Gönderen Konu: Himmet ve hizmet'in Hakikatı  (Okunma sayısı 6036 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mazlum

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 861
  • Allah'a giden tüm yollar.Kalp lerden gecer.
Himmet ve hizmet'in Hakikatı
« : 13 Haziran 2011, 23:05:02 »

AB-YÂRÎ-İ HİMMET
Korumak için yapılan yardım, himmet yardımı.
     
AB-YÂRÎ-İ HİMMETİNİZLE
Himmetiniz yardımıyle, himmetiniz sayesinde.
     
ÂLİ-HİMMET
Himmeti yüksek. Gayreti çok.
     
BÂLÂHİMMET
f. Himmeti fazla olan kimse.
     
BÜLEND-HİMMET
f. İyi çalışır.
     
DUN-HİMMET
Gayretsizlik, himmetsizlik. (Bak: Himmet.)
     
HİMMET
Kalbin bütün kuvveti ile Cenab-ı Hakk'a ve sâir mukaddesata yönelmesi. Kalb isteği ile gösterilen ciddi gayret. * Allah indinde makbul ve mübârek bir kimsenin mânevi yardımı ile birisini koruması, yardım etmesi. * Tabiî şevk ve meyil ve heves. * Lütuf, yardım. (Bak: Mahiyet)Himmet kelimesinin çok geçtiği bir ders:(S - Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebebi nedir?C - Hayat bir faaliyet ve harekettir. Şevk ise matiyyesidir. İşte himmetiniz şevke binip mübareze-i hayat meydanına çıktığı vakit, en evvel düşman-ı şedid olan ye's rast gelir. Kuvve-i maneviyesini kırar. Siz o düşmana karşı kılıcını istimal ediniz. Sonra müzahametsiz olan hakkın hizmetinin yerini zapt eden meylüttefevvuk istibdadı hücuma başlar. Himmetin başına vurur, atından düşürttürür. Siz hakikatını o düşmana gönderiniz. Sonra da ilel-i müteselsiledeki terettübü atlamakla müşevveş eden aculiyet çıkar, himmetin ayağını kaydırır. Siz yu siper ediniz. Sonra da, medeni-i bittab' olduğundan ebnâ-yı cinsinin hukukunu muhafazaya ve hakkını onlar içinde aramağa mükellef olan insanın âmâlini dağıtan fikr-i infiradî ve tasavvur-u şahsî karşı çıkar. Siz de: olan mücahid-i âli-himmeti mübarezesine çıkarınız. Sonra başkasının tekâsülünden görenek fırsat bulup, hücum edip belini kırar. Siz de: olan hısn-ı hasîni himmete melce' ediniz. Sonra da acz ve nefsin itimadsızlığından neş'et eden ve işi birbirine bırakmak olan düşman-ı gaddar geliyor. Himmetin elini tutup oturtturur. Size de: olan hakikat-ı şâhikayı üzerine çıkarınız. Tâ o düşmanın eli o himmetin dâmenine yetişmesin. Sonra Allah'ın vazifesine müdahale eden dinsiz düşman gelir. Himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder. Siz de: olan kâr-âşinâ ve vazife-şinas olan hakikatı gönderiniz. Tâ onun haddini bildirsin. Sonra umum meşakkatin anası ve umum rezaletin yuvası olan meylürrahat geliyor. Himmeti kaydeder, zindan-ı sefalete atar. Siz de: olan mücahid-i âli-cenabı, o cellâd-ı sehhara gönderiniz. Evet size meşakkatta büyük rahat var. Zira fıtratı müteheyyiç olan insanın rahatı yalnız sa'y ve cidaldedir.)(Münazarat) (Velilerin himmetleri, imdatları, manevî fiilleriyle feyiz vermeleri, hâlî veya fiilî bir duadır. Hâdî, Mugîs, Muîn ancak Allah'dır. Fakat insanda öyle bir lâtife, öyle bir hâlet vardır ki, o lâtife lisaniyle her ne sual edilirse velev ki fâsık da olsun Cenab-ı Hak o lâtifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. O lâtife pek uzaktan bana göründü ise de teşhis edemedim. M.N.)
     
