Gönderen Konu: Sıvı yağ alırken nelere dikkat edilmeli?  (Okunma sayısı 22191 defa)

0 Üye ve 9 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7473
Sıvı yağ alırken nelere dikkat edilmeli?
« : 31 Ocak 2009, 05:00:17 »

Önceden yemekler ve kızartmalar için ayçiçeği yağı ve tereyağı, salatalar için zeytinyağı alınırdı. Bu kadarcık çeşit arasından tercih etmesi kolaydı. Şimdi öyle mi? Market raflarında envai çeşit yağ var. Fındık, pamuk, mısır ve kanola derken, bu yağlardan hangisini, niçin tercih edeceğimizi şaşırdık.

"Ucuzunu alalım" desek bu sefer bir sürü dedikodu kulağımıza geliyor; yok genetiği oynanmış, yok içinde kanserojen madde varmış... "En iyisi bilindik markaları tercih etmek" deyip işin içinden çıkıyoruz. Bu sefer de bu bilindik markanın hangi çeşit yağını kullanacağımıza karar vermek gerekiyor. Hadi yağı satın aldık, ya sonra nasıl muhafaza edeceğiz? Biz de bu çok bilinmeyenli denklemin içinden bilene sorarak çıkalım dedik. Uzun yıllar yağ fabrikalarında üretimden sorumlu yönetici olarak çalışan kimya mühendisi Faik Kula ve gıda mühendisi Faruk Öner, sorularımıza cevap verdi.

Önce yağ seçimi: Satın alınacak yağın berrak olmasına dikkat edilmeli. Yağın rengi, elde edilen bitkiye göre değişebilir. Yağın kalitesini rafine ünitesinin teknolojisi ve işleme metodu da belirliyor. O sebeple markalı yağları tercih edin.

Hangi yağ niçin tercih edilmeli?: Raflarda yan yana duran pamuk, fındık, ayçiçeği, kanola ve mısır yağını seçerken ne için kullanacağı düşünülmeli. Kızartmalar için -ısıya dayanıklılığı yüksek olduğu için- ayçiçeği ve pamuk yağı tercih edilmeli. Mısır ve fındık yağı, diğerlerine göre sıcaklığa dayanıklılığı daha az olduğu için yemeklerde ve salatalarda kullanılmalı. Zeytinyağı ise doymamış yağ oranı kızartma için uygun gibi görünse de ülkemizde rafine değil de sızma şeklinde üretildiği için daha çok salatalarda ve yemeklerde kullanılmalı. Rafine yağlar, tat ve koku olarak nötr yağlardır. Yani kendilerine has tadı yoktur. O sebeple birbirine karıştırdığınızda bir farklılık olmaz. Yani soğuk yemeklerde daha çok zeytinyağı, fındık ve mısır yağı, kızartmalarda ayçiçeği, pamuk ve kanola yağı kullanılabilir. Sıcak yemeklerde ise fındık ve mısır yağının yanı sıra zeytinyağı kullanılabilir. Kızartmalık denilen ayçiçeği ve pamuk yağı da sıcak yemeklerde kullanılabilir. Vücut için faydaları düşünüldüğünde salatalarda ve soğuk yemeklerde zeytinyağı gibi çörekotu, keten tohumu, üzüm çekirdeği, kabak çekirdeği, kayısı çekirdeği ve susam yağı da kullanılabilir. Katı yağ gerektiren unlu mamullerde ise tereyağı kullanmak tercih edilmeli. İlla da margarin kullanılacaksa mutlaka çok iyi bir marka tercih edilmeli.

