Gönderen Konu: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti  (Okunma sayısı 7683 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Eymen

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 311
Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« : 17 Şubat 2009, 16:33:27 »

Şeyh Şâmil'in kayınbiraderi Mehmed Fâzıl Paşa, Rusya'da tahsil gördükten sonra İstanbul'a gelerek Osmanlı ordusuna intisap etmiş, Devlet-i Aliyye hizmetinde birinci ferik(korgeneral)liğe kadar yükselmiştir.

Birinci Dünyâ Harbi esnasında Irak cephesinde harp ederken 8 Mart 1916'da Kûtülemâre önünde şehâdet mertebesine erişen Mehmed Fâzıl Paşa, Şeyh Şâmil'in kendilerine yaptığı vasiyeti şöyle nakletmlştlr:   

"Biz Rusya'da İken bir gün Şeyh Şâmil, evlat ve akrabalarını nezdine davet etti ve Kafkasya'yı Ruslardan geri almak İçin her fırsattan istifâde ederek ve son ferdimiz kalıncaya kadar çalışmamızı bize vasiyet ettikten sonra 'Kafkasya, Osmanlı pâdişâhınındır.

Moskoflardan kurtarır kurtarmaz mülkü sahibine teslim ediniz ve nasîbinizi Memâlik-i Şâhâne (Osmanlı ülkesi)'nin başka taraflarında arayınız. Kafkasya'da kalırsanız belki İçinizden veya evlâdınızdan biri şeytana uyarak halife-i İslâm'ı gücendirecek veya şüpheye düşürecek bir harekette bulunur.' dedi."


17- Şubat- 2008- Pazar. Fazilet takvimi

Şeyh Şâmil (rh) Medinede Vefatı (1871)
« Son Düzenleme: 17 Şubat 2009, 19:00:43 Gönderen: mystic »
Zaman bir kılıçtır; sen onu kesmezsen, o seni keser.

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #1 : 17 Şubat 2009, 16:47:36 »
Kafkas Kartalı Şeyh Samil hzleri cok savaşlar kazaniyor, bir ara ruslara esir düşüyor...
Ve Mürsidine mektub yazar, esir düstüklerini ruslarla savasirken hatimleri ( Hatm-i Hacegan ) terk ettigini söyler.
Üstazi;
- Ah evladim Şamil, keske ne yapip edip , hatimlere devam etmis olsa idiniz.
Hatimlere devam etmis olsaydiniz ruslar sizi asla esir alamazdi

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2354
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #2 : 17 Şubat 2009, 16:51:34 »
Mahserde sahadet etsin
Kafkas Kartali Seyh Samil , esarette bulundugu sirada , Ruslardan namaz kilmak icin yer göstermelerini istemis..Sarayin kilisesine götürmüsler .
Seyh Samil , namaz hazirligi yaparken, Ruslarda rahat etmesi icin kilisedeki putu örtmeye calismislar, Samil onlara müdahele ederek:
Birakin , öyle kalsin demis, Samilin esarette ve burada namaz kildigina , mahserde o da sahadet etsin..
__________________

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #3 : 10 Temmuz 2011, 17:14:17 »
Şeyh Şamil hazretleri, Nakşi yolunun Halidiyye koluna bağlıydı.

Kafkas Kartalı Şeyh Samil hzleri cok savaşlar kazaniyor, bir ara ruslara esir düşüyor...
Ve Mürsidine mektub yazar, esir düstüklerini ruslarla savasirken hatimleri ( Hatm-i Hacegan ) terk ettigini söyler.
Üstazi;
- Ah evladim Şamil, keske ne yapip edip , hatimlere devam etmis olsa idiniz.
Hatimlere devam etmis olsaydiniz ruslar sizi asla esir alamazdi

Demek ki savaşta bile Hatm-i Hacegan terk edilmeyecek.

Allah Razı olsun ihvan.

Vasılı ilAllah amellerden olan Hatm-i Şeriflerin seyr-ü süluk yolunda ilerleyen dervişler için ehemmiyetine dair son derece etkili bir paylaşım.


Kişiyi Allaha ulaştıran ameller (VASILI ILAllah) dörttür.

1 - Dini Sohbetler,
2 - Hatm-i Şerifler,
   - İhlâs-ı Şerif Hatimleri (Hatmi Hacegânı Nakşi ve Hatmi Hacegânı Kadiri)
   - Yasin-i Şerif Hatmi,
   - Ayet’ül Kürsi Hatmi,
   - Salevât-ı Şerif Hatimleri (Nariye, Terficiye …)
3 - Rabıta-ı Şerife,
4 - Zikr-i Kalbi.