ŞEDD-İ NİTAK-I HİMMET
Himmet kuşağını kuşanma. İşe ciddi, gayretle sarılma.
     
ULÜVV-Ü HİMMET
Yüksek himmetlilik, gayret ve himmeti çok olmak.
Kaynak .Osmanlıca Türkçe Sözlük

Önce Hizmet, Sonra Himmet

Mürid: “himmet efendim!” dedikçe, mürsid: “önce hizmet evladim!” der. Arifler demislerdir ki: Mürsidin himmeti, müridin gayretine göre olur. Tarlasinda güzel ekin isteyen bir kimseye düsen ilk is, tarlayi temizlemek ve uygun tohumu oraya güzelce ekmek, pesinden de gerekli sulamayi yapmaktir. Bundan sonrasi elini açip hayirlisini istemek zamanidir. Bunlari yapmayan bir kimse, dünyadaki bütün velileri dolassa ve iyi mahsul için dua talep etse, tarlasinda ekin degil, ancak diken biter.

NASIL BİR HİZMET ETMELİKİ HİMMETE NAİL OLMALI ?

HİZMET
Birinin işini görme. Bir kimsenin hesabına veya menfaatına iş görme, bu suretle yapılan iş, vazife. Memuriyet. * Bir insan, hayvan veya nebatın muhtaç olduğu işler ve takayyüdat.
     
HİZMETGÜZAR
f. Komisyoncu. * Şunun bunun işini görüveren.
     
HİZMET-İ ASKERİYE
Askerlik hizmeti. Askerlik vazifesi.
     
HİZMET-İ İMANİYE
İmana ait hizmet. İman ve Kur'an hakikatlarının mukni ve ilmi delillerle anlaşılmasına hizmet etmek; neşrinde, tebliğinde çalışmak.
     
HİZMETKÂR
Hizmet yapan kimse. Hizmetçi.
     
MAKAM-I HİZMET
Hizmet makamı. İş görme yeri.
Alıntı Osmanlıca Türkçe Sözlük .

Himmet sahibi büyükler .Himmete nail ola bilmeyi ,şöyle bir misal ile beyan buyurmuşlar .
Ölü yıkayıcı'nın elindeki mefta gibi . Himmet sahibi zata kendini teslim etmekle ulaşılır ancak bu büyük Himmete demişler ! Burdan anlaşılan odur'ki , ıvazsız garazsız üzerine düşen her'türlü , hizmeti kendisi için bir niğmet bilerek , aç bir Aslan'ın yemini bulmuş casına sarıldıgı gibi , hizmete  sadık sıddık riya'sızca sarıl'masıyla mümkün'dür . Burda bilhasa bu zaman'da , akla gelen bir soru ! Himmet sahibini iyi bilmek , bula bildiyse şükredip hizmetine girmek. Aç Aslan misali hizmet beklemek .
Lakin iyi bilinmelidirki kendini Himmet sahibi sanan , Ehli kibir çok gezer olmuş bu zamanda .Hz Allah böylelerini islah etsin , islahı mümkün olmayan'larında şerrinden Cümlemizi korusun .Amin
Ayrıca Hikmet ve Himmet sahibini bulmak , hiçte öyle kolay bir iş degildir . Hatta o Zatı Şerifler ,mana kapılarını açmadıkca , niçeleri buldum sanırda aldanır .Hz Allah bizi Aldanan'lardan eylemesin Amin .

Himmet'le Baglantılı olarak .okumanızı tavsiye ederim .Mektubat-ı Rabbani. Mektub 128. 230. 274.432 'ci mektub lar . Türk'çeye çevrilmiş olarak .Sadakat Kütüp Hane'sinde hizmete sunulmuş'tur .

