Gönderen Konu: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı yavaşlatıyor mu?  (Okunma sayısı 29904 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı muallim_abi

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 425
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #15 : 23 Haziran 2006, 00:06:44 »

Bu hususlarda AVAM'ın görüşünün bir değeri yoktur.. Ulema-i rasihin bu hususta yeterince malumat vermiş.. Halkımız bilmediği hususlarda konuşmayı çok seviyor, sokakta tramvay, otobüs, araba veya havadan geçen uçak hakkında yorum yapma, modeline ve üretimine değinme alışkanlığını, dini konulara da transfer ediyor.. Bu hoş bir şey değil.. Evet, güzel, herkesin görüşü kendinedir diyelim de, bu bari dini konularda olmasın.. Allahu teala kendi görüşüne delil arayanlardan değil, daha çok delili mevcud olup buna uyanlardan razı olacaktır..

Selam ve dua ile..
Okuduk, okuttuk, unuttuk; üç kaf bir araya geldi, olduk bir kukuk..
nemsavi@hotmail.com / incemeseleler.com

Çevrimdışı serhendi

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 18
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #16 : 05 Eylül 2006, 23:32:46 »
gerçekten mükemmel bir açıklama olmuş miftahül kuluub abi...tşk. ederiz...ellerinize sağlık...

..............
bir öğrenci öss sınavını kazanmak için niye dershaneye(çünkü dershane; sınav sitemine göre hazırlar öğrenciyi, öğrenciye pratik ve kısa yoldan öğretir) giderse,
bir mürid de, şu dünya sınavında başarılı olabilmek için bir mürşidin(çünkü mürşid; müridin önündeki bir fener gibidir, ona önündeki çukurları, tehlikeleri gösterir, kısa yolu tarif eder(- hatta mürşid tarif etmekle kalmaz, bizzat kısa yoldan menzile ulaştırır)   huzurunda diz çöker....


Öyle usta sürücüdür ki Nakşibendiyye;
yolcuları götürür gizli yoldan evlerine.
b]
Gör zâhidi kim sâhib-i irşad olayım der
Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der.
(Bağdatlı Ruhi)[/b]

Çevrimdışı serhendi

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 18
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #17 : 06 Eylül 2006, 00:04:42 »
Allahü teala'yı tanımak hakkında imam-ı rabbani hazretleri şöyle buyuruyor;

"Allahü teâlâyı delîlsiz, vesîlesiz olarak tanıdım. Dahâ doğrusu, delîlleri, Allahü teâlâ vâsıtası ile tanıdım. Çünki, herşeyin delîli, herşeyin varlığını gösteren Onun varlığıdır. Onu gösteren birşey yokdur. Çünki delîl olanın, gösterenin, gösterilenden dahâ çok meydânda olması lâzımdır. Ondan dahâ açıkda ne vardır? Çünki herşey, Onunla meydândadır. Herşeyin varlığı Ondandır. O, kendini de, herşeyi de göstermekdedir. Bunun içindir ki, Rabbimi, Rabbim vâsıtası ile tanıdım ve herşeyi Onunla tanıdım deriz."
....
mektubat-247. mektup
« Son Düzenleme: 08 Aralık 2010, 23:24:09 Gönderen: Tuğra »
b]
Gör zâhidi kim sâhib-i irşad olayım der
Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der.
(Bağdatlı Ruhi)[/b]

Çevrimdışı sentez

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 197
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #18 : 06 Eylül 2006, 19:17:26 »
Alıntı

Öyle usta sürücüdür ki Nakşibendiyye;
yolcuları götürür gizli yoldan evlerine

 :x USÜL OLMADAN VUSLAT OLMAZ mış..
YAŞASIN AYNI GÜNEŞİ EMZİRİP İKLİMLERE İKLİMİMİZDEN ALIN TERİ İLE SUNDUĞUMUZ ÜRÜNLER...
(kalbimde ve dualarımda daima SİZ ler olacaksınız.bunda asla şüpheniz olmasın..)

bkrstkgvn

  • Ziyaretçi
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #19 : 29 Eylül 2006, 18:31:54 »
güzel bir münazara oldu  teşekkürler.ilimli dervişlerin tartışması da feyizli oluyor... çok güzel..  faydalandık  Allah razı olsun.

