Gönderen Konu: Ahirete yarayacak işler *  (Okunma sayısı 8059 defa)

0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
“En çok korktuğum şey!”
« Yanıtla #15 : 15 Nisan 2009, 11:09:44 »

Amin cümlemizden,

------------------------------
“En çok korktuğum şey!”

Ahır zamanda, her işin mefaat üzerine kurulu olacağı, Allah rızası için olan işlerin çok az olacağı bildirilmiştir. Bunda da âlimlerin rolü büyük oluacaktır. Bir hadis-i şerifte, “Öyle zamanlar gelecek ki, o vakit insanların ibadet edenleri cahil, âlimleri de fâsık olacaktır.» buyurulmuştur.

Hazreti Ömer buyurdu ki: “Şu ümmet üzerine en çok korktuğum şey, dili ve sözleri ile âlim, kalbi cahil olan kimselerdir.”

İsa aleyhisselam, “Kötü âlimler, su yolunu kapayan kaya gibidir. Su, kayadan sızıp geçemez. Akmasına da mani olur” buyurdu. İsâ aleyhisselâm yine buyurdu ki: “İlimler ne kadar çoktur. Fakat hepsi faydalı değildir. Âlimler de çoktur fakat, hepsi kemâle ermiş değildir.”

Kötü din adamı, kanalizasyona benzer. Görünüşte, sağlam, sanat eseridir. İçi ise, pislik doludur. Hadisi şerifte, “Kıyamet günü azabların en şiddetlisi, ilmi kendisine faydalı olmayan din adamınadır” buyuruldu. Bunun için, münafıklar, yani Müslüman görünen kafirler, Cehennemin dibine gideceklerdir.

İbnü Vehb hazretleri anlatır : “İmam Malik hazretlerine, “İlimde râsih olanlar kimlerdir?” diye sormuştum. Şu cevabı verdi : “İlmin gereğini yaşıyanlardır! İlimden daha tatlı birşey yoktur. İlim sahibi, hükümdarlara da hükmedebilir”.

Abdullah bin Mes'ud buyurdu ki : “İnsanların müşkil meseleler hakkındaki sorularına, hiç beklemeden ve iyice düşünmeden fetva veren kimseler, şüphesiz kendilerini cehenneme arzetmiş olurlar. İnsanların her sorduğuna cevap vermiye kalkışan bir kimse, mecnun sayılır.”

Hasan Basrî buyurdu ki: “Ey mü'min, sakın sen, âlimlerin ilmini toplıyan fakat, sefihlerin yolundan giden biri olma!”

İbrahim bin Utbe buyurdu ki : “Kıyamet gününde insanların en çok nâdim olanı, ilmi ile büyüklük taslıyan âlimler olacaktır.”

Süfyan Sevrî buyurdu ki: ”İlim ameli çağırır. Amel ilmin çağrısına uyarsa ne güzel. Değilse ilim çeker gider.»

Abdullah bin Mübarek buyurdu ki: “Kişi, bulunduğu ülkede kendisinden daha âlim birisinin mevcudiyetini kabul ettiği müddetçe, hakikaten âlimdir. Kendisini bütün âlimlerin fevkinde gördüğü takdirde, cahilliğini ortaya koymuş olur.”

Mehmet Oruç
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: Ahırete yarayacak işler
« Yanıtla #16 : 15 Nisan 2009, 13:09:16 »
Bu yazıları okudukça, bazı kısımları bildiğimi fakat önemini (belki) yeterince kavrayamadığımı düşündüm. Bu kadar mı tehlikeli, insanların bildikleriyle amel edememeleri?..

Tamam, "alim" değilim ama kendi çapımda bildiklerimi gerektiği şekilde kullanmam gerekiyor... Peki nasıl?..

http://www.sadakat.net/forum/kisisel-gelisim/bilgiyi-eyleme-donusturebilmek-t33272.0.html;msg188364#msg188364

Bu yazı da bir nebze fikir verebilir sanırım... Tabii yine okuduklarımızı, öğrendiklerimizi uygulayabilmek asıl mesele!.. :)

Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
İlimden değil amelden sorulacak!
« Yanıtla #17 : 16 Nisan 2009, 10:07:48 »

Abdülkuddüs hazretleri buyurdu ki: “İlim öğrenmek, ibadet yapmak içindir. Kıyamet günü, işten sorulacak, çok ilim öğrendin mi diye sorulmayacaktır. İş ve ibadet de, ihlas elde etmek içindir. İhlas da, hakiki mabud ve kayıtız şartsız var olan sevgiliyi sevmek içindir.”

