Gönderen Konu: Yalan Söyleme Hastalığı  (Okunma sayısı 2535 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Yalan Söyleme Hastalığı
« : 29 Nisan 2013, 16:17:06 »


Yalan hastalığı olarak da nitelendirilen mitomani günümüzde sanal alemin yaygınlaşması ile giderek artmakta ve ortaya çıkarılması güçleşmektedir. Mitomaninin en büyük özelliği kişinin çok fazla yalan söylemesi ve kimi zaman söylediği yalana kendisinin de inanmasıdır.

Zaten işin en tehlikeli yönü de budur. Bazen söylediği yalanın yalan olduğu o kadar barizdir ki insan bu kadar basit bir yalan söylenemeyeceğini düşünerek inanabilir.

Mitomani davranışını bir hastalık olarak görmekten çok kimi zaman bir davranış sorunu olarak görmek mümkündür. Özellikle çocukluk dönemlerinde çocuklar bir dönem rastgele sürekli yalan söylerse erişkinlerde bu şekilde davranıp akıllarına estiği gibi yalan söyleyebilmektedirler.

Bu yalanların en önemli özelliği kişinin karşısındaki insana zarar verme gibi bir amacının olmaması kimi zaman ilgi çekmeye, kimi zaman zor bir durumdan kurtulmaya çalışırken, kimi zaman da hiçbir amacı olmadan, sadece yalan söylemiş olmak için söylenmesidir.

Bu yalanlara baktığımızda aslında hepimizin günlük hayatta sıkıştığımızda başvurduğumuz yalanlardan çok farklı olmadıklarını görmekteyiz. Örneğin işe geç kaldığımızda yolda kaza olduğunu, sabah uyanamadığımızı, akşam acil bir hastamız olduğu için uyuyamadığımızı dolayısıyla da sabah kalkamadığımızı söylemek gibi ufak yalanlar olduğu halde, sorun bu yalanları söyleyen kişinin bunu çok sık yapmasıdır. Yalana artık o kadar çok başvurulmaktadır ki kişinin adı yalancıya çıkabilmekte, kimse onun söylediklerine itibar etmemektedir.

Ancak bunlar genellikle ilgi çekmeyi seven kişiler olup söyledikleri yalanlar da zarar veren yalanlar olmadığı için genellikle yalancı olarak bilinseler bile çevrelerinden çok sert tepkiler almayıp sadece “Yine yalan söylüyor” diye geçiştirilebilmektedirler.

Bu kişilerin söyledikleri yalanlar gerçek anlamdaki yalanlardan farklı olarak birbirini destekleyen olay örgüsüne sahip olmadığı için çabuk fark edilmekte örneğin hasta olduğu için gelmediğini söylediği iş yerine bir ara unutup başka bir bahaneyle gelmediğini söyleyebilmekte kimi zaman da geçmişteki işi, hayatı ve ailesi hakkında yalanlar söyleyebilmekte örneğin çok fakir bir çocukluk geçirdiyse bunun yerine çocuklukta ne kadar büyük imkanlara sahip olduğunu ballandıra ballandıra anlatabilmekte, anlattığına kendisi de inanarak ipin ucunu kaçırabilmektedir.

Mitoman kişiler bulundukları ortamda tanınıp yalancı olarak da bilinince etrafa çok zarar verememekte ama sanal alem gibi uçsuz bucaksız bir ortamda insanları kandırabilmekte ve onların hayatlarını karartabilmektedir. Kendisine göre kimseye zarar vermeyecek yalanlarla 40’lı yaşlarda bir erkek kendisini 20’li yaşlarda, yakışıklı ve iyi bir iş sahibi bir genç olarak tanıtıp genç kızlarla yazışabilmekte gene aynı şekilde 25 yaşında bir genç kız kendisini erkek olarak tanıtıp hemcinsleriyle kimliğini belirtmeden flört edebilmektedir.

Sanal alemin yalana bu kadar açık olmasının en büyük nedeni kişinin beden dilinin gözlenememesi ve yalan söylemek isterse bu yalanın sonunun olmaması ve kişinin yalanı ortaya çıktığı zaman yalan söyleyip kandırabileceği başka ortam ve başka kişileri çok çabuk bulabilmesidir.

Günlük yaşamda yalan söyleyen kişinin beden dili kendisini ele vereceği ya da konuşmaya devam ettiğinde yalan kendisini gösterebileceği halde kısıtlı zamanlarda girilebilen, insanların kendisini göstermediği, çok basit bilgilere ulaşabildiği sanal ortamlarda bu giderek yaygınlık kazanmaktadır.

Sanal alem dışında bir diğer ortamda bilgi deformasyonunun çok etkin olduğu medyada mitomani gözlenebilmekte, özellikle bilimsel gerçekler konusunda kişiler kitleleri çok rahat kandırabilmekte, olmadık şifa dağıtma sözleri ile insanların güvenlerini kullanıp bundan çıkar elde edebilmektedir.

Bana getirdikleri bir danışanım kendisinin üstün güçleri olduğunu insanları sadece gözleri ile iyileştirebildiğini, dokunarak hastalıklarını iyi edebildiğini iddia ediyor ve buna kendisi de inanıyordu. Hasta olduğunu söyleyip ilaç verdim.

Bir süre sonra yakını arayıp “Hastamız verdiğiniz ilaçları kullanmıyor çünkü etrafındakiler ona inanmaya başladı. Kimse artık ona hasta gözüyle bakmıyor.” Dediği zaman bunun kötü kullanıma ne kadar açık bir konu olduğunu bir kez daha fark etmiştim.

Ne yazık ki günlük hayatta mitoman kişilerin söyledikleri her zaman fark edilmiyor ve birçok insanı kandırarak yaşantılarını devam ettiriyorlar. İnsanlarımız da o kişilerin anlattıklarına inandıkları için söylediklerinde keramet aramaya devam ediyorlar.

Mitomanlık psikiyatride dürtü kontrol bozukluğu olarak tarif edilmekte olup alışveriş hastalığı, patolojik kumar gibi bir takım hastalıklarla bir arada anılmaktadır.

Bu durumun özelliği kişinin yalan söylemek için, içinde büyük bir arzu-istek duyması, yalan söyleyince bir süre pişmanlık yaşaması ama sonra gene yalan söylemeye devam etmesi ile karakterize olmasıdır.

Mitomanlar özellikle de yalan söyledikleri açığa çıktığında bile yalan söylemeye devam edip, yalan söylediklerini inkar etmeleri nedeniyle “gözümün içine baka baka yalan söylüyor” sözüne muhatap olmakta ve bu nedenle dost ve arkadaşlarından tepkiler alıp arkadaşsız kalabilmekte ama buna rağmen yalan söylemeye devam edebilmektedirler.

Sonuç olarak mitomani kimi zaman normal kişilerde rastlansa bile boyutları büyüdüğünde hastalık olarak ele alınmalı ve tedavi edilmelidir.

Psikiyatrist Dr. R.Sabri Yurdakul

*~*~* TUĞRA *~*~*