Şah_ı Nakşibend Hazretleri"ne "Bu dereceye nasıl ulaştınız?dıye sual olununca;"Resulullah (s.a.v)"e tabi olmakla"buyurdu. Buyurdularki:"Bizim yolumuz sohbettir.Halvette,yalnızlıkta şöhret vardır.Şöhret ise afettir.Hayır ve bereket cemiyette,bir araya gelmektedir.Buda sohbet ile olur.Sohbet,bir kimsenin arkadaşında fani olmasıyla,arkadaşını kendine tercih etmesiyle hasıl olur.Bizim sohbetimizde bulunan kimselerden bazılarının kalplerindeki muhabbet tohumu,başka şeylere baglılıgı sebebiyle gelişmez, büyümez.Biz böyle kimselerin kalblerini başka şeylere olan baglılıktan temizleriz.Bizim sohbetimizde bulunanlardan bazılarının da kalblerinde muhabbet tohumu yoktur.Biz böyle olanların kalblerinde muhabbet hasıl etmek için çok himmet ederiz,yardımcı oluruz."İnsanlara rehber olan,onları irşad edendogru yolu gösteren alimler,usta avcıya benzerler.Usta avcılar,ince maharetlerle vahşi bir canavarı tuzaga düşürüp yakalarlar,sonra avladıkları o vahşi hayvanı terbiye edip,ehilleştirirler.Bunun gibi,Allahü Teala"nın velileri de hikmet ehli olup,güzel tedbirler ile,huylarına göre taliplere gereği gibi muamele ederek,teslimiyet makamına ulaştırırlar.Sonra sünnet_i seniyyeye tabi olmalarını saglayarak,maksada ulaştırırlar."Yine buyurdu ki:İnsanlara rehber olan zatlar,herkesin kabiliyetine ve istidadına göre muamele ederler.Eger talib yeni ise,onun yükünü çekip,ona hizmet ederler.Cenab_ı Hak Davud aleyhisselama;Ey Davud! Beni talep eden birini gördügün zaman, ona hizmetçi ol!"buyruldugu gibi,çok hizmet ve himmet etmek gerekir ki,talipte bu yola girme kabiliyeti peyda olsun.Bizim yolumuzda olan kimse bu yola tam uyup,bunun aksine bir iş yapmamalıdır ki,işin neticesi meydana çıksın.Sünnet_i seniyyeye tabi olmaktan ibaret yolumuza ,uyarak,işlerde ve amellerde dikkatli davranmalıdır ki,ehlullahın tam bir marifetine kavuşma saadeti hasıl olsun."

Himmete talip olan,hizmete rağip olur.Hizmete rağip olan,himmete nail olur.............
« Son Düzenleme: 14 Haziran 2011, 11:29:10 Gönderen: Rahmani »
Bir harf yeter inan, varsa o evde bir insan.

Dost Ararsan Kendine Bak
Dostun Ağlasını Bulursun
Düşman Ararsan Yine Kendine Bak
Düşmanında Ağlasını Bulursun .
vesselam .

Çevrimdışı teksir

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 201
  • O mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler
Ynt: Himmet ve hizmet'in Hakikatı
« Yanıtla #1 : 14 Haziran 2011, 02:41:48 »
soyle bir sey duymustum: insanin hizmet aski aldigi himmet nisbetince dir.

mevlam bol himmetli hizmet ettirsin (amiin)
atilma dur, suhan-i ehl-i hali anlamadan
cevaba etme tasaddi suali anlamadan.
                                                 naci!

Çevrimdışı mazlum

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 861
  • Allah'a giden tüm yollar.Kalp lerden gecer.
Ynt: Himmet ve hizmet'in Hakikatı
« Yanıtla #2 : 14 Haziran 2011, 10:40:29 »
soyle bir sey duymustum: insanin hizmet aski aldigi himmet nisbetince dir.

mevlam bol himmetli hizmet ettirsin (amiin)
Tşk ler teksir ,bu hatırlatman yerinde ve iyi oldu .

