Gönderen Konu: Sessiz Konuşabilmek  (Okunma sayısı 3517 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Sessiz Konuşabilmek
« : 30 Ekim 2008, 01:07:25 »

Sözsüz konuşabilmek güzel şey olsa gerektir.
Susmak ve anlamak, susarak anlatmak güzel şey.
Kelimeler elbette konuşabilmemiz için var.
Ama sükûtun bir ihtişamı yok mu sizce de?



Hani iki talebesi bir Allah dostunu ziyarete giderler.Ahir ömründe bize bir sohbet, bir nasihat eder ümidiyle.
Otururlar saatlerce, ne bir tek söz, ne bir sohbet
" Canı sıkılır iki arkadaşın. Müsaade isteyip kalkarlar.
Kapıya geldiklerinde aralarında konuşmaktadırlar, üstadımız niye sohbet etmedi,diyerek. Fısıldaşmaları duyan evin hanımı seslenir arkalarından;
-Yazık size, hiçbir şey duymadınız öyle mi? Oysa o neler anlattı size"
Susarak anlatmak zor şey galiba, susulanları anlatmak zor şey.



Hazreti Mevlana talebelerine sohbet ederken,Allah'ı tanıyan susar, der.
Talebelerden birisi o günden sonra hiç konuşmaz olur.Günlerce sükût edip oturur kendi halinde. Bu durumu fark eden Mevlana,niye sustuğunu sorar genç adama.
Efendim siz demiştiniz ki, Allah'ı tanıyan susar, ben onun için Güler Mevlana:
-Öyle değil, der, Allah'ı tanıyan Allah'tan gayrısına susar.
Onun konuştuğu Allah olur artık, ondan konuşan Allah olur.
Bu meselenin özünü idrak etmek bize uzak belki.Ama daima susup, bakışlarıyla insanların halini bir güzel tanıyanlar anlayacaklar  ne demek istediğimizi.Kitaplarda nice içinden çıkılmaz meseleler vardır ki,sözün anlayamayacağını fak edince bir mısra yazarlar: "Tatmayan bilmez." Tatmayan nasıl bilsin ki?Tadanlarda konuşmazlar nedense.


"Âşık susarsa, arif konuşursa helak olur."Denmesi bundan olsa gerektir.Vaktiyle gül kokulu meclislere aşina bir derviş,memleketinden uzaklara gitmek zorunda kalmış.



Ruhu beden gurbetinde mahpus olan insan, bir de bedeni ile giderse siz düşünün halini!
Ne halden anlayan bir dost, ne kapısını çalabileceği bir yaran,ne aynı dilden konuşabildiği bir yoldaş..
Böyle zamanlarda daha bir özlenir arkada bırakılanlar,daha bir iç yakar muhabbetin iştiyakı
Derviş, bir gece vakti yalnızlığın ne menem bir şey olduğunu


iliklerine kadar duyarak yürürken, yanından geçmekte olduğu evden gelen bir kokuyla sendelemiş. Bir muhabbet, bir neşe, bir tanıdık his ...

Eve doğru yürümüş. Bahçe kapısından içeri süzülünce kalbinin atışları hızlanmış,muhabbet kokusu bir başka yakmış içini, ayakları bedenini taşıyamaz olmuş,kapının önüne gelip oracıkta boynunu büküp beklemeye koyulmuş. Kapı aralandığında, karşısındaki hiç tanımadığı ama ezelden aşina olduğu kişiye sarılmamak için zor tutmuş kendini. Susmuş ve beklemeye koyulmuş.
Tebessüm ederek içeri dönen ev sahibi, elinde ağzına kadar su dolu bir kâse ile geri gelmiş. Bu kez yüzünde bir hüzün, gözlerinde mahcubiyet, dudaklarında sükût.. Kapının önünde mahzun bekleyen derviş başını hafifçe kaldırıp kâseyi görünce, hemen yanı başındaki gülün bir kırmızı yaprağını koparıp, zarafetle bırakmış suyun üstüne..


Ne su taşmış, ne de ağırlaşmış kâse gül yaprağıyla.



Kâsenin oracığa bırakılmasıyla birbirlerine sarılmış iki ebed dostu.Bu başka bir lisan galiba.
Sadece ehlinin bildiği, ehil olmayanların ise sadece hakkında konuştukları bambaşka bir lisan.


Tevekkeli dememiş "Bilen söylemez, söyleyen bilmez." Diyenler.
Susmak zor iş belli ki.Alemlerin Efendisi "Susan kurtulur" buyurmuşlar.
Haydi dilinizi susturmayı başardınız diyelim, ya kalbin susması...
Bir de kalp var. Marifet onu susturmakta.
Peki o nasıl olacak?



Kalbe sizin iradeniz dışında bir tek hissin bile gelmemesi..
"Tatmayan bilmez."
Vesselam....
Serdar TUNCER
 

« Son Düzenleme: 12 Haziran 2010, 12:01:59 Gönderen: mystic »

Çevrimdışı fuducuk

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 200
  • Tevhid ve Sünnet!
    • Grafik&Tasarım Portföy
Ynt: Sessiz Konuşabilmek
« Yanıtla #1 : 30 Ekim 2008, 14:07:21 »
Akıl tamamlandı mı söz azalır.(Hz.Ali)

Bu sözü çok severim, anlayana çok güzel bir söz.

Ama ne yazıkki toplumda konuşmama meziyetine sahip insanlar dışlanıyor. Toplum sürekli eğlendirilmek isteniyor. Yoksa otsun...

Bu yazı ile sessizlik ve altındaki hazinenin tekrar idrağına vardım. Teşekkür ederim...

Çevrimdışı bülbülmisali

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 39
Ynt: Sessiz Konuşabilmek
« Yanıtla #2 : 09 Haziran 2010, 19:23:19 »
güzel bir paylaşım tşk.
inandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız. Hz.Ömer

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Sessiz Konuşabilmek
« Yanıtla #3 : 25 Kasım 2010, 20:56:37 »
Alıntı
Susmak ve anlamak, susarak anlatmak güzel şey.

Maharet ister..
*~*~* TUĞRA *~*~*

zaman_1453

  • Ziyaretçi
Ynt: Sessiz Konuşabilmek
« Yanıtla #4 : 22 Ekim 2011, 02:09:28 »
Alıntı
Susmak ve anlamak, susarak anlatmak güzel şey.

Maharet ister..

Çevrimdışı WolfYea

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 9
Ynt: Sessiz Konuşabilmek
« Yanıtla #5 : 22 Ekim 2011, 20:51:03 »
Susmanın değerli birşey olduğunu bilirdim ve uygulamaya çalışırdım ama bu kadarını bilmezdim bundan sonra inşAllah daha az konuşup daha çok dinleyeceğim ama şöylede birşey var ki okulda hocalar bunu anlamıyorlar ve sözlü notlarına da yansıyor bu