Gönderen Konu: Sadakat'te Zaman Tüneli  (Okunma sayısı 7273 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SadakatNet

  • Administrator
  • araştırmacı
  • *****
  • İleti: 298
    • http://www.sadakat.net
Sadakat'te Zaman Tüneli
« : 04 Mart 2011, 01:09:10 »

Sayın Üyelerimiz
Her yıl forumumuzda yapmış olduğumuz etkinlikleri,
siz değerli üyelerimizin güzel yazıları ile süslemek istedik.
Sizlere teşekkür ederiz, buyrun ''Zaman Tüneli''

Sadakat Yönetim Kurulu

Çevrimdışı SadakatNet

  • Administrator
  • araştırmacı
  • *****
  • İleti: 298
    • http://www.sadakat.net
Sadakat'te Zaman Tüneli
« Yanıtla #1 : 04 Mart 2011, 01:09:22 »


Soru:
  Cennette Tuba Ağacı denilen bir ağaç vardır. Kökü yukarda, dalları yerdedir. Cennette ne kadar köşk varsa, hepsine bu ağacın dalları erişir, deniliyor. Her şeyin dünyada bir misali olduğuna göre, bu ağacın dünyadaki misali nedir?

Cevap:

Bunun dünyadaki misali güneştir. Güneş doğar ve dünyadaki her şeyi aydınlatır. Kendisi yukarda olduğu halde ışığı yerdedir.


Müslüman Olmaya Sebep Olan Sorular



Frengîler Frengistan’a gitsin
Ki biz Türküz bize Türkî gerekir. (Said Bey)

İndim seyran ettim Frengistan’ı
İlleri var bizim ile benzemez. (Karacaoğlan)

Avrupa tarzı yaşayışa “Frenk-meşrep hayat”, bize Avrupalılardan geçen yakalı gömleğe “Frenk gömleği”, (Osmanlılar yakasız gömlek giyerlerdi) üst kısımları daha kısa, çene kısmı uzunca olan Avrupaî sakala, “Frenk sakalı” denirdi. Halk ise bu çeşit sakala “keçi sakalı” derdi...


Frenk Frengi



Birgün Peygamberimiz “sallAllahü aleyhi ve sellem”, birini nemâz kılarken, nemâzın ahkâm ve erkânına riâyet etmediğini, rükü’dan kalkınca, dikilip durmadığını ve iki secde arasında oturmadığını görüp, buyurdu ki, (Eğer nemâzlarını böyle kılarak ölürsen, kıyâmet günü, sana benim ümmetimden demezler). Bir başka yerde de buyurdu, (Bu hâl üzere ölürsen, Muhammedin “aleyhisselâm” dîninde olarak ölmemiş olursun).

En Büyük Hırsız



Cahilin bedeni seyyar bir kabirdir. İlim öğrenmediği müddetçe gaflet uykusu içindedir. Ölünceye kadar uyanmaz.

Kişi, dünya ve ahirette de sevdikleri ile beraber olur. Onun için iyilerle arkadaşlık etmeye çalışmalıdır. Allahü teâlâ çoğu zaman, bir sevgili kulunun kalbinde, bir kimseye muhabbet görür de, onun hürmetine buna merhamet ederek sevdiği kullar arasına ilhak eder.

Arkadaş üç çeşittir.

Birincisi gıda gibidir, devamlı ihtiyacımız olur.

İkincisi ilaç gibidir, bazen ihtiyaç hissedilir.

Üçüncüsü hastalık gibidir, istemediğimiz halde o bizi bulur. Geçinmek gerekir, şerrinden, kötülüğünden kurtulmak için idare edilir.