Bazı'ları vardır'ki . Hizmet'mi Himmet'mi önce diye takıntıya düşer , yeni tabi olanlarla ,himmet'i tatmış olanlar  aynı ölçüde olmaz , himmet'i tatmiş bir talib , himmet ya üstaz dedimi ,hizmet yaa evlat denir ,oysaki bu durum yeni talib olan için aynı olmaya bilir , yeni talib'in kabiliyet'ine ve
samimi'yetine muhabbet'ine  göre degişir . Himmet ehli bir talibi kırk yıl dergah'ından uzak'laştırır , hizmet dahi yaptırmaz ama onu himmet'iyle  tutar , kırk yıl sonra tam bir hizmet ehli olarak kabul eder ,bu gibi haller ehline malumdur .

Kimisini'de usulunce uzak'laştırır ,ne himmet eder , ne'de bir'daha yaklaş'masına musade eder .

Ve yine öyle talib olur'ki , talib kendini akıllı sanır , kabulda görüp himmet aldıgını sanır ,yıllarca hizmet ettirilir , ama Ehline malum oldugundan niyeti salih olmadıgından , gün'gelir posası cıkmış Limon gibi sıkılıp atılır . Hz Allah bizleri Salih olmakta daim kaim eylesin Amin .


Öyleki bir başka talib'i ise ,hiç himmet etmeden hizmet'e tabi tutar . Kırk yıl sonra Himmet eder .
Bu bir ilmi lemüddün işidir'ki buda ancak , Himmet sahibi üstün Zatı Şerif'lerin ,sır'rında bir sır dır !

Yine tali'bin kabiliyet'ine göre , bir anlık himmet'leri ile bu zatlar talibi bir an'da üstün makam'lara ,
ve hatta nefs-i mutmainne'ye teraki ettirirler .

Onun içindir'ki talib'e başkasına verilen , hizmet veya hallerle ugraşması , uygun görülmez ,
kendi hal ve hizmet'iyle meşgul olması tavsiye edilir , yoksa kendi teraki'sine engel olmuş olur.

Bu konular'la alakalı şüpesiz en'güzel kaynak'ların başında .Miftah'ul Kulub Muhammed Nuri Semseddin . Eseri'nin ayrı bir yeri vardır . Bu eseri tabi olanbar Baş tacı bilmelidir , lakin aciz ane tavsiyemiz odurki , bu eseri okumak icin önce izin alınmış olması kanaat'imizce yerinde olur .


128. MEKTUP

MEVZUU : Üstün himmet sahibi olmaya, hakikî matlubun gayrı ile yetinmemeye teşvik..


NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu, Hace Mukime yazmıştır.


Hace Mukim, bu ayrı düşüp uzakta kalanları unutamaz; hatta onları kendisine yakın görür; uzak değil.. Zira:

— «İnsan sevdiği ile beraberdir.»

Hadis-i şerifi vardır.

Sülûk edilen yol, gayet uzun; matlub olan dahi, çok çok yüksek; bu manada sarf edilen gayret ise., son derece noksan..

Bu arada, kavuşulan menziller, matlub olana benzerler ki, onlar serap gibidir.

Böyle orta durumu, nihayet sanıp kalmaktan; maksad olmayanı maksad sanmaktan; keyfiyetten ve misalden münezzeh olanı, misalli keyfiyetli kabul etmekten, hakiki matluba varmadan durup kalmaktan Sübhan Allah'a sığınırız.

Akıllı olana o düşer ki: himmetini yüce tuta.. Eline giren her kolay şeyle yetinip kalmaya.. Esas matlubu, ötelerin de ötesinde araya..

Anlatılan böyle yüksek himmetin durumu, kendisine uyulan şeyhin teveccühüne bağlıdır; onun teveccühü ise., müridin ona karşı ihlâsına ve mahabbetine bağlıdır.

Şu âyet-i kerime bu manada nekadar güzeldir:

— «Bu, Allah'ın fazlıdır; onu dilediğini verir. Allah, büyük fazlın sahibidir.» (62/4)
Bir harf yeter inan, varsa o evde bir insan.

