Gönderen Konu: Tarihte Bugün  (Okunma sayısı 22247 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
Tarihte Bugün
« : 20 Mart 2007, 00:59:42 »

"- 18 Ocak 1916 İngilizlerin Gelibolu Yarımadası'nı boşaltmaları üzerine, 5. Ordu Karargahı Çanakkale'den Lüleburgaz'a alındı.
- 18 Ocak 1919 Paris Barış Konferansı toplandı.
- 18 Ocak 1924 İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
- 18 Ocak 1925 Yol Mükellefiyeti Kanunu TBMM'de kabul edildi.
- 18 Ocak 1931 Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği 'Türkiye Güzellik Kraliçesi' yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı.
- 18 Ocak 1940 'Milli Korunma Kanunu' TBMM'de kabul edildi.
- 18 Ocak 1944 'Trak' adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya girerken kayalara çarparak battı. Olayda 24 kişi öldü.
- 18 Ocak 1954 Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu'nun bazı hükümleri değiştirilerek liberalleştirildi.
- 18 Ocak 1975 Haşhaş kapsüllerinin çizilmesi yasaklandı.
- 18 Ocak 1977 Devrimci Gençlik dergisi Sorumlu Müdürü ve Dursun Akçam'ın oğlu Dev-Yol Merkez Komite Üyesi Taner Akçam, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.
- 18 Ocak 1990 Et Balık Kurumu, işçi ve memura kurum mamullerinin taksitle satılmasını kararlaştırdı.
- 18 Ocak 1994 İstanbul'da Etiler Akmerkez'de Tekfen-Dinçkök ortaklığıyla İstikbal A.Ş.'nin ortak yatırımı olan 'Magro Süpercenter' açıldı.
- 18 Ocak 1996 Mustafa Kalemli, TBMM'nin 19. başkanı oldu.
- 18 Ocak 2001 Fransa'nın sözde Ermeni soykırım yasa tasarısını kabul etmesi, Türkiye ile ilişkileri gerdi.
- 18 Ocak 2001 Elektrik Piyasası yasa tasarısı komisyondan geçti.
- 18 Ocak 2001 Kaliforniya eyaletinde enerji sektörünün başarılı bir şekilde liberalleştirilmesinden kaynaklanan enerji krizi, San Francisco bölgesinde 1 milyon insanın elektriksiz kalmasına yol açtı.
- 18 Ocak 2001 Kamerun'un başkenti Yaunde'de başlayan 21. Fransa-Afrika Zirvesi'ne, Kongo Demokratik Cumhuriyeti Devlet Başkanı Laurent-Desire Kabila'nın öldürülmesi damgasını vurdu.
- 18 Ocak 2001 Avustralya'nın ilk klonlanan koyununun 3 kuzu yavrulaması, klonlamayla damızlık bir ırk yaratılmasının yolunu açtı.
- 18 Ocak 2002 Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmet tarifeleri ile bazı kanunlarda değişiklik yapan 4736 sayılı kanunu onayladı.
- 18 Ocak 2002 Ankara DGM Cumhuriyet Savcısı Hamza Keleş, hayali ihracata ilişkin yürüttüğü Örümcek Ağı Operasyonu soruşturmasında, 85 kişi hakkında dava açtı".
« Son Düzenleme: 18 Ocak 2009, 00:40:42 Gönderen: fatihan »
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #1 : 04 Haziran 2007, 10:12:52 »
4 Haziran 1876
Sultan Abdülaziz'in Şehid Edilişi



Sultan Abdulaziz Han

*Otuz ikinci Osmanli padisahidir.

1861 yilinda tahta geçti. Saltanat muddeti 14 senedir. Zeki ve hamleli bir padisahdi. Kendisine kuçuk yastan itibaren gayet itinali bir tahsil yaptirilmisti.

O’nun saltanatina tekaddum eden gunlerde "Tanzimat Fermani" ile bati taklidçiligi yolu açilmis ve bu istikamette atilan adimlar, halkin ruhunda devlete karsi ilk kuskunluk tohumlarini filizlendirmeye baslamisti. Sultan II. Mahmud ve halefi Sultan Abdulmecid, bu yolda yurumus, an’anevi ordu seklimiz olan yeniçeriligin ilgasindan cenazelerin bando-mizikayla kaldirilmasina kadar çesitli inkilab hareketleriyle devletin teb’asina yabancilasmasi ve ahkam-i ser’iyyeden uzaklasmaya baslamasi çigirini açmislardi. Halk kuskun; rical, bati aleminin kaydettigi terakki karsisinda saskin ve mutereddiddi. Islam’in dusmanlari ise, bati ile aramizda husule gelen mesafenin vebalini, muazzez Islam’a yuklemek için sinsi bir propaganda faaliyetine girismis bulunuyordu.


