EĞİTİM, AİLE, KÜLTÜR-SANAT, SAĞLIK > YİYECEK VE İÇECEKLER

Nar tansiyonu düzenliyor !

<< < (2/3) > >>

Tuğra:

  
Prof.Dr. Erdem Yeşilada, kaynatılmış sıcak su ile 10 dakika demlendikten sonra içilen nar kabuğunun büzücü etkisine bağlı olarak ishale ve gargara şeklinde boğaz ağrısına iyi geldiğini söylüyor.
 
Nar bitkisinin meyve, meyve kabuğu ve dal/kök kabukları farklı içeriklere sahip olduğundan farklı kullanımları bulunuyor. Bu nedenle, kullanılan kısmın hangi kısım olduğuna dikkat edilmesi gerekiyor. Meyve suyu yüksek antosiyanin türevi içeriğine bağlı olarak kuvvetli antioksidan etkili ve özellikle kalp ve dolaşım sistemi işlevleri üzerinde etkinliği dikkati çekiyor. Meyvelerinin kabukları ise gallotanen tipi polifenolik bileşikler bakımından zengindir.

Yapılan bilimsel çalışmalar bağırsak enfeksiyonlarına ve boğaz enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, nar meyvesi kabukları bağırsaklarda hem ishale yol açan mikroorganizma üzerinde etkisini gösteriyor, hem de astrenjan (büzücü) etkisine bağlı olarak ishalin tedavisine yardımcı oluyor.

Gargara şeklinde uygulandığında ise boğaz enfeksiyonunun tedavisinde yararlı oluyor. Nar ağacının dal ve kök kabukları ise çok daha farklı kullanıma sahiptir. Taşıdığı alkaloitler (pelletierin vb..) ve yüksek oranda tanenler nedeniyle tüketilmesi mümkün değil. Tedavide sadece tenya düşürücü olarak kullanılıyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp;

Meyve ve sebzelerin antioksidan etkili maddeler bakımından zengin olduğu ve tüketilmeleri ile kalp-damar hastalıkları ve kanser gelişimi riski ve bu hastalıklara bağlı ölümlerde önemli azalma sağlanabildiği artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. İşte antioksidan içeriği bakımından dikkati çeken bir meyve de &amp;lsquo;nar&amp;rsquo;.

Manavlarda, marketlerde tezgahlar boy boy, renk renk, nar meyveleri dolu. Şimdi nar zamanı. Taze sıkılmış veya fermente edilmiş nar suyunun antioksidan etkisinin yüksek olduğu bilimsel olarak ortaya konulmuş. Bu etkisi bakımdan kırmızı şarap ve yeşil çaydan daha kuvvetli etkili olduğu ifade ediliyor.

Özellikle son yıllarda fenolik bileşiklerinin etkinliğini ortaya koyan yayınlanmış çok sayıda bilimsel çalışmaya rastlanıyor. Esasında antioksidan etki hem nar meyvesinin kabukları, hem nar suyu ve hem de çekirdekleri için söz konusu. Nar suyunun etkisinde kırmızı rengini veren bileşenlerinin rolü büyük. Ancak meyve kabuklarının antioksidan etkisi meyve suyundan çok daha fazla bulunmuş.

Zaten halk arasında da kurutulmuş nar meyvesinin kabukları ishallerde çay gibi demlenip içiliyor. Aman, &amp;quot;madem meyve kabuğu daha etkiliymiş&amp;quot;, diye düşünüp meyve kabuğu yemeye kalkmayın. Etkisinin daha kuvvetli olması daha güvenli olduğu anlamına gelmez, taşıdığı bazı maddeler (çok düşük oranda alkaloid) nedeniyle fazla miktarda tüketilmemesi gerekir.