Kanola yağı nedir?: Kuraklık ve kriz üst üste gelince, yağların maliyeti daha bir arttı. Dolayısıyla üretici, ucuza yağ elde edebileceği bitkilere yöneldi. Kolza bitkisi bunlardan bir tanesi. Fakat dünyada erüsik asit ve metabolizmaya zararlı etkileri olabileceği düşüncesiyle yağı üretilmemeye başlanmıştı. Sonra kolzanın bu özelliklerinden arındırılarak geliştirilen yeni hali piyasaya sürüldü. Buna kanola deniyor. Kanola bitkisinin yağ oranı yüzde 47. Yaz-kış üretimi yapılabiliyor. Bu sebeple de maliyeti oldukça az. Ama yine de birçok kişi bu yağa ihtiyatlı yaklaşıyor. Bunlardan birisi Faik Kula. Gıda mühendisi Önel ise bu bitkinin tohumunun sanıldığı gibi genetikle değil hibrit çalışmalarıyla elde edildiğini, tohumdan çıkan yağın da Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olduğunu söylüyor.

Yağ evde nasıl muhafaza edilmeli?: Yağların muhafazası çok ihmal edilen bir konu. Fakat uzmanlar, yağların en büyük düşmanının havadaki oksijen, nem yani su ve ışık olduğunu söylüyor. O yüzden sıvıyağların ışık görmeyeceği, oda sıcaklığında bir yerde nemden uzakta ve ağzı kapalı bir kapta muhafaza edilmesi gerekiyor. Eğer yağda tortu oluşuyorsa (zeytinyağında çok olur) tortudan kurtarılmalı, filtre edilmeli. Ayrıca kızartılacak madde -mesela patates- kuru olmalı.

Yağları birbirine karıştırarak tüketin

Yağ en çok enerji veren besin bileşenidir. 1 gr yağda yaklaşık 9 kcal enerji var. Ancak ihtiyaçtan fazla alınan yağlar depolanmaya başlar. Sağlıklı bir tercih yapmamız gerekirse, yemeklerimize 2 ölçü mısırözü-ayçiçek-fındık yağına 1 ölçü zeytinyağı veya kanola yağı ilave etmemiz uygun olur. Kalp-damar sağlığı için hangi yaşta olursa olsun yağ dengesini iyi kurmak lazım. Doymuş yağ oranını azaltabilmek için de yağsız etler, yarım yağlı süt-yoğurt-peynir tercih edilmelidir. Ciddi bir sağlık sorunu yoksa kişilerin yemeklere lezzet ve koku verecek kadar az miktarda tereyağı kullanmasında sakınca olmayabilir.
Diyetisyen Gülcan Emirza

Gülizar Baki

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Sıvı yağ alırken nelere dikkat edilmeli?
« Yanıtla #1 : 31 Ocak 2009, 14:10:07 »
Hangi yağların kızartmalarda, hangilerinin yemek ve salatalarda kullanılacağını araştıracaktım, gerek kalmadı. :)

Teşekkürler İsra
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Sızma zeytinyağı ile yemek pişirilir mi?
« Yanıtla #2 : 31 Ocak 2009, 23:33:19 »
Kızartma için ayçiçek yağı deniyor ama bunun çok sağlıksız olduğunu söyleyenlerde var,kızartmada yanma derecesini geçince kansorejen madde oluştuğu söyleniyor  e52))

**************************************

Sızma zeytinyağını ısıtmanın iyi olup olmadığını değerlendirirken göz önüne alınacak ana noktalardan birisi yağın duman çıkarma noktasıdır. Duman çıkarma noktası ısınan yağdan gözle görünür gazlı buhar çıktığı derecedir.

Bu genellikle yağın dekompozisyonunun (yapısının bozulmaya) başladığının işareti olarak kabul edilir. Dekompozisyon sadece lezzet ve besinsel değerde azalmayla değil sağlığa zararlı olan zararlı kansere yol açıcı bileşiklerin (oksijen radikalleri) oluşumuyla sonuçlanabilen kimyasal değişimlerden sayıldığından dolayı yağı duman çıkarma noktasını geçmeyecek kadar ısıtmak önemlidir. Dumanı solumak da zarar verebilir.