Sultan Abdulaziz , cesur, hamleli, fikren ve ruhen saglam bir padisah olarak halkin ruhunda birikmis olan melali (huznu), kisa zamanda surura çevirmis, eski futuhat devirlerinin avdet edecegi umidlerinin belirmesine sebep olmustu. Pehlivan yapili vucudu da bu hissi takviye ediyordu. Gerçekten guresi tesvik eden, dusmanlarina karsi harbi goze almaktan çekinmeyen, bu maksadla ordu ve donanmayi dunyanin en ileri seviyesine çikarmaya çalisan Sultan Abdulaziz’in devri, Tanzimat’la baslayan yilginliktan milletçe silkinip dogrulma temayullerinin bir baslangici olmustu. O’nun faaliyetlerinin ana hedefi Tanzimat’la açilmis bulunan batililasma hareketlerini akamete ugratarak, kendi milli ve dini huviyetine sadik kalmak ve bu yolda ilerlemekti. Lakin kendisine tekaddum eden yillarda bu kendinden kaçis, o hadde vasil olmustu ki, Napolyon Code-civili (Kod Sivil) denilen Fransiz medeni kanunu aynen tercume edilip alinarak, musluman teb’aya tatbik edilmesi gibi temayuller belirmisti. Sultan Abdulaziz, bu cinayet derecesinde vahim olan hareketi, devrinin buyuk alimi olan Ahmed Cevdet Pasa ile elele vererek Islam hukukundan yapilmis bir medeni kanun demek olan Mecelle-yi Ahkam-i Adliyye’yi kisaca "Mecelle" denilen buyuk kanun metnini ortaya çikararak onlemistir. Zamaninin butun silahlarini en iyi bir sekilde kullanmayi ogrenmis olan Sultan Abdulaziz, dedesi Yavuz Sultan Selim Han gibi olmaya çalisiyordu.

Sultan Abdulmecid Han’in olumu uzerine 1861’de tahta çikmisti. Osmanli Devleti’nin durumu son derece karisik idi. Mali sikinti son haddindeydi. Karadag’da çikan isyan, Sirplar’la savasa yol açabilecek durumda idi. Avrupa devletleri bu hali firsat bilerek, aracilik tekliflerini arttiriyorlardi. Zira Sultan’in Tanzimat’tan vaz geçmesinden endise duyuyorlardi.

Bu durumu fark eden Sultan, hemen bir hatt-i humayun çikardi. Fermanda soyle deniyordu:

"Devletin maddi gucunun artirilmasi ve halkin hayat seviyesinin yukseltilmesinden baska maksadimiz yoktur. Devlet malinin telef edilmemesi ve israfdan korunmasi sarttir. Muslim ve gayr-i muslim ayird etmeksizin memleketimizde yasayan herkes, dinimizin emirleri çerçevesinde adaletle yonetilecek ve hepsi adalet onunde esit muamele gorecektir.

Yuce devletimizin istiklalinin devam etmesi ve halkin refah içinde yasamasi, en buyuk gayemizdir. Cenab-i Hakk, Peyygamber -SallAllahu Aleyhi ve Sellem- hurmetine cumlemizi muvaffak eylesin!"

Bu fermanla birlikte mevcud hukumetin de yerinde birakilmasi, batili devletlerin Tanzimat’la alakali endiselerini nisbeten ortadan kaldirdi.

Sultan, israfa karsi, kendinden ve saraydan baslayarak tedbirler aldi. Devletin mali durumunu duzeltmeye basladi.

Sultan Abdulaziz, butun dunyanin alakasini celbetmis bulunuyordu. Bundan dolayi, Fransa ve Ingiltere’ye davet edildi. 1867’de Dolmabahçe onunden Sultaniye yatina binerek yola çikti. Boylece Osmanli tarihinde yabanci ulkelere seyahat eden ilk padisah oldu.

Koca Sultan, Paris’te buyuk bir torenle III. Napolyon tarafindan karsilandi. Serefine verilen yemekte yanina oturan III. Napolyon’un:

"–Ekselans Hazretleri! Girit için en guzel çozum yolu olarak, adanin Yunanistan’a terkini dusunseniz!.." demesi uzerine Sultan celallendi. O diplomatik munasebetlerde zaaf gosterecek bir padisah degildi. Bundan dolayi, bu kendisini yoklama mahiyetindeki suale su cevabi verdi:

"–Ekselans! Osmanli Devleti, yirmiyedi sene Girit için kan doktu. Her karis topragini sehid kanlari ile suladi. Ordumda tek bir asker, donanmamda tek bir sandal kalana kadar ecdad mirasini korumak mecburiyetindeyim..."

Beklenmiyen bu siddet karsisinda III. Napolyon, ozur dilemek zorunda kaldi.

Sultan, Ingiltere ve Fransa seyahatinden Istanbul’a muhtesem ve gayet basarili diplomatik zaferlerle donmustu.

Istanbul’da da halkin coskun tezahurati ile karsilandi. Zira millet, O’nda yukselis devri padisahlarinin temayul ve dirayetini goruyor ve yeni zaferlerle devletin, bir kere daha silkinip sahlanacagini umuyordu.

Sultan Abdulaziz, ecdadin devri ile kendi devri arasindaki kudret ve ihtisam farkini su sozleri ile ne guzel ifade etmistir:

"Atalarimiz batiya at sirtinda futuhat için giderlerdi. Bizler ise, simdi tren ve vapurla, ancak diplomatik seyahat için gidebiliyoruz!"

