Gönderen Konu: Bazı Fıkıh Istılahları  (Okunma sayısı 5725 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zaman_1453

  • Ziyaretçi
Bazı Fıkıh Istılahları
« : 29 Ocak 2008, 23:55:14 »

 e45)) Bazı Fıkıh Istılahları e45))

Namaz Kitabı

Müdrik: Namazı bütünü ile imamla birlikte kılan kimsedir.
Lahik: İmamla birlikte namaza başlamasına rağmen namazın bütün rekatlarını, yahut bir kısmını imamla birlikte kılamayan kimsedir.
Mesbuk: Namazın tamamında  yahut bir kısmı itibarıyla imama sonradan uyan kimsedir.   

Beyi’ Kitabı

Beyi: Bir malı, diğer bir mal ile değiştirmektir.
Bayi: Bir malı başkasına satan kimsedir.
Mütebayian: Bir malı alan ile satana denir.
Mebi: Satılan şeye denir.
Bey’i Mün’akid: Tamamlanmış olan bey’e denir.
Gayr-i Mün’akid: Tamam olmamış olan beyi akdine denir.
Bey’i Mevkuf: Başkanın iznine bağlı olan satıştır.
Bey’i Fasid: Şartlarında eksiklik olan satışa denir.

Rehin Kitabı

Rehin: Bir malı ondan tamamen veya kısmen istifası mümkün olan bir hakk-ı mali mukabilinde o hak sahibinin veya başkasının elinde birrıza  mahpus ve mevkuf kılmaktır.
Rahin: Rehin veren kimsedir.
Mürtehin: Rehin alan kimsedir.

İkrar kitabı

İkrar:Bir kimsenin kendisiyle alakalı olup, başkasına ait olan hakkı haber vermesidir.
Mukır:Başkasına ait olup kendisi  ile alakalı olan hakkı haber veren kimsedir.
Mukarrunleh: Kendisine ait olan bir hak, başkası tarafından itiraf olunan hakiki veya manevi şahıstır.
Mukarrunbih: Bir kimsenin alakadar olup, başkasına ait bulunduğunu haber verdiği haktır.

İcare Kitabı

İcare: Cins ve miktarı belli olan bir menfaati malum bir bedel mukabilinde satmaktır.
İcar: Kiraya vermektir.
İsti’car: Kira ile tutmaktır.
Müste’cir: Kira ile tutan kimseye denir.
Me’cur: Kiraya verilen şey demektir.

Şuf’a Kitabı

Şuf’a: Bir mülk kaça satın alınmışsa, o mülke o para ile sahip olma hakkıdır.
Şefi: Satılacak bir mal için almakta üstünlük hakkı olan kimseye denir.
Meşfu: Satılmakla veya ıvaz şartıyla hibe edilmekle kendisine şuf’a hakkının taalluk ettiği akardır.
Meşfuunbih: Şefiin hakkı şuf’aya nailiyyetine sebep olan mülktür.
Kefalet Kitabı

Kefalet: Birisinin bir şeyi yapmadığı takdirde, kendisinin o işi yerine getireceğini kabullenmesidir.
Mekfülün leh: Bir malın edasını veya bir şahsın teslimini kefilinden talep ve davaya hakkı olan kimsedir.
Mekfülün anh: Borcunun edası veya şahsının teslimi hususunda kefalet yapılmış olan kimsedir.
Mekfülün bih: Kefilin edasını veya teslimini iltizam ettiği şeydir.



Havale Kitabı

Havale:Bir deyni bir zimmetten diğer bir zimmete yani bir zattan diğer bir zata nakletmektir.
Muhıl: Borcunu başkasının zimmetine nakleden kimsedir.
Muhalünleh: Muhılde alacağı olup ondan havaleyi alan kimsedir.
Muhalünaleyh: Kendi üzerine havaleyi kabul eden, muhilin borcunu ödemeyi iltizam eden kimsedir.
Muhalün bih: Havale olunan maldır.

Sulh Kitabı

Sulh: İki tarafın, yani müddeî ile müddeaaleyhin aralarında rızalarıyla nizaı refi’ ve izale eden akittir.
Musalih: Sulh yapan kimsedir.
Musalehunaleyh: Bedel-i sulh demektir.
Müsalehun anh: Dava edilen şeydir.

Hibe Kitabı

Hibe: Bir malı bir kimseye ıvazsız olarak vermektir.
Vahib: Bir şahsa bir malı bağışlamak suretiyle temlik eden kimsedir.
Mevhübün leh: Kendisine bir mal hibe edilmiş olan kimsedir.
Mevhüb: bir kimseye bağışlanan maldır.
Hediye: Bir kimseye ikram için hibe olarak verilen veya gönderilen maldır.