Zeytinyağının duman çıkarma noktasından bahsetmeden önce bazı terimleri açıklığa kavuşturmakta fayda var:

Sızma: Zeytinlerin ilk kez sıkılmasından elde edilir (en ince lezzete sahiptir)
Rafine: Zeytinin ham yağının rafine dilerek oluşturulduğu yağdır
Riviera: Rafine ve sızmanın karışımıdır yemeklerde kullanım için daha uygundur.

Çeşitli firmalar zeytinyağı ürünleri için farklı duman çıkarma noktaları belirttiğinden dolayı zeytinyağı için kesin bir nokta belirlemek zordur. Genellikle zeytinyağının duman çıkarma noktası 104 ila 225 derece arasında değişir.

Çoğu üretici zeytinyağı ürünlerinin duman çıkarma noktasının 218 ile 232 derece arasında olduğunu söylemektedir. Daha fazla işlemden geçmiş olan ürünlerinki ise 242 derece olarak belirtilmektedir. Sızma zeytinyağınınki 93 dereceden başlayarak 207’ye kadar çıkabilmektedir. Değişkenlik çok fazladır ve işlem görme derecesindeki farkı yansıtmaktadır.

Prensipte organik, rafine edilmemiş, soğuk-sıkılmış sızma zeytinyağının en düşük duman çıkarma noktasına sahip olması gerekir. Buna dayanarak bu tip zeytinyağının yüksek sıcaklığa maruz bırakılmaması gerekir, sızma zeytinyağı sadece soslarda kullanılmalıdır. En iyisi, yemek piştikten sonra zeytinyağını ekleyerek harika lezzetinin ve besinsel değerinin tadına varmaktır.

kadinhaberleri.com

*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Fındık yağını ne kadar tanıyoruz?
« Yanıtla #3 : 13 Mayıs 2009, 14:35:34 »
Giresun Üniversitesince düzenlenen 'Fındık Yağı ile ilgili panelde fındık yağının birçok rahatsızlığa iyi geldiği belirtirilren özellikle şeker hastaları için çağrıda bulundu.

Ordu Yağ Sanayi A.Ş Genel Müdürü Sedat Bayrak, Giresun Üniversitesi'nce Güre Yerleşkesi Toplantı Salonu'nda düzenlenen ''Fındık Yağının İnsan Sağlığına Faydaları'' konulu panelde yaptığı konuşmada, yağ tüketiminde yağ çeşidi seçiminden tüketim şekline kadar uzanan her aşamada daha bilinçli ve duyarlı olunması gerektiğini ifade etti.



Fındık yağının, şeker hastalarının insülin hormonuna olan ihtiyacını azalttığını ifade eden Bayrak, ''Fındık yağının özellikleri ortadadır. Her açıdan en dayanıklı yağ olan fındık yağı, mükemmel bir pişirici olup, kendi lezzeti ile pişirilen yiyeceğin lezzetini örtmekten çok, mükemmel bir aracı olarak, pişirildiği ürünün tadını ön plana çıkaran ve şimdiye kadar, fiyatı hariç hiçbir şikayet almamış bir mamuldür'' dedi.

Bayrak, Ordu Yağ Sanayi Anonim Şirketi olarak Çotanak markası adı altında fındık, ideal, kanola, ayciçek, soya ve mısır yağı üretimi yaptıklarını, ürettikleri yağın en sağlıklı yağ olduğunu, bu yağların vücuda yerleşmiş kanserli hücrelerin etkisiz hale getirilmesinde faydalı olduğunu ileri sürdü.

Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Karadeniz ise konuşmasında, sıvı yağın insan vücudunun gerekli enerjiyi sağlayabilmesi ve yiyeceklere lezzet katması için en önemli besin ögelerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Gıdadaki yağlar başlıca üç ana unsurdan oluşur. Doymuş yağ asitleri, tekli doymamış yağ asitleri, çoklu doymamış yağ asitleri. Doymuş yağ asitleri toplam kolesterol ve trigliserit seviyelerini yükseltir.

