Gönderen Konu: Vakit Keskin Kılıç..  (Okunma sayısı 53408 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #30 : 11 Mart 2011, 15:04:02 »

Allah yolunda bir insanı terbiye eden mürşid-i kâmilin, müridinin yeteneğini bilmesi gerekir.
Her mürşid, müridinin kabiliyetine göre zikir dersi verir.
Bir mürşid-i kâmilin terbiyesi altına giren kişi, günlük bakımını yapan yetiştiricisi elindeki kuşa benzer.
Kuş bakıcısı, kuşun kursağına ne kadar yem gireceğini bilmezse kuş ölür.
Bir mürşid-i kâmil de bir müridin Allah’ı ne kadar zikredebileceğini ve bu işe nasıl devam edebileceğini çok iyi bilir.
Buna göre müridine zikir telkin eder!

"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #31 : 11 Mart 2011, 23:19:10 »
Her uzvumuzun şükrü vardır:Bunlar

1- Ellerin şükrü: Harama el uzatmamak, helal olan şeyleri tutmak,
2- Dilin şükrü: Yalan, gıybet, iftira, fuhuş söz gibi kötü şeylerden uzak durmak, hayır söylemek ve Allahü tealayı zikretmek,
3- Gözlerin şükrü: Harama bakmamak, Müslümanların kusurlarını görmemek ve her şeye ibretle bakmak,
4- Kulakların şükrü: İyi şeyler dinlemek, kötü şeyleri, çalgıları dinlememek, söylenilen ayıpları duymamak,
5- Burnun şükrü: Haram şeyler koklamamak, helal olanları koklamak,
6- Ayakların şükrü: Kumarhane, meyhane gibi kötü yerlere gitmemek, camiye ve salih akrabaları, diğer salih zatları ziyarete gitmek,
7- Fercin şükrü: Zinadan, livatadan uzak durmak, nikâhlı eşle beraber olmak,
8- Midenin şükrü: Mideye haram lokma sokmamak, helal şeyleri yiyip içmek,
9- Kalbin şükrü: Kibir, ucb, suizan, öfke, riya, kin, haset, mal ve makam sevgisi, övülmeyi sevmek, ayıplanmaktan korkmak, övünmek gibi şeylerden kaçmak; ilim, tefekkür, rıza, hayâ, tevazu, merhamet, mürüvvet, hüsnüzan etmek gibi güzel vasıflara sahip olmak, yani kötü sıfatlardan kurtulup güzel huylarla süslenmek,
10- Bedenin şükrü: Oruç tutmak ve namaz kılmak.
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #32 : 15 Mart 2011, 23:05:18 »
Ehl-i sünnet itikadı bellidir. Aşağıdaki sayılanlara inanan Ehl-i sünnettir.

Ehl-i sünnet itikadından önemli olanlardan bazıları şunlardır:

1- Amentü’deki altı esasa inanmak. [Hayrın, şerrin ve her şeyin Allah’tan olduğuna inanmak. İnsanda irade-i cüziye vardır. İşlediği günahlardan mesuldür.]

2- Amel, imandan parça değildir. Yani ibadet etmeyen veya günah işleyen mümine kâfir denmez.

3- İman ya vardır ya yoktur, artıp eksilmez. [Parlaklığı artıp eksilir.]

4- Kur’an-ı kerim mahluk [yaratık] değildir.

5- Allah mekândan münezzehtir.

6- Ehl-i kıble tekfir edilmez.

7- Kabir suali ve kabir azabı haktır.

8- Gaybı yalnız Allah bilir, dilerse enbiya ve evliyasına da bildirir.

9- Evliyanın kerameti haktır.

10- Eshab-ı kiramın hepsi Cennetliktir. (Hadid 10)

11- Ebu Bekr-i Sıddık, eshab-ı kiramın en üstünüdür.

12- Mirac, ruh ve bedenle birlikte olmuştur.

13- Öldürülen, intihar eden eceli ile ölmüştür.

14- Peygamberler günah işlemez.

15- Bugün için dört hak mezhepten birinde olmak.

16- Peygamberlerin ilki Âdem aleyhisselam, sonuncusu Muhammed aleyhisselamdır.