Abdulaziz Han, gayet dindarane ve intizamli bir hayat suren durust bir insandi. Hayati boyunca su yerine zemzem içecek kadar takva sahibi idi. Hatta Avrupa’ya seyahate gittigi zaman, abdest suyunu beraberinde goturdugu rivayet edilir. Muntazaman namaz kilar ve çok çok Kur’an-i Kerim okurdu. Caniyane bir surette katledildigi zaman odasindaki kuçuk masanin uzerinde "Sure-i Yusuf" açik oldugu halde bir Kur’an-i Kerim bulunmustu. O’nun mubarek kanlarinin bulastigi bu Kur’an-i Kerim, el’an Topkapi Sarayi’nda muhafaza edilmektedir.

Birgun hasta yataginda baygin ve sararmis bir vaziyette yatarken Sultan Abdulaziz’e:

"Medine-i Munevvere mucavirlerinden bir dilekçe var!" denildiginde yaverlerine:

"–Derhal beni ayaga kaldiriniz! Harameyn’den gelen talebleri ayakta dinleyeyim! Allah Rasulu’ne komsu olanlarin talebleri, boyle ayak uzatilarak edebe mugayir bir sekilde dinlenmez!.." diyerek Medine’ye ve Hazret-i Peygamber’e olan muhabbetini guzel bir surette izhar etmistir.

Her Medine-i Munevvere postasi geldiginde abdest tazeler, mektuplari «Bunlarda Medine-i Munevvere’nin tozu var!» diye opup alnina goturur, ondan sonra baskatibe uzatir ve «Aç, oku!» derdi.

Yukarida arzedildigi gibi Abdulaziz Han tahta çiktigi zaman, batililarca adeta buyulenmis ve onlarin siyasi emellerine tabi bir hale gelmis bulunan ve kendilerine Jon Turk (Genç Turk) denilen insanlar elinde devletin içten çokertilme faaliyetinin had safhaya ulasdigi bir devredir..

Sultan Abdulaziz Han, gayet ileri goruslu bir padisahdi. Belgrad, Istanbul, Bagdad ve Kahire’yi elimizde bulundurmadikça cihan siyasetinde buyuk bir rol oynayamayacagimizi soylerdi. Bu gorus, bilahare Almanlar’in emperyalist temayullerinin uyandigi sirada getirdikleri "yedi B" formulune benzemektedir. Almanlar, buyuk devlet olabilmek için Berlin’den Bomba’ya kadar "B" harfi ile baslayan yedi buyuk merkezin ele geçirilmesi luzumundan bahsetmislerdir.

Sultan Abdulaziz Han’in siyasi emelleri içinde Turkistan bile vardi. Oraya el atmis, Iran ve Turkistan’da Turk unsurlar için Turkçe egitim yapan mekteblerin açilmasina amil olmustur.

Donanmasinin Kizildeniz’deki bolumu, Endonezya’yi tenkile (ezmeye) giden Ingiliz donanmasinin onunu kesmis, O’nu geri donmeye mecbur birakmisti. Gerçekten de denizcilige o kadar ehemmiyet vermisti ki, O’nun zamaninda Fransiz gemilerinin Haliç tersanesinde muvaffakiyetle tamirinden dolayi III. Napolyon bir tesekkur mektubu gondermisti.

Bu durum, Osmanli’nin hasta adam diye ifadelendirildigi bir devirde bile gosterdigi kudret ve muvaffakiyetin sahane bir misalidir. O boylece hala "devlet-i ebed-muddet" diye yad olunmaya layik bir devlet oldugunu gostermisti.

Sultan Abdulaziz’in saltanat yillarinda, otuz sene muddetle Ruslar’a karsi sanli bir mucadele vermis ve nihayet teslim olmak zorunda kalmis bulunan Seyh Samil Hazretleri, hacc için Çar’dan izin almis ve Istanbul’u ziyarete gelmisti. Sultan, sarayda birçok hazirliklar yaptirmis, butun Istanbul’u buyuk bir sevinç kaplamisti. Herkes sahile toplanmisti. Rus vapuru Dolmabahçe onunde demirlediginde, Sultan Abdulaziz’in saltanat kayiklari, Imam Samil’i ve aile efradini saraya getirdiler. Abdulaziz Han, O’nu sarayin kapisinda karsiladi ve buyuk bir hurmetle:

"–Babam kabrinden kalksaydi, ancak bu kadar sevinebilirdim!" diyerek bir çok iltifatlarda bulundu.

Haınane Bir Suikast

Çesitli vesilelerle su-i halleri gorulmus, once azledilmis, sonra tekrar kendilerine mevki verilmis olan dort kisi; Huseyin Avni Pasa, Mithat Pasa, Mutercim Rusdu Pasa ile Hayrullah Efendi, padisaha ihtilal hazirligi yapiyorlardi.

Huseyin Avni Pasa, 1871’de gorevinden azledilip rutbeleri sokulerek Isparta’ya gonderilmisti. Daha sonra da Mahmud Nedim Pasa tarafindan seraskerlikten de azledilmisti. Yapmak istediklerini «Kinim dinimdir!» diyerek ifade eden Huseyin Avni Pasa, Sultan’in hal’ edilmesi yaninda O’nu oldurmegi de dusunuyordu.

Mithat Pasa ise, siyasi ve din kulturunden mahrum olarak yetismisti. Yanlis kararlarindan ve yolsuzluklarindan oturu sadrazamliktan azledilmisti. Hayal-perest olan Mithat Pasa’nin, birgun içki masasinda Osmanli hanedanini ortadan kaldirip sultan olacagini iddia ederek:

"–Bunda ne var ki?! Al-i Osman olacagina biraz da Al-i Mithat olsun!.." dedigi rivayet olunmaktadir.

