Gönderen Konu: Şeriatı Garrai Ahmediyye  (Okunma sayısı 3974 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Şeriatı Garrai Ahmediyye
« : 04 Ocak 2010, 09:43:14 »

1. ŞERİAT-I Garra-i Ahmediyye Kur'ân'dan, Sünnet'ten, icmâ-i ümmetten çıkartılmış; mukaddes, mubarek, muazzez hükümler, emirler, yasaklar, tavsiyeler, nasihatlerdir.

2. Her Müslüman Şeriat'ı sever, Şeriata bağlıdır, Şeriatı yüceltir.

3. Şeriatı tahkir eden Müslümanlıktan çıkar.

4. Bütün iyiliklerin, güzelliklerin, doğru inanç ve değerlendirmelerin kaynağı Şeriattır.

5. Bir Müslüman sadece aklıyla iyilikleri, güzellikleri, doğruları bulamaz.

6. Şeriata hakkıyla bağlı ve sâdık olan, itaat eden, onun ahkâmını hayatına ve hayata tatbik eden Müslüman aziz olur.

7. Şeriat çok sağlam bir kulptur (urvetü'l-vuska), çok sağlam bir iptir (habl-i metîn). Ona yapışan, ona tutunan selamete ve mutluluğa erer.

9. Şeriatın ikinci ana kaynağı olan Peygamberimizin Sünneti de bir tür vahiydir. Kur'ân Peygamber için "O kendi hevasından konuşmaz" buyuruyor.

10. Cumhur-i ulemanın yolu Şeriat yoludur.

11. Cumhur-i ulema yolundan ayrılan, şeriattan ayrılmış olur.

12. Kıyas-ı fukahaya bid'attir demek, büyük bir bid'attir.

13. Şeriatsız İslâm olmaz.

14. Ilımlı İslâm büyük bir aldatmacadır.

15. İslâm tek hak dindir. Başka hak dinler, ibrahimî dinler de vardır demek, Kur'ân'daki "Allah katında din İslâm'dır" "Allah katında İslâm'dan başka din kabul edilmez" ayetlerine ters düşer ve sahibini küfre götürür.

16. İslâm Tevhid dinidir. Tevhid ile Teslis kesinlikle uyuşmaz. Teslis de haktır diyen küfre düşer.

17. Allah'tan korkan akıllı, takvalı, irfanlı, hikmetli bir Müslüman; ehliyetsiz veya kötü niyetli kimselerin heva ve re'yleriyle yazdığı meal, tercüme ve tefsirleri okumaz.

18. Yeterli ve geçerli ilmi, ehliyeti, icazeti olmayanların Kur'ân'ı yorumlamaya hakları yoktur.

19. İslâm'da Katolik dininde olduğu gibi ruhban sınıfı yoktur ama ulema ve fukaha vardır. Müslüman, dinini bunlardan öğrenmelidir.

20. Peygamberi görmüş ve dini ondan doğru olarak öğrenmiş olan Ashab-ı Kiram, Ashab'tan öğrenmiş olan Tâbiîn, üçüncü hayırlı kuşak olan Tebe-i Tâbiîn Sâlih Seleflerdir. Ehl-i Sünnet ve cemaat ulemâsı bunlara bağlıdır.

21. Asırlarca sonra ortaya çıkmış olan Selefîlik, bir fıkıh mezhebi değil, bir bid'at fırkasıdır ve Selef-i Sâlihîn İslâmlığını temsil etmez.

22. Bazı bid'atler, sahiplerini küfre götürür. Böyle bid'atlerden ateşten kaçar gibi kaçmak gerekir.

23. Kütüb-i sitte (altı güvenilir ve muteber)hadîs kitabı haktır, doğrudur, içlerindeki rivayetlere itimat edilir.

24. Bunlardan başka da muteber, güvenilir, ciddî hadîs kitapları vardır. Hepsi de mübarek kitaplardır.

25. Kur'ân'dan başka kaynakları inkâr etmek büyük bir bid'attir.

26. Hazret-i İsa'nın âhir zamanda nüzul edeceğini bildiren yüzden fazla hadîs vardır. Resulullah efendimizin bir mucizesidir, henüz tahakkuk etmemiştir.Bu rivayet mânevî tevatür derecesindedir. Müslümanlar bu habere de inanır. İnkâr edenler bid'atçidir.

27. Tarihsellik mezhebi bozuk bir fırkadır. Kur'ân'ın ve Şeriatın nice muhkem hükmünü inkâr ettikleri için dalalettedirler.

28. İcazeti olmayan kimseler, az çok ilim sahibi olsalar da din âlimi, fakih, müfessir, muhaddis ve müftü değillerdir.

29. Ucu Resullerin Seyyidine kadar ulaşan icazeti ve silsilesi olmayan kimselerden din öğrenilmez.

30. Müslüman dinini Kur'ân tercüme, meal ve tefsirlerinden değil, muteber akaid, ilmihal, fıkıh ve ahlâk kitaplarından öğrenmelidir.

31. Namaz kılmayan reformcu bir ilâhiyatçıdan din öğrenilmez.

32. Cumhur-i ulemâ yolunu bırakıp şazz görüş ve re'yleri iltizam edenler yanlış yoldadır.

33. Bir İslâm toplumunda hırsızlık en aza iner, kapıların kilitlenmesine lüzum kalmaz.

34. Kur'ân "Kısasta sizin için hayat vardır" buyurmaktadır.

35. Tesettür Kur'ân ile Sünnet ile icmâ-i ümmet ile sabit bir farzdır. Münkiri dinden çıkar.

36. Bir gönülde Resulullah sevgisi ve bağlılığı ile Tağutlara, Deccallara, Kezzablara bağlılık birlikte olmaz.

37. Reformcular, bid'atçiler, yenilikçiler, değişimciler Allah'ın ayetlerini ucuza satanlardır.

38. Ehl-i Sünnet yolunu bırakanlar gerçek âlim değildir, ulemâ-i su'dur (kötü âlimdir).

39. Ahirette şiddetli cezaya çarpılacak olan zümrelerden biri de din âlimi olduğu halde, bildikleri ile 'âmil olmayanlardır.