Fudayl bin Iyad buyurdu ki: “Bir âlimin dünyanın oyuncağı olduğunu gördüğüm zaman, kendisine acır ve ağlarım. Eğer Ehl-i Kur'an ve Ehl-i Hadîs, zühd ve kanaatta sabır ve metanet sahibi olsalar, kimse alın terlerini silemez, onları minnet altında tutamaz idi. Bir âlim veya sûfî hakkında, “Nafakası falanca tacire ait olmak üzere hacca gitti.” denilmesi ne kadar acıdır.»

Yahya bin Muaz buyurdu ki: “Bir âlim, dünyalık peşinde koştuğu zaman kıymet ve şerefini kaybetmiştir.»

Hasan Basrî buyurdu ki: “Âlimlerin azabı, kalblerinin ölmesi iledir. Kalblerinin ölümüne sebeb ise, uhrevî amellerle dünyevî menfaatlar elde etmiye çalışmaktır. Böylece onlar, dünya adamlarının yakınlığını kazanmış olurlar.”

İmam Evzaî buyurdu k : “Allahü tealanın, bir âlimin devlet adamlarından birinin kapısına gitmesinden daha fazla buğzettiği birşey yoktur.”

Mekhul hazretleri derdi ki: “Bir kimse Kur'an-ı kerim okuduktan ve dinî ilimlerde ilerledikten sonra, zarurî bir durum olmadıkça devlet adamının kapısına giderse, attığı adımlar sayısınca cehenneme dalmış olur.”

Malik bin Dinar hazretleri de şöyle diyor : “İndirilmiş kitabların bazısında şu meâlde bir metin okumuştum : “İlmi ile dünyalık teminine çalışan âlime vereceğim mu­sibetlerin en hafifi, bana yaptığı münâcâtının lezzetini duymaktan onu mahrum bırakmaktır.”

Hazreti Ömer  buyuruyor ki : «Siz bir âlimin dünyayı sevdiğine şahit olursanız, dini hakkında onu itham ediniz. Çünkü sevenlerin hepsi, neyi seviyorsa onun yolunu tutmuştur.»

Hasan Basrî hazretleri şöyle diyor : “Doğrusu çok şaşılacak şey... Diller ne güzel söylüyor, kalbler de biliyor. Fakat ameller aykırı düşüyor.»

İbrahim bin Edhem buyurdu ki : “Biz kelâmda i'rab yaparak en küçük bir ifade hatasına yer vermiyoruz da, amelde i'rabı bırakıp hatâ yapıyoruz.”

Mehmet Oruç
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı sessizliğim

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 135
Ynt: Ahırete yarayacak işler
« Yanıtla #18 : 16 Nisan 2009, 10:49:48 »
teşekkürler Tuğra.
İnsan yaklaştığınca yaklaştığından ayrı,
Belli ki yakınımız yoktur Allah’tan gayrı.

Çevrimdışı OLCAY

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 43
Ynt: Ahırete yarayacak işler
« Yanıtla #19 : 16 Nisan 2009, 10:57:57 »
eline , yüreğine ,emeğine sağlık... :dragur:
" BESMELE HER HAYRIN BAŞIDIR....."

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
İyi bir niyet temiz bir gaye!
« Yanıtla #20 : 16 Nisan 2009, 22:59:51 »
İyi bir niyet temiz bir gaye!

Fudayl bin Iyâd  hazretleri buyurdu ki : “İlim tahsili iyi bir niyet ve temiz bir gaye ile olursa, bundan daha yüksek bir amel olamaz. Fakat çokları ilmi, gereğini yapmak için tahsil etmiyor. Bilâkis ilmi, dünyalık avlamak için bir ağ olarak kullanıyorlar.»

Fudayl bin İyad yine buyurdu ki: “İnsanlar görsün diye bir amelde bulunmak riyâdır. Gerekli olan ameli insanlar için terketmek de şirktir. İhlâs ise, bunların ikisinden de Allah'ın seni kurtarmasıdır.» İnsanlar için ameli terketmek, şöyle olur. Meslâ : Gerekli olan bir ameli, ancak insanların görebileceği yerde, sırf desinler ve övsünler diye yapmak. Kimsenin görmiyeceği yerde ise üşenip yapmamak.

