Gönderen Konu: eger beni hafiz yapmazsaniz...  (Okunma sayısı 3558 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı abdülhamid

  • okur
  • *
  • İleti: 97
eger beni hafiz yapmazsaniz...
« : 08 Şubat 2006, 01:04:21 »

Ilkokulu bitirip kursa gelmisti. Ailesi kendi istegiyle geldigini
söylemisti. Kayit için adini sordugumda:"-Fatma" dedi, hiç de çekinmeyen bir tavirla... Ve ekledi:
"-Eger beni hafiz yapmazsaniz, kayit yaptirmak istemiyorum."
Böyle tehdit edercesine konusmasi, onu yasindan daha olgun
gösteriyordu. Tebessümle:
"-Korkmayin küçük hanim, siz isteyin hafiz da yapariz, hoca da!.."
O küçük gözlerinin içi parildadi birden.
Annesi:
"-Hocahanim, çocuk iste, kusuruna bakmayin. Ille de hâfiz
olacagim der, baska bir sey demez. Bizim köyün hocasindan duymus.
Peygamber Efendimiz, "Hâfiz olanlara cennette taç giydirilecek!"
buyurmuslar herhalde. Siz daha iyi bilirsiniz ya, biz bu kadar
duyduk anladik!.."
Kendisini teselli etmek ihtiyaci hissettim:
"-Tabii teyze, ne demek!.. Keske herkes sizin gibi duyduklarini
hemen kabul etse de teslim olsa... Siz hiç merak etmeyin, kiziniz
önce Allah'a sonra bize emanet!.."
Kadincagiz elime yapisti. Öpecekken ellerimi geri çektim,
utandim. Tuttum, ben onun elini öptüm. Gözleri yasardi.
"-Hocahanim bu eller, gözler hep günahli, asil sizinkiler
öpülmeye layik!.."
"-Estagfirullâh teyze!" dedim . "O âhirette belli olur."
***
Bu konusmadan sonra kaydini yaptigimda Fatma'nin Erzurumlu
oldugunu ögrendim. Bir an düsündüm.
"-Küçük nasil kalacak, bu kadar uzaklarda..."
Zaman ilerledikçe Fatma'nin edepli tavirlari daha da çok etkiledi
beni. Azimliydi. Geceleri uykusunun arasinda ayetleri sayiklarken
görüyordum çogu kez. Böyle devam ederken arada bir bana gelip
çesitli sorular soruyordu. Birgün:
"-Hocam hâfiz olmak için Kur'ân'i bitirmek mi lazim?" diye sordu.
Ben de:
"-Tabii ki hepsini ezberleyeceksin ki, "hâfiz" adini alacaksin."
Bu cevabima çok üzülmüs gibiydi. Bir sey demek istiyordu sanki...
Tesekkür etti ve döndü arkasina gitti.
Derslerim arasinda onlara sürekli Kur'ân ezberlemekle isin
bitmeyecegini mutlaka içindekileri uygulamanin gerektigini
hatirlatiyordum. Talebelerden biri:
"-Hocam" dedi. "Fatma'nin annesi, abdestli olmayanlarin hâfizlara
dokunamayacagini söylemis. Bu dogru mu?" diye sordu.

