Gönderen Konu: HASET (Çekememezlik) HASTALIĞI  (Okunma sayısı 8414 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sıddık-birgüvi

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
HASET (Çekememezlik) HASTALIĞI
« : 13 Nisan 2006, 03:25:27 »

HASET (Çekememezlik) HASTALIĞI
       Haset haramdır. Haset, Allah’ın bir kuluna verdiği nimetin yok olmasını temenni etmektir. O nimeti kendisi için istesin veya istemesin fark etmez. Müslüman kardeşine verilen nimetin benzerinin kendisinde olmasını istemek haset değil gıptadır. Gıpta etmek,  namaz gibi vacip olan nimetlerde vacip, Sadaka ve malını infak gibi faziletli şeylerde müstehap, yemek içmek ve giymek gibi mübah olan şeylerde mübahtır.(Hediyyetül alaiye s.314)
       Hadisi şerifte “Ateşin odunu yakıp yok ettiği gibi haset de hasenatı yer ve mahveder.” Buyurulmuştur. (İhya)

       Hasedi kalpten atmanın çaresi: Haset kalbin en büyük hastalıklarındandır. Kalp hastalıkları ancak ilim ve amel ile tedavi edilir. Hasedin  ne dünyalık ne de din bakımından haset edilene bir zararı yoktur. Haset eden kişi hem din hem de dünya bakımından hasedin zararının kendisine olacağını bilmelidir. Dini zararı: Allah’ın taksimatına rıza göstermiyor, kazasına kızıyor ve çirkin görüyorsun. Bu ise tevhidin özüne aykırı ve imanın gözüne saplanmış bir oktur. Dünyadaki zararına gelince: adam haset ettikçe  içinde bir ateş yanar kendi kendini kemirir ve adeta rendelenirsin. Onun nimeti arttıkça senin de hastalığın artar, sıkıntı içinde kıvranır, karanlıklar içinde bocalarsın.

       Hasetten tevbe: Hasedin fi’liyat sahasındaki kısmına yani haset ettiği kişi hakkında ileri geri konuşmasına gıybet ve yalan denir. Bunlar  hasedin kendisi değil hasetten doğan şeylerdir. Yalnız kalpte kalan haset sebebiyle haset edilen kimseden helallik almaya lüzum yoktur. Çünkü ona karşı işlenmiş bir iş mevcut değildir. Ancak Allah’a karşı kalbin bir isyanı vardır. Bundan tevbe etmek lazımdır. Haset söz ve filiyata intikal etmiş ise o zaman haset edilenden helallik alınması lazımdır.(İhya c.3 s.138  tercüme c.3 s.419/440)

Çevrimdışı sıddık-birgüvi

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
HASET (Çekememezlik) HASTALIĞI
« Yanıtla #1 : 13 Nisan 2006, 03:35:31 »
HASET

Değerli Müminler!

Kardeşlik temeline oturtulmuş İslâm toplumunda sevgi, şükür ve kanaat gibi güzel hasletler vardır. Kin, haset, dedi kodu, gıybet, sû-i zan gibi ahlakî zaafların olgun Müslüman’ın hayatında yeri yoktur. Dilimizdeki karşılığı, çekememezlik olan haset, insanları mutsuz ve huzursuz eden bu tür manevî hastalıklar arasında yer almaktadır.

Haset duygusunun kişiyi ne denli tahrip ettiğini Peygamber efendimiz: “Bir kulun kalbinde imanla haset bir arada bulunmaz.”(1), “Ateşin odunu yakıp bitirmesi gibi haset de iyilikleri mahveder”(2) mealindeki hadisleriyle açıkça ortaya koymuştur. Gerçekten de, kin ve haset, önemli sosyal problemlere yol açan ahlakî zaafların önde gelenlerindendir. Kardeşliği, birlik ve beraberliği sağlamayı hedefleyen İslâm, doğal olorok bu unsurları zedeleyecek olan her türlü davranışı da yasaklamıştır. Din kardeşliğinin ve toplumsal birlikteliğin teşkili için öngörülen temel davranışlar, bir hadiste şu şekilde sıralanmıştır: “Dedikodu yapmayın, başkalarının kusurlarını araştırmayın, birbirinize haset etmeyin, birbirinizle insani ilişkilerinizi kesmeyin, kin gütmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun!”(3)

Aziz Müslümanlar!

Haset, insanı rahatsız eden bir doygudur. Haset eden kişiler, ruhî enerjilerini boşa harcarlar, bu yüzden de çoğu kere hayatta başarılı ve mutlu olamazlar. Onların hayatlarına hasede dayalı eylemler hakim olur. Gönlü haset ateşiyle yananlar, hem kendi rahatlarını bozar, hem başkalarını rahatsız ederler. Bununla da kalmaz ilahî takdire boyun eğmedikleri için günahkâr olurlar. Yüce Allah, her zaman okuduğumuz “Felak” suresinde haset ettiği vakit hasetçinin şerrinden Allah’a sığınılmasını (4) tavsiye etmiştir. Müminin elinden ve dilinden hiç kimse zarar görmez. O etrafına faydası dokunun bir kişiliğe sahip olup hiç kimsenin iyilikte geri
kalmasını istemez. Aksine o, iyilikte yarışır, ileri gidenleri takdir eder ve onlara gıpta ile bakar. Bu tür güzel davranışları olan Mü’minler, haset duygusuna kapılmazlar. Çünkü onlar, hasedin, ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi kulun işlemiş olduğu güzel amelleri yok edeceğinin bilincindedir.

Muhterem Müslümanlar!

Allah’ın verdiği nimetlere şükretmek, kanaatkar olmak, nimetleri çalışarak elde etmek, toplumda bireyler arasında sevgi, şefkat ve dostluğun pekişmesini sağlamak gibi islam ahlakının kazandırdığı güzel nitelikler sayesinde haset duygusu yok edilebilir.

______________________________
1- Nesâî, Cihad, 8.
2- Ebû Davud, Edeb, 44;İbn Mâce, Zühd, 22.
3- Buhâri, Edeb, 57, 58;Müslim, Birr, 24, 28, 30, 32.
4- Felak, 113/5.

Çevrimdışı EFSuN

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 192
HASET (Çekememezlik) HASTALIĞI
« Yanıtla #2 : 15 Nisan 2006, 15:08:01 »
Haset etmenin en kötü sonucu Yaradanın verdiklerine veya vermediklerine karşı isyan ve memnuniyetsizliktir.. Farkında olmadan isayana sürükler insanı.. Ki zaten haset edenlerin çoğu bunun farkında bile değillerdir.. Zira farkında olsalar takdiri ilahi der, boyun eğer, verilene kannatkar olurlardı..
Yüzleri dost, özleri düşmandan usandım..
Hata değil, ettiğim isyandan utandım..

Çevrimdışı Uludag

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 928
    • www
Ynt: HASET (Çekememezlik) HASTALIĞI
« Yanıtla #3 : 21 Şubat 2008, 18:49:35 »
Hased edilen de bazen zarar görür, hasidin nazari deger. Kücümsememek lazim...  e55))
Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.