Gönderen Konu: Hz.Allah Sevgisi*  (Okunma sayısı 4267 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
Hz.Allah Sevgisi*
« : 15 Ağustos 2008, 23:57:29 »

Hz.Allah sevgisi, tıpkı Hz.Allah korkusu gibi, yaşamamız, duymamız ve davranışlarımıza yansıtmamız gereken ve bizi güzel ahlâka ve ebedî mutluluğa ulaştıran en yüce sevgidir.Hz.Allah’ı seven, Hz.Allah’ın yarattıklarını da Hz.Allah  için sever, herkese karşı bir sevgi yumağı kesilir, gerçek mutluluğa ulaşır ve ne dünyada, ne âhirette üzüntü duymaz.

Bunun dışında Cenâb-ı Hak, Hz.Allah sevgisinin önemli belirtilerini şöyle bildiriyor: “Hz.Allah onları sever, onlar da Hz.Allah’ı sever. Onlar mü’minlere karşı alçakgönüllü, kâfirlere karşı izzet sahibidirler; Hz.Allah yolunda cihad ederler ve dil uzatanların kınamasından korkmazlar. Bu, Hz.Allah’ın bir lütfudur ki, dilediğine verir.Hz.Allah’ın ihsânı geniştir ve O ihsânına lâyık olanı hakkıyla bilir.”1

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki: “ Hz.Allah şöyle buyurdu: ‘Kulum kendisine farz kıldıklarımdan Bana göre daha sevimli hiçbir şeyle Bana yaklaşamamıştır. Kulum nâfilelerle Bana yaklaşmaya devam eder. Nihâyet Ben de onu severim. Onu sevdiğim zaman, onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey dilerse onu veririm. Bana sığınırsa onu korurum.”2

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki: “Şu üç şey kimde bulunursa, o kişi îmânın tadına erer:

1- Hz.Allah ve Hz.Allah Resûlünün(s.a.v. kendisine her şeyden daha sevimli olması.

2- Sevdiğini sırf Hz.Allah için sevmesi.

3-Hz.Allah kendisini küfürden kurtardıktan sonra, tekrar küfre dönmekten ateşe atılacakmışçasına nefret etmesi.”

Hz.Allah için olmazsa, yaratılmışları sevmek belâlı bir musibete dönüşür. Çünkü sevdiğin şey, çoğu zaman seni tanımıyor, seni bilmiyor, seni anlamıyor. Birden bire ortadan kayboluyor ve seni üzüntüde bırakıp, gidiyor. Gençliğin, malın ve paran gibi. Sen istemediğin halde senden ayrılıp gidiyor. Acısını sana bırakıyor. Oysa

Hz.Allah sevgisi hem dünyada, hem âhirette, hem darlıkta ve hem bollukta kişinin elinden tutuyor, kişiyi Hz.Allah’ın rızasına götürüyor. Kalp, Hz.Allah’ın nazar kıldığı bir ayna olduğundan, o nezih kalp ile doğrudan ancak Hz.Allah sevilmeli, başka şeyler doğrudan ve kendileri için değil, Hz.Allah namına ve Hz.Allah için sevilmelidir.

Anlaşılıyor ki,Hz.Allah sevgisini yaşayan kimsede şu belirtiler görülür:

1- Hz.Allah sevgisini yaşayan kimse dînini ciddî sever, dîninin emirlerini baş tacı yapar ve dîninin gereklerini yerine getirir. Farzları ihmal etmez. Nafile ibadetlerini artırmaya çalışır.

2- Hz.Allah sevgisini yaşayan kimse mü’minlere karşı mütevazi, kâfirlere karşı izzetli olur.

3- Hz.Allah sevgisini yaşayan kimse, H.Z için H.Z yolunda çalışır, Hz.Allah’ın dînini yaşamaya ve yüceltmeye gayret eder.

4- Hz.Allah sevgisini yaşayan kimse, insanların ileri geri konuşmalarından korkup dînini yaşamaktan geri durmaz.

5-Hz.Allah sevgisini yaşayan kimse Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Sünnet-i Seniyesine elinden geldiğince uyar.

6- Hz.Allah sevgisini yaşayan kimse Hz.Allah için işitir, Hz.Allah için görür,Hz.Allah için tutar,Hz.Allah için yürür, amellerinde Hz.Allah’ın rızasını arar ve ister.

7-Hz. Allah  sevgisini yaşayan kimse, Hz.Allah   dostlarını Hz.Allah için sever.

8- Hz. Allah sevgisini yaşayan kimse, eşi, ailesi, çocukları, annesi, babası, akrabaları, komşuları ve Müslümanlar ile iyi geçinir. Bağışlayıcı ve merhametli olur. Kimseye zararı dokunmaz. İyiliklerini artırmaya çalışır.

