Gönderen Konu: Onlar tevazu sahibi idiler...  (Okunma sayısı 2465 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Onlar tevazu sahibi idiler...
« : 03 Aralık 2007, 12:28:37 »

Eskiden, İslam büyüklerinin ilimleri arttıkça kendilerini eksik, noksan görmeleri de artardı. Onlar, kişinin çoğu zaman âciz olduğunu biliyorlardı. Bunun için, insanların ilmi sebebiyle kendisine gösterilen alâka ve ders halkasının büyümesi, kendileri hakkında “O, ilmiyle âmil bir adamdır” veya “Bu memleketin en büyük âlimi odur” gibi sözlerin söylenmesi onları sevindirmez; aksine üzerdi.

Aliyyül-Havvâs buyurdu ki; “Bir âlimin meth-ü senâ edilmesini veya iyi kimse olarak anılmasını arzu etmesi, kendisini kötüleyen sözleri işittiği zaman üzülmesi; ilmiyle âmil olmayışının alâmetidir.” Peygamber efendimiz şöyle buyurdu: “Ümmetimin münafıklarının çoğu, kurrâlar, yani ilmini dünya menfaatlerine alet edenler arasından çıkar!”

Süfyân-ı Sevrî buyurdu ki: “İkiyüz yılından sonra bid’atler yayılacak. Bu bid’atlerin şerrinden Allah’a sığınınız! İyi biliniz ki, bir kimsenin ‘günahkar’ bir kul sıfatiyle Cehenneme girmesi, ‘Allahü teâlânın dininde yenilik, reform çıkartan bir bid’atçi’ olarak cehenneme girmesinden çok hafiftir! Kezâ ilmi ve ameli ile riyakârlık yaptığı halde ‘yakınlık kazanmak’ isteyen bir kul olarak Cehenneme girmesinden de hafiftir!”

Abdullah bin Mübârek de buyurdu ki: “Bir kimsenin, aşikâr olan günahları sebebiyle Cehenneme girmesi, başkalarına gösteriş ve işittirme arzusu gibi gizli günahlar sebebiyle Cehenneme girmesinden daha hafiftir!”

Abdülaziz bin Ebî Ravvâd buyurdu ki: “Önceki zamanın cahillerindeki, fasıklarındaki hayâ, zamanımızın din adamlarınınkinden daha çoktu!”
Süfyan-ı Sevrî yine buyurdu ki: “VAllahi ben, kıyamet gününde ‘Fâsık din adamları nerede?’ diye çağırıldığı zaman, ‘İşte bu da onlardandır’ denilmesinden korkuyorum!”

Yusuf bin Esbât anlatır: “Süfyan-ı Sevrî vefat ettiği zaman insanlar, dini dünyaya alet edeni din adamlarına hitaben: ‘Süfyan vefat etti, artık dini dünya geçimine âlet ve vasıta yapabilirsiniz!’ dediler. Onların böyle söylemesine sebep, Süfyan’ın onların yanlışlıklarını ortaya çıkarıp, onları ağır bir şekilde tenkide tâbi tutmuş olmasından idi.”

Hadîs-i şerifte buyuruldu ki: “Ümmetim üzerine öyle zamanlar gelecek ki, bir adamın ismini duymanız kendisi ile karşılaşmaktan hayırlı olacak. Onunla karşılaşmanız da, onu tecrübe etmenizden hayırlı olacak! Zira onu tecrübe etmiş olsanız, kendisini sevmeyecek ve âmeline buğzedeceksiniz.”

Mehmet Oruç

Amade

  • Ziyaretçi
Ynt: Onlar tevazu sahibi idiler...
« Yanıtla #1 : 03 Aralık 2007, 17:47:05 »
tesekkürler,

Çevrimdışı insirah

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1090
Ynt: Onlar tevazu sahibi idiler...
« Yanıtla #2 : 13 Aralık 2007, 00:22:25 »
Allah razı olsun
Hayat başladığı noktaya, bittiğinde geri döner! Hayatta her şey noktayla başlar, noktayla biter... Sümeyra Denizli