Gönderen Konu: Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki  (Okunma sayısı 5256 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ay-yüzlüm

  • yazar
  • ****
  • İleti: 641
Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« : 27 Haziran 2007, 22:02:39 »

Bugün varız, yarın yokuz

"Mal sahibi mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan mülk de yalan
Var biraz da sen oyalan"


diyerek ne de güzel özetlemiş Yunus Emre.
Elimizde bulunan oyalanıp durduğumuz maldan vermek, vermesini bilmek öyle güzel ki
 Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bunu vurgulamak için: "Veren el, alan elden üstündür." buyurmuş.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), ümmetinin iyi ve güzel olmasını arzulamış, bu uğurda çalışmıştır. Bunun için de Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "İki haslet vardır ki bir mü'minde asla beraber bulunmazlar: Bunlar, cimrilik ve kötü ahlâktır." diye buyurmuştur.

Bizler Onun arzuladığı güzel vasıflara sahip iyi bir insan olmak istiyorsak kötü ahlaktan ve cimrilikten uzak durmalıyız.

Çünkü bu iki hasletin mü'minde olmaması gerektiğini söylüyor Peygamber Efendimiz (s.a.s.).

Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki

Vermesini bilmiyorlar. Vermenin lezzetini tatmamışlar. Vermenin elde olanı azaltmak değil, çoğaltmak olduğunu bilmiyor, elindekinin bereketlendiğini görmüyorlar.

Bu gün biz vereceğiz, o tadı yaşayacağız ki bunun karşılığında Allah'ın sonsuz rahmetini cömertçe dağıttığı zaman rahmetten karşılığını kat kat alacağız.

Elimizdeki varı vermek, varı azaltmak ya da bitirmek değildir, terbiyesini veriyor dinimiz. Zekatı zengine farz kılıyor. Sadakayı teşvik ediyor. Veren elin alan elden üstün olduğunu söylüyor.

Karşılığında ise bizden çok çok cömert olan, her şeyimizi veren Rabbimiz, biz verdikçe daha çok veriyor bize. Bunu bilince açılıyor elimiz.

Buna inanınca yağıyor üstümüze bereket

Dualarla iniyor bereket. Ya tersi

Ya elimizdeki bir avuç malın bizi boğması, gecelerimizi süslemesi, gelenin geçenin sözlerini dikmesi, ama bizlerin kimseye bir şey koklatmadan üstüne oturmamız o malın mülkün.

Ne hazin

Cimri olmak ne acı Paylaşılmayan o malın bize faydalı olmaması, bir gün kuş misâli uçup gitmesi ve o kuşun kanatlarında olamayışımız.

Kimi zaman mal, sahibini sahibinden önce yer. "Yemeyenin malını bir yiyen çıkar." demişler ya atalarımız. Ne güzel demişler.

Allah için, insanlar için, kullanılmayan o malın faydası kime ki

O halde ey insan, toprağa düşmeyecek hayır çiçekleri için vermekle, Allah için vermekle başlayalım işe, verdikçe erelim güzele; verdikçe güzelleşelim ve öylece gidelim Güzeller Güzeli'nin katına, avucumuz dolu olarak


AİLEM DERGİSİ
Yürü dünya yürü bu yol dergaha gider.
Bu yol gama,kedere,acıya,aha gider.
Çıkablirsen eyer bu yokuşu zirveye,
Hüzünlenme o zaman sonu felaha gider.

Çevrimdışı Oruc_Reis

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 438
    • http://www.oranjehorizon.nl
Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« Yanıtla #1 : 27 Haziran 2007, 23:13:53 »
Allah razi olsun kardesim
cihan baginda ey akil, budur makbul-i ins i cin.Ne kimse senden incinsin, ne sen bir kimseden incin.

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« Yanıtla #2 : 28 Haziran 2007, 00:11:37 »
Alıntı yapılan: "EL-ENSAR"
Allah razi olsun kardesim

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6994
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« Yanıtla #3 : 28 Haziran 2007, 09:50:13 »
Allah razı olsun.

