Gönderen Konu: Öfkeyi Yenmede '4 metot'  (Okunma sayısı 37446 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5144
  • ѕησωƒℓαкє
Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« : 04 Temmuz 2007, 16:12:47 »



Öfkeyi Yenmede '4 metot'



Allah Resûlü (SallAllahu Aleyhi Wesellem) öfke konusunda bizlere bir takım yol ve yöntemler gösterir. İnsanın öfkesine hâkim olmasının yollarını öğretir. Gerçekte de birçok adlî vaka, bir anlık öfke patlamasıyla meydana gelir.




Öfke, insanda fıtri olarak yaratılan, ancak aklî ve dinî terbiye ile kontrol altına alınabilen bir duygudur. Yerinde kullanılması halinde faydalı, aksi takdirde, fert ve toplum için bir musibettir. Kur’an-ı Kerim, öfkelerine hakim olmayı, müminlerin güzel sıfatlarından saymaktadır; “O takva sahipleri bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır.” ( 3/ 134) buyurmuştur.


Öfkelenmemeyi emreden Hz. Peygamber SallAllahu Aleyhi Wesellem, öfkeye hakim olma yollarını da mucizevi bir şekilde göstermiştir. Buhari’nin rivayetine göre, bir adam, Resulullah’a(SallAllahu Aleyhi Wesellem) gelerek, ‘Bana nasihat et’ der. Resulullah SallAllahu Aleyhi Wesellem de ona, ‘Öfkelenme (kızma)!’ der ve bu ifadeyi birkaç defa tekrarlar.


Taberani rivayetinde de, Ebu Derda, Resulullah SallAllahu Aleyhi Wesellem'e ‘Bana, beni cennete götürecek bir amel söyle.’ dedim. O da bana, ‘Öfkelenme, dedi’ diye anlatır.



Muhaddisler, ‘Rasulullah SallAllahu Aleyhi Wesellem'in ‘kızma!’ (öfkelenme!) sözlerinin, kızmayı, kızdırmayı doğuran sebeplerden kaçınma manasına geldiğini, yoksa fıtri olan kızmanın bizzat kendisi olmadığını ifade ediyorlar. İmam Gazali de, ‘İnsanlar içinde en akıllı olan, en az öfkelenendir.’ tespitini yapıyor.




1. İSTİAZE İLE Allah’A SIĞINMAK:



Öfke anında ‘Euzü billahi mineşşeytanirracim’ demek. Buhari ve Müslim’in rivayetine göre, iki kişi Resulullah SallAllahu Aleyhi Wesellem'in yanında birbirlerine kızıp bağrışıyorlardı, öfkede biri öyle ileri gitti ki, yüzü kıpkırmızı oldu. Bunu gören Allah Resulü SallAllahu Aleyhi Wesellem, şöyle buyurdu: ‘Öyle bir söz biliyorum ki, eğer onu söylese ondaki bu öfke gidecektir’ o da ‘Euzu billahi mineşşeytanirracim’dir.



2. SUSMAK:

Resulullah SallAllahu Aleyhi Wesellem Müsned’de yer alan bir hadisinde de şu tavsiyede bulunuyor: “Öfkelendiğin zaman sus!” Ve bu sözü üç defa tekrarlıyor.


Muhaddisler bu hadisi şöyle açıklıyorlar: Öfke anında akla Allah’ı getirmek, öfkeyi def etmede en etkili yoldur. Zira hakiki mümin, Allah’ın izni olmadan hiçbir şeyin meydana gelemeyeceğine, hiç kimsenin kendisine zarar veremeyeceğine, onun dışındaki bütün etkenlerin, birer araç ve sebep olduklarına inanır.


Modern tıp da, öfkelenen kişiye düşünce alanını değiştirmeyi, o anda başka şeyleri akla getirmeyi, mesela, hiçbir söz söylemeden önce, birden otuza kadar sayı saymayı tavsiye edilmektedir. Bu yolla, öfkeyi artıracak bazı enzimlerin salgılanmasına engel teşkil edilmiş olunuyor.


Muhataba hiç cevap vermeden susma, olayı muhakeme etme, neticeyi düşünme, zihinsel faaliyetlerde bulunma da tıbben öfkeyle baş etmenin yollarından biri olarak psikologlar tarafından tavsiye edilmektedir. İşte Allah Resulü SallAllahu Aleyhi Wesellem öfkelenen kişiye istiazeyi tavsiye ederek, on dört asır sonra keşfedilen psikolojik bir tedaviye işaret etmiştir.