Arkadaş



Oldukça detaylı anlatılan kıyamet vaktinde, yeryüzünde ve tüm kainatta olacaklar, bunun yanı sıra insanların ruh hali, tüm benliklerine hakim olacak büyük şaşkınlık, korku ve panik açık bir şekilde anlatılmaktadır. Kuşkusuz, evren kusursuz olarak yoktan var edildiği gibi, yine kusursuz ve olağanüstü görkemli bir kapanışla sona erecektir. Gezegenler yörüngelerini bulamayacak, dağlar yerlerinden oynayacaklardır. Daha önce herşeyin tesadüf olabileceği bahanesi ile Allah'ı inkar edenler, tüm dengeleri altüst eden bu muazzam olaylar karşısında tesadüflerin değil, yalnızca Allah'ın hükmünün geçerli olduğunu anlayacaklardır. Allah kıyamet anında gerçekleşecek olaylarla ilgili olarak Kuran'da şöyle haber vermektedir:

Kıyamet Günü



"Bunlar bizim yakınlarımız, komşuluk hakkı vardır. Yakınlarımız darda kalınca onlara yardım etmek görevimizdir. Şimdi onlar çok büyük bir sıkıntı ile karşı karşıyadır. Senin gibi bir adam nasıl olur da komşularına yardımdan kaçınır." Bel'am İbni Baurâ:

"Hiç olacak iş mi? Bir peygamberin aleyhine nasıl dua edilir? Bu ona Allah katından verilmiş bir emirdir. Şayet bu emrin Allah katından olmadığını bilsem, kavmime dua edebilirdim."

Allah Celle Celaluhu'nun izni ile eşek dile gelip konuştu:

"Ey Bel'am! Sana yazıklar olsun! Sen beni nereye götürüyorsun? Görmüyor musun ki, önümü melekler kesmiş. Allah'ın nebîsinin aleyhine dua etmeye nasıl gidebilirim, bırak beni."


İtibar Ancak Son Nefesedir



Sultanım! Bir devlette zulüm yayılsa,haksızlık şayi olsa, işitenler de nemelazım, deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa, gizleseler, fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin, feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale geliR

NemeLazım!



Görünüşte âsâyiş, insâniyet vardır belki! Görüşünüşte modern, çağdaş, cakalı, fiyakalı tipler vardır karşımızda! Ama perdeyi araladığınızda vahşet ve hâinlikten, gösteriş ve yalaklıktan başka bir şey görülmez. Sırtınızı döndüğünüzde nerenizden hançer darbesi alacağınızı kestiremezsiniz. Güvenmez ve güvenilmez bir toplum işte böyle doğar!

Her fert başına bir polis, her polis başına ayrı bir polis bile dikseniz o memlekette âsâyiş berkemâl hiç olmaz. Çocuklar hep haylaz, gençler hep sarhoş, muktedirler ve makam sahipleri hep zâlim ve hâin olurlar. Çaresizler, ihtiyarlar ve zayıflar ise hep ağlarlar!..


Asayiş Berkelam Olurmu?



–Ey Türk! Sen güzel sözlü bir kişisin, bizim dilimizi çok iyi bilirsin. Müslümanlıkta ne buldun? Gel bizim dinimize gir, aramızda yüksek mevki sahibi olursun."

Oruç Reis bu teklifi şiddetle reddetti.

Oruç Reis:
–Ben inancımı değil özgürlüğüm karşısında, vereceğiniz makamlar bir yana, hayatım söz konusu olsa, dinim için hayatımı hiç tereddüt etmeden feda ederim.

Oruç Reis'in bu inancını anlayacak kapasitede olmayan şövalyeler onunla alay etmeye devam ederler:
–Mademki dinine bu kadar bağlısın, peygamberin gelip seni bizim elimizden kurtarsın.

Oruç Reis, esaretten kurtulacağına iman etmişti. Onlar bu inanç ve idealı bilemezlerdi. Şövalyelerin alaylı ifadelerine "Bekleyin, yakındır, benim efendim beni buradan nasıl kurtaracak hep birlikte göreceksiniz."

Peygamberin Gelip Sesi Kurtarsın



Bir şehrayin var...
İki minare arasında.

