşra, Beyza, Selma, Esma, Ahsen, Rabia, Saliha, Salime, Adile... gibi kolay seslendirilen, yanlış yazma ve yanlış söyleme ihtimali olmayan isimler tercih edilebilir.

Çocuğun isminin güzel olması bir fazilet olsa da bu sebeple ahirette özel muameleye tabi tutulacağı söylenemez. Çünkü ahirette insanın göreceği muamele, ameline göre olacaktır.
 Sonuç

Ebeveynler yavrularına karşı ilk vazifelerini yerine getirirken, gayrimüslim kimliğini çağrıştıran yabancı ve kötü manalar çağrıştıran isimler koymaktan kaçınmalı ki, mahşerde koydukları isimlerle çağrılan çocuklarının şikayetine muhatap olmasınlar. Bu mevzuda elbette farklı düşünenler de olabilir. Herkesin tercihi de hesabı da kendisine aittir.
Halis Ece.com
 
. Öyle insanlar görüyorum ki; dinine ait bir meselede asgari(en azı) ile yetiniyor ama maddi refah bakımından düşük seviyede yaşamaya kat'iyyen razı olmuyor.
Abdullah İbni Mübarek (R.H)

Çevrimdışı bilalps

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #6 : 17 Ekim 2012, 15:43:33 »
Selamün Aleyküm benim merak ettiğim Nur ile başlayıp(Nureddin) Nur ile biten (Ayşenur) gibi isimler caizmidir?

Çevrimiçi Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6699
  • "Meslek demek, sülûk etmek demektir."
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #7 : 17 Ekim 2012, 17:12:26 »
Selamün Aleyküm benim merak ettiğim Nur ile başlayıp(Nureddin) Nur ile biten (Ayşenur) gibi isimler caizmidir?

http://www.sadakat.net/forum/islami_sorulariniz_ve_cevaplari/nur_ismi_verilir_mi-t828.0.html

Evliyaullahtan birinin hatırlattığı üzere çocuklara nur isminin(Nurettin, elifnur vb.) verilmemesi icap ettiğini, zira isimlerin semadan o isim sahiplerine müvafık olarak indirildiğini ve nur ismine sahip kişilerin dünya da ve ahirette çok sıkıntı içerisinde kalacaklarını biliyor muydunuz?

Kaynak:

"99 mesele-i mühimme" çalışması"
« Son Düzenleme: 17 Ekim 2012, 17:14:54 Gönderen: Mücteba »
"Sadakanın en fazîletli olanı Ramazan Ayında verilendir."
{ Hadîs-i Şerîf, Suyûti, el-Câmiu's-Sağîr }

“Sadaka, fakire verilirse 10 misli; âmâ ve âcize verilirse 70 misli; yakın akrabaya verilirse 1000 misli; ana babaya verilirse 10 000 misli;
talebe ve âlime verilirse 1 000 000 (Milyon) misli olarak mukabele eder."
{ İmâm-ı Suyuti (Rh.a) }

Çevrimdışı amanbe

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 177
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #8 : 18 Ekim 2012, 17:37:38 »
Selamün Aleyküm benim merak ettiğim Nur ile başlayıp(Nureddin) Nur ile biten (Ayşenur) gibi isimler caizmidir?

http://www.sadakat.net/forum/islami_sorulariniz_ve_cevaplari/nur_ismi_verilir_mi-t828.0.html

Evliyaullahtan birinin hatırlattığı üzere çocuklara nur isminin(Nurettin, elifnur vb.) verilmemesi icap ettiğini, zira isimlerin semadan o isim sahiplerine müvafık olarak indirildiğini ve nur ismine sahip kişilerin dünya da ve ahirette çok sıkıntı içerisinde kalacaklarını biliyor muydunuz?

Kaynak:

"99 mesele-i mühimme" çalışması"

Nurettin Zengi zamanında haçlılara kök söktürmüş, bir çok yeri onların elinden almış ve ömrünü İslam'a hizmetle geçirmiş gayet başarılı bir şahsiyettir. Dolayısıyla alıntıdaki görüşün pek doğru olmadığı anlaşılıyor.
Ne gurbettir çöken İslâm'a, İslâm'ın diyarında?..

Çevrimdışı mazhar

  • • “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.” Hz. Ali (r.a.)
  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 4280
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #9 : 18 Ekim 2012, 20:40:30 »
Amanbe  kardeşim yukarıdaki yazıyı dikkatle okursanız,linki de okuyun bu isim koyulamaz-koyulmaz demiyor...