Mutercim Rusdu Pasa, iki sefer sadarete, uç defa da seraskerlige getirilmesine ragmen su-i halinden dolayi azledilmisti. O da menfaatinin kesilmesi sebebi ile padisaha kin baglamisti.

Hayrullah Efendi’ye gelince, Rusdu Pasa’nin himayesi ile getirildigi Seyhulislam’lik makamindan bir ay gibi kisa bir zamanda azledilmesi, onun da padisaha karsi kin baglamasina sebeb olmustu.

Bu dortlu çete grubu, talebeleri kiskirtarak numayis yaptilar. Padisah, kan dokulmemesi için yine bunlari is basina geçirdi. Boylece ihtilalciler, istedikleri yere ulastilar. Is padisahi hal’ etmege kaldi.

Ihtilal sabahi, Daru’s-seade Agasi Cevher Aga, padisahi uyandirmaga cesaret edemedi. Pertevniyal Valide Sultan’i uyandirdi. O da Sultan Abdulaziz Han’i uyandirdi. Yeni padisahin culus toplari atiliyordu. Abdulaziz Han annesine:

"–Bunlar beni III. Selim’e mi dondurecekler? Ben bunu kimlerin yaptigini biliyorum..." diyerek ihtilalcileri saydi. Sonra dilinden:

"Ben bu felaketi, otuz-kirk defa ru’yamda gordum.. Takdir-i ilahi boyle imis!" ifadeleri dokuldu.

Sultan Abdulaziz Han, sagnak yagmuru altinda kayiklarla Topkapi Sarayi’na goturuldu. Sahsi serveti, hanimlarin kulaklarindaki kupelere kadar ihtilalciler tarafindan yagmalandi. III. Selim’in odasina goturuldu. Abdulaziz Han:

"–Beni amcam gibi burada bitirmek istiyorlar!" dedi.

Uç gun kuru tahta uzerinde aç ve susuz olarak birakildi. Islak elbiselerinin degistirilmesine dahi izin verilmedi.

Daha sonra kendisi için ayrilan odaya geçirildi. Fakat Sultan Abdulaziz, V. Murad’a mektup yazarak Besiktas’taki Fer’iyye Sarayi’na naklini istedi. Arzusu yerine getirilerek Fer’iyye Sarayi’na nakledildi.

Huseyin Avni Pasa, pehlivanlardan uç kisiyi Fer’iyye Sarayi’nda mahsus bahçivanlikla vazifelendirdi. 4 Haziran 1876 sabah sularinda odasina girdiler. Abdulaziz Han, bir muddet onlara karsi koydu. Cinayete intihar susu vermek için O’nun bileklerinin damarlarini kesen zorbalar, hiçbir sey yokmus gibi gizlice islerinin basina donduler.

Valide Sultan, oglunun kanlar içinde yerde yattigini gorunce aglamaya basladi. Tertipledigi katlin neticesini almak için Huseyin Avni Pasa, saraya geldi. Yarali Sultan’i saray karakolunun kahve ocagina goturulmesini emretti. Henuz can çekisen Sultan’a doktor mudahelesini geciktirdi. Mazlum Sultan, caniler çetesi Huseyin Avni, Mithat ve Rusdu Pasalar’in gozleri onunde sehiden vefat etti.. Rahmetullahi Aleyh!..

Sultan Abdulaziz Han’in hunharca katli uzerine kizkardesi Adile Sultan’in yureginden su izdirapli misralar dokulmustur:

Cihan matem tutup kan aglasin Abdulaziz Han’a

Meded Allah, mubarek cismi boyandi kizil kana!..

Nasil hemsiresi bu Adile yanmaz o hakana,

Ki kiydi bunca zalimler karindas-i cihan-bana...

Hazret-i Peygamber -SallAllahu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz:

"Halis insan, buyuk bir tehlike uzerindedir!" buyurmuslardir.

Sultan Abdulaziz’in feci bir surette ortadan kaldirilmasi da, bu hadis-i serifte isaret edilen tehlike sebebiyle olmustur. Ancak bu olus, O’nun sahsindan ziyade milletin kaderiyle alakali bir ilahi takdirden baska turlu izah olunamaz. Zira Sultan Abdulaziz’in feci katli, milli tarihimizin en onemli bir donum noktasi olmustur.

Gerçekten O’ndan sonra felaketlerin onu alinamamis, çokus, Sultan Abdulhamid’in dirayetli siyasetiyle bir muddet geciktirilmisse de, nihayet bu azametli devletin yikilmasi ve ulkemizde Islam’in gariblik doneminin baslamasi onlenememistir.


enfal.de ve dallog.com sitelerinden  yararlanılmıştır.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #2 : 05 Haziran 2007, 11:54:08 »
5 Haziran 1086

Süleyman Şah'ın vefatı


Kutalmışoğlu Süleyman Şah

Selçuk Beyin oğlu Arslan Yabgu'nun torunu ve Selçuklu Beylerinden Melik Şihabeddin Kutalmış Beyin oğlu Gazi Süleyman Şah, Anadolu'yu baştan başa fetheden ve bir Türk yurdu haline getiren Türk yiğididir.