17- Şefaate, sırata, hesaba ve mizana inanmak.

18- Ruh ölmez. Kâfir ve Müslüman ölülerin ruhları işitir.

19- Kabir ziyareti caizdir. İstigase, yani Enbiya ve evliyanın kabirlerine gidip, onların hürmetine dua etmek ve onlardan yardım istemek caizdir.

20- Kıyamet alametlerinden olan Deccal, Dabbet-ül-arz, Hazret-i Mehdi’nin geleceğine, Hazret-i İsa’nın gökten ineceğine, güneşin batıdan doğacağına ve bildirilen diğer kıyamet alametlerine inanmak.

İmam-ı a’zam hazretleri (Kıyamet alametlerine tevilsiz inanmalı) buyuruyor. (Fıkhı ekber)

21- Ahirette Allahü teâlâ görülecektir.

22- Kâfirler Cehennemde sonsuz kalır ve azapları hafiflemez, hatta gittikçe artar.

23- Mest üzerine mesh etmek caizdir.

24- Sultana isyan caiz değildir.

(Bu bilgiler, Fıkh-ı ekber, Nuhbet-ül-leali, R. Nasihin, Mek. Rabbani, F. Fevaid’den alınmıştır.)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #33 : 16 Mart 2011, 18:55:08 »
“Ve sükut, Tefekküre duran derviş gibi narin… Sızı ince, yara derin…”


Şaşarım o adamın aklına ki; din kardeşini arkadan çekiştirir de, yüzüne
gelince ona sevgi gösterip hemen onu övmeye başlar. Kim insanların şeref
ve haysiyetiyle oynadığı halde Allah'ın kendisini sevdiğini iddia
ederse, şüphesiz o bir yalancıdır. Çünkü o bir şeytandır. Şeytansa
Allah'ın düşmanıdır.(Bişr-i Hafi Hz.)

Sofî bâtınını ve zâhirini Allah’ın Kitabına ve Resulünün sünnetine uyarak arıtandır. O, sâfiyeti arttıkça vücud denizinden çıkar; iradesini, dilek ve ihtiyarını terkeder.
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #34 : 19 Mart 2011, 00:38:57 »
Sarıl bir hak dostuna,kurumuş yaprak gibi ezse'de ses çıkarma sakin ol toprak gibi.
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #35 : 19 Mart 2011, 14:06:47 »
Şeyh Sadi Şirazi k.s ne güzel söylemiş;

Bana kötü söz söyledin. Ben ise bunu hoş karşıladım. Cenab-ı Hak seni affetsin.Şeker yiyen dudaklara acı cevap yakışırmı hiç?
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #36 : 19 Mart 2011, 21:24:31 »
Veysel Karani Hazretlerine sorarlar;

"Nasılsınız?"
Cevap manidardır;
"Akşama çıkıp çıkamayacağını bilemeyen bir insan nasıl olursa."
Sevenleri ısrarla kendisinden bir nasihat duymak isterler.
.O gülümser ve -Allah'ı bilir misiniz? -Evet biliriz.-Öyleyse başka şey bilmeseniz de olur.
-Efendim bir nasihat daha...
-Allah sizi bilir mi? -Elbette bilir.-Öyleyse başkaları bilmese de olur..!
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #37 : 20 Mart 2011, 12:27:36 »
"Bir belâya ve felâkete uğradığında mahzun olma, Cenâb-ı Hakkın nice gizli lütufları vardır onda."
 [Şeyh Sad-i Şirazi]
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #38 : 20 Mart 2011, 15:00:36 »
Ibadete yönelme vakti gençliktir. Akıllı olan bu vakti kaçırmaz; fırsatı ganimet bilir.

Insan yaşlılık zamanına kalmayabilir. Kaldığını farz etsek de derlenip toparlanmak nasip olmayabilir.

Böyle bir derlenip toparlanma mümkün olsa da insan o anda bir amel işlemeye güç yetiremeyebilir.

Zira o zaman, zayıflığın ve acizliğin şiddetle bastırdığı bir zamandır.

Halbuki gençlikte derlenip toparlanma durumu vardır, elde edilmesi kolaydır.