Çok ilginçti dogrusu. Içimden "mâsallâh!" dedim. Ve onlarin
sorularina da cevap vermek için, "Osmanli zamaninda atalarimiz
Kur'ân'a ve hâfiza kiymet verdiklerinden öyle yaparmis." dedim.
Çok hoslarina gitmisti bu is. Hepsi âdetâ kendilerini ulasilmasi
zor, vitrindeki altin gibi görüyorlardi.
"Görsünler" dedim kendi kendime... Bu yasta, buralara gelmisler.
Allah'in kelâmini ezberliyorlar, onlara fazla görmem bunu.
Bu arada Fatma ara sira rahatsizlaniyor ve revirde yatiyordu.
Zaman geçtikçe Fatma'nin morali ve sagligi daha da çok bozuluyordu.
Birgün dersini 2 kez aksatinca sormak zorunda kaldim:
"-Ne oldu, yoksa anneni mi özledin?"
Sert bir sekilde bana döndü. Solgun yüzüne bir ciddiyet gelmisti:
"-Hayir", dedi.
"-Öyleyse neden moralin bozuk? Sik sik da hasta oluyorsun!" dedim.
Yalvarir gibi oldu. Gözleri dolmustu:
"-Yanlis anlamayin, inanin ki annemi özleyip de gitmek istedigim
yok. Burayi çok seviyorum. Allâh'imdan çok korkuyorum. Buralari terk
edersem, bana âhirette hesabini sormaz mi?"
Dilim dudagim baglandi. Bir sey diyemedim. Suçlu bile hissettim,
kendimi. O küçük kalbte bu ne îmandi, Yâ Rabbi! Onu hayranlikla
izliyordum.
Birgün çok rahatsizlandi. Doktora götürmek zorunda kaldik. Bir
çok tahlillerden sonra, arkadasim olan doktor hanim:
"-Hocahanim, derhal bu talebeyi ailesinin yanina gönder." dedi.
Saskinlikla:
"-Neden?" diye sordum. Bana:
"-Belki üzülecek, hatta inanmayacaksin ama, bu talebe  "kanser!...".
Âdeta basimdan asagi kaynar sular dökülmüstü.
***
Hastâneden ayrilirken Fatma'ya hiç bir sey diyemedim. O ise
hâlimi anlamis gibi, bana sorular sorup dikkatimi dagitmaya
çalisiyordu. Kulagima egilerek:
"-Hocam" dedi. "Azrail insanlarin canini alirken nasildir?"
Aglamamak için zor tutum kendimi:
"-Mü'min kullara karsi çok güzel bir sûrettedir." dedim.
Mirildandi:
"-Belki hafiz olamam, ama Elhamdülillah mü'minim!" diye.
Hâfiz olmak için Kur'an'i bitirmek gerektigini söyledigimde neden
üzüldügünü simdi anlamistim. Demek ki hastaligini biliyordu.
Bir kaç gün sonra esyalarini hazirlamaya basladik. Çünkü artik
dayanilmaz acilar içinde kivraniyordu. Evine gitmesi gerekiyordu.
Ailesi geldi. Fatma yanima gelerek, mahcûbiyetle:
"-Bana kizmadiniz degil mi? Eger söyleseydim belki kursa almazdiniz!.."
"-Ne demek!.. Nasil kizarim sana.." dedim. "Hem sonra, sakin
üzülme hâfizligimi bitiremedim diye. Bu yola girdin ya, Rabbim seni
hâfizlar zümresinden yazmistir insâallâh!" dedim.
Öyle sevindi ki! Sarildi boynuma:
"-Gerçekten ben simdi hâfiz sayilir miyim? Anne bak duydun degil mi?"
Hüngür hüngür agliyordu.Ya Rabbi, bu ne askti!Rabbimin hikmeti tecelli etse de iyi olsaydi su Fatma, ne güzel bir kul
olurdu.
***
Böylece Fatma'yi gözyaslari ile Erzurum'a ugurladik. Çok geçmedi.
Bir iki hafta sonra ailesi agirlastigi haberini verdi. Bu bir iki
hafta içinde ondan iki mektup almistim. Bana hep hâfizlik tâcini
merak ettigini, bunun rüyalarina bile girdigini yaziyordu.
Birgün sabah namazindan sonra telefon çaldi. Fatma'nin annesiydi
karsimdaki ses... Aglamakli bir sesle:
"-Hocahanim Fatma'yi ugurladik. Rica etsem bir hatim okur
musunuz?" deyince, ben de dayanamadim aglamaya basladim.
Annesi beni teselli edercesine telefonu kapatmadan:
"-Size ölmeden önce sunu söylememi istedi", dedi. Hiçkirarak:
"-Annecigim, hocama söyle!.. Azrâil söylediginden de güzelmis."

"Ey Rabbim; senin kelamin için yanip tutusan, yoluna yapisip
kelâmina simsiki sarilan kulunu, sen son nefesinde yalniz birakir misin
hiç?"

Vuslat Yolcusu

  • Ziyaretçi
eger beni hafiz yapmazsaniz...
« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2006, 00:35:02 »
bunu bir zamanlar okumustum yanilmiyorsam :P

Çevrimdışı derbederx

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 3
eger beni hafiz yapmazsaniz...
« Yanıtla #2 : 26 Mayıs 2006, 08:31:19 »
ağlattın beni kardeşim.

Allah cümlemizi emanete emin ve son nefesinde mümin olarak ruhumuzu kabzetsin. amin

Çevrimdışı müteallim

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 4786
  • gizli mahzenlerde kalan tarihin yeni adresi
    • www.Libv- kamp-lintfort.de
eger beni hafiz yapmazsaniz...
« Yanıtla #3 : 26 Mayıs 2006, 13:04:52 »
Evet bu kissa asagidaki adresde yazilmisti.

www.sadakat.net/forum/viewtopic.php?t=3579

sahife 2 de.ölüm mevzuu.
  Kuslar gibi ucmasini baliklar gibi yüzmesini ögrendik amma kardesce yasamasini ögrenemedik

Çevrimdışı sürur

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 149
eger beni hafiz yapmazsaniz...
« Yanıtla #4 : 12 Haziran 2006, 14:36:33 »
Alıntı yapılan: "derbederx"
ağlattın beni kardeşim.

Allah cümlemizi emanete emin ve son nefesinde mümin olarak ruhumuzu kabzetsin. amin



amin..aglamamak mümkünmü kardeş..RABBİM HEPİMİZE BÖYLE KUVVETLİ İMAN NASİB ETSİN.. :cry:  :
öyle karacaahmet,Bu ne acıklı TALİH!
Taşlarına kapanmış ağlıyor,KOCA TARİH!!...

Çevrimdışı fazliyildiz140

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 6
eger beni hafiz yapmazsaniz...
« Yanıtla #5 : 23 Haziran 2006, 15:07:54 »
daha önce okumamıştım.elinize sağlık.. :)  :)
AYATTA HER ZAMAN DÜŞÜNMEK İÇİN ZAMANIN VAR,BU ZAMANIN KIYMETİNİ BİL,İSRAF ETME!!!