Dost Ararsan Kendine Bak
Dostun Ağlasını Bulursun
Düşman Ararsan Yine Kendine Bak
Düşmanında Ağlasını Bulursun .
vesselam .

Çevrimdışı teksir

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 201
  • O mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler
Ynt: Himmet ve hizmet'in Hakikatı
« Yanıtla #3 : 14 Haziran 2011, 22:01:16 »
tesekkurler rahmani
atilma dur, suhan-i ehl-i hali anlamadan
cevaba etme tasaddi suali anlamadan.
                                                 naci!

Çevrimdışı mazlum

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 861
  • Allah'a giden tüm yollar.Kalp lerden gecer.
Ynt: Himmet ve hizmet'in Hakikatı
« Yanıtla #4 : 15 Haziran 2011, 08:50:24 »
Birde Şunu ekleyelim , Dilerse bu Üstün Himmet Ehli Zatı Şerifler , bir kişiye degil umuma dahi Himmet ederler ve hatta. Kabir ehline dahi Himmet'leri yetişir .
Bir harf yeter inan, varsa o evde bir insan.

Dost Ararsan Kendine Bak
Dostun Ağlasını Bulursun
Düşman Ararsan Yine Kendine Bak
Düşmanında Ağlasını Bulursun .
vesselam .

Çevrimdışı teksir

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 201
  • O mâhiler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler
Ynt: Himmet ve hizmet'in Hakikatı
« Yanıtla #5 : 15 Haziran 2011, 21:04:04 »
  الله اكبر  himmetur ricaal takleul cibaal

« Son Düzenleme: 15 Haziran 2011, 22:21:27 Gönderen: teksir »
atilma dur, suhan-i ehl-i hali anlamadan
cevaba etme tasaddi suali anlamadan.
                                                 naci!