Alıntı

Mal sahibi mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan mülk de yalan
Var biraz da sen oyalan"


Bunu okuyunca duyunca hep bir hocam gelir aklıma.Derse başlamadan evvel hep bu beyiti söylerdi.Biraz da şiirsel bir hava katardı.Çok hoşuma giderdi bu.Konuyla alakası yok ama hocamı hatırlattınız Allah razı olsun.

Çevrimdışı Himmet

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 849
Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« Yanıtla #4 : 28 Haziran 2007, 10:48:26 »
Alıntı
"Mal sahibi mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan mülk de yalan
Var biraz da sen oyalan"

Bunu okuyunca duyunca hep bir hocam gelir aklıma.Derse başlamadan evvel hep bu beyiti söylerdi.Biraz da şiirsel bir hava katardı.Çok hoşuma giderdi bu.Konuyla alakası yok ama hocamı hatırlattınız Allah razı olsun.

Aynen kardeşim. :)
Bende bu yazıyı nerde görsem hep hocamın ses tonu ve okuma şekli aklıma gelir.
Zâtının, Sıfâtının, Esmâının, Efâlinin Hudutsuzluğunca Şükürler Olsun Yâ RABBİİM..

Çevrimdışı ay-yüzlüm

  • yazar
  • ****
  • İleti: 641
Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« Yanıtla #5 : 28 Haziran 2007, 13:20:44 »
evet bu güzel beyit hepimize bir şeyleri anımsatıyor

banada küçükken bir komşu teyzemiz vardı onu hatırlatıyor..
Yürü dünya yürü bu yol dergaha gider.
Bu yol gama,kedere,acıya,aha gider.
Çıkablirsen eyer bu yokuşu zirveye,
Hüzünlenme o zaman sonu felaha gider.

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« Yanıtla #6 : 29 Haziran 2007, 18:03:48 »
Alıntı yapılan: "EL-ENSAR"
Allah razi olsun kardesim
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Çevrimdışı Buka

  • okur
  • *
  • İleti: 59
Ynt: Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« Yanıtla #7 : 11 Ağustos 2008, 20:08:33 »
Cimri kişi zahid (yani ibadet ehli ) bile olsa Cennete giremez” buyurmaktadır.(Ramuz-Tergip)
İmam-ı Rabbani Hz.leri(K.S.)  bu Hadis-i Şerifi izah ederlerken ;“Cimri kişi; zekat vermekle, Allah yolunda malı infak etmekle, malın eksilmeyeceği, bilakis artacağı yolundaki vaad-i ilahiye tam olarak inanmadığı ve Cenab-ı Hakkın razzak sıfatında şüphesi olduğu için imanı noksandır. Neuzübillah İmanı tam olmayan da Cennete giremez.”
Ey Beytullah'a sefer edenler, yol tutup gidenler,
Siz bedenlerinizle yürürken, biz yürürüz ruhlarımızla.
Kalmışsak; bizi bağlayan, özrümüz, kaderimizdir.
Özrün kalmaya zorladığı, bırakmadığı bir kimse, 
Bil ki, sefer etmiştir; o da yolcularla gitmiştir.

Çevrimdışı Eymen

  • Moderatör
  • araştırmacı
  • *****
  • İleti: 313
Ynt: Cimrilik öyle kötü bir hastalık ki
« Yanıtla #8 : 15 Ağustos 2008, 05:26:22 »
Resulüllâh (sav) efendimiz “Cömertlik Allâh-ü teala’nın huluku azımıdır” yani sıfatıdır. Ve “Cömert kimse Allâh’a yakındır. İnsanlara yakındır. Cennete yakındır. Cehennemden uzaktır.  Cimri ise Allâh’tan uzaktır. İnsanlardan uzaktır. Cennetten uzaktır. Cehenneme yakındır. Cömert câhil Allâh-ü teala’ya cimri âbidden  daha sevimlidir” buyurmuştur.
(İbn-i Habban ve İbn-i Aşakir Hz.Ali, Enes, Ebu Hureyre ve Cabir (ra)’dan rivayet etti  Ramuz  C.1  S.213)