3. KONUMUNU DEĞİŞTİRME:



Resulullah SallAllahu Aleyhi Wesellem, bilimsel bir mucizeye on dört asır önce işaret etmektedir. Ebu Davud’un naklinde Allah Resulü SallAllahu Aleyhi Wesellem şöyle buyurmaktadır: ‘Biriniz öfkelendiğinde, ayakta ise otursun, eğer bu durumda öfkesi geçmiyorsa uzansın.’


Modern tıp, aşırı bir şekilde öfkeye maruz kalan kimselere, muhataba, sözlü veya fiili bir tepki göstermeden önce, konumunu değiştirerek rahat bir konuma geçmeyi tavsiye etmektedir. Tıbben sabittir ki, insanda adrenalin hormonu, şeker eksikliği, stres, korku ve öfke durumlarında salgılanır.


Bu hormonun artışı, kalp atışlarını da artırır ve oksijen tüketimi de bu nedenle artar. İşte öfke, bu hormonu artırarak, kalbin fazla çalışmasına ve dolayısıyla yüksek tansiyona yol açar. Bu nedenle doktorlar, şeker, yüksek tansiyon ve kalp hastalarına stres ve öfkeden kaçınmalarını tavsiye etmektedirler. Yine tıbben sabittir ki, adrenalin hormonunun kandaki miktarı, ayakta ve ilk beş dakikada, normalden iki üç kat artıyor, öfke ve stres durumlarında ise, bu artış katlanarak yüksek bir düzeye çıkıyor. Böylece, öfke ve ayakta olma faktörü birleşince, sağlık tehlikeye giriyor. Bu nedenle, Resulullah SallAllahu Aleyhi Wesellem, öfkelenen kişiye, ayakta ise oturmayı, oturuyorsa uzanmayı, mucizevi bir şekilde tavsiye etmiştir.





4. EL VE YÜZ YIKAMAK:



Öfkelenen kişinin el ve yüzünü yıkaması veya duş alması, modern tıbbın en son tavsiyeleri arasında yer almaktadır. Zira bu durum sinir sistemini düzenliyor. Çünkü öfke, genel hararet ve sıkıntıdan kaynaklanıyor, su ise harareti ve sıkıntıyı hafifletiyor. Hz. Peygamber SallAllahu Aleyhi Wesellem, ‘Öfke şeytandandır, Şeytan ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülür. Biriniz kızdığı zaman abdest alsın.’ buyurmaktadır.


Ahmet Altun
Ailem Dergisi
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı Ahi

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 923
  • Bugün Allah (c.c) için ne yaptın?
Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« Yanıtla #1 : 04 Temmuz 2007, 17:18:52 »
Allah (c.c) razı olsun. Elinize sağlık.

Öfke ile kalkan zarar ile oturur.
Herhangi bir insan vaktini nasıl geçireceğini, üstün bir insan ise vaktini nasıl tasarruf edeceğini düşünür. – Schopenhaver

Çevrimdışı duha

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 5144
  • ѕησωƒℓαкє
Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« Yanıtla #2 : 04 Temmuz 2007, 20:14:02 »
Alıntı yapılan: "Ahi"
Allah (c.c) razı olsun. Elinize sağlık.

Öfke ile kalkan zarar ile oturur.


Amin cümlemizden kardeşim...Evet önemli olan öfkeye hakim olabilmek...
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6994
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« Yanıtla #3 : 02 Kasım 2007, 19:44:35 »
Öfkelenmemek veya öfkeyi yenmek için neler yapılmalıdır?

