Gönderen Konu: Arkadaşlık*  (Okunma sayısı 5304 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı frgg72

  • okur
  • *
  • İleti: 53
Arkadaşlık*
« : 06 Mart 2006, 02:57:18 »

Herkesle arkadaşlık yapmak uygun değildir. Hadis-i şerifte, (Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir, o halde kiminle arkadaşlık edeceğinize çok dikkat edin) buyuruldu. (Hakim)

Şeytan, insana kötü arkadaşı vasıtası ile günah işletir. Akıllı, ilim sahibi, iyi ahlaklı, doğru sözlü, cömert olan, fasık olmayan kimselerle arkadaş olmalıdır.

Herkesle iyi geçinmeli, çok kimselerle dost olmağa çalışmalıdır. Şir’a daki hadis-i şeriflerde buyurdu ki:

(Çok dostunuz olsun! Çünkü Rabbiniz haya sahibidir, kerimdir. Kıyamette dostları arasından, din kardeşlerinin içinde bulunan kuluna azap etmekten haya eder.)

(Tanıdıklarınız çok olsun! Çünkü kıyamet günü, her biri şefaat eder.)

(Allah yolunda bir din kardeşi edinene, Allahü teâlâ Cennette bir derece verir.)

Kişi, dünya ve ahirette de sevdikleri ile beraber olur. Onun için iyilerle arkadaşlık etmeye çalışmalıdır. Allahü teâlâ çoğu zaman, bir sevgili kulunun kalbinde, bir kimseye muhabbet görür de, onun hürmetine buna merhamet ederek sevdiği kullar arasına ilhak eder.

İyi arkadaşlar bulunca kıymetlerini bilmeli, edeplerine dikkat etmelidir. Ona saygılı davranmalı, canını ve malını kendi can ve malından üstün tutmalıdır. Ayıbını görmemeli ve hiç kimseye söylememeli, hatta unutmalıdır!

Tekliflerini reddetmemeli, tartışmaya girişmemeli, asla kalbini kırmamalı, arkadaşının aleyhinde konuşan olursa susturmalı, alınacağı sözleri yüzüne karşı veya arkasından söylememelidir!

Emr-i marufu gerektirecek hususları varsa yalnızken söylemelidir. Sen bunu bilmiyorsun der gibi değil de, umumi şekilde söylemelidir. Suizan etmemeli, yaptığı uygunsuz şeyleri dalgınlığına, unutkanlığına havale ederek mazur görmelidir!

Sevdiklerini sevmeli, sevmediklerinden, düşmanlarından uzak durmalıdır. Ona karşı alçak gönüllü ve tevazu sahibi olmalıdır.

Babasının, sülalesinin, çocuklarının memleketinin isimlerini öğrenip unutmamaya çalışmalıdır. Böyle şeyler sevgiyi kuvvetlendirir. Alakasız gibi durmak, sen nereliydin, adın neydi gibi sözler uygun değildir. Sevgide ve nefrette aşırı gitmemelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Sevdiğini aşırı sevme, olur ki bir gün sevmediğin biri olur. Buğzettiğin kimseden de çok nefret etme, belki bir gün sevdiğin kimse olur.) [Tirmizi]

Ona karşı daima güler yüzlü, tatlı dilli, açık kalpli, açık elli, sabırlı ve kibirsiz olmalıdır. Her özrünü kabul etmeli, uzak yerden gelirse boynuna sarılmalıdır. Hediye sevgiyi arttırdığı için az da olsa hediye vermelidir. Külfet olacak ve utandıracak kadar kıymetli hediye vermemelidir.

Hz. Ali, (Arkadaşların en kötüsü, sana tekellüf eden, kendisinin idare edilmesine seni mecbur kılan, seni özür dilemeye zorlayıcı işlere iten kimsedir) buyurdu. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Ben ve ümmetimin salihleri, tekellüften uzağız.) [Darekutni]

Tekellüf yapılınca, yani hazırda olanı vermeyip çarşıdan masraf ederek pahalı ve kıymetli şeyler alınınca, arkadaş bir daha masraf ettirmemek için gelmekten kesilebilir. Gelmeyince de soğukluk başlar. Onun için hazırda ne varsa vermeli, külfete girmemelidir.

Arkadaşın evine oturmağa gidildiği zaman bir mazeret göstererek içeri almazsa, mazeretini kabul edip hiç üzülmeden geri dönülmelidir. Çünkü mazereti kabul etmek güzel ahlaktan ileri gelir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Kişi güzel ahlakı sebebiyle, gündüzleri oruç tutanın, geceleri namaz kılanın sevabına kavuşur.) [Şir’a]

Arkadaş üç çeşittir.
Birincisi gıda gibidir, devamlı ihtiyacımız olur.

İkincisi ilaç gibidir, bazen ihtiyaç hissedilir.

Üçüncüsü hastalık gibidir, istemediğimiz halde o bizi bulur. Geçinmek gerekir, şerrinden, kötülüğünden kurtulmak için idare edilir
.