Şeyh Şâmil'in kayınbiraderi Mehmed Fâzıl Paşa, Rusya'da tahsil gördükten sonra İstanbul'a gelerek Osmanlı ordusuna intisap etmiş, Devlet-i Aliyye hizmetinde birinci ferik(korgeneral)liğe kadar yükselmiştir.

Birinci Dünyâ Harbi esnasında Irak cephesinde harp ederken 8 Mart 1916'da Kûtülemâre önünde şehâdet mertebesine erişen Mehmed Fâzıl Paşa, Şeyh Şâmil'in kendilerine yaptığı vasiyeti şöyle nakletmlştlr:  

"Biz Rusya'da İken bir gün Şeyh Şâmil, evlat ve akrabalarını nezdine davet etti ve Kafkasya'yı Ruslardan geri almak İçin her fırsattan istifâde ederek ve son ferdimiz kalıncaya kadar çalışmamızı bize vasiyet ettikten sonra 'Kafkasya, Osmanlı pâdişâhınındır.

Moskoflardan kurtarır kurtarmaz mülkü sahibine teslim ediniz ve nasîbinizi Memâlik-i Şâhâne (Osmanlı ülkesi)'nin başka taraflarında arayınız. Kafkasya'da kalırsanız belki İçinizden veya evlâdınızdan biri şeytana uyarak halife-i İslâm'ı gücendirecek veya şüpheye düşürecek bir harekette bulunur.' dedi."


17- Şubat- 2008- Pazar. Fazilet takvimi

Şeyh Şâmil (rh) Medinede Vefatı (1871)

Allah razıl olsun Eymen.

Çevrimdışı yaradana kurban

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 16
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #4 : 20 Ocak 2012, 21:38:13 »
rabıta - i şerife ne demek aciklarmisiniz mürşid rabıtasımi
Beni bir ben bilirim bir de Yaradan
Bana bir ben lazımım birde anlayan

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #5 : 20 Ocak 2012, 22:26:51 »
Alıntı

 Rabıta,kıyamete kadar devam edecek olan peygamberlere has bir mücize onun halifelerinden olan kamil mürşidlerin  ve saliklerin kalplerinde daimi olarak yenilenen bir keramettir.
Eğer ruh üzerine doğrudan tesir yapacak bir şey ararsan, Rabıta bunu gizlice fakat devamlı olarak temin edebilir.


(Mesnevi)Fetvayı Ömeriyye

Alıntı
Kendini zorlamadan, uğraşmadan, üstâdın râbıtasının kendiliğinden hâsıl olması, üstâd ile talebesi arasında tâm bir yakınlık olduğunu açıkça gösterir. Bu yakınlık, fâide vermeğe ve istifâde etmeğe yarar. Kavuşdurucu yollar içinde râbıtadan dahâ çabuk kavuşduranı yokdur. Hangi tâli’li kimseye bu ni’meti ihsân ederler? Hâce-i Ahrâr “kaddesAllahü teâlâ sirruh” hazretleri (Fıkarât) risâlesinde buyuruyor ki: Fârisî mısra’ tercemesi:

Önderin görüntüsü, Hakkın zikrinden dahâ fâidelidir!

Ya’nî rehberin hayâli, talebesine [kalbin tasfiyesinde] zikr etmesinden dahâ çok fâide verir. Çünki başlangıcda, tâlibin Hak teâlâ ile tâm yakınlığı yokdur. Bunun için zikr etmekle, çok fâidelenemez. Önceniz, sonranız selâmetde olsun!

Buna fânî dünyâ derler, durmayıp dâim döner,
Âdemoğlu, bir fenerdir, nihâyet birgün söner.
.....................
imam-ı rabbanî-mektubat 187.mektup

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #6 : 20 Ocak 2012, 22:29:17 »
Yolların en kestirme olanı râbıta yoludur
 
Kulu Allâh’a götüren yolların içerisinde, râbıta yolundan daha yakın bir yol yoktur. Faydalanmak itibariyle mürid için, bir zorlama ve uğraşma olmadan şeyhe râbıtanın husûlü, mürid ile mürşid arasındaki münâsebetin tam olduğunun alâmetidir. İşte bu münâsebet, ifâde ve istifâde (faydalı olma ve faydalanma) sebebidir. Binâenaleyh, gâye ve maksada kavuşmada aslâ râbıta yolundan daha yakın (daha kestirme) bir yol yoktur. Bu devlet ile mes‘ûd olan (râbıta nimetiyle saâdete kavuşan) kişiye ne mutlu!..