1-Öncelikle öfkelenmemeye çalışmalıyız. Çünkü öfke, düşünmeyi önler, akl-ı selimi ortadan kaldırır ve insanı insanlıktan çıkarır. Öfkenin getirdiği zararlar düşünülmeli, baştan tedbirli olunmalıdır. Öfkeyi doğuran sebeplerden uzak durulmalıdır. Keskin sirke küpüne zarar verir.
Bir adam Rasülullah (s.a.v.)’e:
- “Bana öğüt ver!” dedi. Rasülullah (s.a.v.) da:
“Öfkelenme!” buyurdu. Adam, “Rasülullah (s.a.v.)’in sözünü düşündüm, bütün kötülüklerin başının öfkelenmek olduğunu anladım, dedi.”[Münziri, a.g.e., 3/445]
2- Euzu-besmele çekmeli: “Kişi öfkelendiğinde ‘Allah’a sığınırım.’ derse öfkesi gider.”[Münavi, a.g.e., 1/408 (770)]
“İki kişi Rasülullah (s.a.v.)’in yanında birbirlerine çıkıştılar. Birisinin öfkelenmeye, yüzü kızarmaya ve sinirleri kabarmaya başladı. Rasülullah (s.a.v.) ona baktı ve şöyle dedi:
“Ben bir söz biliyorum, onu söyleyenin öfkesi gider. O da: “Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.” sözüdür.”[Münziri, a.g.e., 3/450; Tirmizi, Daavat, 53; Ebu Davud, Edeb, 4 (4785)]
3- Susmalıdır. “Biriniz kızdığında sussun.”[Buhari, Cihad, 164; Meğazi, 60, Edeb, 80, Ahkam, 22; Müslim, Cihad, 71; Ebu Davud, Edeb,17; Ahmed, a.g.e., 1/229, 3/131,209, 4/399,412,417]
4- “Tebdili mekanda hayır vardır.” denilir. İşte Rasülullah’ın tavsiyesi:
“Sizden biriniz ayakta iken öfkelenirse otursun, öfkesi geçerse ne âlâ, öfkesi geçmezse yatsın.”[Ahmed, a.g.e., 5/152; Münziri, a.g.e., 3/450]
5- Abdest almalıdır.
“Öfke şeytandandır. Şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateş ancak suyla söndürülür. Öyle ise biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın.”[Ahmed, a.g.e., 4/226; Münziri, a.g.e., 3/451-452; Ebu Davud, Edeb, 4 (4782)]
6- Namaza durulmalıdır.
“Her türlü öfke ve ağız kavgasının ilacı, iki rekat namazdır.”[Münavi, a.g.e., 3/266 (3355).]
Atalarımız: “Öfkede akıl olmaz.” demişler. Kimse deli durumuna düşmemelidir. Olgun olmalı, soğukkanlılığını kaybetmemelidir. Cahiller her esen rüzgarla çatışmaya kalkarlar. Hiddet yerine hilim seçilmelidir. Sakin olmalı, serin kanlılığı korumalıdır.
Öfkelenilmesi ve kızılması gerekenlere elbette kızılmalıdır. Zira Allah düşmanlarına kızmayanları Allah cehennem ateşiyle kızdıracaktır. Öfkemiz ve kinimiz birbirimize karşı değil, Allah düşmanlarına karşı olmalıdır.
Nefis mücadelesi, düşmanla yapılacak mücadeleden zordur. Öfkelenmek müslümanları birbirine düşürür, parçalar, kişiyi pek çok zararlara sokar. Kızacaksak, İslam düşmanları ve kendi kusurlarımız yeter!
Gerçek pehlivan, öfkesini yenen ve nefsine hakim olandır. İslam dini, nefse hakim olmayı, öfkeyi yenmeyi bir cihad olarak görmüştür. Öfke gibi nefsin galeyana gelip, engel tanımaz bir nitelik kazandığı öfkeyi yenip, nefse hakim olmak, kuvvetli bir insanı güreşte yenmekten daha zordur. İşte gerçek yiğit, gerçek pehlivan, öfkesini yenen ve nefsine hakim olandır.

Çevrimdışı tunike

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 307
  • bir tebessüm bile sadakadır
Ynt: Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« Yanıtla #4 : 28 Şubat 2008, 14:14:02 »
-öfke ile ilgili ayetler

وَالَّذينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ وَاِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَ
Şûra / 37. Onlar, büyük günahlardan ve hayasızlıktan kaçınırlar; kızdıkları zaman da kusurları bağışlarlar.

اَلَّذينَ يُنْفِقُونَ فِى السَّرَّاءِ وَالضَّرَّاءِ وَالْكَاظِمينَ الْغَيْظَ وَالْعَافينَ عَنِ النَّاسِ وَاللّهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنينَ
Al-i İmran / 134. O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.

وَلَمَّا سَكَتَ عَنْ مُوسَى الْغَضَبُ اَخَذَ الْاَلْوَاحَ وَفى نُسْخَتِهَا هُدًى وَرَحْمَةٌ لِلَّذينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ
Araf / 154. Musa'nın öfkesi dinince levhaları aldı. Onlardaki yazıda Rablerinden korkanlar için hidayet ve rahmet (haberi) vardı.

وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْ وَيَتُوبُ اللّهُ عَلى مَنْ يَشَاءُ وَاللّهُ عَليمٌ حَكيمٌ
Tevbe / 15. Ve onların (müminlerin) kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.

وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادى فِى الظُّلُمَاتِ اَنْ لَا اِلهَ اِلَّا اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمينَ
Enbiya / 87. Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde: "Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!" diye niyaz etti.