Damar Sertliğine Etkisi

Nar suyunun damar sertliği (ateroskleroz) riskini azaltıcı etkisinde en önemli faktörün LDL'nin (kötü huylu kolesterolün) oksitlenerek daha zararlı şekli VLDL'ye dönüşmesini engellemesi ile ilişkili olabileceği düşünülüyor. Yüksek tansiyonlu hastalarda (62-77 yaşlarında) 15 gün süre ile günde 50 ml (bir çay bardağı) nar suyu verilmesi ile enfarktüs riskini artıran faktörlerden biri olarak kabul edilen serum ACE değerleri üzerinde %36 düşme sağlarken, yüksek tansiyon üzerinde sadece %5 bir azalma sağlayabilmiştir.

Bu çalışmada hastaların hiç birinin sigara içmediği vurgulanmış. Çünkü sigaranın zararlı oksijen radikalleri oluşturduğu biliniyor ve bu da deney sonuçları üzerinde doğrudan olumsuz etki yapacaktır.

Bir diğer klinik çalışmada, nar suyunun bir yıl süre ile kullanılması ile LDL ve HDL'nin oksidasyonun belirgin bir şekilde azaltılabildiği, 3 yıl kullanılması ile ise kanda aterosklerotik lezyon gelişimi riskinin önemli ölçüde azaltılabildiği ortaya konulmuş. Yapılan son bir çalışmada ise diyabetli hastalarda önemli bir risk oluşturduğu kabul edilen damar sertliğinin önlenmesinde nar suyunun yararlı olup olmayacağı incelenmiş.

Bilindiği gibi meyve suları genel olarak şekerli içerikleri nedeniyle diyabetlilerde kan şekerinin artmasına neden olabiliyor. Nar suyunun diyabetlilerde bu bakımdan herhangi bir risk oluşturmadığı ve damar sertliği riskinin azaltılmasında önemli katkısı olduğu bildirilmiş.

Bir diğer klinik çalışmada 3 ay süre ile nar suyu (günde 2 su bardağı) kullanılması ile 45 koroner kalp hastasında strese bağlı bazı etkenlerin (miyokard iskemisi gelişiminin) azaltılabildiği gözlenmiştir.

Bu çalışmanın daha uzun süreli ve daha geniş hasta sayısı üzerinde tekrarlanması gerektiği vurgulanıyor. Çok yeni bir çalışmada ise, konjuge linoleik asit (yağının %83'ü) bakımından zengin olan nar çekirdeklerinin (tohumları) deney hayvanlarında kolon kanseri ve damar sertliği riskini azalttığı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu yararlarının bulunduğu gösterilmiş.

Diğer taraftan, çekirdeklerin zengin bir östrojenik içeriğinin (kadın hormonu) bulunduğu bildirilmekte. Yapılan son bir çalışmada çekirdeklerinin farelerde belirgin östrojenik etkisinin bulunduğu tespit edilmiş.

Bu bakımdan menopoz döneminde kadınların nar meyvesini çekirdekleri ile birlikte tüketmesinin kemik erimesi dahil bazı menapoz şikayetleri üzerinde yararlı olabileceği ileri sürülüyor.

Bu etkisi nedeniyle erkeklerde prostat şikayetlerinin azaltılmasında da yararlı olabilir mi acaba diye düşünüyorum? Çekirdeklerde sadece östrojen bulunmuyor, erkek hormonu testosteron da bulunmuş. Bu bakımdan henüz bir çalışma yürütülmemiş. Burada bir hususu belirtmek isterim. Hormonal içeriğine bakıp da, kadınlarda erkeksi veya erkeklerde kadınsı belirtilere yol açacağı endişesine kapılmayın.
 
Prof.Dr. Erdem Yeşilada,


Ayrıca Lütfen izleyiniz;

narin-faydalari-sadakat-ozel

Tuğra:
Kış meyvesi narın, lezzetinin dışında birçok hastalığın düşmanı olduğunu biliyor muydunuz?

Prof.Dr. Erdem Yeşilada, narın bilinmeyen faydalarını anlattı.

* Kaynamış suda 10 dakika demlenen nar kabuğunun suyu ishale ve gargara şeklinde kullanıldığında boğaz ağrısına iyi gelir.

