Gönderen Konu: Sevgili kul olmanın on şartı  (Okunma sayısı 3949 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı sıddık-birgüvi

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
Sevgili kul olmanın on şartı
« : 13 Mart 2006, 00:29:33 »

Sevgili kul olmanın on şartı



Evliyanın büyüklerinden Ali Râmitenî hazretleri, Allahü teâlâ katında sevgili bir kul olabilmenin on şartı olduğunu bildirip bunları şöyle sıralamaktadır:

Birincisi:Zâhirin ve bâtının temiz olması. Zâhirin temiz olması; giyecek, yiyecek, içeceklerin ve kullanılacak bütün eşyâların temiz ve helal olmasıdır. Bâtının temiz olması ise; kalbin iyi huylarla dolu olmasıdır.

Hased etmemek, başkaları hakkında kötülük düşünmemek, Allahü teâlânın düşmanlarından nefret etmek, dostlarına da muhabbet etmek gibi cenâb-ı Hakkın beğendiği iyi huylardır. Kalb, Allahü teâlânın nazargâhıdır. Gönül, kalb temiz olmazsa ibâdetlerin lezzeti alınamaz, mârifete, Allahü teâlâya âit bilgilere kavuşulamaz.

İkincisi: Dilin temizliğidir. Dilin zararlı, münâsebetsiz ve uygun olmayan sözleri söylemeyip susması, Kur’ân-ı kerîm okuması, emr-i ma’rûf ve nehy-i münkerde bulunması, Allahü teâlânın emirlerini yapmayı ve yasaklarından kaçınmayı bildirmesi, ilim öğretmesi gibi. Zîrâ sevgili Peygamberimiz; “İnsanlar, dilleri yüzünden Cehenneme atılırlar” buyurdu.

Üçüncü şart: Mümkün olduğu kadar kötü insanlardan ve çevreden uzak durmaya çalışmalıdır. Bu sebeple göz, haram şeylere bakmamış olur. Zîrâ kalb, göze tâbidir. Her harama bakış, kalb aynasını karartır.

Dördüncü şart: Oruç tutmaktır. İnsan oruç tutmak sûretiyle meleklere benzemiş ve nefsini kahretmiş olur. Hadîs-i şerîfte, “Oruç, Cehenneme kalkandır” buyuruldu.

Beşinci şart: Allahü teâlâyı çok hatırlamak, ismini çok söylemektir. En fazîletli olan zikir, “Kelime-i tevhid”dir. Lâ ilâhe illAllah Muhammederresulullah diyen kimse ihlâs sâhibi olur.

Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde, Ahzâb sûresinin kırk birinci âyet-i kerîmesinde meâlen; “Ey îmân edenler! Allah’ı çok zikrediniz” buyurdu. Nefsin arzu ve isteklerinden kurtulmak için devamlı zikretmelidir. Her işinde Cenab-ı Hakkın rızasını düşünmek, hatırlamak da zikirdir.

Altıncı şart: İyi düşüncelere sahip olmaktır. İnsanın kalbine gelen düşünceler dört kısımdır. Bunlar; Rahmânî, melekânî, şeytânî, nefsânîdir. Rahmânî; gafletten uyanmak, kötü yoldan doğru yola kavuşmaktır.

Melekânî; ibâdete, tâate rağbet etmektir. Şeytânî; günahı süslemektir. Nefsânî de; dünyâyı taleb etmek, istemektir. Şeytânî ve nefsânî düşüncelerden kurtulmak gerekmektedir.

Yedinci şart:Allahü teâlânın hükmüne rızâ göstermek, irâdesine teslim olmaktır. Havf ve recâ, korku ve ümid arasında yaşamaktır. Zîrâ Allah’tan korkan kimse, günah işlemez. Ayrıca mümin, ümitsizliğe de düşmez. Allahü teâlâ, ümitsizliğe düşmemeyi emretmektedir.

Sekizinci şart: Sâlihlerle, iyi insanlarla beraber olmaktır. Sâlihlerle sohbet edildiği takdirde, günahlara perde çekilir, haramlar gözüne kötü görünür.

Dokuzuncu şart: İyi ve güzel hasletlerle bezenmektir. Bu da, her şeyi yaratan Allahü teâlânın ahlâkıyla ahlâklanmaktır. Çünkü Peygamber efendimiz, “Allahü teâlânın ahlâkıyla ahlâklanınız” buyurdu.

Onuncu şart: Helâl ve temiz lokma yemektir. Bu da farzlardandır. Nitekim Allahü teâlâ, Bekara sûresinin yüz altmış sekizinci ayet-i kerîmesinde meâlen, “Yeryüzündekilerden helâl ve temiz olanını yiyiniz” buyurmaktadır.