Süleyman Şah, 1082 yılında Çukurova'ya girdi ve ilk önce Tarsus'u fethetti. 1083'te ise Adana, başta olmak üzere bütün Kilikya (Adana civarları) beldelerini, hakimiyeti altına aldı.

Süleyman Şah'ın en büyük arzusu, Antakya'yı ele geçirmekti. Bu maksatla yola çıktı. Harekâtını gizli tuttu. 12 gün boyunca, gündüzleri konaklamak ve geceleri yol almak suretiyle ordusunu ilerletti. 13 Aralık 1084 günü, Antakya önlerine geldi ve ani bir hücumla şehri ele geçirdi. Şehrin büyük kilisesini, camiye çevirdi. İlk cuma namazında 120 müezzin bir ağızdan Ezan-ı Muhammedi'yi okudu. Süleyman Şah, şehrin ahalisine çok iyi davrandı ve şehri baştan başa imar ettirdi. Daha sonra, Anadolu'daki fetih harekâtını devam ettirdi. Kumandanlarını çeşitli bölgelere gönderdi. Bunlardan Buldacı Bey, 1085 başlarında Maraş, Elbistan, Göksun ve Besni kalelerini fethederek, bu bölgeleri ele geçirdi.

Gümüştekin Bey ise, Urfa ve Antep çevresini fethetmişti. 1085'e doğru, bütün beylikler bir araya getirilmiş ve Anadolu'da kuvvetli bir devlet doğmuştu. Süleyman Şah, Kurucusu olduğu devletin birliğini temin etmişti. 1105'e doğru, bütün Anadolu, Türklerin eline geçmişti. Anadolu fâtihi Süleyman Şah, devlet idaresinde de maharetini göstermiş, ele geçirdiği topraklara kök salmak için Müslüman ahalinin Anadolu'ya yerleşmesini temin etmişti.

Süleyman Şah, zaferden zafere koşarken, Sultan Melikşah'ın kardeşi Sultan Tutuş da saltanat hevesine kapılmış, Suriye'de bir devlet kurmak maksadıyla, sağa sola saldırmaya başlamıştı.

Süleyman Şah, Sultan Tutuş'un bu hareketlerine dur demek maksadıyla, ordusuyla birlikte Tutuş'un üzerine yürüdü. İki ordu, 5 Haziran 1086'da, Halep yakınlarında karşı karşıya geldi. Muharebenin en şiddetli safhasında, bir kısım askerler, Süleyman Şah'ın safını terk ederek karşı tarafa geçtiler. Bunun üzerine, Süleyman Şah'ın ordusu bozuldu. Kendisi de muharebe meydanında vuruşurken şehid düştü.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #3 : 06 Haziran 2007, 13:22:07 »
6 Haziran  1475 :arrow: Fatih Sultan Mehmed'in Kırım'ı Fethi

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #4 : 07 Haziran 2007, 16:17:03 »
7 Haziran


07/06/1557 :arrow:   Mimar Sinan tarafından inşa edilen, Süleymaniye Camii açıldı.  
 
 07/06/1866 :arrow:   Anadolu'da kurulan ilk demiryolu hattı olan İzmir-Aydın demiryolu açıldı.  
 
 07/06/1914 :arrow:   Atlas Okyanusu'yla Büyük Okyanusu birbirine bağlayan Panama Kanalı gemilere açıldı.  
 
 07/06/1929 :arrow:   Vatikan, bağımsız devlet oldu.  

 07/06/1942  :arrow:  Etimesgut fabrikasında yapılan ilk Türk uçağı havalandı.  

 
 07/06/1943 :arrow:   Tifüs salgını başladı. 7 Haziran günü İstanbul'da bazı sinemalar kapatıldı ve eskicilerin satış yapması yasaklandı.  
 

 07/06/1945 :arrow:   Çalışma Bakanlığı kuruldu. Türkiye'nin ilk Çalışma Bakanı Konya Milletvekili Profesör Sadi Irmak oldu.  



 07/06/1957 :arrow:   Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı İsmet İnönü "Dini siyasete alet etmeyi bazı politikacılar bir vasıta zannediyorlar" dedi.  
 
 07/06/1962 :arrow:   100 kadar işsiz hamal İstanbul Vilayet binasına yürüyüş yaptı.  
 
 
 07/06/1977 :arrow:   İşadamı Vehbi Koç "Hükümeti Cumhuriyet Halk Partisinin kurması yararlı olur" dedi.  

 07/06/1978 :arrow:   12 Mart dönemi askeri savcılarından Yaşar Değerli otomobiline konan bombayla yaralandı.  
 
 07/06/1982 :arrow:   Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği İdari Ateşesi Erkut Akbay uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü.  
 
 07/06/1983 :arrow:   Milli Güvenlik Konseyi kısa adı HP olan Halkçı Parti ve kısa adı ANAP olan Anavatan Partisi'nin 7'şer kurucu üyesini veto etti.  

 07/06/1990 :arrow:   Sosyal Demokrat Halkçı Parti'den (SHP) istifa eden 10 milletvekili Halkın Emek Partisi'ni (HEP) kurdu. İlk Genel Başkan Fehmi Işıklar'dı. HEP 3 yıl sonra 14 Temmuz günü Anayasa Mahkemesi'nce kapatıldı.  
 