KOLESTEROLE DÜŞMAN
* Nar suyu kalp ve dolaşım sistemi üzerinde ciddi yarar sağlıyor. Nar suyunun kırmızı şarap ve yeşil
çaydan daha etkili bir antioksidan olduğu ifade ediliyor.
* Nar suyu kötü huylu kolesterole de düşman.
* Yüksek tansiyon hastalarının 15 gün boyunca günde bir çay bardağı nar suyu içmesi enfarktüs riskini azaltıyor.

sabah

Ayrıca Lütfen izleyiniz;

narin-faydalari-sadakat-ozel

sehle:
Sağlıklı Hayat İçin Nar
 
Kur’ân-ı Kerîm’de En’âm Sûresi’nin 141. âyetinde nar şöyle zikredilmektedir:
“ (üzÇardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin, hasat günü hakkını (sadakasını) verin; fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez!”
 
Nar, insanların çok eski çağlardan beri tanıdıkları, yedikleri bir meyvedir. Nar, genellikle besleyici ve tedâvî edici ilaç ve panzehir olarak ağız yoluyla çeşitli karışımlarla birlikte yenilir ve içilir. Hâricen de merhem olarak kullanılır. Sadece meyvesi değil, çiçeği, çekirdekleri, suyu ve kabukları da çeşitli karışımlar hâlinde tıbbî olarak kullanılır. Demir, potasyum, C vitamini açısından da zengindir.
Narın vücudu ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı olma gibi yararları bulunmaktadır. Ancak şerit düşürmek için kökü ve kabuğu kullanıldığında; içinde çok kuvvetli maddelerin olduğu unutulmaması gerekir. Şerit ve tenyadan kurtulmak isterken zehirlenmelere sebep olunabilir. Meyvenin kök ve kabuklarından ilaç elde etmek, geniş ve ciddî bir bilgi, ayrıca derin tecrübe işidir.

Tatlı nar, mideye gayet iyi gelir. Kendisinde hafif kabızlık yapıcı özellik bulunması sebebiyle de mideyi takviye eder ve güç verir. Boğaz, göğüs ve akciğer için faydalı; öksürüğe gayet iyi gelmektedir. Ateşli hastalıklara iyi gelmez.

Ekşi nar çekirdeği, dövülüp bal ile karıştırıldığında dolama, tırnak iltihabı ve cerahatli yaralara karşı faydalıdır.

Narda kansere karşı koruyucu antioksidanlar bulunur. Antioksidanlar, oksitlenmeyi önleyici maddelerdir. Bunu vücudumuzdaki bazı enzimleri artırıp savunma mekanizmamızı daha da güçlendirerek yaparlar. Nar suyundaki antioksidan miktarı yeşil çay, kızılcık, portakal suyuna göre 3 kat daha fazladır.

Özelliklerinden biri de, genel damar sağlığını özellikle de kalbi korumasıdır. Narın damar tıkanıklığını % 44 oranında önlediği bildirilmiş, hatta nar suyunu tablet hâline getirme çalışmaları başlatılmıştır. İnsanlar üzerinde yapılan bir araştırmada ise, 2 hafta boyunca günde 50 ml. nar suyunun, tansiyonu yükselten enzimi % 36 düşürdüğü gözlenmiş, bu sâyede tansiyon % 5 daha az çıkmıştır.

Beslenme uzmanları, narın, anti-viral, anti-bakteriyal özellikleri bulunduğunu, doğal bir östrojen kaynağı olduğundan özellikle menopoz dönemindeki hanımların nar tüketmesinin yararlarını vurgulamaktadırlar.

Nar; kolesterolü ve tansiyonu düşürmede, bağışıklık sistemini güçlendirmede, parazitlerin vücuttan atılmasında etkili, kan yapıcı, idrar sökücü bir nimettir. Bu şifâ kaynağımızı soframızdan eksik etmeyelim.