Alıntı
sahiplerine müvafık olarak
indirildiğini yazıyor...Bu isimleri koyanlar sıkıntı ve problem yaşayabilceğini söylüyor...isteyen koyabilir...verilmemesi daha münasip olduğu belirtiliyor...

    Nurettin zengi ve buna benzer islam tarihinde önemli yer edinmiş kişiler de bu isimleri kullanmış olabilir...hiç bir sakıncası yok,gelişi güzel bu isimlerin her önüne gelen tarafından konulmaması gerekir. İsmi,Nurullah,Emrullah olan,ismin de Allah'ın adı geçen kişiler malesef tanıdıklarım da var,örnek-misal çok İslamla alakası olmayan o isme yakışmayan yerlerde hayatını geçiriyor...
Sırf muhalefet olsun diye de yorum yazmamak lazım...

. Öyle insanlar görüyorum ki; dinine ait bir meselede asgari(en azı) ile yetiniyor ama maddi refah bakımından düşük seviyede yaşamaya kat'iyyen razı olmuyor.
Abdullah İbni Mübarek (R.H)

Çevrimiçi Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6699
  • "Meslek demek, sülûk etmek demektir."
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #10 : 18 Ekim 2012, 23:48:33 »
...

Nurettin Zengi zamanında haçlılara kök söktürmüş, bir çok yeri onların elinden almış ve ömrünü İslam'a hizmetle geçirmiş gayet başarılı bir şahsiyettir. Dolayısıyla alıntıdaki görüşün pek doğru olmadığı anlaşılıyor.

Başka ismi de vardır. Diğer isim dengeleyici oluyordur. Genelde böyle oluyor. Yavuz ve Selim gibi.
« Son Düzenleme: 18 Ekim 2012, 23:52:31 Gönderen: Mücteba »
"Sadakanın en fazîletli olanı Ramazan Ayında verilendir."
{ Hadîs-i Şerîf, Suyûti, el-Câmiu's-Sağîr }

“Sadaka, fakire verilirse 10 misli; âmâ ve âcize verilirse 70 misli; yakın akrabaya verilirse 1000 misli; ana babaya verilirse 10 000 misli;
talebe ve âlime verilirse 1 000 000 (Milyon) misli olarak mukabele eder."
{ İmâm-ı Suyuti (Rh.a) }

Çevrimdışı amanbe

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 177
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #11 : 22 Ekim 2012, 18:00:53 »
Başka ismi de vardır. Diğer isim dengeleyici oluyordur. Genelde böyle oluyor. Yavuz ve Selim gibi.

Aslına bakılırsa Nureddin lakabı, adı ise Mahmud. Yani Suriye hakimi Nureddin Mahmud b. İmadeddin Zengi. Belki de dediğiniz gibidir.

mazhar arkadaşımın dediklerine de katılıyorum. Ancak amaç muhalefet değil en doğrusunu öğrenmek. Nelerin hangi adların konulamayacağı her yerde belirtiliyor. Peki konulacak isimler nelerdir? Yani bir çocuğun hayırsız, bahtsız olmasına sebep olan isimler varsa hayırlı, bahtı açık, örnek bir insan olması için de bir isim seçme kriteri olmalı herhalde. Böyle bir bilgi var mıdır acaba?
Ne gurbettir çöken İslâm'a, İslâm'ın diyarında?..

Çevrimdışı mazhar

  • • “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.” Hz. Ali (r.a.)
  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 4280
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #12 : 27 Ekim 2012, 14:33:00 »

Alıntı
Bazı isimler hem erkek hem de kız çocuklar için kullanılmaktadır. Bunun uygunluğu için ne söylenilebilir? Afra ve Kayra isimlerinin menşei ve uygunluğu hakkında bilgi verirseniz seviniriz.

*******
 
Uygun olanlar için ne söylenebilir ki? Kelime müennes veya müzekker/erkek ya da dişi değilse, güzel bir anlam taşıyorsa, her iki cinse de verilebilcek türdense neden olmasın? Mesela sorduğunuz isimlerden “Kayra” bu nevi bir isimdir. Ve buna benzer pek çok örnek de verilebilir…

***
 
"Afra": Arapça bir isimdir. Aslı, ayn-fa-ra-elif ve hemze’den müteşekkil “Afrâun”dur, yani kelimenin sonunda hem çeken elif var hem de hemze... Her ne kadar Latin harflerle “Afra” diye yazılsa da, en azından kelimenin sonunu “Afraa” diye uzun okumak lazım.

