Gönderen Konu: Nasıl Bir Zamanda Yaşıyoruz? *  (Okunma sayısı 3024 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sedat_islam

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 231
    • Milli Görüş Forum
Nasıl Bir Zamanda Yaşıyoruz? *
« : 02 Şubat 2005, 15:38:22 »

Şu hadis-i şerif, günümüzde cereyan eden olayların ne büyük hadiselere gebe olduğunu ne kadar da uyarıcı bir üslupla açıklıyor.

Peygamberimiz Efendimiz Aleyhiselât-u vesselâm (mealen) buyurdu ki:

* Devlet malı belirli çevrelerin malı menfaatı yapıldığı,

* Emanetin kelepir zannedildiği,

* Zekatın angarya sayıldığı,

* İlim Allah için değil de servet, şöhret ve şehvet gibi başka gayeler için tahsil edildiği,

* Kişinin hanımına gösterdiği ilginin çok azını bile anasına göstermediği,

* Arkadaşına yaklaştığı kadar babasına yaklaşmadığı,

* Camilerde mescidlerde lüzumsuz konuşmaların ilgisiz konuların konuşulur hâle geldiği,

* Fasıkların devlet hizmetlerinin üst noktalarına geçtikleri, geçirildiği,

* Aşağılık kimselerin yöneticilik makamlarına oturtulduğu,

* Şerrinden korkulduğu için kişiye ikramda bulundurulduğu,

* Şarkıcı-türkücü kadınların türeyip sesleri ve bedenleriyle şehvetleri galeyana getirdikleri,

* Şehvetperestlerin türediği,

* Çalgıcıların el üstünde tutulduğu,

* Şarapların alenen içilip yaygınlık gösterdiği,

* Ümmetimin sonunda gelenler evvel gelenleri lânetlediği (onlara küfrettikleri, geçmişlerini inkâr ettikleri) zaman;

İşte bunlar vukua gelmeye başladığında, yaygınlaşarak arttığında:

* İşte o zaman kızıl bir rüzgâr,

* Zelzele (deprem),

* Yere batma,

* Şekil değiştirme,

* Taşlanma,

* İpi kopan bir tesbihin tanelerinin birbiri ardı sıra gitmesi gibi birbirini takip eden semavi (gökten) ve arızi (yerden) gelecek musibetleri böyle günlere erişenler beklesinler... (Tirmizi adlı hadis kitabından).

Bu hadis-i şerif, izaha gerek duyulmayacak kadar açık ve net bir beyandır. Birkaç defa peşi peşine okumanızı, aile efradınızı bu hadisin muhteviyatından haberdar etmenizi, dost meclislerinde bu hadisi konulaştırmanızı tavsiye ediyorum. Çünkü zamanımızda hadis-i şerifte beyan edilen alâmetler ziyadesiyle vukua geldi.

İster misiniz, Deylemi adlı hadis kitabında geçen Efendimiz Aleyhisselât-u vesselâm’ın bir hadisini daha nakledeyim:

Efendimiz (mealen) buyurdu ki:

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki:

* Gayretleri mideleri,

* Şerefleri servetleri,

* Kıbleleri kadınları,

* Dinleri paraları olacak.

Bunları mahlukatın en şerirlileridir. Onların Allah katında hiçbir nasipleri yoktur.”

 

“Böyle bir zamanda mıyız?” demeyin. Bahsedilen zamanın tam ortasındayız. Peki böyle bir zamanda Müslüman vasfımızla ne yapıyoruz? Vazifelerimizi yerine getiriyor muyuz? İşte ahirette bize sorulacak olan budur.
« Son Düzenleme: 04 Nisan 2009, 16:14:39 Gönderen: mystic »
Zafer Yakındır ve Zafer, İNANANLARINDIR...