Hâce Ahrâr (k.s.) Fıkarât isimli eserlerinde, “Faydalanmak itibariyle delîlin gölgesi, Hak sübhânehûnün zikrinden evlâdır” buyurdu. Yani mürid için delîlin gölgesi (mürşidine râbıtası) zikirle meşgul olmasından daha iyidir. Zira râbıtasız zikir, zikrolunan Zât’la (c.c.) tam bir münâsebet meydana getirmez ki, mürid, zikir yolu ile tam bir fayda temin edebilsin...(1)
http://www.sadakat.net/forum/islamgenel/ynt_nefs_ve_rabita-t11423.0.html

Çevrimdışı yaradana kurban

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 16
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #7 : 20 Ocak 2012, 23:04:31 »
cevap için Allah razı olsun ancak mürşit rabıtasını sirk olarak savunanlar çok fazla bu konuda ne düşünüyorsunuz
Beni bir ben bilirim bir de Yaradan
Bana bir ben lazımım birde anlayan

mazhar

  • Ziyaretçi
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #8 : 20 Ocak 2012, 23:45:32 »
Alıntı
mürşit rabıtasını sirk olarak savunanlar çok fazla bu konuda ne düşünüyorsunuz


Çok fazla! bunu kim demiş bilmiyorum ama,bu konuda herkes bir şeyler söylüyor.Amerikayı yeniden keşf etmeye lüzüm yok...İslam alimleri bu konu da son derece ilmi açıklamalarda bulunmuşlardır.buna rağmen inanmayanlara lafımız yok.Genelde şirk konusunu işleyenler,Vahhabiler,mezhep karşıtları,şiiler,itikatsızlar,putpresler.laikler,mezhepsizler,tasavvuf düşmanları,Ehl-i sünnet karşıtları din düşmanları...

Eğer biraz araştırma yapılırsa Rabıta ve önemi hakkında  yüzlerce makale ve yazı bulunabilr.
« Son Düzenleme: 21 Ocak 2012, 21:52:33 Gönderen: mazhar »

Çevrimdışı kalyoncu

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 14
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #9 : 09 Şubat 2012, 00:00:44 »
Hayırlı çalışmalar. Takip edenler bilir şubat ayı İmamı Şamil'in vefat yıldönümü. Vaazlarda ve sohbetlerde İslama ve vatana hizmeti olanları cemate anlatmak icabeder. Şeyh Şamil ile alakalı birkaç kitap okudum.
Küçüklüğümüzden beri büyüklerimizden duyardık İmamı Şamil Çerkez'dir diye. Ama, okuduğum kitaplarda çerkez olduğunu isbat edecek bir kayıt'a rastlamadım. Bu hususta bir araştırması olan varsa kaynak bildirebilirmi.

Çevrimdışı a7war

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 2
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #10 : 22 Haziran 2012, 14:40:09 »
Hayırlı çalışmalar. Takip edenler bilir şubat ayı İmamı Şamil'in vefat yıldönümü. Vaazlarda ve sohbetlerde İslama ve vatana hizmeti olanları cemate anlatmak icabeder. Şeyh Şamil ile alakalı birkaç kitap okudum.
Küçüklüğümüzden beri büyüklerimizden duyardık İmamı Şamil Çerkez'dir diye. Ama, okuduğum kitaplarda çerkez olduğunu isbat edecek bir kayıt'a rastlamadım. Bu hususta bir araştırması olan varsa kaynak bildirebilirmi.

Şeyh Şamil, Dağıstanlı Avar milletindendir. Avarlar ise Haşimi Araplardan sonra soy bilgisini dünyada en iyi tutan bir millettir, yani Şamil'in ilk Müslüman atasına kadar şeceresi yazılıdır. Şeyh Şamil Dağıstan'ın bir Avar köyü olan Gimri köyündendir. Avarların güneyde komşuları Azeri Türkleridir, kuzeyde komşuları Çeçenlerdir, Çeçenlerin yukarısında Osetler, Osetlerin yukarısında Karaçaylı Türkler oturur, Karaçaylıların yukarısında ise Çerkez denilen millet oturur, bu Çerkez milletinin esas adı Adiga olup, Osmanlı bunlara Çerkez demiş. Yani Şeyh Şamil'in milleti Avarlar ile bu Çerkezler arasında 80 türlü millet yaşıyor, Şamil'in Çerkezlerle alakası yoktur ama Şamil Çerkezlere İslam'ı anlatsın diye birçok Dağıstanlı kumandan göndermiş. O kumandanlarda Nakşibendi Dağıstanlılar idi, örneğin Dağıstanlı Muhammed Emin.