Manası: Beyazı kızılına-kırmızısına galip/üstün olan, rengi pembeye çalan geyik demektir. Bazılarına göre de bu kelime, tüyü tamamen beyaz olan koyun ve ay’ın on üçüncü gecesi manalarınadır. [Ahterî-i Kebîr, Faslu Ayn-Fa, 2, 59]

Kız çocuklara isim olarak verilebilir. Nitekim hanım sahabilerden birinin adı, Afraa’ binti Ubeyde’dir (r.anha). Buradan ve manasından da anlıyoruz ki, bu isim kız çocuklar için münasiptir.

***
 
“Kayra”; kelime olarak sözlükte, lûtuf-ihsan-atâ-âtıfet-kerem-inâyet anlamına gelmekte…

İsimler ıstılahında ise; İlahî yardım, Allah’ın yardımı ya da büyük/saygın bir kimseden gelen iyilik, yardım, kayırma, destek manalarında bir isimdir.

Türk Dil Kurumu Kişi Adları Sözlüğü’nde de, Türkçe kökenli olduğu belirtilen Kayra isminin, “Büyük bir kimseden gelen iyilik, ihsan” anlamına geldiği ifade edilmiştir.
 
Dolayısiyle erkek ya da kız ismi olarak kullanılabilir, herhangi bir mahzuru olmaz.Halis Ece.com
. Öyle insanlar görüyorum ki; dinine ait bir meselede asgari(en azı) ile yetiniyor ama maddi refah bakımından düşük seviyede yaşamaya kat'iyyen razı olmuyor.
Abdullah İbni Mübarek (R.H)

Çevrimdışı mazhar

  • • “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.” Hz. Ali (r.a.)
  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 4280
Ynt: 'Kızınıza Sanem, Aleyna ismini koymayın'
« Yanıtla #13 : 27 Ekim 2012, 21:35:56 »
ÇOCUKLARA İSİM VERİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?    

Soru: "Bir mecliste; herkes kendisini tanıtırken, ben de ismimi söyledim. Tanışma bittikten sonra; orada bulunan bir hocaefendi, 'Çocuklara meleklerin ismini koymak caiz değildir. Peygamber Efendimiz (sav), 'Çocuklarınıza peygamber isimleri veriniz, fakat melek isimlerini vermeyiniz' tavsiyesinde bulunmuştur. Sünnete riayet etmek gerekir' dedi. (...) Babamın bilmeyerek bir hata ettiğine inanıyorum. Çocuklara isim verme konusu fazla işlenmiyor. Günümüzde 'Kaya, Demir ve bunlar gibi', eşya isimleri konabiliyor. Bu caiz midir? Cahiliye döneminde bu gibi isimler kullanılmış mıdır? (...) Çocuğumuza nasıl bir isim vermeliyiz? Vereceğimiz isimde nelere dikkat etmemiz gerekir? Dedelerimizin veya babalarımızın isimlerini çocuklarımıza verebilir miyiz?"

CEVAP: Müşahhas ve mücerred varlıkları isimlendirme, insanın fıtratında bulunan bir özelliğidir. Bu özelliğin; Hz. Adem (as) yaratıldığı zaman, Allahu Teala (cc) tarafından ona ve onun zürriyetine verildiği bilinmektedir.(1) Önce "İsim nedir?" sualine cevap verelim. Lügat alimleri, "Bir şeyin kendisiyle bilinmesi ve tanınması için konulan alamete ve işarete isim denilir"(2) tarifinde ittifak etmişlerdir. Soyut varlıklar ve düşünceler için de bazen özel, bazen de genel manayı ifade eden isimler verilebilir. Türkçede isim kelimesi kullanıldığı gibi, aynı anlama gelen "Ad" kelimesi de kullanılmaktadır. Resul-i Ekrem (sav)'in "Siz kıyamet günü kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel koyun"(3) tavsiyesinde bulunduğu malumdur. Elbette güzellik, izafi ve itibari bir kavramdır. Bu noktada. "Neye veya kime göre güzel?" suali zihnimizi meşgul edebilir. Bu suallere cevap verebilmek için, önce cahiliye dönemindeki durum izah etmekte fayda vardır.

http://www.sadakat.net/fkh-koeesi/1275-cocuklara-sm-verrken-nelere-dkkat-etmelyz.html
. Öyle insanlar görüyorum ki; dinine ait bir meselede asgari(en azı) ile yetiniyor ama maddi refah bakımından düşük seviyede yaşamaya kat'iyyen razı olmuyor.
Abdullah İbni Mübarek (R.H)

Çevrimdışı mazhar

  • • “Düşündürücü ve hikmetli sözlerle ruhlarınızı dinlendirin! Zira bedenlerin yorulduğu ve zayıfladığı gibi ruhlar da yorulur.” Hz. Ali (r.a.)
  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 4280
Çocuklara İsim Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
« Yanıtla #14 : 29 Aralık 2012, 22:12:22 »
Ailemizin bir parçası olan ve soyumuzun devamını sağlayan ve yüce Mevla'mızdan bize emanet olan çocuklara isim verirken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?Bu hususta hangi konulara dikkat etmeliyiz.