Çevrimdışı pelit

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 15
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #20 : 02 Şubat 2007, 14:24:22 »
hy120 demiş ki:
-
sonuç olarak diyebilirim ki: tarikat elbette ki haktır. şeksiz kabul ediyorum, ve edilmelide. fakat tarikatsız hayat tatsız tuzsuzdur cümlesini kabul etmem ve seriat demek tarikat demektir. "  

Bir hikaye eklemek istiyorum:

Hz. İmam-ı Fahreddin-i Razi’nin fazileti bütün cihanı tutmuştu. Maveraünnehir’den Herat’a geldikleri zaman, orada olan bütün alimler, salihler ve büyük zatların hepsi onu ziyarete geldiler. Bir gün sordu ki:”Bizim ziyaretimize gelmeyen kimse var mı?” Arkadaşları:”Evet vardır. Köşe-i inzivasına çekilmiş bir kişi var ki ziyaretinize gelmedi.” diye haber verdiler. Hz.İmam buyurdular ki:”Ne acaip şeydir. Bu kadar alim ve büyük zatlar ikramımızda kusur etmemişken o kimse niçin gelmedi?” Bu sözü o kimseye haber verdiler, fakat hiç seslenmedi. Daha sonra o beldenin büyüklerinden birisi bir ziyafet tertip ederek ikisini de çağırdı. Biraz sohbetten sonra Hz. İmam o zata niçin ziyaretine gelmediğini sordu. O zat da hangi sebeple ziyaretine varmanın lazım geldiğini sorduğu zaman Hz. İmam:”Ben Müslümanların imamı olduğum içindir.” diye cevap verdi. O zat buyurdu ki:”Senin övünmen, ilim ile imiş. Halbuki ilmin başı Allah korkusudur. İrfan-ı İlahi’de bilgin nedir?” dedi. Hz. İmam da çeşitli deliller getirince o zat şöyle dedi:”Delil şüpheyi gidermek içindir. Hz. Allah benim kalbime bir nur ve feyz vermiştir ki; ona hiçbir şekilde şek ve şüphe girmez ki, gidermek için bir delile muhtaç olayım. Bu  söz Hz. İmama çok tesir etti ve derhal o zatın mübarek eline yapışarak ondan inabe aldı. Pirinin teveccühü ile irfan şarabını içtikten sonra Tefsir-i Kebir’i yazdı. Nakledildiğine göre o Pir, Ebu Aliyyil- Cübai Şeyh Necmeddinil-Bekri (k.s.) idi. (Tabakatül-Ümem, s.163) (Mecmuatü’l-Cevahir, Osmanlı Yayınevi İstanbul-1979, Eserin Müellifi Muhammed Ali Ziyaüddin Nakşibendiyyi’l-Halidi, s.58-59)
     
Mecmuatül Cevahir kitabını, eğer temin edebilirseniz, okumanızı tavsiye ederim.

Ayrıca şunu da ilave etmek isterim ki; çoğunu küfre götüren de haddi olmayan konular üzerinde tefekkür etmesidir. Böyle mevzularda bir rehberin eteğine yapışmak gerekir.

Asıl önemli olan ilimdir. Ancak ilimde yoldan çıkmamak için tarikata, tarikatta yoldan çıkmamak için de ilme ihtiyaç vardır. Nitekim dört hak mezhebin de imamları ilimde derya olduktan sonra tarikata intisab etmişler, bir mürşide bağlanmışlar. Yukarıdaki hikayeyi bu nedenle nakletmek istedim. Günümüzde hem ilmi Kuraniyyeyi akıllara nakşeden, hem de nuru İlahiye ile gönülleri mutmain eden müesseseler tüm dünyaya yayılmış vaziyettedir. Olması gereken de budur.

[/img][/code][/list][/quote]

Çevrimdışı sahsuvar

  • okur
  • *
  • İleti: 80
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #21 : 03 Şubat 2007, 14:00:58 »
"kişi sevdıgı ıle beraberdır.." degıl mı arkadaslar...e sızde sevdıgınız gıbı yasamaz,gulusuyle gulmez,acısıyla acılanmassanız bu nıce sevmektır...

Çevrimdışı ABDULLAH LFC

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 169
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #22 : 05 Şubat 2007, 22:20:03 »
...
« Son Düzenleme: 12 Temmuz 2012, 00:47:45 Gönderen: ABDULLAH LFC »

Çevrimdışı ABDULLAH LFC

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 169
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #23 : 06 Şubat 2007, 12:15:12 »
...
« Son Düzenleme: 12 Temmuz 2012, 00:46:52 Gönderen: ABDULLAH LFC »