وَاِذَا تُتْلى عَلَيْهِمْ ايَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ فى وُجُوهِ الَّذينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ايَاتِنَا قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذلِكُمْ اَلنَّارُ وَعَدَهَا اللّهُ الَّذينَ كَفَرُوا وَبِئْسَ الْمَصيرُ
Hacc / 72. Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kâfirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!
öyle itaatkar bir kul ol ki,dışardan görenler deli desinler.çünkü deli olmadan,veli olunmaz!

Çevrimdışı tunike

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 307
  • bir tebessüm bile sadakadır
Ynt: Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« Yanıtla #5 : 28 Şubat 2008, 14:17:16 »
hadislerde öfke

* İbnu Mes'ud radıyAllahu anh anlatıyor. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): "Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?" diye sordu. Ashab radıyAllahu anhüm:
"Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!" dediler. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Hayır, dedi, gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir."


* Hz. Ebu Hüreyre radıyAllahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kuvvetli kimse, (güneşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir."


* Ebu Vail radıyAllahu anh anlatıyor: "Urve İbnu Muhammed es-Sa'di'nin yanına girdik. Bir zat kendisine konuştu ve Urve'yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve: "Babam, dedem Atiyye radıyAllahu anh'tan anlattı ki, o, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini nakletmiştir:
"Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın."

* Ebu Zerr el-Gıfari radıyAllahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize buyurmuştu ki: "Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun. Öfkesi geçerse ne ala geçmezse yatsın."


* Hz. Mu'az İbnu Cebel radıyAllahu anh anlatıyor. "İki kişi Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinde zuhur eden öfke giderdi: Eûzu billahi mineşşeytanirracim" buyurdular."


* Hz. Ebu Hüreyre radıyAllahu anh anlatıyor: "Bir adam: "Ey Allah'ın Resûlü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Tâ ki nasihatini unutmayayım" demişti (ve birkaç kere tekrar etmişti). Aleyhissalatu vesselam (bir kelimeyle): "Öfkelenme!" cevabını verdi!"


* Sehl İbnu Mu'az İbni Enes el-Cüheni, babası radıyAllahu anh'tan naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Öfkesinin gereğini yerine getirebilecek güçte olduğu halde öfkesini tutan kimseyi, Allah Teâla Hazretleri, Kıyamet günü, mahlukatın başları üstüne davet eder; tâ ki, (onlardan önce) dilediği huriyi kendine seçsin."


* İbnu Abbas radıyAllahu anhüma anlatıyor: "Uyeyne İbnu Hısn (Medine'ye) gelince, kardeşinin oğlu Hürr İbnu Kays'ın yanına indi. Hürr İbnu Kays ise Hz. Ömer'in yakınlarındandı. Onun meclisinde yaşlı veya genç bir kısım kurrâ ve fakihler müşavere heyeti olarak bulunurdu. Uyeyne İbnu Hısn: "Ey kardeşimin oğlu! Emirü'l-mü'minin'in yanına girmem için izin taleb et!" dedi. O da izin istedi. Ancak yanına girince: "Yeter artık! Ey İbnu'l-Hattab sen bize bol vermediğin gibi, aramızda adaletle de hükmetmiyorsun!" dedi.
Hz. Ömer radıyAllahu anh pek öfkelendi. Neredeyse dövmek için üzerine yürüyecekti ki, Hürr radıyAllahu anh atılıp: "Ey emire'l-mü'minin! Allah Teâla Hazretleri, Resûlüne: "Affı eses tut, ma'rufu emret ve cahillerden de yüz çevir!" (A'raf 199) emretmiştir. Bu adam da cahillerden biridir" dedi. VAllahi, Hürr ayeti okuyunca, Hz. Ömer olduğu yerde kalıp hiçbir şey yapmadı. Hz. Ömer Kitabullah'ın yanında hemen durur, onu koyup geçmezdi (radıyAllahu anh)."
öyle itaatkar bir kul ol ki,dışardan görenler deli desinler.çünkü deli olmadan,veli olunmaz!