Cevap:Yeni doğmuş çocuğa kısa bir süre içinde iyi bir isim koymak anne ve babaların en önemli vazifelerindendir. Çocuğa konulacak isim hem dünyada hem de ahirette geçerli olacaktır.

Rasulullah (sav) efendimiz yanlız çocukların değil, büyük kişilerin ismiyle bile ilgilenmiştir. İyi bulmadığı bazı isimleri değiştirmiştir. Konulması gereken güzel isimler hakkında her zaman bilgiler vermiş, kimi zaman bizzat kendileri çocuklara isimler vermiştir.

Rasulullah (sav) efendimiz güzel isim koymanın önemini şöyle açıklıyor:

Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyleyse isimlerinizi güzel yapın.
Ebu Davud, Edeb 69

Çağırma işlemini Allah'ın görevlendirdiği bir melek Allah'ın izniyle yapacaktır. Hiç kimse kıyamet günü Allah (c.c.)’ın hoşlanmayacağı isimle çıkmak istemez. Öyle ise kötü olan isimleri çocuklara vermememiz gerekir.

Yahya bin Said (r.a.) anlatıyor:Hz. Peygamber (sav) bol sütlü bir deve için: “Bunu kim sağacak?” diye sordu. Bir adam ayağa kalkmıştı ki, Rasulullah (sav) adama: “İsmin ne?” diye sordu. Adam: “Mürre (acı)” diyince ona “Otur” dedi. Hz. Peygamber (sav) tekrar: “Bunu kim sağacak?” diye sordu. Bir başkası ayağa kalktı, ben sağacağım diyecekti. Hz. Peygamber (sav) ona da: “İsmin ne?” diye sordu. Adam: “Harb” diyince, ona da: “Otur” dedi. Rasulullah (sav): "Bu deveyi bize kim sağacak?” diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalktı. Ona da ismini sordu. O da “Ya’iş” (yaşıyor) cevabını alınca ona “Sen sağ” dedi. Muvatta, İsti’zan 24

Allahü Azimüsşan’ın has olan adları kullara isim olarak verilmez. Ancak sıfatları isim olarak verilebilir.Mesela; Kerim, Halim, Kadir, gibi kelimeleri insanlara isim olarak vermek caizdir. Ancak bu isimlerin başına bir (Abd) kelimesi ilave ederek söylemek pek güzel bir dikkattir. Zira (Abd) kelimesini ilave ederek söylediğiniz takdirde Kerim’i Abdülkerim olarak söylersiniz. Bu takdirde Kerim’in kulu demiş olacağınızdan manası çok güzel olur.Aziz isminin başına da bir (Abd) kelimesi ilave ederek, söylediğinizde azizin kulu manasına Abdülaziz demiş olursunuz. Mecburi olmasa bile güzel bir önem olur.

Rasulullah (sav)’ın buyurduklarına göre en güzel isimlerin bazıları şunlardır: Erkek ismi olarak, “Abdullah, Abdurrahman, Muhammed, Hasan, Hüseyin” isimleridir. Kız isimleri olarak da, “Aişe (Ayşe), Fatıma, Zeynep, Hatice, Cemile, Zehra…” Gibi isimler güzeldir.

Mahşer günü her çocuk, ismiyle çağrılacaktır. Çocuğun ismi kötü manaya gelen gayri müslim ismi ise, mahşer halkı önünde adından dolayı utanan çocuk,

“Allah beni doğuştan Müslüman olarak dünyaya gönderdi, sen neden bana kötü manaya gelen ismi koydun?” diye isim koyandan davacı olacaktır.
İslamalimi.com
. Öyle insanlar görüyorum ki; dinine ait bir meselede asgari(en azı) ile yetiniyor ama maddi refah bakımından düşük seviyede yaşamaya kat'iyyen razı olmuyor.
Abdullah İbni Mübarek (R.H)