Gönderen Konu: “Benim istediğim gibi inanacaklar ve yaşayacaklar!”  (Okunma sayısı 3545 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491

Bazı filmlerde, dizilerde, “Filmde işlenen konuların gerçek olaylarla, şahıslarla bir ilgisi yoktur” denilse de, bazen gerçek olaylar bire bir yansıtılmaktadır. Geçenlerde yayınlanan popüler bir dizideki diyalog böyleydi; dikkat çekiciydi!

Ülkemiz ile ilgili planları olan iki dış gücün temsilcileri kendi aralarında tartışıyorlardı. Bunlardan biri, geçmişte Türk milletine yön vermek için çalışan gücün temsilcisiydi. Diğeri de, günümüzde Türk ve İslam âlemi için yazılan yeni senaryonun sahibiydi. Eski senaryonun sahibi sitem ederek diyor ki:

- Yanlış yapıyorsunuz! Biz Türkleri iki yüz yıldır bu kitaptan (Kur’ân-ı kerimden) uzak tutmak için uğraştık. Bu çalışmaların sonucunda Türkler içlerine döndüler. Ve çevresindekiler ile düşman oldular. Biz bu sayede, Arapları yendik. Türklerle birlikte olan Arapları bin yıldır kim yenebilmiş. Siz onlara yeniden bunu (Kur’ân-ı kerimi) va’dediyorsunuz...


YENİ SENARYO DAHA TEHLİKELİ

Yeni senaryonun sahibi olan Amerikalı buna şu cevabı veriyor:

- Benim onlara va’dettiğim Kur’an Muhammed’e (aleyhisselam) inen kitap değil. Benim olan, benim anlattığım dine çağırıyorum. Onların âyetleri ile ama benim yorumumla. Yani, benim istediğim gibi inanacaklar, benim istediğim gibi yaşayacaklar!..

Bu konuşmalardan birincisi iki yüz yıllık geçmişi özetliyor. İkinci konuşma ise, eskisi miadını doldurduğu için hazırlanan yeni senaryonun esaslarını ortaya koyuyor.

Görünüşe göre, ikinci plan daha tehlikeli! Birincisinde, İslamı yok etmede baskı, zulüm olduğu için, Müslümanlarda bu plana karşı ciddi bir tepki oluşmuştu; inançlarını korumak için ciddi çalışmalar yapmışlardı.

İkincisinde; yıkım, zulüm yok! Zarar verme güler yüzle, tatlı dille yapıldığı hatta birçok haklar, rahatlıklar verildiği için çok kimse olup bitenin farkına varamıyor. Suyu yavaş yavaş ısıtılarak haşlanan kurbağa gibi Müslümanlar sinsice haşlanıyorlar, zehirleniyorlar fakat farkına varamıyorlar.

İşin özeti, püf noktası şu cümlede: “Kendi âyetleri ile ama benim yorumumla. Yani, benim istediğim gibi inanacaklar, benim istediğim gibi yaşayacaklar!”

Son yıllarda, birbirinden farklı üç yüzün üzerinde meal yazılması, her yayınevinin ayrı bir tefsir hazırlatması, bunların çok ucuz satılması hatta ücretsiz dağıtılması ve sinsi bir şekilde insanlar fıkıh, ilmihal kitaplarından uzaklaştırılarak meallere yönlendirilmesi bu püf noktası ile ilgilidir.

Yine bu farklı mealler ve tefsirler yolu ile; Hak din sadece İslamiyet değildir, Hıristiyanlık ve Yahudilik de Hak dindir, bütün inananlar Cennete gidecekler, bütün inananlar kardeştir, bu üç dinin birbirine üstünlüğü yoktur; aynı bahçenin farklı gülleri gibidir, Kiliseler ve Havralar da Allahın evleridir, dolayısıyla bu üç dinin mensuplarının kendi dinlerini öne çıkarması, karşısındakine emri marufta bulunması boşuna bir gayrettir, muhatabını üzmek olur... gibi 1400 yıldan beri bildiğimiz inanca tamamen ters ve küfür kabul edilen düşünceler artık sıradan bir inanç şeklinde sunulmakta ve bu düşünceler kendisine taraftar bulabilmektedirler.


İSMİ HOŞ İÇİ BOŞ ANLAYIŞ!

Son yıllarda yaygınlaşan şuursuzluk, gevşeklik: Olsa da olur, olmasa da; öyle olsa da olur böyle olsa da... anlayışı da senaryonun püf noktası ile ilgili. Ben yapayım da Allah ister kabul etsin isterse kabul etmesin havası hakim. Adam canı isterse namaz kılıyor istemezse kılmıyor. Hava soğuk deyip ayağını yıkamadan çoraba meshediyor, kilisedeki ayine özenip sandalyede namaz kılıyor, rahle üzerine secde ediyor. Namazda, başı kolları açık, ayağı çıplak olmuş onun için fark etmiyor. Hatta bazı turistik yerlerde kısa şort ile camiye geliniyor.