Hakiki müminler dünyada her yaptıklarını Allah rızası için yaparlar. Yapılan amellerin en efdali ihlas ile Allah rızası için yapılandır. Hadisi şerifte, “Dünyada riya ile ibadet edene, kıyamet günü, ey kötü insan! Bugün sana sevap yoktur. Dünyada kimler için ibadet ettin ise, karşılıklarını onlardan iste, denir” buyurdu.

Riyanın zıddı, ihlasdır. İhlas, dünya faydalarını düşünmeyip, ibadetlerini yalnız Allah rızası için yapmaktır. Resulullah  buyuruyor ki, “Allahü teala buyuruyor ki, benim şerikim yoktur. Başkasını bana şerik eden, sevaplarını (vad ettiğim karşılıklarını) ondan istesin. İbadetlerinizi ihlas ile yapınız! Allahü teala, ihlas ile yapılan amelleri, işleri kabul eder.”

Bişr'ül-Hâfî buyurdu ki: “Bizim gibilerin iyi amellerini açığa vurması lâyık değildir. Riya karışan ameller nasıl açığa vurulabilir? Bize yakışan, amellerimizi gizlemektir.” Hz. Fudayl de : «İlmin ve amelin hayırlısı gizli olanıdır.» derdi.

Hazreti İkrime buyuruyor ki : “Nefsinin kötülüğünü bildiği halde, insanların kendisini âlimlik ve sâlihlik ile vasıflandırmasını arzulayan kimseden daha akılsız birini bilmiyorum. Mü'minlerin gönülleri, gizli ayıplarına muttali olması gerekir. Öylesi zavallıların durumu, tarlasına diken ekip de mahsul zamanı yaş meyva almak istiyen bir kimseye benzer.»

Katâde buyurur ki : “Âlim kişi, ilmi ve ameli ile gösteriş yaptığı zaman, Allâhü teâlâ meleklerine der ki: "Şuna bakın. Benimle alay ediyor ve benden korkmuyor. Halbuki ben, Azîm ve Cebbâr'ım.”

Mehmet Oruç
« Son Düzenleme: 18 Ocak 2010, 12:27:54 Gönderen: Tuğra »
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
“Kendinize yazık ettiniz!”
« Yanıtla #21 : 19 Nisan 2009, 12:20:16 »
Zamanının âlimlerinden biri,  Fudayl bin Iyad hazretlerine gelerek,”Bana biraz nasihatta bulun!” dedi. Allah adamı olan hazreti Fudayl ona şu karşılığı verdi: “Ben, siz âlimler cemaatına nasıl nasihat edeyim. Siz, ülkeleri aydınlatan bir ışık iken kendinize yazık ettiniz. Cehalet gecelerinin karanlığında kalanları hidayete kavuşturan birer yıldız idiniz.

Şimdi ise şaşkınlık içinde kaldınız. Valilerin himayesine girip kaba minderler üzerinde oturuyor, sofrasında bulunuyor, hediyyelerini, ihsanları kabul ediyor, sonra da kalkıp mescide gidiyor, vaaz kürsüsüne oturup : “Bize falan falancadan, o da Resulülahtan rivayet etti...” diye başlıyorsunuz hadîs okutmaya. Allaha yemin ederim ki, gerçek âlim böyle olmaz.”

Gelen kimse, bu sözler karşısında kendini tutamayıp ağlamaya başladı. O kadar ağladı ki, nerdeyse boğazı tıkanıp boğulacaktı. Çok mütehassis olarak ve büyük bir ders alarak oradan ayrıldı.

Süfyan bin Uyeyne buyurdu ki: “İlim tahsil eden bir kimsenin, ilmi arttıkça dünya nimetlerine karşı hırsının da arttığını görürseniz, ona ilim öğretmeyiniz. Çünkü bu takdirde onun cehenneme girmesine yardım etmiş olursunuz.”

Süfyan Sevrî hazretleri, İsâ aleyhisselâmdan şunu nakleder: İlim tahsil edip de mucibi ile amel etmiyen bir kimse, gizli olarak birisiyle zina ederek sonunda doğum yapmasıyla rüsvay olan bir kadına benzer. Kıyamet günü Allah onu, herkesin gözü önünde rüsvay edecektir."