Ayet ayet kalbimize yazar,
Mukaddes gecelerin manasını;

Bu nokta nokta ışıklar.
Lacivert zemine işlenmiş

"Allah'a İman'ın her harfi
Kamaştıran böyle gözlerimizi

Işık dolu, şanlı, büyük gecenin
İçimize doğan parlak güneşi


Osmanlılarda Mahya Ve Mahyacılık



Dünyaca ünlü Harvard Üniversitesi eski profesörü ve ABD Bilim Sanat Akademisi üyesi Barry Fell'in çalışmaları, Hazreti Ali ve Hazreti Osman döneminde Müslümanların Amerika'ya ulaştığını ve burada denizcilik okulları açtığını gösteriyor. ABD'deki İslam izleri ile ilgili bir diğer çarpıcı bilgi, Boston'daki yol çalışmaları sırasında üzerinde "La ilahe illAllah, Muhammedun Resulullah" yazan dokuzuncu yüzyıla ait Semerkand dirhemlerinin bulunması.

ABD Kıtasında Sahabe İzleri



Ecdadimiz yapti bunlari, ne yaptik ki biz.
Yolumuzu ayirdik hep,takip edemedik iz.
Avrupali bunlari hep kendisine mal ederken,
Bizde kuzu kuzu önlerinde,cöküverdik diz.

Ecdadimiz torunlarina bakiyorda,ediyor sitem.
Elinden gelse diyecekler,yoksa tekrarmi gidem.
Biz torunlar!ecdad mirasi üzerinde tepiniyoruzda,
Kabirlerine cicek bile birakamiyoruz bir tutam.


Batı Ortaçağda Eşelenirken Müslümanlar Bunları Yaptı



Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardi. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular.

Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Cünkü gözler yanmıştı...

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu.


Bu Unutulur mu?



Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk, “Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!” diye bağırıyordu

“Yavrum hangi minare eğri göster bana” dedi. Çocuk da “İşte şu” diye minarelerden birini gösterdi.

Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları birbirine ekletip minareye bağlattı. “Çekin yukarı doğru!” diye çektirmeye başladı. Çocuğa da, “Oğlum, bak bu minareyi doğrultturuyorum, sen dikkat et, dosdoğru olunca haber ver” dedi. Adamlar gerçekten düzeltiyormuş gibi çekiyorlardı. Çocuk bir süre sonra, “Tamam, minare doğruldu” diye bağırdı.

- Ulu mimarbaşımız, sen herkesten iyi biliyorsun ki, minarede eğrilik falan yok. O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?

Mimar Sinan'ın cevabı inceliğin, anlayışın, hoşgörünün simgesi idi:

- Ben bilmez miyim minarede eğrilik olmadığını. Ama çocuğun kafasındaki “minare eğri” intibâını da öyle bırakamazdım


Eğri Minare



Sadakat Yönetim Kurulu

Çevrimdışı SadakatNet

  • Administrator
  • araştırmacı
  • *****
  • İleti: 298
    • http://www.sadakat.net
Sadakat'te Zaman Tüneli
« Yanıtla #2 : 04 Mart 2011, 01:10:16 »


Safravî mizaçlılar ilk nazarda göze çarparlar. Sağlam ve kuvvetli vücutları, kuvvetli adaleleri, kemiklerinin iriliği, göğüslerinin genişliği, sarımtrak tenleri, geniş alınları, koyu ve gür saçları, geniş- ve irice burunları ile derhal tanınırlar. Bu mizaçta olanları ufak tefek şeyler alakalandırmaz. Büyük ve mühim işler karşısında heyecanlanırlar. Cesaret, zeka, sebat, karakteristik vasıflandır faaldirler. Durmadan çalışırlar. Hercaidirler. Hadit mizaçlı, sıcak kanlı ve ateşli olurlar. Kendilerinde büyümek ve yükselmek, diğerine tefevvuk etmek, tahakküm etmek temayülleri vardır.
 
Her İnsanda Dört Mevsimden Mizaç Var



Rûh’âniyetini öldüren maddî ve manevî süfliyetlerden uzak bulunmak. Kendisinden yazı tahsîl etmek isteyenlere şefkatli, edepli, sabırlı ve cömert olmak, hakem mevkiinde bulunduğu zaman Hakkı söylemekten çekinmemek kendisine tevdî’ edilen bir sırrı fâş etmemek,  ne medihlerden gurûra, ne de tenkidlerden inkisâra kapılmayıp hak ise  kabûl, değilse affetmek, sözüne sâdık, ahdine vefâkar olmak bu sanâtta feyz almanın gizli sebeplerindendir.