(İmam-ı Rabbanî)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #39 : 20 Mart 2011, 17:21:07 »
İnsanların kalbini yapmaya çalışın.

*Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Bir gün zamanın sultanı Mevlana Halid-i Bağdad-i hazretlerinden dua istiyor. Buyuruyor ki:
(Elbette sultanlara, valilere, idarecilere dua ediyoruz; fakat tebaanız arasında zulüm görmüş biri varsa, benim duam kabul olmaz. Çünkü kâfir olsun, mümin olsun, mazlumun duası ve bedduası makbuldür ve bizim duamızın önüne geçer. Onun için siz insanların kalbini yapmaya çalışın.)

*Kul hakkı çok önemlidir. İnsan şehid olsa, Cennetin kapısına kadar gider. Kul hakkı ödenmedikçe Cennete giremez. İhsan-ı ilahi, Allahü teâlâ şehitlerin kul haklarını helalleştirecektir.

*Muhyiddin-i Arabî hazretlerini rüyada görmüşler. Etrafı çok kalabalık, derecesi çok yüksek, büyük nimetlerin içindeymiş. Demişler, efendim siz nasıl bu kadar büyük nimetlere kavuştunuz? Buyurmuş ki:
(Dünyada beni gıybet edenler, bana iftira yapan düşmanlar çok fazla. Onların bu yaptıkları sayesinde burada derecem durmadan yükseliyor.)

*Az tamah çok zarar getirir.

*İslamiyet’in yayılmasına mani olmayan, sevilir.

*Başı çürük olanın, sonu da çürüktür.

*İlim emanettir, mülk değil!

*İki şey, göz kan ağlasa, geri gelmez: Gençlik ve sohbet-i salihin yani salihlerle beraber olmak.

*En makbul amel, en gizli olanıdır.

*Kalbimizin ilacı, (La ilahe illAllah Muhammedün resulullah) demek, bedenimizin ilacı istiğfardır.

*Yalancıyla arkadaşlık etmemelidir. Dostlarımızı uzaklaştırır, düşmanlarımızı dost gösterir.

*İki rekât namaz, bir dua, az bir sadaka, kaza kaderi değiştirerek belayı önler.

*Allahü teâlâ, ne yaptığınızı görüyorum, biliyorum diyor. Onun gördüğü bilindiği halde ikiyüzlü olmaya lüzum yok. İhlâs, içini de, dışını da temizlemek demektir.

*Evliyanın ruhaniyetlerinden istifade için, inanmak şart, görmek şart değil. Onları görmek bazen tehlikeli olur. Allah korusun, kendini bir şey zanneder, mahvolur.

*Ne zaman insanlar, her günahı sıkılmadan işleyip, Allah affeder derse, bu, o zamanın ve o insanların çok bozuk olduğuna alamettir.

*Ölmeden evvel ölelim. Bu nasıl olur? Öyle bir şekilde inanacağız ki ölmüşüz, fakat acımışlar birkaç dakika müsaade etmişler bize. Böyle düşünüp, ona göre yaşayacağız.

*Ahir zamanda, fitne fesat çok olur. Dili tutup, bir şeye karışmamalı. Herkesin arasında olursunuz; ama ha var ha yok. Var mı yok mu belli değil. Böyle olmalıdır…

alıntı
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #40 : 22 Mart 2011, 21:35:33 »
Üç Sınıf Abid'in, Üçerden Dokuz vasiflari:

1- a) Sevdigini Allah için verir,
b) Öfkelenmez,
c) Her halde efendisi ile olur.
2- a) Nefsini küçük görür,
b) ihsanini küçük görür,
c) Kusurlarini büyük görür.
3- a) Her halde insanlara örnek olur,
b) insanlarin en cömerdi olur,
c) Herhes hakkinda Hüsnü Zan besler.
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #41 : 25 Mart 2011, 23:38:55 »
Efendimizin gözleri uyurdu ancak kalbi uyumazdı…

Rasulullah (sav) uyumak istediği zaman namaz abdesti gibi abdest alırdı.
Yatağına girdiği zaman “İhlas, Felak, Nas Surelerini” okuyarak mübarek avuçlarına üfler, tüm vücuduna sürerdi.
Yüzü kıbleye gelecek şekilde sağ kolunun üzerine yatardı.
Yatağı çok hafif ve ince idi.
O her anında Allah'ı zikir halindeydi...
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #42 : 25 Mart 2011, 23:55:03 »
İMAM-I AZAM'DAN TAVSİYELER

1) Ancak ilmi bir ihtiyaçtan dolayi devlet baskani ile yakin iliski içinde ol. Onun yaninda ates içerisinde imis gibi ol. Çünkü sultan kendisi için istedigini baska hiç kimse için istemez.