 
 07/06/1995 :arrow:   Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Türk vatandaşlarına, bulundukları ülke vatandaşlığına geçme hakkı veren yasa kabul edildi.  

 07/06/1995 :arrow:   Ankara Musevi Cemaati Başkanı Profesör Yuda Yürüm arabasına konulan bombanın patlamasıyla yaralandı.  
 
 07/06/1996 :arrow:   Hükümeti kurma görevi 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'a verildi.  
 
 07/06/1999 :arrow:   Ankara Emniyeti'ndeki "telekulak" şebekesinin Başbakan Bülent Ecevit'in gizli ev telefonunu bile izlemeye aldığı ortaya çıktı.  
 
 

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #5 : 08 Haziran 2007, 13:21:34 »
8 Haziran

08/06/632 :arrow:   Peygamber Efendimizin(s.a.v) irtihali (bkz  http://www.sadakat.net/forum/viewtopic.php?p=102510#102510)

08/06/1938 :arrow:   Japonlar Çin'in Kanton şehrini bombaladı; ölü sayısı belirlenemeyecek kadar fazla.  
 
08/06/1941 :arrow:   Müttefikler, Suriye ve Lübnan'a çıkartma yaptı.  
 
 

08/06/1951 :arrow:   Türkiye'de ilk kalp ameliyatı Ankara Gülhane Askeri Hastanesi'nde gerçekleştirildi.  
 
08/06/1957 :arrow:   Cumhurbaşkanı Celal Bayar,"Türkiye'de irtica avdet edemez" dedi.  
 
08/06/1958 :arrow:   İstanbul Beyazıt Meydanı'nda Kıbrıs için, 300 bin kişinin katıldığı "Ya Taksim, Ya Ölüm" mitingi yapıldı.  
 
08/06/1960 :arrow:   İstanbul'da on binlerce kişi 27 Mayıs'ı ve orduyu desteklemek için miting yaptı.  
 


08/06/1966 :arrow:   Başbakan Süleyman Demirel "Demokrat Parti'nin devamıyız" dedi. Bu sözleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldı.  
 
 
08/06/1969  :arrow:  Greko-romen Güreş Milli Takımı Avrupa şampiyonu oldu.  
 
08/06/1973 :arrow:  Boğaziçi Köprüsü'nden ilk araç geçiş denemesi yapıldı.  
 
08/06/1977  :arrow:  Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Bülent Ecevit "Adalet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi ile işbirliği yapamayız" dedi.  
 
 
08/06/1986 :arrow:   Avusturya'da Kurt Waldheim cumhurbaşkanı seçildi.  
 
08/06/1987 :arrow:   İstanbul'da deniz otobüsü seferlerine başlandı.  
 
08/06/1991 :arrow:   600 bin kamu işçisinin toplu sözleşmelerinde uyuşma sağlanamadı. İşçilerin protesto eylemleri arttı. Gölcük'te binlerce işçi Yalova-İzmit karayolunu trafiğe kapattı.  
 

 
08/06/1993 :arrow:   Devlet Bakanı Tansu Çiller görevinden istifa etti. Doğru Yol Partisi genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı.  
 
08/06/1993 :arrow:   Anayasa'nın 133. maddesinin değiştirilmesiyle özel radyolar serbest bırakıldı.  
 
 

08/06/1995 :arrow:   Yunanistan Ege'de karasularını 12 mile çıkarma hazırlıkları yapıyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 8 Haziranda böyle bir durumda hükümete savaş yetkisi verdi.  
 
 
 
08/06/1999 :arrow:   Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı, Abdullah Öcalan hakkında idam cezası istedi.  
 
 

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #6 : 09 Haziran 2007, 12:21:53 »
9 Haziran

Neler Olmuştu :?:





09/06/632  :arrow:    Hz.Ebubekir’in(r.a.) Halife Seçilmesi(bkz  http://www.sadakat.net/forum/viewtopic.php?p=102759#102759)

09/06/1617 :arrow:    1617. Sultan I. Ahmet tarafından İstanbul'da adıyla anılan meydanda 1609-1616 arasında Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa'ya yaptırılan Sultanahmet Camii ibadete açıldı. Mavi, yeşil ve beyaz renkli çok güzel çinilerle bezendiği için Avrupalılarca "Mavi Cami" olarak adlandırılır.

Türkiye'nin altı minareli tek camisi olan Sultanahmet'in ibadethane bölümü 64 x 72 m. boyutlanandadır. 43 m. yüksekliğindeki merkezî kubbesinin çapı 33.4 m. olup Ayasofya'nın kubbesinden 2,6 m. daha büyüktür. Caminin içi 260 pencereyle aydınlatılmıştır. Yazıları Diyarbakırlı Seyyid Kasım Gubarî tarafından yazılmıştır. Çevresindeki yapılarla birlikte bir külliye oluşturur.  
 
09/06/1947 :arrow:   Türkiye, Dünya Sağlık Teşkilatı'na üye oldu.  
 
09/06/1950 :arrow:   Adnan Menderes Demokrat Parti genel başkanlığına seçildi.  
 
09/06/1955 :arrow:   Türk bayrağını yırtmaktan sanık 4 Amerikalı yapılan yargılamada beraat etti.  
 

