Gönderen Konu: Düşünmekten kaçmak çözüm değildir!*  (Okunma sayısı 4820 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sahara

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 12
Düşünmekten kaçmak çözüm değildir!*
« : 22 Haziran 2004, 11:55:21 »


"Şu anda cehennemin kenarında olsanız ve oradaki zebanilerin cehennem ehline yaptıkları dayanılmaz işkenceleri gözünüzle görseniz,cayır,cayır yanan ateşin uğultusunu,cehennem ehlinin çığlıklarını, kemikleri çatırdatan inlemeleri, kahırla nefes alıp vermelerini, bir kez daha dünyaya geri dönmek isteyen pişmanlık dolu yalvarışlarını duysanız ve sonra tekrar dünyadaki yaşamınıza geri döndürülseniz acaba hayatınız da neler değişirdi?

Hiç kuşku yok ki içinizi tarifsiz bir korku kaplar, bambaşka bir insan olurdunuz.Hayatınızı bütünüyle farklı düzenlerdiniz.Etrafınızdaki insanların bu gerçeği göz ardı ettikleri için büyük bir gaflet içinde olduğunu düşünür, olanca gücünüzle ahiret için çabalardınız.Allah’a karşı günah olabilecek her şeyden şiddetle sakınır, toplayabildiğiniz kadar ecir toplamaya çalışırdınız.

Ahiret hayatınızı riske sokabilecek en ufak bir söz  ya da davranış  korkudan içinizi titretir, hemen Allah’a yalvara,yalvara,ürpertiyle dua eder, bağışlanma dilerdiniz  Gördükleriniz, duyduklarınız bir an olsun aklınızdan çıkmazdı, kendi sorunuz için aynı ihtimali düşünmekten Allah’a sığınırdınız.Allah’ın sevgisini kazanmak, O’nun azabından kurtulmak için malınızı, canınızı, tüm enerjinizi kullanırdınız.Üstelik bunların hepsinde ölene dek sabırlı ve kararlı olur,karşınıza bir zorluk çıksa bile bu size zorluk gibi görünmezdi.

Kimse sizi yolunuzdan çeviremez,Allah’ın rızasından taviz verdiremezdi.Her şart koşulda, her durumda ahiretiniz  için yapabileceğinizin en  fazlasını yapardınız.İnsanların,toplumların ne yaptıkları, nasıl bir hayat tarzını benimsedikleri,hangi ideolojilerin peşinde koştukları sizi hiç mi hiç ilgilendirmezdi.Her halinizle ve her tavrınızla sadece Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdınız.

Allah’ın emir ve yasakları konusunda son derece titiz olduğunuz gibi insanlara da bunu anlatır, her gördüğünüz  kimseyi bu gerçekle  uyarırdınız.En büyük hedefiniz,hayatınızın tek amacı Allah’ın dostluğunu kazanmak olurdu ve kendinizi tamamen O’na teslim ederdiniz.

“....taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır.....”(Bakara suresi:74)ayetindeki benzetmeyle vurgulanan korkunun şiddeti sizin de üzerinize tecelli ederdi.

Peki şu an cehennemi görmemiş olmanız mı sizi gereği gibi korkup sakınmaktan ve buna göre yaşamaktan alıkoyan?

Oysa Allah cehennemin varlığını pek çok ayetinde haber vermekte, cehennemi insanlara tüm detaylarıyla tanıtıp, ondan sakınmaktadır.

Çünkü orası artık geri dönüşü olmayan bir yerdir......"
« Son Düzenleme: 20 Nisan 2009, 00:06:38 Gönderen: Nefer »
unutunca gülmeyi,içime gömdüm sahipsiz bir ölüyü.Göç özleyen kırlangıçın merakındayım,Çocukken ardına düştüğüm düşlermiydi büyüdükçe soluğumu kesen eller?kırılgan birşeylerdi,kanıyordu durmadan,güneşe dokunmuştu kanadımın ucu,turuncu bir kuştum,hatırlamak ne renkti?unuttum...

Çevrimdışı nur23

  • okur
  • *
  • İleti: 58
Düşünmekten kaçmak çözüm değildir!..
« Yanıtla #1 : 22 Haziran 2004, 14:53:39 »
AllahIN rahmetine güvenip oturmayı yeyliyoruz.Çünkü nefsimize en hoşnut gelen bu! O'nun emirlerini yerine getirmekte gevşek davranıyor ama "O affeder nasıl olsa"diye de geçiştirebiliyoruz. Çoğu zaman bu rahatlık bizi gevşekliğe ve "taviz tavizi getirir" savını teyit etmeye yetiyor..
Allah bizleri ıslah eylesin ve cehennemin korkunç yüzünden halas etsin. :idea:
İnsana sadakat yakışır görse de ikrah
Doğruların yardımcısıdır Hz.Allah" Ziya Paşa