Çevrimdışı Gülfabrikasısahibi

  • okur
  • *
  • İleti: 66
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #24 : 18 Nisan 2007, 18:05:43 »
''Zaman tarikat zamanı değil imanı kurtarmak zamanıdır hem tarikatsız cennete giden çoktur fakat imansız cennete giden yoktur'' sözünü Bediüzzaman hazretleri söylemiştir. Fakat bununla birlikte Telvihatı Tisa risalesinde Tarikatı övmüş ve Nur mesleğinin içinde 12 tarikatı barındırdığını beyan etmiştir. Üstadımızın üstadı Hz. Ali olduğu için Bediüzzaman'ın tasavvufi yolunda da zikri cerhi yani açık zikir vardır. Bu zikir her namazdan sonra sesli olarak yapılır. Tek veya toplu olarak Allah'ın isimleri sesli şekilde zikredilir. Bunun dışında Rabitaül mevt (ölümü düşünme) dediğimiz rabıta şekli Nur mesleğinde bu zamandan gelecek zamana gidilerek yapılır yani kişi kendini ölmüş farzetmek yerine Bir gün öleceğim, kabre konacağım şeklinde bu rabıtayı gerçekleştirir. Bediüzzaman bunun detaylarını İhlas Risalesi ve Lemalarda vermiştir. Ayrıca her talebenin okuması gereken çeşitli vird ve dualardan oluşan Cevşenül Kebir'de yine Ehli tarikatın okudukları virdlerden çok farklı değildir.
Zamanımızda illaki bir cemaate mensup olmak gereklidir zira Cemaat olmadan tek başına imanı kalpde tutmak bu zamanda gerçekten çok zor o yüzden benim kardeşlerime tavsiyem cemaat-tarikat her ne olursa ehli sünnete uygun olan bir cemaate girmeleri.
Bu zamanda Husrev'in aleyhinde olmak benim aleyhimde ,risale-i nur aleyhinde ve bizi perişan edenlerin lehinde bir azim hıyanettir.Said Nursi

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #25 : 18 Nisan 2007, 18:12:31 »
İmanı Olmayan Birinin Tarikatta Tasavvufta Olması Düşünülemez Zaten.
ama Zaman Tasavvuf Tarikat Zamanıdır Diyorum. rabıta İse Sadece Bahsettiğiniz Anlamda Olmasa Gerek.bu Bir Feyiz Alma, Allahı Kalpten Zikretme Olayıdır.yoksa Kuru Kuru Ölümü Düşünmek Değil.
« Son Düzenleme: 08 Aralık 2010, 23:23:13 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı racül

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1265
Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #26 : 19 Nisan 2007, 00:22:47 »
Alıntı
o yüzden benim kardeşlerime tavsiyem cemaat-tarikat her ne olursa ehli sünnete uygun olan bir cemaate girmeleri.


 :x  :x  :x

Tarikat / cemaate girmeden istihare namazlari falan da kiliniyor, hakkimda hayirli mi degil mi gibisinden...
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben.
                                                Theodor Heuss
                             ehemaliger Bundespräsident

Çevrimdışı ottoman

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #27 : 02 Kasım 2007, 09:41:23 »
insan bilmediği şeyin cahili,cahili olduğu şeyin gafili , gafili olduğu şeyin de münkiri olurmuş arkadaşlar...

bir Türk düşünün..askerlik yapsın,vergisini versin,dürüstçe bu ülkede yaşasın.amma iş düşmanla savaşa geldiği zaman kalbini yokladığında o milli ruhu duymuyorsa bu adam cephede hangi yürekle çarpışacak.acizane böyle düşünüyorum.tarikat ,tasavvuf aşktır,ruhtur..şeriat ve tarikat ayrılmaz ikilidir zaten.
fıkıh öğrenip tasavvufu ihmal eden sapıktır.
tasavvufa yönelip fıkhı  terkeden zındıktır buyurur islam alimleri.
dünya aşk üzerine kuruldu biliyorsunuz.cenab-ı mevla habibim dediği resulullahın aşkına yarattı alemleri..sen olmasaydın alemleri yaratmazdım buyurdu...tasavvuf,aşk,tarikat.....olmazsa olmaaaz

Çevrimdışı Uludag

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 922
    • www
Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #28 : 22 Şubat 2008, 12:26:13 »
Tarikati birakin irsadla mesgul tabiri gayri müslimlerin özellikle onlardan belirli bi grubun (ismini biliyorsunuz ama yazmak sakincali olabilir ;) ) oyunu gibi geliyor bana. Macaristani nasil kaybettik zannediyorsunuz? Osmanli ecdad tarikat olmayan ülkeleri kaybedipte simdiki Anadoluya mahbus kaldi. Cünkü Anadolu tarikatlar ve veliler diyariydi. Maneviyat olmayan ülkeler dinini unutup Panslavizm milliyetcilik fitnesine maruz kaldilar, Payitahta karsi ayaklandilar ve bölünmelere sebeb oldular. Kücük lokmalar halinde Deccalin kolay yutulur lokmasi haline geldiler.

Irsada ehil olmak zaten tarikattan gecer. Hele birde Muhammedi mesrebli bir zat direksiyonda olursa dokunma keyfine... Rahmetin bini bir para... &))
« Son Düzenleme: 22 Şubat 2008, 12:44:32 Gönderen: Turgut67 »
Ya rabbi, şu acizi ümmeti Muhammede hizmet etmeğe muktedir kıl.

Çevrimdışı aşk hamalı

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 116
Ynt: Asrımızda tarikat, imanı kurtarmayı geciktiriyor mu?
« Yanıtla #29 : 07 Mayıs 2008, 15:54:16 »
Değerli müteallim! Nasılki araba şöförsüz gitmez Tarikatı Aliyye Mürşidi kamil de insanı Mevlaya vasıl edn en güzel şöför mesabesindedir.Size katılıyorum
Allah razı olsun