Gasb kitabı

Gasb: Bir kimsenin mütekavvim ve muhterem bir malını sarahaten ve delaleten veya adete nazaran izni olmaksızın haksız yere elinden veya daire-i tasarrufundan ahz etmektir.
Gasıb: Başkasının malını elinden veya daire-i tasarrufundan tekallüb tarikıyle haksız yere alenen ahz eden kimsedir.
Mağsub: Başkasından haksız yere tekallüben ve alenen ahz edilen şeydir.
Mağsubün minh: Elindeki veya daire-i tasarrufundaki bir malı başkası tarafından tekallüben  ve alenen ahz olunan kimsedir.




Nikah Kitabı

İstinkah:Nikahlanmak demektir.
Zevc:Bir kadının nikahına sahip olan erkek demektir.
Zevce: Bir erkeğin nikahı altında bulunan kadın demektir.
Mehir: Zevcenin akd-i nikah ile müstehik olduğu maldır ki, onu zevcinden alır.

Talak Kitabı

Talak: Akd-i nikahı hususi lafızlarla filhal veya filmeal  raf ve izale etmektir.
Tatlik: Zevceyi boşamak demektir.
Mutallik: Zevcesini boşayan erkektir.
Mutallaka: Zevcinden boşanmış olan kadındır.
Mebtüte: Zevcinden üç talak ile ayrılmış olan kadındır.

Kazif Kitabı

Kazif: Bir kimseye tayir ve şetm maksadıyla zina isnat etmek demektir.
Kazif: Başkasına zina isnat eden şahsa denir.
Makzüf: Kendisine zina isnad edilen kimseye denir.
Makzüfün bih: Zina isnadında kullanılan kelimelere denir.
Makzüfün fih: Kazfin vukubulduğu yere denir. 

Sirkat Kitabı

Sirkat: Mal-ı mütekavvimi, mekanı muhrezden sahibinin izni olmaksızın almak demektir.
Sarik: Sirkat işini yapan kimseye denir.
Mesruk: Çalınmış olan şeye denir.
Mesrukun minh: Malı çalınan kimseye denir.
Mesrukun fih: Sirkat hadisesinin vukubulduğu yere denir.

Dava Kitabı

Müddeî: Bir hakkın kendisine ait olduğunu hakim huzurunda iddia eden kimsedir.
Müddea aleyh: Kendisinden hakimin huzurunda bir hak talep olunan şahıstır.
Müddea: Müddeînin dava ettiği şeydir

Vasiyyet Kitabı

Vasiyyet: Bir malı veya menfaati ölümden sonraya izafetle, bir şahsa veya hayır cihetine meccanen temlik etmektir.
Mûsa bih: Ölümden sonraya izafetle temlik edilen mal veya menfaattir.
Mûsa leh: Kendisine vasiyyet yapılan şahıstır.
Mûsî: Mal veya menfaati vasiyet eden kimsedir.
Vasî: Bir kimsenin malında veya çocuklarının işlerinde tasarruf etmek üzere nasbedilen kimsedir.




Feraiz Kitabı

İlm-i Feraiz: Ölünün terikesine taalluk eden haklardan ve terikenin muayyen sehimler üzerine taksiminden bahseden ilimdir.
Ashab-ı Feraiz: Mirastan hisseleri nassan muayyen olan varislerdir.
Asabe: Ashab-ı feraiz ile beraber bulunduklarıhalde onların sehimlerinden mütebaki terikeye müstehik olan ve ashab-ı feraiz bulunmadığı takdirde terikenin tamamını ihraz eden yakınlardır.
Sulbiyye: Bir kimsenin öz kızı demektir.
İbniyye: Bir kimsenin oğlunun öz kız evladıdır.
Terike: Bir müteveffanın kendisine ait olmak üzere terk etmiş olduğu maldır.
Miras: Bir müteveffanın terikesinden yakınlarına intikal eden maldır.
Sehm: Hisse, varislerden her birinin terikeden müstehik olduğu miktardır.
Tashih-i mes’ele: Varislerin sehimlerini hiçbiri hakkında kesr vaki olmayacak surette ve mümkün mertebe en az bir miktardan göstererek terikeyi kabil-i taksim bir hale koymaktır.
Temasül: İki adedin birbirine müsavi olmasıdır.
Tedahül: İki adetten birinin diğeriyle tamamen taksimi kabil olmasıdır.
Tevafuk: İki adetten birinin diğeriyle taksimi kabil olmayıp üçüncü bir adet ile taksimi kabil olmasıdır.
Tebayün: İki adet arasında birden başka kasım-ı müşterek bulunmamasıdır.



Çevrimdışı racül

  • Moderatör
  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1265
Ynt: Bazı Fıkıh Istılahları
« Yanıtla #1 : 01 Şubat 2008, 01:58:43 »
Bunu biraz daha genisletip "sabit"lesek nasil olur?
Es ist keine Schande hinzufallen, aber es ist eine Schande einfach liegen zu bleiben.
                                                Theodor Heuss
                             ehemaliger Bundespräsident