2) Devlet baskani sana bir mesele arzettiginde, söylediklerini kabul edecegine kani olmadikça, o meseleyi çözmeyi kabul etme.

3) Avamin (siradan seviyesiz ve bilgisiz insanlarin) arasinda, sorulmadan rastgele konusma.

4) Avamin ve tacirlerin yaninda ilme ve dine ait olmayan sözlerden kaçin ki, mala, ragbet ve sevgin üzerinde durulmasin.

5) Avam arasinda ne gül, ne de tebessüm et, yılışık olma.

6) Gereksiz yere çarsiya - pazara sıkça çikma.

7) Olgunluga erismemiş, yeni yetismelerle çok konusma, senli benli olma.

8) Sokaklarda, mescidlerde yeyip içme. Yol kenarlarindaki çesme ve sulardan su içme.

9) Yol ortasinda oturma,Yok illâ da oturacaksan hiç olmazsa mescidlerde otur.

10) Dükkanlarda oturma.

11) Ipek ve ipek karisimi elbiseleri giyme,ahmakliga yol açar.

12) Evlilik hayatinin tüm ihtiyaçlarini karsilayabilecek duruma gelmedikçe evlenme. Önce ilim taleb et, sonra helâl mal kazan, sonra da evlen.

13) Gençliginde hep ilimle ugras. Çünkü gençlik, gönlün ve zihnin bos ve temiz oldugu andir.

14) Her daim Allah'tan kork, emaneti edâ et, seviyeli seviyesiz tüm insanlara nasihat et.

15) Hiç kimseyi küçük görme. Kendi vakarini tanidigin gibi baskalarinin vakar ve haysiyetini de tani.

16) Bilgisiz kisilerle, özellikle dini konularda tartismaya girme.

17) Tartisma kurallarina uymayanlar ve çikar elde etmek için tartisanlarla tartisma.

18) Her kim sana soru sorarsa, sadece sorusuna cevab ver Meseleyi fazla dagitma.

19) Kazançsiz ve aziksiz on yil da kalsan ilimden yüz çevirme. Çünkü ilimden yüz çevirdiginde maiset derdi, geçim sıkıntisi sana musallat olur.

20) Talebelerine, sanki onlar senin çocuklarinmis gibi egil ki, onlarin ilme arzulari artsin.

21) Hakki söyleme konusunda sultan dahil hiç kimseden korkma.

22) Insanlarin hatalarinin ardina düsme, aksine onlarin güzelliklerini gör. Ancak dini konularda hatalarini gördüklerini, diger insanlara bildir ki ondan sakinsinlar ve ona uymasinlar. Bu konuda hiç kimsenin makam ve mevkisinden çekinme ki, hiç kimse dini bozmaya, bidatleri hortlatmaya cesaret edemesin. Çünkü Allah bu konuda senin ve dinin yardimcisidir.

23) Senden baskalarinin yaptigindan daha çok ibadet ve taatte bulunmaya çalis ki, ilmin meyveleri üzerinde görülsün.

24) Alimleri bulunan bir yere vardiginda orada sadece sen varmis havasina bürünme. Halki etrafina toplayip çekip çevirmeye kalkisma. Onlarin hocalarina dil uzatma. Lüzumsuz ve yersiz tartismalara girme. Delilsiz, kaynaksiz konusma. Onlardan biri imis gibi ol. Yoksa sana hased ederler.

25) Allah için, hep göründügün gibi ol. Nasilsan öyle görün.

26) Tartisma aninda korkak olma. Yoksa bildiklerini karistirirsin, dilin tutulur kalir.