09/06/1967 :arrow:   Parti Meclisi'nden güven isteme amacıyla istifa eden Bülent Ecevit oybirliğiyle yeniden Cumhuriyet Halk Partisi genel sekreteri seçildi.  
 
09/06/1969 :arrow:   İstanbul Üniversitesi'nde polis, öğrencilere müdahale etti. 29 öğrenci gözaltına alındı, 19 polis yaralandı. Üniversite kapatıldı ve sınavlar eylül ayına ertelendi. Danıştay, Üniversitenin kapatılma kararını 14 Haziran günü durdurdu.  
 
09/06/1977 :arrow:   Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alpaslan Türkeş "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit, sömürgecilerin yetişmesi, komünistlerin beslemesi, bölücülerin yardakçısı ve Demirperdenin baykuşudur" dedi.  

09/06/1977 :arrow:   Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Taha Carım Roma'da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü. Saldırıyı "Ermeni Soykırımı" ve "Ermeni Jenosit Örgütü" üstlendi.  
 
09/06/1980 :arrow:   Altı ay içinde sekizinci kez devalüasyon yapıldı; Türk lirasının değeri yüzde 5,5-8,8 arasında düşürüldü..  
 
09/06/1981 :arrow:   Türkiye'nin Cenevre Başkonsolosluğu'nda görevli Mehmet Yergüz bir Ermeni militan tarafından öldürüldü.  
 


 

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #7 : 10 Haziran 2007, 15:45:40 »
10 Haziran



1773 :arrow:  İstanbul Teknik Üniversite’sinin Kuruluşu

1894 :arrow:  İstanbul Depremi

1909 :arrow:  Telsizle ilk " S.O.S " imdat sinyali Slavonia adlı İngiliz gemisinden verildi.

1916 :arrow:  Osmanlı yönetimindeki Mekke Arap İsyanı sırasında Arapların eline geçti.

1960 :arrow: 28 Nisan ve 27 Mayıs'ta ölen Turan Emeksiz, Nedim Özpolat, Ersan Özey, Ali İhsan Kalmaz ve Sökmen Gültekin Ankara'da Anıtkabir yamacında toprağa verildi.

Aynı gün, Celal Bayar ve Adnan Menderes yargılanmak üzere Yassıada'ya götürüldü.

1967 :arrow:  Süregiden Arap- İsrail savaşında İsrail; Gazze Şeridi, Golan Tepeleri, Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Sina Yarımadasını işgal etti .

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #8 : 11 Haziran 2007, 16:04:09 »
                11 Haziran
11/06/1534 :arrow:   Kanuni’nin İran Seferi

11/06/1868 :arrow:   Hilal-ı Ahmer(Kızılay)in Kuruluşu

11/06/1929 :arrow:   İstanbul'da hayat pahalılığı 1914'ten 1929'a 16 kat arttı.  
 
11/06/1930 :arrow:   Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın kurulmasına ilişkin kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.  
 
11/06/1940 :arrow:   Norveç iki ay süren direnişin ardından Nazi ordularına teslim oldu.  
 

11/06/1954 :arrow:   Zonguldak'ta bir madende grizu patlaması meydana geldi;6 işçi öldü, 16 işçi yaralandı.  
 
11/06/1960 :arrow:   27 Mayıs öncesi bozulan ekonomik durumu düzeltmek için hazineye yardım kampanyası düzenlendi. 8 Haziran'da ordu mensupları alyanslarını hazineye bağışladılar. 11 Haziran'da halkın bağışları kabul edilmeye başlandı. İşçilerin, memurların katıldığı kampanya aracılığıyla hazinede yüklü miktarda altın ve mücevherat birikti. Kampanya hakkında daha sonraları, halktan alınan alyanslarla askeri lojmanlar yapıldığına ilişkin söylentiler çıktı.  
 
11/06/1963 :arrow:   İstanbul Üniversitesi askeri kordon altına alındı.  
 
11/06/1967 :arrow:   İsrail ve Arap komşuları arasında altı gün süren savaş Birleşmiş Milletlerin araya girmesiyle sona erdirildi.  
 
 
11/06/1973 :arrow:   Türkiye'de, Mardin'in Kızıltepe ilçesinde aşiretler arasında çatışma çıktı. Aralarında Adalet Partisi ilçe başkanının da bulunduğu 12 kişi öldürüldü.  

 

11/06/1979 :arrow:   Cumhuriyet tarihinin 5. devalüasyonu yapıldı; Türk lirasının 1 dolar karşılığı değeri 47 lira 10 kuruş.  

 
 
11/06/1999 :arrow:   Bakanlar Kurulu 13 Mayıs 1999 tarihinde Fazilet Partisi'nden milletvekili seçilen Merve Kavakçı'yı vatandaşlıktan çıkarma kararı aldı. Merve Kavakçı kararın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay'da dava açtı.  

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #9 : 12 Haziran 2007, 17:16:35 »


12 Haziran




12/06/1941 :arrow:   Çanakkale açıklarında bir Fransız ticaret gemisi torpillenerek battı. Geminin mürettebatı kurtarılarak İstanbul'a getirildi.  
 
12/06/1942 :arrow:   İstanbul'da 71 bin kişiye ağır işçi karnesi verildi.  
 
12/06/1943 :arrow:  Abdülhakim Arvasi’nin Vefatı  

12/06/1946 :arrow:   İstanbul Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.  