Dağıstan'da Avarlar hep Nakşibendiliğin Khalidiyye ve Şazeliyye koluna bağlıdır. Şimdiki Dağıstan'da Şeyh efendilerin meşhurlarından biri Said-Çirkevi-Dağıstani hazretleridir, Şazeli kolundandır. Türkiye'ye hicret etmiş Avar Nakşibendilerden, Kurtuluş Savaşı sırasında muhacir Avarlardan Dağıstanlılardan oluşan "Şeyh Şamil Alayı"nı kurup Anadolu'yu Yunanlılara karşı savunmuş olan Şeyh Şerafeddin-es Suğuri hazretleri, ve onun talebesi Abdullah Dağıstani hazretleri Türkiyedeki Müslümanlar tarafından bilinir. Bunlar Dağıstan'daki meşhur Avar kalesi Gunib'e bağlı Soğralt isimli köyden hicret etmiş evliyalardır. Osmanlı bu mübarek alimlere büyük hürmet etmiş, onları Yalova tarafında yerleştirmiş. Şimdi Kıbrıs'ta dergahı olan Şeyh Nazım Hakkani, bu Abdullah Dağıstani hazretlerinin talebesiydi.

Dağıstan'da Müslümanlardan tarikatı olanların neredeyse hepsi Nakşibendidir. Çeçenlerin tarikat sahibi olanları ise Kadiri tarikatına bağlıdır. Vesselam.

Çevrimdışı kalyoncu

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 14
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #11 : 23 Haziran 2012, 00:43:52 »
Hayırlı çalışmalar. Takip edenler bilir şubat ayı İmamı Şamil'in vefat yıldönümü. Vaazlarda ve sohbetlerde İslama ve vatana hizmeti olanları cemate anlatmak icabeder. Şeyh Şamil ile alakalı birkaç kitap okudum.
Küçüklüğümüzden beri büyüklerimizden duyardık İmamı Şamil Çerkez'dir diye. Ama, okuduğum kitaplarda çerkez olduğunu isbat edecek bir kayıt'a rastlamadım. Bu hususta bir araştırması olan varsa kaynak bildirebilirmi.


Şeyh Şamil, Dağıstanlı Avar milletindendir. Avarlar ise Haşimi Araplardan sonra soy bilgisini dünyada en iyi tutan bir millettir, yani Şamil'in ilk Müslüman atasına kadar şeceresi yazılıdır. Şeyh Şamil Dağıstan'ın bir Avar köyü olan Gimri köyündendir. Avarların güneyde komşuları Azeri Türkleridir, kuzeyde komşuları Çeçenlerdir, Çeçenlerin yukarısında Osetler, Osetlerin yukarısında Karaçaylı Türkler oturur, Karaçaylıların yukarısında ise Çerkez denilen millet oturur, bu Çerkez milletinin esas adı Adiga olup, Osmanlı bunlara Çerkez demiş. Yani Şeyh Şamil'in milleti Avarlar ile bu Çerkezler arasında 80 türlü millet yaşıyor, Şamil'in Çerkezlerle alakası yoktur ama Şamil Çerkezlere İslam'ı anlatsın diye birçok Dağıstanlı kumandan göndermiş. O kumandanlarda Nakşibendi Dağıstanlılar idi, örneğin Dağıstanlı Muhammed Emin.

Dağıstan'da Avarlar hep Nakşibendiliğin Khalidiyye ve Şazeliyye koluna bağlıdır. Şimdiki Dağıstan'da Şeyh efendilerin meşhurlarından biri Said-Çirkevi-Dağıstani hazretleridir, Şazeli kolundandır. Türkiye'ye hicret etmiş Avar Nakşibendilerden, Kurtuluş Savaşı sırasında muhacir Avarlardan Dağıstanlılardan oluşan "Şeyh Şamil Alayı"nı kurup Anadolu'yu Yunanlılara karşı savunmuş olan Şeyh Şerafeddin-es Suğuri hazretleri, ve onun talebesi Abdullah Dağıstani hazretleri Türkiyedeki Müslümanlar tarafından bilinir. Bunlar Dağıstan'daki meşhur Avar kalesi Gunib'e bağlı Soğralt isimli köyden hicret etmiş evliyalardır. Osmanlı bu mübarek alimlere büyük hürmet etmiş, onları Yalova tarafında yerleştirmiş. Şimdi Kıbrıs'ta dergahı olan Şeyh Nazım Hakkani, bu Abdullah Dağıstani hazretlerinin talebesiydi.