Peygamber efendimiz ise, “İbâdet on cüzdür. Dokuzu helâlı taleb etmektir” buyurdu. Geriye kalan bütün ibâdetler bir cüzdür. Helâl yemeyen kimse, Allahü teâlâya itâat etme gücünü kendisinde bulamaz. Helâl yiyen kimse de, Allahü teâlâya isyânkâr olmaz. Helâl ve temiz yer, isrâf etmez.

Bunları yapanı Allahü teâlâ sever. Allahü teâlânın sevdiğini ise herkes sever. Çünkü, hadîs-i şerifte, “Allahü teâlâ bir kulunu severse, onun sevgisini kullarının düşürür” buyuruluyor.  
 :gul:
Mehmet Oruç

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7491
Cenâb-ı Hakkın sevdiği kimse!
« Yanıtla #1 : 03 Ağustos 2008, 05:24:55 »
İslam büyükleri her işlerinde cenab-ı Hakkın rızasını gözetirlerdi. Kendi arzularına, isteklerine hiç önem vermezlerdi. Başlarına gelen her şeye itirazsız razı olurlardı.

İmam-ı Gazali hazretleri anlatır: Musa aleyhisselam, bir münâcâtında, Allahü teâlaya, “Ey Rabbim, kulların içinde hangisi sana daha sevimlidir?” diye sordu. Allahü teâlâ, “Sevdiği şeyleri elinden aldığımda bana teslim olan ve isyan etmeyen kimsedir” diye vahyetti.

Musa aleyhisselam, “Yâ Rabbi, kulların içinde en çok kime gazab edersin?” diye sordu. Allahü teâlâ şu cevabı verdi: “Bir işte önce hayırlısını benden isteyip bir hüküm verdiğimde takdirime razı olmayan, kızan kimsedir.”

Allahü teâlâ kudsî bir hadis-i şerifte de şöyle buyurmuştur: “Kim benim hükmüme rıza göstermez, verdiğim musibete sabretmezse benden başka bir Rab arasın!”

Eshab-ı kiramdan İmrân bin Husayn hazretleri bir hastalığından dolayı otuz yıl boyunca sırtüstü yatmak zorunda kalmıştı. Ayağa kalkamıyor ve oturamıyordu. Kendisi için hurma dallarından sedirden bir yatak yapılmış, yatağının altına bir delik açılmış ihtiyacını alttaki kaba yapıyordu. Bu sıkıntılı hâle rağmen namazını ve diğer ibadetlerini aksatmıyor, halinden de hiç rahatsızlık duymuyordu.

Bir defasında hazretli Mutarrif onun ziyaretine gelmişti. Hz. İmrân’ın bu halini görünce ağlamaya başladı. Hz. İmrân, “Niçin ağlıyorsun?” diye sordu. O da, “Seni bu sıkıntılı durumda gördüğüm için” dedi. Hz. İmrân, “Ağlama, Allahü teâlâya sevimli gelen, bana da sevimli gelir” dedi ve ardından şunları söyledi:

“Sana bir şey söyleyeyim; belki Allahü teâlâ onunla seni faydalandırır. Ancak onu ben ölünceye kadar gizle, kimseye söyleme. Melekler, beni ziyaret ediyorlar, onlarla sohbet ve muhabbet ediyorum, bana selâm veriyorlar, selâmlarını işitiyorum.”

Böylece, başındaki bu musibetin bir ceza olmadığını bildirmek istedi.

Buyuruldu ki: Başa gelen sıkıntılara sabredilirse ecri görülür. Sabredilmezse, günaha girilir ve sıkıntıya düşülür. Sabır, tökezlemeyen binektir; acı ise de meyvesi tatlıdır.

Mehmet Oruç

Çevrimdışı Lika

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 3890
    • Herkonudan.com
Ynt: Sevgili kul olmanın on şartı
« Yanıtla #2 : 17 Eylül 2008, 06:16:03 »
Allah razı olsun.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Çevrimdışı ihvan

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 2399
Ynt: Sevgili kul olmanın on şartı
« Yanıtla #3 : 17 Eylül 2008, 10:49:20 »
Allah razı olsun bunları yaşamak,yaşayabilmek şiaarımız olsun

Çevrimdışı insirah

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1090
Ynt: Sevgili kul olmanın on şartı
« Yanıtla #4 : 22 Eylül 2008, 06:51:36 »
sıddık-birgüvi  ve isra Allah razı olsun
 
 
Hayat başladığı noktaya, bittiğinde geri döner! Hayatta her şey noktayla başlar, noktayla biter... Sümeyra Denizli