Salih el-Merrî buyurdu ki: “İlimde ihlâs sahibi olduğunu iddia eden bir kimse, insanlar kendisine, "Sen cahil ve mürâîsin." dediklerinde, gönlünü yoklasın. Eğer bundan dolayı gönlünde bir darlık duymuyorsa, hakikaten o ihlâslıdır. Aksi halde riyâkârın biridir.”

Hazreti Ebu Emâıme anlatır: “Bir gün bir şahsa rastladım. Adam secdeye kapanmış ağlıyordu. Ona dedim ki, "Bunu evinde yapsaydın ne iyi olurdu. Çünkü kimse seni görmezdi."

Hazreti Fudayl, “Bir âlim veya sûfinin dünya ve devlet adamları nezdinde "İyi adamdır" diye anılmaktan hoşlandığını görürseniz, bilin ki o bir müraîdir.” derdi.

Mehmet Oruç
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
Riya günahtan daha tehlikeli
« Yanıtla #22 : 21 Nisan 2009, 00:22:23 »
İmamı Muhyiddin Nevevî hazretleri, Eşrefiyye Medresesi'nde ve Beni Ümeyye Camii'nde ders okuturdu. Ders esnasındayken bir devlet adamının ansızın gelip de kendisinin, büyük bir kalabalığa ilim kürsüsünden hitab etmekte olduğunu görmesinden hoşlanmazdı.

Büyüklerden birinin kendisini ziyarete geleceğini öğrendiği zaman, o gün ders okutmazdı. O diyordu ki : “Bir kimse, kötü işlrine başkaları muttali olduğu zaman üzüldüğü gibi, güzel işlerine muttali oldukları zaman da üzüntü duyarsa, bu onun ihlâsının alâmetidir. Çünkü nefsin onunla ferahlanması ma'siyettir. Bazen riya, birçok günahlardan daha tehlikelidir.”

Hasan Basrî buyurdu ki : “Bu zamanda bir âlimin, helâl nimetlerden doyunca yemesi, çirkin birşeydir. Haramdan karnını doyuranlara nasıl âlim denebilir? VAllahi ben, bir lokma yesem ve bu lokma midemde tuğlalaşıp kalsa idi, ömrümün sonuna kadar onunla yetinirdim. Âlimlerin takvası, ancak şehevî şeyleri terketmektedir. Zahirî günahlara gelince, görüyorsun ki insanlar arasındaki itibarlarının sarsılmaması için onu terketmekteler.”

Ahir zamanda öyle kimseler gelecek ki, Allah'ın rızasını kasdetmeksizin ilim tahsil edecekler. Bunu, ilmi zayi olmaktan kurtarmak için yapacaklar. Sonra bu ilmin kıyamet gününde hesabını vermek de onların üzerine olacaktır.» Bu haberi, şu hadîs-i şerif te'yid etmektedir : “Allahü teâlâ bu dini fâcir bir adamla da te'yid eder.”

Süfyan Sevrî buyurdu ki: “Bilgiyi, gereğini yaşamak için tahsil ediniz. İnsanların pekçoğu bu hususta yanılmıştır. Onlar, amelsiz ilimle kurtulacaklarını sandılar. İlmiyle amel etmiyenlerin azab göreceğine dair âyet ve hadîsler nerede? Niçin bunları nazar-ı itibara almıyorlar?”

Zünnûn Mısrî diyor ki : “Biz öyle adamlara yetiştik ki, onların ilimleri arttıkça, dünyaya minnetsizlikleri de artardı. Şimdikiler ise ilimde ilerledikçe dünya arzuları da artıyor; giyim, yiyim, mesken, evlenme, binit vasıtası, hizmetçi gibi dünyalıklarını da o nisbette fazlalaştırıyorlar.”

Süfyan bin Uyeyne de şöyle derdi : “Gecenin tamamını uyku ile geçiren, gündüzleri oruçlu olmıyan, haram ve şüpheli şeylerden gıdalanan bir Kur'an hâmili, onunla âmil olabilir mi?”

Mehmet Oruç
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2399
Ynt: Ahirete yarayacak işler *
« Yanıtla #23 : 21 Nisan 2009, 09:41:23 »
güzel paylaşım emeğine sağlık..