Çevrimdışı tepeltepe

  • okur
  • *
  • İleti: 53
Öfkemize nasıl hakim olabiliriz
« Yanıtla #6 : 06 Aralık 2009, 14:12:28 »
Peygamberimiz en büyük pehlivanın öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsenin olduğunu söyler Bizim en büyük düşmanımız ise nefsimidir

Öfkeyi yenmek için:
1- nefsin ve şeytanın dediğini yapmamak
2- öfkelendiği zaman susmak
3- öfkelendiği zaman abdest almak
4- öfkelendiği zaman yer değiştirmek
5- dini ve imani konuları okuyarak nefsini ikna etmek
6- dua, tesbih, ibadet, namaz, oruç gibi ibadetlere dikkat edip devam etmek
7- haksız yere zarar verince zararı telafi edip özür dilemek
8- ölümü çok düşünmek
9- bize verilen güzelliklerin Allah’ın emaneti olduğunu bilerek ona göre hareket etmek
10- …

Öfke, ahlâkî eksikliklerdendir İnsanda varolan gazab kuvvetinin ifrat derecesi olan öfke, bir âfettir Öfke anında insan doğru düşünemez Normal davranışlarda bulunamaz Öfkeli olarak yapılan işler hep sonradan pişmanlık duyulan işlerdir Bunun için "Öfke ile kalkan zararla oturur" denilmiştir

Bir anlık öfke ile cinayet işleyenlere sık sık rastlanır Öfke ev ve iş yerlerinde huzursuzluklara ve rahatsızlıklara sebep olur İnsan, iradesini kullanarak öfkesini yenmeye, kendisini öfkelendirenleri bağışlamaya çalışmalıdır Cenab-ı Hak;

"(O takva sahipleri) bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini tutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır Allah da iyilik edenleri sever" (Âl-i İmran, 3/ 134) buyurmuştur

Peygamberimiz'e gelerek kendisine öğüt vermesini isteyen bir adama Resulullah (sas); "Öfkelenme!” demiş ve bu sözünü birkaç kere tekrarlamıştır (Riyazü's-Salihîn, I, 80)

Öfke anında Allah'a sığınmak ve öfkenin geçmesini istemek gerekir Öfkeli birisini gören Hz Peygamber şöyle buyurmuştur:

"Ben bir kelime biliyorum ki, eğer şu adam o kelimeyi söylese muhakkak öfkesi geçer O kelime: Eûzü billahi mineş-şeytânirracîm", sözüdür" (Müslim, Birr ve Sıla, 109)

Başka bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:

"Kuvvetli ve kahraman pehlivan, herkesi yenen kimse değildir Kuvvetli ve kahraman pehlivan ancak öfke zamanında nefsine mâlik olan ve öfkesini yenen kimsedir" (Müslim, Birr ve Sıla, 107)

Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde şöyle buyurmuştur:

Bir kimse öfkesinin gereğini yapmaya kadir olduğu halde öfkesini yenerse, Allah Teâlâ kıyamet gününde halkın gözü önünde onu çağırır, huriler içinden istediğini seçmekte muhayyer kılar" (Riyazü's-Salihîn, I, 80)

Kur'an-ı Kerim'de genellikle kâfirlerin müminlere karşı duydukları öfkeden bahsedilmiştir Aksine müminler öfkelerini yenen insanlardır

Peygamber Efendimiz, Cenab-ı Hakk'a sığınmayı öfkenin ilâcı olarak tavsiye etmiş, insanın kendi kendine telkinle ulaşacağı irade sağlamlığının onu öfkelenmekten kurtaracağına işaret etmiştir Yine Peygamberimiz öfkeyi güç ve kuvvetin değil zayıflığın ve aczin alâmeti olarak görmüştür Öfke nefse hâkim olamamanın işaretidir Nefislerine hâkim olamayanların sonu ise hüsrandır Müslüman, işlerini öfke ile değil; teennî, sabır ve yumuşaklıkla halletmelidir
Selam ve dua ile
« Son Düzenleme: 06 Aralık 2009, 17:03:35 Gönderen: kefir »
Teslimiyet; bela ve musibet şerbetini sakınmadan ve nazlanmadan içmektir.

Çevrimdışı insirah

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1090
Ynt: Öfkemize nasıl hakim olabiliriz
« Yanıtla #7 : 06 Aralık 2009, 18:30:40 »
Allah razı olsun,teşekkürler
Hayat başladığı noktaya, bittiğinde geri döner! Hayatta her şey noktayla başlar, noktayla biter... Sümeyra Denizli

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
Ynt: Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« Yanıtla #8 : 25 Mart 2010, 17:03:32 »
Allah razı olsun,teşekkürler

 zs2))
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3890
    • Herkonudan.com
Ynt: Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« Yanıtla #9 : 03 Temmuz 2010, 00:15:12 »
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı e38

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 25
Ynt: Öfkeyi Yenmede '4 metot'
« Yanıtla #10 : 11 Temmuz 2010, 20:43:40 »
paylasim icin tskler :)