Gönderen Konu: Siz Ne Anlarsınız Terminilojiden?  (Okunma sayısı 874 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9220
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Siz Ne Anlarsınız Terminilojiden?
« : 14 Nisan 2014, 12:13:26 »

Siz Ne Anlarsınız Terminilojiden?


Adamın biri arkadaşının hatırı için ilk defa keman dinlemek zorunda kalır. Sonra merak eder, kemanın tellerinin neden yapıldığını sorar. Arkadaşı;

“Kedi bağırsağı” der.

“Ya, yay?”

“O da atkuyruğundan yapılır.”

Eve gittiğinde hanımı gününün nasıl geçtiğini sorunca,

“Valla, adamın biri at kuyruğunu kedi bağırsağına sürdü durdu.” diye cevap verir.

Bu minik hikâye adamın keman dinlemeyi sevmediğini mi gösterir, yoksa kemanın yapılışını anlatan adamın mevzuyu nasıl anlaşılmaz hale getirdiğini mi? işin aslında eskiden keman tellerinin koyun bağırsağından yapılması yatıyor. Ancak Avrupa’da Ortaçağı zihniyetinde, kedi öldürmek uğursuzluk olduğundan, icatlarını korumak isteyen kemancılar, keman tellerinin kedi bağırsağından yapıldığı yalanını söylerlermiş.

Keman hikâyesinin batıl inanışı harmanlayan tarafı, bilim ve akademik kitaplarının terminolojileri ile

karışıklık yüzünü hatırlatıyor bize.
Akademik ve terminolojiye dayalı bilimi insanlar anlamak zorunda değil belki. Onun için kelimeleri herkesin anlayacağı tarzda söylemeye gerek yok. Ancak, Latince terminolojiye boğulmuş bilim yazıları üzerinden evrim teorisi destekli yazılar böylece tahakkümünü sürdürüp gidecekmiş gibi hava estiriliyor. Diğer tarafta işin özünü bilenler, ‘Asıl işi araştırma yapmak, ders okutmak, öğrenci yetiştirmek olan biri niye işini gücünü bırakıp popüler ve herkesin anlayacağı şekilde kitap ve makale yazsın?’ diye düşünebiliyorlar.

Bu mevzuda Sargun A. Tont ‘Popüler Yayıncılık’ yazısında çeşitli iktibaslara yer vermiş. Popüler, yani halkın anlayacağı dilden yazmayı, popüler bilim yazarlarından Wells, biyolog Julian Huxley’e bir mektupla şöyle açıklar: “Bu kitabı yazdığın okuyucu senin kadar akıllıdır; ama senin kadar bilgili olmayabilir. O sınava hazırlanan bir öğrenci değildir ve kafasının teknik terimlerle doldurulmasından hoşlanmaz.”

Aynı yazıda Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmaya yer veriliyor. ABD’de halkın tamamına yakın kısmı havanın ısındığı zaman yükseleceğini, %86′sı arzın merkezinin çok daha sıcak olduğunu, %60′ı kıtaların yavaş yavaş yer değiştirdiğini, %60′ı oksijenin bitkilerden geldiğini doğru olarak bilmiş. Fakat %69′u her gün kullandığı elektriğe ait en basit bilgilerden mahrum; %55′i antibiyotiklerin yalnız bakterileri değil, virüsleri de öldürebileceğini sanıyormuş. En tuhafı da %30′u halen Güneş’in, Dünya’nın etrafında döndüğüne inanıyormuş.

Dünyada ise insanların beynin %10′unu kullanıldığı bilgisi dolaşıyor. Türkiye’nin %99′unun Müslüman olduğu söyleniyor. Okur-yazar ortalaması ise Latince’ye nispeten yapılıyor. Bu sebepten Osmanlı’nın yıkılmasıyla yapılan nüfus sayımında okuma oranın% 10,5 olduğu yazılıyor.

Halk nezdinde, bu bilgilerin sebebini anlamak için sadece akademik camianın terminolojisine boğulmuş kitapları elden geçirmek gerekiyor. Yoksa ortaçağda kemanları kurtarmak için, kedi öldürmenin uğursuzluk getirdiğini kılıf yapanlar, kendi bilgilerini haklı çıkarmak için de, ‘Siz ne anlarsanız terminolojiden!’ tavrını takınabilir.


Sadık CANLAR| 08 Nisan 2014 | http://insanvehayat.com/siz-ne-anlarsiniz-terminilojiden/