Gıda gibi ihtiyacımız olan arkadaşa karşı vazifemiz ne olmalıdır?

Arkadaşın hakkına riayet etmeliyiz. İki arkadaş iki ele benzer. Biri diğerini nasıl yıkayıp temizler, nasıl ki el, ayak ve bütün uzuvlarımız bize yük olmayıp, bir hususta yardımcı ise, biz de arkadaşımıza yük değil, yardımcı olmağa çalışmalıyız! Karşılık beklemeden yardımına koşmalıyız!

Daima onu kendimize tercih etmeliyiz! Nitekim Peygamber aleyhisselam, iki misvaktan düzgün olanını arkadaşına verip eğri olanını aldığı zaman, arkadaşının, (Doğru misvaka benden çok siz layıksınız) demesi üzerine, şöyle buyurmuştur:

(Bir kimse, birisiyle bir an sohbette bulunsa, kıyamet günü, ona arkadaşlık hakkına, riayet edip etmediği sorulacaktır.) [İ. Gazali]
« Son Düzenleme: 19 Nisan 2009, 01:17:27 Gönderen: İsra »
Çaresizseniz; çare , sizsiniz...

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
ARKADASLIK
« Yanıtla #1 : 07 Mart 2006, 03:15:36 »
Alıntı
(Sevdiğini aşırı sevme, olur ki bir gün sevmediğin biri olur. Buğzettiğin kimseden de çok nefret etme, belki bir gün sevdiğin kimse olur.) [Tirmizi]

  8)  :x
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Çevrimdışı Nihle

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 315
ARKADASLIK
« Yanıtla #2 : 07 Mart 2006, 19:04:49 »
çok güzelmiş elinize sağlık..... :gul:  :gul:
Sanmam ki taleb-i devlet ü cah etmeğe geldik!!
Biz aleme bir YAR için ah etmeğe geldik!!..

Çevrimdışı frgg72

  • okur
  • *
  • İleti: 53
ARKADASLIK
« Yanıtla #3 : 07 Mart 2006, 19:27:53 »
Alıntı yapılan: "azra"
çok güzelmiş elinize sağlık..... :gul:  :gul:


 saol kardes :x
Çaresizseniz; çare , sizsiniz...

Çevrimdışı nuremin2

  • okur
  • *
  • İleti: 51
ARKADASLIK
« Yanıtla #4 : 08 Mart 2006, 00:02:09 »
Allah razı olsun frgg72 kardeş :x  :x  :x
Bilsem büyük randevu, nerede, saat kaçta?
Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta?"

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
ARKADASLIK
« Yanıtla #5 : 08 Mart 2006, 01:52:38 »
Cahilin bedeni seyyar bir kabirdir
* Üç şeyden çok sakının: Nefsin arzu ve isteklerine uymaktan, kötü arkadaştan ve bir de kendini beğenmekten.

* Herkesin kalbinde, cömertlere karşı muhabbet, cimrilere karşı nefret vardır.
* Dil gönlün, gönül ruhun, ruh da insanın hakikatinin aynasıdır.

* Dünya malına sevgi, Allahü teâlâ ile aradaki perdedir.
* İğne ile dağı devirmek, kalbden kibri söküp atmaktan daha kolaydır.

* İhtiraslı kimse, bütün dünyaya sahip olsa da yine fakirdir.
* Öyle bir kimseyle arkadaşlık edin ki; onda dünya malı hırsı bulunmasın.

* İnsanlar üç sınıftır. Bunlar; idareciler, din âlimleri ve halk. İdareciler bozulunca geçim, âlimler bozulunca din, halk bozulunca ahlak bozulur.

* Bir insanın; iyiliklerini hatırlayıp, günahlarını unutması gururundandır.
* İyi kimsenin kalbinde iyi, kötü kimsenin kalbinde kötü düşünceler dolaşır.

* Ahirette rahmete kavuşmak için, ölürken iman ile gitmek lazımdır.

* Şikayetçi olup ağladığım nice günler oldu. Zaman geldi ki, ağladığım günlere ağladım.

* Bir kimse, bütün Peygamberlerin ibadetlerini yapsa, fakat üzerinde çok az bir kul hakkı bulunsa, Cennete giremez.

* Yapılan bir günah ile övünmek, o günahı yapmaktan daha kötüdür.
* Kibir bulunan kalbde, Allah korkusu bulunmaz.

* Bir kimse, bütün ilimleri kendinde toplasa da, Allahü teâlânın rızasına uygun ibadet etmedikçe, azaptan kurtulamaz.

* Yumuşaklık, öfke ateşini söndürür. Hiddet ise, öfke ateşini körükler.
* Eshab-ı kiramdan herhangi birini kötülemek, dini kötülemek olur.

* En kıymetli ibadet, Allahü teâlânın dinini, Onun kullarına yaymaktır.

* Allahü teâlâdan gelene razı olmak ve Onun kullarına acımak, Peygamberlerin ahlakındandır.