İmâm-ı Azam Ebu Hanife “Cimrinin adalete riayet edeceğini sanmam. Zira o daima fazlanın kendi tarafına geçmesini ister ve bu suretle hakkından fazlasını alır. Bu gibi insanlar asla emin sayılmazlar” demiştir. (İhyâ-ı ulumid-Din C.3  S.176)
Zaman bir kılıçtır; sen onu kesmezsen, o seni keser.

Çevrimdışı fazıl14

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1339
İnsanlar malı infakta üç kısımdır
« Yanıtla #9 : 08 Eylül 2008, 01:04:55 »
İNSANLAR MALİ İNFAKTA ÜÇ KISIMDIR

Birinci kısım: Zekatın vacip olmasını beklemeden bütün malını Allah uğrunda infak edenlerdir.H.z Ebu Bekir (r.a) servetinin tamamını,Ömer (r.a) ise yarısını Allah için vermiştir.Resul-i Ekrem, “Geride ne bıraktın?” diye sorunca, H.z ömer, “Yarısını…”, H.z Ebu Bekir de, “Allah ve Resulü`nü bıraktım.” Diye cevap vermişlerdir.
İkinci kısım: Derece bakımından bunlardan aşağı olanlardır ki, onlar servetlerinin tamamını vermez fakat, yalnız zekat ile de kalmazlar, hayır yerlerini gözetir, mallarının bir miktarını çeşitli hayır yollarında sarf ederler.İmam Şa`biye, insanın servetinde zekattan başka borç var mı diye soruldğunda: Evet, vardır.Allahü Teala`nın “…Takva olan, akrabalara, öksüzlere, biçarelere, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirler uğrunda seve  seve mal verir…” (Bakara, 3) ve “Size rızk ettiğimiz mallardan infak edin…”(Münafıkun, 10) mealindeki ayet-i celiler buna delildir.

Bu hususta alimlerin görüşü: Şiddetli ihtiyacı izale etmek (giderme) farz-ı kifayedir.Çünkü bir müslümanı kaybetmek caiz değildir.Fakat zekat borcunu ödemiş olan kimseye borç olan, bu miktarı borç olarak vermek olduğu gibi, borç teklifi yapmadan verme ihtimali de vardır.Bu gibi yardımı istikraz (ödünç para) yoluyla yapmak, üçüncü derece, yani bu avam derecesidir.

Üçüncü derece ise ne fazla ne de eksik yalnız zekat borçlarını ödeyenlerdir.Bu, en düşük derecedir.Dünyaya meyli fazla ve ahiret sevgisi az olanlar bu miktar ile iktifa etmişlerdir.Bu gibiler hakkında Allahü Teala “Eğer o sizden malınızın zekat olarak veya harp için hepsini ister de sizi çıplak bırakacak olsa esirger, vermesiniz…”(Muhammed, 37) buyurmuştur.
Resulullah Efendimiz (s.a.v) “Üç şey insanı helak edicidir: son derece cimrilik,şehvetin peşinden gitmek ve kendisini beğenmek.” Buyurmuştur.
Allahü Teala da “…Her kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte felah bulanlar, kurtulaşa ermiş olanlar ancak bunlardır.”(Hasr, 9)buyurmuştur.
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2008, 10:01:44 Gönderen: moderatör »
"El-mücâhid fî sebîlillâh, el-müştâk ilâ cemâlillâh, hüve ünvânüküm"

("Ünvanı: Cemal-i ilâhiye âşık, Allah yolunda mücahit")

"İtikaden Ehl-i Sünnet, Amelen Hanefi, Meşreben Nakşî-yi Müceddidî"