Gönderen Konu: Zamanimiz  (Okunma sayısı 4605 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

uzman.

  • Ziyaretçi
Zamanimiz
« : 16 Ocak 2013, 00:21:31 »

Eskiden aile büyüklerimizden sık sık duyduğumuz bir duâ vardı. Her fırsatta, "Bugünümüzü aratma ya Rabbi!" diye Cenâb-ı Hakka niyazda bulunurlardı. O zamanlar bu yakarışın önemini pek anlayamazdık. Günümüzdeki gelişmelere bakınca, her gelen günün geçmiş günleri nasıl arattığı açık bir şekilde görülünce daha iyi anlıyoruz.

Bu hızlı değişimi pek çok konuda görmemiz mümkün. Sinemaların yeni yeni yaygınlaşmaya başladığı 70'li yıllarda, aileler çocukların ahlâkları bozulmasın diye sinemaya göndermezlerdi. Bunun için çocuklar gizli saklı giderlerdi. Şimdi o eski beğenmediğimiz filmlere bakıyoruz da, hepsinde de bazı güzel bir mesajlar var... Mesela, şarkıcı, aktris olmak için evden kaçan genç kızlar kötü yollara düşüyor, başına olmadık işler geliyor. Film; "Evden kaçmasaydım, başıma bu işler gelmezdi." mesajı ile bitiyor. Şimdi ise, evden kaçmaması mesajı değil, evden kaçması mesajı veriliyor.

Beterin de beteri varmış. Bu beğenmediğimiz sinema filmleri gün geldi televizyonlar ile evlere girdi. Çocuklarını, ahlâkları bozulmasın diye sinemaya göndermeyen dedeler, nineler, gelinleri ile yetişkin kızları ile oturup film seyretmeye, dizi takip etmeye başladılar. Birgün, otobüste iki yaşlı bayandan biri diğerine soruyor: "Ne yapıyorsun, vaktini nasıl geçiriyorsun?" O da cevap veriyor: "Ne yapacağım bu yaştan sonra, (Üç dizim, üç cüzüm var.) bunlarla vakit dolduruyorum..."

İnternet gelince bütün sınırlar, sansürler kalktı. Her türlü ahlâksızlık evlere girdi. Erkeklerin kız, kızların erkek arkadaş bulmak için sokağa çıkıp aramalarına da ihtiyaç kalmadı...
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, ümitsizliğe kapılmadan, elden geldiği kadar kendimizi ve çocuklarımızı bu tehlikelerden korumaya çalışmalı ve ipin ucunu bırakmamalıyız.