* Tevekkül; bütün işlerinde Allahü teâlâya teslim olmak, başa gelen her şeyi Ondan bilip katlanabilmektir.

* İnsanları dara düşürmek, sıkıştırmak ve incitmek haramdır.
* Sabır, en güzel huy, ilim en şerefli süs eşyasıdır.

* İnsanların şerefi ve kıymeti mal ile ölçülseydi, dünya malı çok olan kafirlerin daha kıymetli olması lazım gelirdi.

* Yoksullara hizmet eden, şu üç şeyle mükafatlandırılır: Tevazu, edep ve cömertlik.

* Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve ilim gibi şeref olmaz.

* Cahilin bedeni seyyar bir kabirdir. İlim öğrenmediği müddetçe gaflet uykusu içindedir. Ölünceye kadar uyanmaz.
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı telecafe

  • Moderatör
  • araştırmacı
  • *****
  • İleti: 261
    • http://www.antoloji.com/mevlut_bicik
ARKADASLIK
« Yanıtla #6 : 08 Mart 2006, 23:11:39 »
Yazilanlari ve söylenenleri yasiyanlardan eylesin Zat-i ecelli a'la  hazretleri.

Çevrimdışı frgg72

  • okur
  • *
  • İleti: 53
ARKADASLIK
« Yanıtla #7 : 08 Mart 2006, 23:19:31 »
Alıntı yapılan: "telecafe"
Yazilanlari ve söylenenleri yasiyanlardan eylesin Zat-i ecelli a'la  hazretleri.


Amin kardes...
Çaresizseniz; çare , sizsiniz...

Çevrimdışı sıddık-birgüvi

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
ARKADASLIK
« Yanıtla #8 : 09 Mart 2006, 02:17:08 »
Biz, hayvanlar gibi yanlız başımıza yaşayamayız, birbirimize muhtacız. Hayvanlar, yanlız yaşayabilirler. Onlar, terziye, ayakkabıcıya, berbere, aşçıya ve buna benzer şeylere muhtaç değiller. Dağda yakaladığı rızkını yiyebildidiği kadar yer, gerisini bırakıp gider.

Onlarda tevekkül de bizden daha sağlam. Demez ki, iyisi mi buralardan ayrılmayayım, böyle taze et belki bir daha elime geçmez, acıkınca yerim. Acıkınca başka yerden rızkı gelir, geriye kalan ise bir başka hayvana nasip olur.

Ama, bizler öyle değiliz, bir ekmek yiyebilmek için en az otuz kişiye muhtacız, tarla sahibine, ekene, biçene, harmanlayana, değirmenciye, fırıncıya ve bu aradaki nakliyecileri ihtiyacımız var, onlar olmazsa biz bu ekmeği nasıl yiyebiliriz.

Toplu yaşamak zorunda olduğumuzdan ve birbirimize muhtaç olduğumuzdan arkadaş edinmek zorundayız. Hadis-i Şerif'te buyuruluyor: Cenab-ı Hak bir kuluna hayırlar murad ettiği zaman ona hayırlı arkadaşlar nasip eder.

Hazreti Ali de: Hayırlı arkadaş edinin çünkü onlar hem dünyada hem de ahirette işinize yarar, size yardımcı olur buyuruyor.

Bir gün de yine Hazreti Ali oğlu Hazreti Hasan'a şöyle buyurdu: Garip demek, arkadaşı olmayan demektir. Yine demişler ki: Cahilin vatanı olmaz, faziletli kişi için de gurbet olmaz.

Cahil kendi doğup büyüdüğü memleketinde de olsa, kimse onu sevmez ve topluluk içinde yanlızlık hisseder.

Öteki ise gurbette de olsa arkadaş edinir, onlarla beraber yaşar ve gurbet hissetmez. Demişler ya: Öyle din kardeşlerin vardır ki; annenin doğurduğundan sana daha yakın ve daha fedakârdır.

Evet, arkadaş seçerken, çok dikkatli olmalıyız. Çünkü insan, istesede de istemese de arkadaşı gibi olur. Mesnevi-de şöyle bir nasihat var: Cahiller meclisinden sen her zaman uzaklaş. Daima ariflerin mutlu semtine yaklaş. Nâ ehil kişilerle yoldaşlık etme sakın. Yere düşen bir mâden paslanır yavaş yavaş.

Her şey para değil. Birinin parası ne kadar çok olursa olsun, bir ölüsü olunca ona taziye verecek, hasta olunca ona uğrayacak, onu teselli edecek ve acısını paylaşacak birine muhtaçtır, parası bu teselliyi ona veremez ve bu işi yapamaz.

Kimleri arkadaş seçelim, kimlerden bize iyilikler ulaşır. İyi arkadaşın vasıflarını nasip olursa gelecek yazımızda anlatmaya çalışacağız.
« Son Düzenleme: 03 Mart 2011, 13:00:16 Gönderen: Tuğra »