İşte Müslümanlar için kurgulanan; İsmi İslam olan, âlimsiz, fıkıhsız, kuralsız, kesin bir emir ve yasağı olmayan, herkesin kendi mantığına göre yorumladığı, ilâhî temelden uzak tamamen insan düşüncesine dayalı felsefî, ahlakî bir sistem. İsmi hoş içi boş, “Ilımlı İslam” modeli...

Mehmet Oruç

Çevrimdışı Gül_Sultan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2139
Ynt: “Benim istediğim gibi inanacaklar ve yaşayacaklar!”
« Yanıtla #1 : 16 Şubat 2010, 12:53:00 »
  Yazarın Kuran-ı Kerim hakkındaki endişesine katılmıyorum, çünkü "Şüphesiz o Kur'an'ı biz indirdik,elbette onu yine biz koruyacağız." (Hicr Suresi 9, Elmalılı Muhammed Hamdi YAZIR) ayeti kerimesinde, Allah (c.c.) teminatını veriyor.

  Kurtlar vadisinde geçen sahnede, bundan önceki iki yüz yıl hakkında yazılan kısım ayan beyan ortadadır, bu doğrudur. İkinci kısım ise senaristin yazdığı senaryodan öteye geçmez. Biz niye endişe duyuyoruzki biz Kuran-ı Kerime sımsıkı sarıldıktan sonra varsın kendi kafalarına göre yorumlasınlar. Nitekim peygamberimiz sağ iken bile bunlar yaşanıyor. Sahte peygamberler zuhur ediyor. Biz Kur'an'ın ipine sarılıp, peygamberimizin sünnetine elimizden geldiği kadar ittiba etmeye çalışalım. İnsanlara emri bil maruf nehyi anil münker yapmak bizden ama hidayeti Rabbim verir. Eğer kişi bile bile kendini ateşe atmak için çabalarsa, zarara rıza gösterene merhamet edilmez.

  Bu yazdığım yazıdan ılımlı islama taraftar olduğum anlaşılmasın.

  Paylaşım için teşekkürler İsra kardeşim. : )
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Ynt: “Benim istediğim gibi inanacaklar ve yaşayacaklar!”
« Yanıtla #2 : 16 Şubat 2010, 13:46:30 »
Alıntı
"Şüphesiz o Kur'an'ı biz indirdik,elbette onu yine biz koruyacağız." (Hicr Suresi 9, Elmalılı Muhammed Hamdi YAZIR) ayeti kerimesinde, Allah (c.c.) teminatını veriyor.

bundan hiç şüphemiz yok :) zaten yazar yazıda meallarden bahs ediyor


Alıntı
Biz niye endişe duyuyoruzki biz Kuran-ı Kerime sımsıkı sarıldıktan sonra varsın kendi kafalarına göre yorumlasınlar.

bu yorumunuz bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın sözünü hatırlattı.:) bizler bu konularda bilinçli insanlarız şükür.ya dini konularda fazla bilgiye sahip olmayan insanların durumu ne olacak?  İşin ehli olmayan kendi kafalarına göre yorumladığı kişilerin meallerini alıp yanlışa yöneliyorlar.bunların bir çok örneğini görüyoruz. En basit örnek Kur'an da başörtüsü yok, namaz ve oruç tutlmaması gereken hallerde tutulabilir gibi bir çok yanlışı meallerle insanalara empoze ediyorlar.



« Son Düzenleme: 16 Şubat 2010, 14:13:34 Gönderen: İsra »

Çevrimdışı azizistanbul

  • yazar
  • ****
  • İleti: 677
Ynt: “Benim istediğim gibi inanacaklar ve yaşayacaklar!”
« Yanıtla #3 : 16 Şubat 2010, 14:42:52 »
“Kendi âyetleri ile ama benim yorumumla. Yani, benim istediğim gibi inanacaklar, benim istediğim gibi yaşayacaklar!”

bundan daha güzel  itirafi bir cümle olamaz. bence islam dünyasının içindeki kargaşayı özetleyen tek cümle.
biz neden böyleyiz ? sorusunun cevabı .
hadisleri reddedip  kurana yönelelim baskısının çıkış noktası.
جُلُوسُكَ سَاعَةً عِنْدَ حَلَقَةٍ يَذْكُرُونَ اللهَ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ اَلْفِ سَنَةٍ

Çevrimdışı Gül_Sultan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2139
Ynt: “Benim istediğim gibi inanacaklar ve yaşayacaklar!”
« Yanıtla #4 : 16 Şubat 2010, 23:09:26 »
     "Varsın onlar kafalarına göre yorumlasından" kasıt biz işimizi yaptıktan sonra zaten cümlenin başındada yazmışım, biz Kuran'a sımsıkı sarıldıktan sonra. Burada demek istediğim "biz işimizi yaparsak onlar kendilerine taraftar bulamaz"dı. Vereceğimiz mesaj yanlış analaşılmış. Zaten yazımın sonraki bölümlerindede bahs etmişim. "Emri bil maruf nehyi anil münker" diye, eğer öyle  "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" düşüncesi hasıl olsaydı bu ifadeyide kullanmazdım.