Hattatta Aranılan Vasıflar



Derviş Yunus bu sözü / Eğri büğrü söyleme

Seni sıygaya çeker / Bir Molla Kâsım gelir


Molla Kasım'ı Gördün mü?



Sanemâ selvi hıramânın ağyara avreti setret
Ki gonca yaprağın sahibine açılsın anı lutfet
muhyem

Sana kapanmak yaraşır, sakın diğer çiçeklere imrenme. Sana farzdır gizlenmek mabedinde.

Yapraklarını açıp nice gözlerle meşk etme hevesinde misin? Gel vazgeç gonca gülüm, gel vazgeç! Yaprakların dökülmeye başlarken hangi hayran nefesi duyarsın sinende?


''Gül'' me Goncam



Bilgisi yarımdır, kendini bilmez
Halkının akan göz yaşını silmez
Alnı secde görmez, hakka eğilmez
Sözde aydınlardan biz neler çektik


Sözde Aydınlar



 Kalbinin bir bölümünü Bana, bir bölümünüyse çeşitli ilahlarına tahsis edemezsin.

    Evet İslam bütüncül bir yaşam tarzının adıdır.Ortak kabul etmez.Müslüman’ım demek , Rabbi, İlahı,Kitabı,Önderi birlemek demektir. Biraz Müslüman,biraz laik,biraz demokrat,biraz hubelist ….ikilemini reddetmektir

 Buna rağmen, ölünce İslam yasalarına göre defnedilmeyi seçtiğinizde Salih Müslümanlarla aynı ödülü hak edeceğinizi mi umuyorsunuz?

    Buyurun cevabınız;
    “…Yoksa Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkarmı ediyorsunuz? İçinizden öyle yapanların görüp göreceği dünya hayatında rezillikten başka bir şey değildir.Kıyamet günü ise en şiddetli azap onları bekliyor.Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.(2/85)


"Elhamdulillah Müslümanız"



EVE vardığımızda odanın penceresinden güneşin son ışıklarını görüyorum. Bir pazar gününde de böylece dinlendikten sonra yeni bir haftaya başlayacağız artık.

Birkaç gün sonra, ben gene ödeme yapmak için kuyruktayım. Bu sefer banka kuyruğunda.. Bir yandan sıraya, bir yandan da elimdeki paralara bakıp nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum: bankaya olan ödemeyi değil tabiki; arkadaşıma olanı… Kredi kartımın borcunu ödemek için ondan aldığım borç parayı...


Bir Alışveriş Macerası



Flört kelimesi aslinda argoda asilmak diye tabir edilen olay. Ama türkcedeki kullanimi, iki kisinin bir süre beraberce elele tutusup parklar ve bahceler
müdürlügünün imkanlarindan ortaklasa yararlandiklari, deniz kenarina gidip, erkegin suda tas sektirdigi, kizcagizin da büyü bozulana kadar "iste aradigim erkek" diye kendini avuttugu sürec icerisindeki halleri..

Bu arada "büyük günahlar" kapsamina girecek fiilden uzak durmak kaydiyla sinira ikiye bir de yaklasip durduklari bazi sair günahlari da irtikab ettikleri olayi isimlendiriyorlar fört diye..


Flört



Bir gün bir misafir geldi evime, bir insanoğlu. İçeri buyur edip misafir odasına aldım onu. Yüzümde “MİSAFİR İSTEMİYORUM” düşüncesini saklayan “HOŞGELDİNİZ” maskesi vardı. Onun yüzünde de “GELMEYE PEK HEVESLİ DEĞİLDİM AMA İŞİM DÜŞTÜ” düşüncesini saklayan, “SENİNLE AHBAP OLMAK HOŞUMA GİDİYOR” maskesi vardı.

Önce havadan sudan konuştuk. Eşyalar bizi dinliyorlardı. Mutfağa gidip demli bir çay hazırladım. Zaman demleniyordu. Çay içmeye koyulduk. Çaylarımızdan çıkan buharlar, eşyaların dilini çözüyordu. Maskelerimiz yumuşamaya başladı. Havadan sudan konular, ordan burdan konulara dönüştü. Konuşuyorduk.