Ayrıca yağların yanma derecelerinin üstünde ısıya tabi tutulması halinde ısı ve kütle transferiyle meydana gelen moleküler yapı ve yağ asitleri örüntüsü değişikliği sonucunda ortaya çıkan farklı fiziksel özellikteki sert moleküllerdir. Ancak, kandaki kolesterolün fazlalığı problem çıkarır. Fındık yağı yüksek tansiyon riskini azaltmakta, kötü kolesterolü düşürmekte, kalp ve damar hastalıklarına iyi gelmektedir.''

Panele, Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Genel Müdürü Mehmet Sargın, sivil toplum örgütleri temsilcileri, üniversitenin akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı.

Haber Aktüel
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9222
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Hangi Yağlar Hastalıklara Neden Oluyor?
« Yanıtla #4 : 01 Ağustos 2016, 11:18:17 »
Hangi Yağlar Hastalıklara Neden Oluyor?

Özet:
- Son 50 yılda Amerikalı yetişkinlerin yağ dokularındaki linolenik asit yoğunluğu %136 artmış. Bu artış çeşitli bitkisel yağların kullanımındaki artışla orantılı.
- 1940'ların ortalarına kadar kullanılan doğal yağların yerine çoğu Amerikalının işlenmiş soya, kanola, mısır, ayçiçeği, pamuk vb yağlar (omega 6 yağları) kullandıkları görülüyor.
- Amerika nüfusunun büyük çoğunluğu omega 3 / omega 6 dengesinin bozulmasından muzdarip. Bu da kalp hastalığı, diyabet, artrit ve kansere yol açabiliyor.
- 1900 - 2010 yılları arasında ölüm oranı ciddi biçimde düşmüşken kalp hastalığı ve kanser oranları da ciddi şekilde artmıştır.


Bitkisel Yağlar Nasıl Zararlı Olabiliyor?
Bitkisel yağlara kalp dostu dense de bilim bunu desteklemiyor. Bu yağların rafa çıkana kadar bir çok işlemden geçtiği, birçok kimyasal maddenin bu işlemlerde kullanıldığı, örneğin hidrojenize edilme işlemi yapıldığını, dolayısıyla da doğallıklarını kaybettikleri söylenebilir. Bu işlemlerin sonucunda elde edilen yağın kullanılması vücutta inflamasyon oluşması, kanda trigliseridlerin yükselmesi ve insülin mekanizmasının bozulması gibi sonuçlara götürüyor.

Omega-3 ve Omega-6 Yağları
Asırlar boyunca yediğimiz omega 3 ve omega 6 yağları oranlarında değişimler meydana geldi. Araştırmalar avcı-toplayıcı atalarımızın tükettiği omega 3/omega 6 yağlarının dengeli olduğunu, ve onların, kalp, kanser, diyabet gibi modern zaman hastalıklarından uzak olduğunu gösteriyor.

Beslenmede Omega 6 yağlarının fazla yer alması, omega 3 yağlarının da azalmasının sonuçları ilk aşamada inflamasyon ve kalp hastalığı oluyor. Doktorlar omega 6 tüketimini sınırlandırma tavsiyesinde bulunmak yerine bol miktarda ilaç reçete ediyorlar.

Sonuç olarak, soğuk sıkım sızma zeytinyağı ve tereyağı sağlıklı yağlardır. Hindistancevizi yağı da pişirmede kullanılabilir çünkü ısıya dayanıklıdır.

Özet çeviri: Nurçin Çağlar | Sağlıklı Yaşıyoruz | https://www.instagram.com/p/BIc1govA4oi/?hl=tr&taken-by=saglikliyasiyoruzcom

Kaynak: http://articles.mercola.com/…/05/18/vegetable-oils-fats.aspx