27) Çok gülmekten sakin, çünkü o kalbi öldürür.

28) Ancak agir basli bir sekilde yürü. Hoppa ve kaypak olma.

29) Islerinde aceleci olma.

30) Biri arkandan çagirinca ona kulak verme. Çünkü arkalarindan ancak hayvanlar çagirilir.

31) Konusurken bagirip çagirma. Lüzumsuz yere sesini yükseltme. Sakin ve agirbasli ol.

32) Yalniz kaldiginda oldugu gibi, insanlarin yaninda da Allah'i zikret.

33) Namazlardan sonra kendine ait bir virdin (Allah'i zikir, sükür, Kur'ân tilaveti ve duâ) olsun.

34) Her ay oruç tutacagin belirli günlerin bulunsun. Bu konuda baskalari seni örnek alsin.

35) Mecbur kalmadikça alis-veris isleri ile ugrasma. Bu islerini güvendigin kisilere gördür.

36) Kendini kontrol et, baskalarini gözet ki, ilmin ile hem dünyan hem de ahiretinden yararlanilsin.

37) Dünyaliklarina ve bulundugun haline güvenme. Çünkü Allah tüm bunlardan seni hesaba çekecektir.

38) Ölümü çokca hatirla.

39) Hocalarin için duâ ve istigfarda bulun.

40) Kabirleri, ilmi ile amel eden zatlari ve mübârek yerleri çokca ziyaret et.

41) Dine dâvetin disinda hevâ ve heves ehli ile düsüp kalkma. Oyun oynama, Sövüp sayma.

42) Ezan okundugunda hemen mescide kos.

43) Insanlarin sirlarini açiga vurma.

44) Seninle istisare edenle sen de istisare et, ancak rastgele insanlarla degil, seni Allah'a yaklastiracagini bildigin kisilerle.

45) Cimrilikten sakin, Aç gözlü ve yalanci olma .Saçmalama, Her isinde mürüvvetini, insanligini muhafaza et.
46) Her halukâda beyaz, açikrenkli elbise giy.

47) Dünyaya çokca haris olma, gönül zenginligi içinde ol. Fakir olsan bile kanaatkârligini, gönül zenginligini ortaya koy.

48) Esyalarini rastgele insanlara degil, güvendigin kisilere teslim et, Islerini de onlara gördür.

49) Su adinin bayagisi olan dünyayi hep hakir gör, geçici olduunu aklindan çikarma. Allah katinda olanin daha hayirli ve daha kalici oldugunu unutma.

50) Bir toplum seni öne geçirmedikçe, ne namazda ne de baska islerde onlarin önüne geçme.

51) Ilim meclislerinde kizma, kendini bilgisizlerle ölçme.

52) Bu ögütlerime saril ki, Allah'in izni ile önünde sonunda ondan faydalanasin. Beni de duândan unutma. Ben ancak senin ve müslümanlarin maslahatlari, yararlanmalari için bu tavsiyeleri yaptim.
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #43 : 26 Mart 2011, 16:44:53 »
Gerçek DELİKANLI,gençlik zamanın da Allah'a c.c yönelen kişiye denir.

Genç iken,güçlü kuvvetli iken Allah'a c.c yönelmeyen,gücünü kuvvetini  Allah'a c.c değilde dünya uğruna çalışıp tüketen kimsenin yaşlandıktan sonra Allah'a yönelmesinin ne kıymeti kalır?

Gerçekten genç,delikanlı o kimseye denir ki gençliğinde yüzünü dünyadan Allah'a c.c çevirir.Gençlik zamanın da dünyayı lanetliyerek arkaya atar.

İşte böyle gençlerin ibadeti Allah c.c katında en makbul olan ibadettir...(Gavs Seyyid Abdulhakim El-Hüseyni hz.k.s)

"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
Ynt: Vakit Keskin Kılıç..
« Yanıtla #44 : 27 Mart 2011, 14:21:41 »
İki hal insanın kalbinden muhabbeti söker. Birincisi, sıyasetin içine dalmak, ikincisi de kin ve gazaptır.

GAVSİ SANİ HZ (ks)
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"