40. Kur'ân Arapça'dır. Başka dillerdeki tercümelerine Kur'ân demek doğru olmaz. Türkçe Kur'ân tercümesi, İngilizce Kur'ân tercümesi denilmelidir. Türkçe Kur'ân demenin küfre yol açan bir bid'at olduğu söylenmiştir.

41. Dört hak fıkıh mezhebinin kabul etmediği bir hüküm çıkartanlar, bunu doğruymuş gibi gösterenler hem dall, hem mudildir.

42. Peygamberlerin mucizeleri haktır, doğrudur, gerçektir.İnkâr eden dinden çıkmış olur.

43. Evliyaullahın kerametleri haktır.

44. Mezhepsizlik İslâm Şeriatını tehdit eden en tehlikeli bid'attir.

45. Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür.

46. Dinin zahirine ters düşmeyen, şeriata kıl kadar aykırı olmayan Tasavvuf ve Tarikat haktır.

47. Tasavvuf ve tarikat İslâm'ın ahlâk boyutudur.

48. Tasavvuf ve Tarikat evliyası evliyuşşeytandır diyenler kâfir olur.

49. Mü'mini tekfir eden, kendisi kâfir olur.

50. Muhyiddin 'Arabî Şeyh-i Ekber'dir.

51. İmamı Rabbanî ikinci hicrî bin yılın müceddidir, çok büyük ve mübarek bir zattır.

Mehmet Şevket Eygi
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimiçi İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Ynt: Şeriatı Garrai Ahmediyye
« Yanıtla #1 : 04 Ocak 2010, 09:56:53 »
Teşekkürler 33.yıldız

Çevrimdışı adıgüzel

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 130
Ynt: Şeriatı Garrai Ahmediyye
« Yanıtla #2 : 04 Ocak 2010, 16:36:38 »
Doğrunun doğruluğu bütün sülalesine akseder hepsini hayra götürür.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
Ynt: Şeriatı Garrai Ahmediyye
« Yanıtla #3 : 25 Ocak 2010, 20:38:49 »
Alıntı
17. Allah'tan korkan akıllı, takvalı, irfanlı, hikmetli bir Müslüman; ehliyetsiz veya kötü niyetli kimselerin heva ve re'yleriyle yazdığı meal, tercüme ve tefsirleri okumaz

25. Kur'ân'dan başka kaynakları inkâr etmek büyük bir bid'attir.

30. Müslüman dinini Kur'ân tercüme, meal ve tefsirlerinden değil, muteber akaid, ilmihal, fıkıh ve ahlâk kitaplarından öğrenmelidir.

31. Namaz kılmayan reformcu bir ilâhiyatçıdan din öğrenilmez.

40. Kur'ân Arapça'dır. Başka dillerdeki tercümelerine Kur'ân demek doğru olmaz. Türkçe Kur'ân tercümesi, İngilizce Kur'ân tercümesi denilmelidir. Türkçe Kur'ân demenin küfre yol açan bir bid'at olduğu söylenmiştir.

41. Dört hak fıkıh mezhebinin kabul etmediği bir hüküm çıkartanlar, bunu doğruymuş gibi gösterenler hem dall, hem mudildir.

44. Mezhepsizlik İslâm Şeriatını tehdit eden en tehlikeli bid'attir.

45. Mezhepsizlik dinsizliğe köprüdür.

51. İmamı Rabbanî ikinci hicrî bin yılın müceddidir, çok büyük ve mübarek bir zattır.

Teşekkür ederiz, ellerinize sağlık.
〰〰〰〰🐠

fasulye

  • Ziyaretçi
Ynt: Şeriatı Garrai Ahmediyye
« Yanıtla #4 : 25 Ocak 2010, 21:23:55 »
Müslüman dinini Kur'ân tercüme, meal ve tefsirlerinden değil, muteber akaid, ilmihal, fıkıh ve ahlâk kitaplarından öğrenmelidir.

Bu detayı bilmiyordum

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Ynt: Şeriatı Garrai Ahmediyye
« Yanıtla #5 : 26 Ocak 2010, 11:37:56 »
Alıntı
Müslüman dinini Kur'ân tercüme, meal ve tefsirlerinden değil, muteber akaid, ilmihal, fıkıh ve ahlâk kitaplarından öğrenmelidir.

oraya bir parantez açalım yarın biri çıkıp gelip Allah'ın kitabını mı yasaklıyorsunuz diye sual buyurmasın.

Müslüman dinini, ibadetlerin nasıl yapılacağına, fıkha ve muhtelif konularda kafasına takılan soruları bizzat kendisi Kuranı Kerim'den meal yada tefsirlerden değil muteber fıkıh, akaid kitaplarından öğrenmeli.Kuranı Kerim'den hüküm çıkarmak müctehidlerin işidir.
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9227
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Şeriatı Garrai Ahmediyye
« Yanıtla #6 : 17 Temmuz 2011, 03:19:12 »
Şeriat-i Garra-i Ahmediyyenin Ruknü Üçtür.

1. İlim,

2. Amel, (ilim doğrultusunda amel)

3. İhlas. (İhlasın temini, nefse hakimiyetle olur. Nefse hakimiyetin yegane yolu Rabıta-ı Şerifedir.)

Bu üçü olmadıkça kurtuluş mümkün değildir.