     Bir yanlış anlaşılmaya vesile olacaktık, teşekkürler böyle bir uyarı mesajı iyi oldu, hem kendimizi ifade etmek açısından hem başka yanlış anlaşılmalara meyil vermemesi açısından.
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

Çevrimdışı Günbatımı

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2490
  • Görelim Mevlâ'm neyler, neylerse güzel eyler...
Ynt: “Benim istediğim gibi inanacaklar ve yaşayacaklar!”
« Yanıtla #5 : 17 Şubat 2010, 09:19:17 »
Boşuna mı TV'lerde her kanalda bir ilahiyatçı, ayrı bir telden çalıyor. Birinin dediğini öteki yalanlıyor. Doğruları konuşuyor, tam hak veriyorsun, aralarda müzikli ilahiler çalınıyor. Bu ilahiyatçı diyemiyor mu o kanal görevlilerine "Çalgılı ilahi olmaz benim çıktığım programda" diye. Tabii insanlarımız da o ilahiyatçıya güvenince, çalgılı ilahi meselesini basit olarak görüyor, önemsemiyor. Hatta çoğu haram (bid'at) olduğunu bile geçiyor (belki de inanmıyor)...

Kur'an-ı Kerîm meallerinin çeşitliliği, her din görevlisinin farklı farklı konuşmaları, İslam'ın son yıllarda fazlaca tartışılması, insanları kendi kafalarına göre yorum yapmaya, birinden birini seçmeye zorluyor. Maalesef kimilerini de "öyle yapıyoruz olmuyor, böyle yapıyoruz olmuyor" deyip "boşver"ciliğe itiyor.

Herkes doğruyu yanlışı tam olarak ayırt edemeyebiliyor...

Bu yüzden İslam'ı yaşamaya çalışanları yanlış yönlendirebiliyorlar. Takdikleri de sinsi ama özellikle uzun vadede Müslümanların aleyhine ses getirecek cinsten...

En iyi çözüm bence, İslam'ı doğru yaşayanların, Ehli Sünnet yolunda olanların, bu yolda eğitim görenlerin bir şekilde seslerini duyurmaları, meydanı boş bırakmamaları... Gerçekten çok büyük görevler düşüyor bu insanlara...

Allah c.c. muhafaza buyursun cümle Ümmet-i Muhammedi...

« Son Düzenleme: 17 Şubat 2010, 20:26:09 Gönderen: mystic »
Dua'sız üşürmüş yürekler!
Sana bir dua eden olsun, senin de bir dua ettiğin...
Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır karanlıklarını aydınlatan,
Sana ummadık kapılar açan.
Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, seni böyle ayakta tutan...


Hz. Mevlana 

Çevrimdışı güldem

  • okur
  • *
  • İleti: 92
Ynt: “Benim istediğim gibi inanacaklar ve yaşayacaklar!”
« Yanıtla #6 : 20 Şubat 2010, 17:50:42 »
O bölümü izlediğim an içimden şöyle geçirmiştim 'işte o kadar çok yüce kitabımıza  mana veren insanlar var ki onların abuk sabuk fetvalarının asıl kaynağı,  bu kendini bilmezlerdir.'  İnşaAllah insanların gözü biraz olsun açılmıştır da her hocayım diyene inanmazlar işi ehlinden öğrenirler.

Çevrimdışı rabbanigulleri

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 14
Ynt: “Benim istediğim gibi inanacaklar ve yaşayacaklar!”
« Yanıtla #7 : 03 Mart 2010, 00:50:44 »
Her devirde ebu cehiller olagelmistir olacaktirda buna mukabil hz Ebu bekr,hz OMer,hz Osman ve diger onderlerimizin ahlakiyla ahlaklanmis nice davasina sevdali yigitlerde olacaktir.Bizlere dusen gorevleri rizai bari ye uygun olarak yapmak,icinde bulundugumuz asrin manevi marazlarina yakalanmamak.'" Kiyamet kopsa elinizdeki fidani dikin "  ben bunu kendi sahsimda iki turlu anliyorum,son vakte kadar fidan dikmek ve son vakte kadar elimizdeki imkanlar nisbetinde gonullerdeki iman cekirdegini yesertmek icin hizmet etmek.Bilmem tevilde hatami ediyorum. Nemrutun atesinden daha vahim olan gunumuzdeki zulmet atesinden, once nefsimizi ve aile ferdlerini bilahara kardeslerimizi kurtarmaya  gayret gostermek.Ceheneme akin akin giden kutuklerden ne kurtara biliriz bunun hesabinda olmak gerek.Hz Mevlamiz dinini zaten koruyacagini haber veriyor ,bize dusen  emri bilmaruf nehyi anilmunker gorevinde hissadar olabilmek.Hz Allah  her nefesimizi razi oldugu ameller ile tuketmeyi nasib eylesin.