12/06/1946 :arrow:   Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Üniversitelere özerklik tanıyan kanun kabul edildi.  
 
12/06/1958 :arrow:   Ankara'da Kıbrıs için 150 bin kişinin katıldığı bir miting yapıldı.  
 
12/06/1966 :arrow:   Keban Barajı'nın temeli atıldı.  
 
12/06/1974 :arrow:   Hükümet Ataş Rafinerisi'ni devletleştireceğini açıkladı.  
 
12/06/1984 :arrow:   Urfa'nın adı Şanlıurfa olarak değiştirildi.  
 
12/06/1989 :arrow:   Bulgaristan'dan göç eden Türklerin sayısı 90 bin kişiyi buldu.  
 
12/06/1992 :arrow:   Ramazan ve kurban bayramında günlük gazeteler çıkmaz ve yalnızca gazeteciler cemiyetinin hazırladığı Bayram gazeteleri yayımlanırdı. Bu gelenek Sabah gazetesi tarafından bozuldu. Sabah gazetesinin kurban bayramı süresince yayımlanması, tartışmalara neden oldu.  

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #10 : 26 Haziran 2007, 15:01:25 »
26 Haziran


26 Haziran 1861 :arrow:  Atıf Bey, Bebek'te uçuş denemesi yaptı

26 Haziran 1919  :arrow:  1. Dünya Savaşı sonunda İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.


26 Haziran 1920   :arrow:  Doğuda Milli Aşireti ayaklanması çıktı.


26 Haziran 1924     :arrow: Verem aşısı, Valmette tarafından keşfedildi.

26 Haziran 1945  :arrow:  Türkiye, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı San Fransisco'da imzaladı.


26 Haziran 1995  :arrow: TBMM, hükümete Gümrük Birliği ile ilgili kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi veren yasayı kabul etti.

26 Haziran 1998  :arrow:  Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Hacı Sabancı, tedavi gördüğü Amerika'da vefat etti.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #11 : 27 Haziran 2007, 16:11:42 »
27 Haziran


27 Haziran 1587 :arrow: Kılıç Ali Paşa'nın Vefatı

27 Haziran 1916 :arrow:  Hicaz, bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrıldı.


27 Haziran 1998 :arrow:  Adana'da deprem oldu. Saat 17. 00'de meydana gelen ve 131 kişinin hayatını kaybettiği depremde, Adana merkez ve Osmaniye'de 400 evin tamamen yıkıldığı, bin 239 evin ağır, bin 54 evin ise orta ve hafif hasar gördüğü açıklandı.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #12 : 02 Ağustos 2007, 14:42:09 »
2 Ağustos



- 2 Ağustos 1903 Makedonya'da 30 bin civarında Bulgar çeteci, Türk yönetimine karşı ayaklanma başlattı.

- 2 Ağustos 1914 Türkiye, 1. Dünya Savaşı'na girmek için seferberlik ilan etti.

- 2 Ağustos 1914 I. Dünya Savaşı için Türkiye ile Almanya arasında ittifak antlaşması imzalandı.

- 2 Ağustos 1934 Hitler , Almanya'nın mutlak lideri oldu.


- 2 Ağustos 1958 Cumhuriyet tarihinin en yüksek orandaki devalüasyonu yapılarak 1 dolar 2.80 liradan 9 liraya çıkarıldı. Devalüasyon oranının yüzde 221'i bulduğu açıklandı.

- 2 Ağustos 1990 Irak ordusu, 18 bin kilometrekarelik yüzölçümüne sahip, 967 bin nüfuslu Kuveyt'i 4 saatte işgal etti. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, işgale gerekçe olarak Kuveyt'in bol petrol üretip fiyatları düşürmesini gösterdi ve Kuveyt'i Irak'ın ili olarak ilan etti. İşgal tüm dünyadaki tepkiyle karşılanırken, Türkiye-Irak petrol boru hattının kapatılması gündeme geldi.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #13 : 03 Ağustos 2007, 16:24:47 »
3 Ağustos


-3 Ağustos 1878 İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Salisbury, İstanbul Büyükelçisi Layard'a gönderdiği talimatta, Osmanlı hükümetinin doğuda reformlara başlaması gerektiğini bildirdi

- 3 Ağustos 1914 İngilizler, İngiltere'de inşa edilmekte olan "Sultan Osman-I" ve "Reşadiye" adlı Türk savaş gemilerine el koyduğunu açıkladı. Türkiye, Çanakkale Boğazını mayınlamaya başladı. Almanya, Fransa'ya savaş ilan etti.

- 3 Ağustos 1924 Cumhuriyet döneminin ilk madeni paraları tedavüle çıktı.

- 3 Ağustos 2001 Bosnalı Sırp general Kristiç, Srebrenica'da insanlığa karşı savaş suçu işlediği gerekçesiyle 46 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

- 3 Ağustos 2002 Iğdır'ın Hakmehmet Köyü'nde Ermeniler tarafından katledilen 51 Türk'ün anısına yaptırılan "Soykırım Anıtı" açıldı.

Çevrimdışı kenz

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1129
Ynt: Tarihde Bugün
« Yanıtla #14 : 03 Ağustos 2007, 16:37:02 »
3 Ağustos Sadakat.net   forumda tema değişti... :)

Bu da tarihe geçecek
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN