Gönderen Konu: Tirid'in Hikayesi  (Okunma sayısı 2652 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı tarihman

  • Moderatör
  • yazar
  • *****
  • İleti: 751
Tirid'in Hikayesi
« : 10 Temmuz 2012, 14:10:22 »

TİRİDİN ÖYKÜSÜ



   Anadolu’muzda düğün yemeği olarak bilinen ve yemekler içinde özel bir yere sahip olan “tirid” yemeğinin bir de öyküsü vardır. Bu güzel yemek “GİRİT ADASI ”ile ilişkilendirilir ve öyküsü şu şekilde anlatılır:
 


“Girit Adası, Osmanlı’yı çok uğraştırmış ve iki sultan eskitmiştir. Devletin ekonomisi bu uğurda bozulmuş, ocakların isyanına neden olmuştur.24 yıllık Girit eziyeti neticede  “Tirit’” denen lezzetli yemeği sofralarımıza katar.
 


Sultan İbrahim, Girit’in alınmasında ısrarlıdır. Ancak girişimleri netice vermez. Aradan seneler geçer. Sultan İbrahim tahttan indirilir ve oğlu Mehmet, 7 yaşında tahta geçirilir. Büyükannesi Kösem Sultan ve annesi Hatice Turhan Sultan’ın elleri altında çocuk yaşta tahta çıkan Sultan Avcı Mehmet; Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ve Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra en uzun tahtta kalan Osmanlı hükümdarıdır.
 


           Uzun süren hükümdarlık yıllarında, babasının da teşebbüs ettiği Girit Adasını almak ister. Girit daha önceleri de birçok devletin önem verdiği, ele geçirmek istediği önemli bir bölgedir.
 


İki sultan eskiten Girit macerası, devletin ekonomisini bozduğu gibi, hiç de azımsanmayacak bir insan gücünün telef olmasına neden olmuş ve bu uğurda 130 bin şehit vermişizdir.
 


       Sultan İbrahim ve oğlu Sultan Üçüncü Mehmet’in çabaları netice vermemiş, Girit bir türlü alınamamıştır.
 


   Artık Girit’in adının bile anılmasına tahammül edemeyen Sultan Mehmet der ki:
 


“-Girit’i almadan kim gelirse ve kim bana Girit’ten bahsederse boynu vurula.”



Aradan 24 sene geçmiş ve nihayet sadrazam FAZIL AHMET PAŞA, Girit’i fethetmiştir. Ancak sultanın emri gereği, kimse bunu söylemeye cesaret edemez.
 


   Sonunda saray aşçısı çok güzel bir yemek hazırlar ve sultanın huzuruna çıkarır. Yemeği kendi elleriyle hazırlar ve Sultana takdim eder. Bu değişik yemek sultanın hoşuna gider. Hem göze hem de mideye hitab eden bu yemeği tadınca sorar:
 


“-Bu yemeğin ismi ne?”



Aşçı hemen taşı gediğine koyar:



“-Sultanım bu yemeğin adı tirid, alındı Girit.”



Bu müjdeye doğal olarak çok sevinen Sultan Avcı Mehmet, aşçıyı ödüllendirir. Tirit de o günden sonra özel günlerin yemeği olarak sofralarımızda yerini alır.

Bu hizmet peygamber hizmetir. Cenab-ı hakk sevdiği kullarını dinine hizmet ettirmek için sevkeder. Bu hizmetler sevkullahtır, sevkullahtır. (Hacı Süleyman Dede)