Rabbimizin sunduğu bu eşsiz nimetten, elimizden geldiğince faydalanalım.
(şebnem dergisi)
 

Hâsıl-ı Kelam:


Kış aylarının vazgeçilmez meyvelerinden olan narın lokumu da yapıldı.
Nar ekşisi ve nar pekmezinin ardından yapılan narlı lokum, görünüş, renk ve tat bakımından tüketicilerinin beğenisini kazandı.

Grip başta olmak üzere kolesterol, tansiyon, ishal gibi birçok hastalığa yakalanma riskini düşüren narı, Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü lokuma dönüştürdü.

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hayoğlu, öğrencilerine yüksek lisans tezi olarak Narlı Lokum konusunu verdi.

Narlı lokumu, normal saray lokumu yapım yöntemleri uygulayan öğrenciler son aşamada içerisine nar taneleri ilave edilerek şekillendirdi. Prof. Dr. İbrahim Hayoğlu, narlı lokumun, görünüş, renk ve tat bakımından çok beğenildiğini söyledi.

Narın antioksidan ve fenolik madde içerdiğinin altını çizen Prof. Dr. İbrahim Hayoğlu, sağlıklı beslenme için narın tüketiminin artırılması gerektiğine işaret etti.

Prof. Dr. Hayoğlu ürünlerin çeşitliliğini artırmak, farklı değerlendirme alanları oluşturarak katma değer sağlamak için yaptıkları narlı lokumu Şanlıurfalı gıda üreticileriyle de paylaştıklarını da dile getirdi.

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabri Ertekin ise sanayici üniversite işbirliğini geliştirmek için yıl içerisinde çeşitli toplantılar ve üniversiteyle ikili görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Üniversitemizde çok değerli hocalarımız var. Onların katma değeri yüksek ürün geliştirmelerini istiyoruz. Sanayiciye ve gıda üreticilerimize para kazandıracak ürünlerin geliştirilmesi konusunda narlı lokumun önemli bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Hocalarımızın başka alanlarda da çok çalışmaları olduğunu biliyorum. Sanayicilerimiz üniversitemizle iç içe olurlarsa hocalarımızdan yararlanacakları çok şey olacaktır. Bu yıl içerisinde Harran Üniversitesi bünyesinde kurulacak teknopark sayesinde bu tür çalışmalar daha da artacaktır.” dedi

Bu arada yorgunluğu gideren narın kansere neden olan serbest radikallerle savaşan koruyucu bir etki gösterdiği belirtildi. Eski dönemlerden beri pek çok hastalıkta bitkisel tedavi yöntemi olarak kullanılan narın C, B1 ve B2 vitaminleri ve potasyum bakımından çok zengin bir meyve olarak biliniyor. Nar, ayrıca bağışıklı sistemini kuvvetlendirecek antosidanlar ve flavonoitler içeriyor.

 haber7


Ayrıca Lütfen izleyiniz;

narin-faydalari-sadakat-ozel

mazhar:
Üzüm, yüksek tansiyonu önlemeye yardımcı olabilir






Hergün üzüm yemenin, yüksek tansiyonu önleyebileceği belirlendi



Araştırmaya imza atanlardan Louiseville Araştırma Merkezi'nden Harold Bays ve ekibi, üzümün etkilerini, yüksek tansiyona yakalanma riski yüksek katılımcılarda inceledi.

 Katılımcılardan yarısına üzüm, diğer yarısına ise çikolatalı bisküvi ya da meyve-sebze içermeyen yiyecekler verildi.

 Hergün 3 kez üzüm yiyen kişilerde büyük tansiyonun önemli oranda düştüğü görüldü.

 Üzümün tansiyonu nasıl etkilediği tam olarak belirlenemese de bilimadamları, bu meyvenin potasyum, lif ve antioksidan bakımından zengin olduğunu ve bunların tansiyona iyi geliyor olabileceğini vurguladı.

 Araştırma, Amerikan Kardiyoloji Akademesi'nin Chicago'da yapılan 61. toplantısında sunuldu.

AA.
Haber vaktim.com

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git
Seo4Smf 2.0 © SmfMod.Com | Smf Destek