Dağıstan'da Müslümanlardan tarikatı olanların neredeyse hepsi Nakşibendidir. Çeçenlerin tarikat sahibi olanları ise Kadiri tarikatına bağlıdır. Vesselam. 

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Ancak, kaynak verirmisiniz. Recep KALYONCU Meadow Heights Talebe Yurdu MELBOURNE / AVUSTRALYA

Çevrimdışı a7war

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 2
Ynt: Şeyh Şâmil'in Vâsiyeti
« Yanıtla #12 : 23 Haziran 2012, 02:09:22 »
Büyük mürşid Şeyh Şamil'in İslamı savunduğu zamanlar Osmanlının çöktüğü, her cephede yenilgilerin alındığı, Müslümanların  Hristiyanlara özenmeye başladığı yıllardır. Şamil Ruslara karşı yoksul Dağıstanlı Müslümanlarla aynı Libya'daki Ömer Muhtar gibi destansı direnişlere başlayınca dünyada Müslümanların içi ferahlıyordu. Zira Moskof Asya'da Avrupa'da Müslümanlara saldırıp onların topraklarını ezip geçiyordu. Dağıstan ve Çeçenistan'da Şeyh Şamil'in cihadı 25 sene sürmüş, bütün düşman ve dostlar Kafkasya'ya merak ile bakmış, birçok kitapları yazılmış.

Şamil hakkında Yahudiler bile kitap yazmıştır. Yani sen her kitabı doğru sanıp okuma. Birçok kalbi hastalıklı milliyetçi, Şamilin ve yanındaki müminlerin Allah'ın yardımı ile ettikleri cihadı, kendilerine mal etmeye çalışmıştır. Özellikle Ruslar ve Hristiyan düşmanlar, Dağıstanlı Müslümanların zaferlerini İslam'ın bereketi ile değilde sanki kavim gücü ile kazanılmış gibi göstermek istemişlerdir. Bu yüzden birçok art niyetli kitaplar yazılmış, yalanlar söylenmiş. Şeyh Şamil ise sadece Müslümandı, ama Avar soyundan gelmiş. Şamil'in ise Avar olmak umrunda bile değildi, Allah'ın emrini tutmak için çırpınan çok samimi bir Müslümandı, başka biri değil. Ve büyük bir Nakşibendi şeyhiydi, şimdi bile Kafkasyadaki mücahidlerin himmet istediği bir ulu mürşid.

Ruslar Dağıstanlı Avarları Sibirya'ya sürgün ediyordu, ve kalanlarıda katledip vatanlarını yakıp yıkıyordu, yani nüfusları zaten az olan Müslümanlar çıkıpta tarihlerini yazamamışlar, Şamil'i anlatamamışlar. Şamil ancak çok sonra, Sovyetler yıkıldıktan sonra Dağıstan'da doğru dürüst anlatılabildi, bu takribi 150 sene ediyor, o kadar zaman boyunca Şamil anlatılamamış. Ama yakın zamanda Şeyh Şamil'in savaş katibi Karakha Tahir'in savaş notlarından oluşan Avarca ve Arapça bilgiler, Türkçe'ye çevrildi. Bunlar Şeyh Şamil'in savaşlarına bizzat şahitlik etmiş katibin notlarından seçilmiş bilgilerdir, Şamil bir İslam devleti kurmuştu, herşey yazılmış, herşey arşivlenmiş. Tercüme kitabın Türkçe adı : Dağıstan Kılıçlarının Parlaması, http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=8463

Bu kitapta Dağıstan'da Şamil'den önce Müslümanlarda nasıl bir gevşeme olduğunu, salih alimlerin nasıl tekrar halkı İslam'a çağırmaya başladığını, halk İslam'a tekrar dönünce Allah'ın Şamil hazretlerini lider olarak Müslümanlara göndermesini, ve Ruslara karşı mucizelerle dolu zaferlerin kazanılmasını, ama halk yine İslamı yaşamakta geri kalınca Rabbımızın nasılda Şamil'i Kafkasya'dan alıp, Medine'ye Peygamber toprağına getirdiğini okuyabilirsin. Türkçeye çevrilmiş en doğru kitaptır. (bence)