Maske



Şimdi en ağır soruya geçiyorum; kağıtları çıkarınız!

Soru bir: Eşyaya karşı suç işlenebilir mi? Daha doğrusu eşyalar bir suç nesnesi olabilir mi?

Ensesine esaslı bir şaplak yemeden çalışmayı reddeden radyo, televizyon, bilgisayar gibi eşyalar günün birinde sahipleri hakkında suç duyurusunda bulunmaya kalkışırlarsa ne olur? Çöplüğe atılan eski masa, iskemle, dolap, eski yatak, yorgan ve kilimler hakkımızda dava açarlarsa ne söyleriz?

Hurdacılık, bir nevi eşya morgu mudur?


Furdum Oni



Dünya da haşarat, özellikle sivrisinek vardir.
Orada da sinek ilaci kullanilir. Ama sivrisinek yutup
da midesine kaçan sineği öldürmek üzere ağzına
Shelltox sıkmak suretiyle zehirlenip ölen
Türkiye'dedir... İstanbul, Sultanbeyli


Türklere mahsus :)



*O kalpazanların şüphesiz en salağı... Kaldığı otele kendi yapımı olan sahte paralarla ödeme yapmaya kalktı, yakalandı. Sorun şuydu; paralar mükemmel bir taklit olsa da 16 dolar diye bir kâğıt banknot üretilmemişti.

*San Antoniolu bir kadın uyuşturucu bulundurmaktan tutuklandı. Çünkü arabasının motorunda 18 kilo morijuana bulunmuştu. Peki, nasıl bulundu derseniz? Arabasını yağ değişimi için tamirciye bırakınca. Yağ değişimi için motor kapağının açılacağını bilmiyormuş.


Dünyada tarihe geçen 'en saçma' suçlar



Allah rızasını gözeterek yaşayan kişiye, eşsiz bir nezaket üslubu kazandıran ihlaslı oluşudur. İnsanların rızasını kazanmaya yönelik fiiller ve davranışlar değişkendir. En tehlikeli yönü ise kişiyi “riya”ya sürükleyebilecek olmasıdır. Mesela, bir insanın vesile olduğu bize faydası dokunan bir iş için, teşekkür etmemiz başlıca nezaket kurallarından biridir. Bu fiilin asıl yaratanı olan Allah’a şükrü yerine getirmek ise imanımızın neticesi gerçekleşen bir edeptir.   
Edep “iyi ahlak, incelik, terbiye” olarak tanımlanıyor


İncelikten Edebe Nezaket Anlayışı



Bazen biz kadınlar, ağzına kadar, tıka basa dolu olan gardırobun önüne geçip, "giyecek hiç bir şeyim yok" deriz. Elbiseler, ayakkabılar, çanta veya güneş gözlükleri, altı ay önce benimsenen, beğenilen makyaj stili, artık modaya uymuyor denilerek beğenilmez. Moda, bazı batılı toplumlarda uzun yıllardan bu yana önemli bir ilgi konusu haline gelmiştir.

Her Zaman Geçici - Moda

Sadakat Yönetim Kurulu

Çevrimdışı Tesniye

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 395
  • Nişan aldık yıldızları..
Ynt: Sadakat'te Zaman Tüneli
« Yanıtla #3 : 04 Mart 2011, 11:48:25 »
Çok güzel olmuş, teşekkür ederiz.

Miftah artık anasayfaya manşet aramaktan kurtulmuş oldu. En az 2 ay manşette kalır ;)
Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma.
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben..
<< Lüzumsuz Konular Atlası >>

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6606
Ynt: Sadakat'te Zaman Tüneli
« Yanıtla #4 : 04 Mart 2011, 19:04:42 »
Teşekkürler, geşmişte de çok güzel paylaşımlar olmuş. :)
〰〰〰〰🐠

Çevrimdışı byzzmbk

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 29
Ynt: Sadakat'te Zaman Tüneli
« Yanıtla #5 : 04 Mart 2011, 20:07:24 »
çok teşekkür ederiz eskileri görmüş olduk bizde..........
Hayal gücü ruhun gözüdür.......