Çevrimdışı mazlum

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 861
  • Allah'a giden tüm yollar.Kalp lerden gecer.
Ynt: Himmet ve hizmet'in Hakikatı
« Yanıtla #6 : 16 Temmuz 2011, 23:35:08 »
Vefattan sonra tasarruf devam eder mi?
Tasavvufta mürşidi kamil 2 kısımdır.Biri vefatuyla tasarrufu nihayete eren mürşid, diğeri ise irtihalinden sonra da irşad ve salahiyeti devam eden mürşidi kamildir.Eğer vefat eden mürşid kendisinden sonra irşad yetkisini devretmediğini, kendisiyle beraber devam edeceğini bildirirse, o mürşid vefatından sonra da tasarruf sahibidir.
Bazı zaatların kabirlerinde de irşad ve hidayet vazifelerini sürdürüp selahiyetlerinin devam edeceğine dair rivayetlerde tasavvuf kitaplarının pek çok yerinde rastlamak mümkündür.Bunlardan bazılarını nakletmek icab ederse:
Öncelikle Peygamberimiz s.a.v efendimizin şu hadisi şerifini zikredebiliriz.
"Dünya işlerinde şaşırıp, hayrete düştüğünüz zaman kabir ehlinden yardım isteyiniz."(Acluni,Keşfül Hafa cilt 1 sahife85)
Nitekim bütün tasavvuf kitaplarında da mezkurdur ki Ebul Hasan-il Harakani ks hazretleri tam 12 yıl Beyazıd-ı Bestami k.s hazretlerinin kabirinden istifade ederek feyz almış ve seyri sülukunu tamamlamıştır.Ondan sonra da irşad ehli bir mürşidi kamil olarak silsilei saadatın 6. halkasını oluşturmuştur.
Aynı şekilde Şah Nakşibendi hazretlerinin, Abdul Hak Gucduvani hazretleri ile aralarında 5 vasıta olmasına rağmen onun ruhaniyetinden feyz almıştır.
Hanefi İmamlarından Ahmed Bin Muhammed el - Hanevi "Nefahat-ul Kurb " isimli eserinde buyurur ki :
"Evliyaullah, ruhaniyetlerinin cismaniyetlerine galip olması sebebiyle bir çok surette görünebilirler.Onların tasarruf ve kerametleri, hayatlarında olduğu gibi, mematlarından sonra da devam eder."
Yine hanefi büyüklerinden Allame Seyyid Şerif Curcani (k.s.)"Şerh-ul Mevakıf" isimli eserinde
"Mürid ve saliklere evliya suretlerinin zuhuru ve o suret vasıtasıyla, mürşidin hayat ve ölümü halinde feyiz verdiğini" bildirir.
Ehlullahın vefatından sonra irşad ve tasarruflarının devamına aklen delil ise şudur:
Rasülüllah efendimiz vefat ettikleri zaman da İslamla şereflenenler mahdud ve belli bir sayıda idi.Vefatından sonra futuhatlar neticesidir ki, islam bir çığ gibi büyümüş ve tüm cihana yayılmıştır.Eğer irtihalleriyle irşat ve selahiyetleri munkati [kesik] olsaydı, o güne kadar iman edenler de dinden çıkarlardı.Rasülüllahın muktedir olmadığına, ondan sonrakilerinin güçlerinin hiç yetmemesi lazım gelirdi.İrşad ve salahiyetlerinin devam etmesinin neticesidir ki, islam 14 asır gün be gün inkişsaf etmiş ve etmektedir.Bu durum şüphesiz onun varisleri içinde geçerlidir.Bütün bunlar irşad ve tasarruflarının, ahirete intikallerinden sonra da kemaliyle ve tamamıyla intikal ettiğinin apaçık göstergesidir.
Hatta şuda bir gerçektir ki; vefat eden kişinin ruhu cesed kafesinden kurtulduğu için çok daha müessir ve süratli olmaktadır.İmamlardan İbni Kemal el- Vezir buyurmuşlardır ki :
"Dünyada bulunan ruh, kınındaki kılıca benzer.Ölümünden sonra ise cismani alakalardan soyulduğu için kınından çıkmış kılıç gibi olur."
Fatih Sultan Mehmet Hazretlerinin hem hocası hem de şeyhi Akşemseddin-i Veli Hazretlerinin bu mevzuda güzel bir beyti vardır.
Dü cihanda tasarruf ehlidir ruh-u veli
Dime kim mürdedir, bunda nice derman ola
Ruh şimşir-iHüdadır ten gılaf olmuş ona
Dahi a£la kar eder, bir tığ ki, üryan ola....
[Evliyaullah iki cihanda tasarruf ehlidir.Bu ölüdür bundan nasıl derman olur deme.Mevlanın kılıncıdır, vücudu ona kılıf olmuştur.Bir kılıç ki çıplak olduğu zaman daha fazla tesir eder.] (mecmuat-ül cevahir)

Keza Fahreddin Razi (r.a.) "Metalibi Aliye isimli eserinde ölüleri ve kabirleri ziyaret ederek onların ruhaniyetinden faydalanma şeklini özetledikten sonra :
"Bedenlerden ayrılan ruhlar bazı yönlerden bedenlerle alakalı ruhlardan daha kuvvetlidir." buyurmuş ve orada bunu izah etmiştir.
Hulasa olarak diyebiliriz ki , ehlüllahın vefatına ve ahiret diyarına intikallerinde dünyaya dünyaya irtibat ve iltifatları kalmaz şeklindeki düşünceler yanlıştır.Zira böyle bir kanaat ve itikad, Evliyaullahın vefatından sonraki tasarrufunu inkardır.Bu tasaruf, Rasülüllahtan intikal etmesi bakımından , bu inkarın ona da zirayet etmesi ihtimali vardır ki; çok büyük delalet ve hatadır.
Bu gibi düşüncelerden Allaha sığınırız.

Kaynak .Sadakat Kütüp Hanesi .
 
Bir harf yeter inan, varsa o evde bir insan.

Dost Ararsan Kendine Bak
Dostun Ağlasını Bulursun
Düşman Ararsan Yine Kendine Bak
Düşmanında Ağlasını Bulursun .
vesselam .