 Dipnotlar:
1- Mâide Sûresi: 54, 55, 56
2- Riyâzu’s-Sâlihîn, 385
3- Câmiü’s-Sağîr, 2/847
« Son Düzenleme: 06 Mayıs 2009, 00:25:38 Gönderen: mystic »
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Ynt: Hz.Allah Sevgisi
« Yanıtla #1 : 16 Ağustos 2008, 00:26:13 »
Allah razı olsun Tuğra, faydalı bir paylaşımda bulunmuşsunuz.

Çevrimdışı Ferzin

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 240
Allahü teâlâyı iyi tanımanın alâmeti
« Yanıtla #2 : 17 Ağustos 2008, 23:58:17 »
İslam büyükleri takdiri ilahiye, Allah'dan gelene rızaları tamdı. Bunun için, başlarına gelen sıkıntılardan, belalardan üzüntü değil zevk duyarlardı. Bunların acıları hissetmezlerdi.

Sırri-yi Sekati hazretleri, “Allahü teâlâyı seven, Ondan gelen belaların acısını hiç duymaz. Bir değil, yetmiş kılıç darbesi alsa yine duymaz” buyurdu.

Şakik-i Belhi hazretleri yine buyuruyor ki: "Musibete sabretmeyip feryat eden, Allahü teâlâya isyan etmiş olur. Ağlamak, sızlamak, bela ve musibeti geri çevirmez."

Şakik-i Belhi hazretleri de, “Sıkıntıya sabrın mükafatını bilen, sıkıntılardan kurtulmaya heves bile etmez” buyurdu.

Sıkıntılara karşılık verilecek nimetleri hatırlayarak, sıkıntı hafifletilebilir. Nitekim Allahü teâlâyı sevenler, birçok acılara katlanmışlar, hatta o acıları duymamışlar bile Nitekim, Mısır halkı günlerce yemeden içmeden Hz.Yusuf’un güzelliğine bakakaldılar. Onun güzel yüzüne bakmakla açlıklarını unuturlardı. Bundan daha önemlisi de Mısır’ın ileri gelen kadınları, Hz.Yusuf’un güzel cemaline bakarak, ellerini kestiler, fakat acısını duymadılar.

İbni Mübarek hazretleri buyurdu ki: “Musibet birdir. Musibetin geldiği kişi, feryat eder, ağlar, sızlarsa, iki olur. Birisi musibetin kendisidir, diğeri sevabın gitmesi. İkincisi öncekinden daha büyüktür. Sabredenlere verilen sevabın miktarını Allahü teâlâdan başkası bilmez.”

Hadis-i şerifte, “Acıya sabredip uğradığı felaketi gizlemesi ve kimseye şikayet etmemesi, kişinin Allahü teâlâyı iyi tanımış olmasındandır.”

Başa gelen sıkıntılar, belalar insana kul olduğunu hatırlatır. İnsanı azgınlıktan korur.

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: “Firavun 400 yıl yaşamıştı. Bir kere başı ağrımamış, ateşi olmamıştı. Bir kere başı ağrısaydı, herkesin kendine tapınmasını istemesi hatırına gelmezdi.”

Âhırette, dünyada iken yapılan iyi amelleri işliyenler, belli bir ölçü, oran dahilinde mükâfatlandırılacaktır. Meselâ namaz kılan, oruç tutan, diğer hayırlı amelleri işliyen kimselere, bire on, yetmiş, yediyüz misli gibi sevâb verilecektir. Ancak, dert ve belâlara sabredenlerin mükâfatları karşılıksız verilecektir. Nitekim hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Kıyâmet gününde her amelin mükâfatı ölçü ile verilir. Ancak belâ ehline mükâfat ölçü ile verilmez, hesâbsız bir şekilde verilir. Dünyada sağlıklı ömür sürenler, bu hâli görünce imrenerek derler ki: “Ah ne olaydı biz de dünyada belâlarla parça parça olsaydık da bu sevâbdan mahrûm kalmasaydık.”

Mehmet Oruç

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2399
Ynt: Hz.Allah Sevgisi
« Yanıtla #3 : 18 Ağustos 2008, 17:39:33 »
Teşekkürler arkadaşlar.........bu sevgi hep artsın hiç eksilmesin...

Çevrimdışı Gül_Sultan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2139
Ynt: Hz.Allah Sevgisi
« Yanıtla #4 : 19 Ağustos 2008, 01:51:28 »
Allah (c.c.) razı olsun kardeşim.
Dünya geçer, İnsan göçer ancak kurtuluş Müttakîlerindir.

Çevrimdışı insirah

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1090
Ynt: Hz.Allah Sevgisi
« Yanıtla #5 : 30 Ekim 2008, 19:11:47 »
Allah razı olsun
Hayat başladığı noktaya, bittiğinde geri döner! Hayatta her şey noktayla başlar, noktayla biter... Sümeyra Denizli

Çevrimdışı ken29

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Hz.Allah Sevgisi
« Yanıtla #6 : 05 Kasım 2008, 16:26:46 »
Allah razi olsun kardesim