Gönderen Konu: Bebeklerde Eğe veya İye Kemiğinin Batması ve Çözümü  (Okunma sayısı 44558 defa)

0 Üye ve 30 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."

Bebeklerde Eğe veya iye Kemiğinin Batması ve Çözümü

Belirtiler

1-   Bebek canı yanar gibi acıklı ağlar,
2-   Bir ayağını çeker,
3-   Sırtüstü yatmaktan hoşlanmaz,
4-   Ayakta sallanmaktan hoşlanmaz.

Kontrol 1:

1-   Bebeğin üstü çıkarılıp sırtüstü yatırılır.
2-   Çapraz olacak şekilde sol memesinden göbek deliği hizalanarak sağ kasığı karışla ölçülür.
3-   Sağ memesinden göbek deliği hizalanarak sol kasığı karışla ölçülür.
4-   Ölçüm sonucu uzun olan taraftaki bacağın eğe kemiği batmış olabilir.

Kontrol 2:

1-   Bebek yüzüstü yatırılır,
2-   Çapraz olacak şekilde sağ el yumruğu ile sol ayağın topuğu birbirine değdirilmeye çalışılır.
3-   Sol el yumruğu ile sağ ayağın topuğu birbirine doğru çekilerek değdirilmeye çalışılır.
4-   Arasında mesafe olan veya değmekte zorlanan taraftaki bacağın eğe kemiği batmış olabilir.

Uygulama:

1-   Bebek sırtüstü olarak kol üzerine alınır, (Bebeğin bacakları havada olacak)
2-   Eğe kemiğinin batmış olduğu bacağın çaprazındaki omuz kavranır,
3-   Eğe kemiğinin batmış olduğu bacak tarafındaki poposundan yavaş yavaş masaj yapıyormuş gibi itilir,
4-   Bebek yüzüstü yatırılır,
5-   Çapraz olacak şekilde sağ el yumruğu ile sol ayağın topuğu birbirine değdirilmeye çalışılır. (Birkaç defa tekrarlanır.)
6-   Sol el yumruğu ile sağ ayağın topuğu birbirine doğru çekilerek değdirilmeye çalışılır.(Birkaç defa tekrarlanır.)
7-   Bebeğin koltuk altlarından başlayarak aşağıya doğru sırtı hafif hafif masaj yapılarak ovulur.(Masajda zeytinyağı kullanımı tavsiye edilir.)
8-   Bebek ayaklarından hafifçe kaldırılarak başaşağı olarak 5-10 saniye tutulur.
9-   Tekrar kontrol (Kontro 1 veya 2 ile) edilir.


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Çocuklarda Ateş ve Ateşi Düşürme Metodları
« Yanıtla #1 : 04 Nisan 2012, 23:46:02 »
Çocuklarda Ateş ve Ateşi Düşürme Metodları

Ateş düşürmek için asla kolonya, alkol, sirke, buz ve soğuk su kullanmayın. bunlar damarları ani olarak büzer ateş düşer gibi olur. sonrasında ise damarlar genişler ve ateş daha fazla yükselir. . özellikle küçük bebeklerde havale riskini arttırır.

Öncelikle Ateşin çocuğunuz için bir savunma mekanizması olduğunu unutmayın. Her çocuğun ateşi çıkar. Bu vücudun savunma mekanizmasıdır. Önemli olan çıkan ateşi kontrol altında tutmaktır. Öncelikle Ateşli Çocukta yapılmaması gerekenleri maddeler halinde anlatacağım

1.
Çocuk ateş nedeniyle titrer. aile eli ayağı buz gibi başı yanıyor çocuğumun der. Bu tamamen ateşin doğası ile ilgili bir durumdur. Kan dolaşımının fazla olduğu baş ve vücut kısmı daha sıcak kan dolaşımının az olduğu el ve ayaklar soğuk olacaktır.

2. Çocuğunuz Ateşliyken,titrese,morarsa bile Asla ve asla üzerini örtmeyin.(Çocuğun üzerini örtmekle yangına odun atmak arasında bir fark yoktur)
 
3. Ateş düşürmek İçİn asla kolonya, alkol, sirke, buz ve soğuk su kullanmayın. bunlar damarları ani olarak büzer ateş düşer gibi olur. sonrasında ise damarlar genişler ve ateş daha fazla yükselir. . özellikle küçük bebeklerde havale riskini arttırır.
 
4. İki üç tane tane havluyu veya temiz bezi  soğuk olmayan yaklaşık 35-36 derece sıcaklıkta su dolu bir leğene koyun. ondan sonra bir havluyu hastanın alnına yerleştirin, diğer havlular ile bilek içlerini, koltukaltlarını, karın ve kasık bölgelerini silin. bezleri en fazla 3 dakika da bir suya sokun. bir havluyu ıslatıp alna koymanın ateş düşürmeye bir yararı olmayacaktır. 20-30 dakika boyunca havluları sık sık ıslatarak sürekli değiştirmeniz lazım. bu arada bol bol su içirin. eğer bu yeterli gelmezse hastayı 35-36 derece sıcaklıkta su dolu küvete sokun ve en az yirmi dakika bekleyin. soğuk su ile 1-2 dakika duş yapmanın yararı yoktur, tam tersine zararı vardır.su sıcaktan soğuğa dek kademeli olarak soğutulabilir ama ani soğutmayınız.
 
5. Bu arada ateş 38 c yi görüyor veya 39-40 C ise öncelikle Ibuprofen etkili şuruplara yönelin
bunlar(Dolven,Pedifen,Ibufen,.... ) gibi şuruplardır. Yüksek ateşte 4 saatte bir bu şuruplardan verilebilir.Bu ilaç verme periyotları arasında hala ateş 38,2 nin atına düşmüyorsa araya Parasetamol içeren şuruplarla  araya girilir. (Calpol,Tylol,Volpan,Minoset etc)  ve asla unutmayın ki saati sektirir veya uyuya kalırsanız ateş yine yükselecektir.
Demek ki ıbufen ve parasetamol kombinasyonu ilk seçenektir.

 
Örnek olarak:

10 kg'lık bir çocukta ateşi düşürmek için
 
4 saatte bir 1+1/4 ölçek Ibuprofen (ibufen,Ibuprofen,Pedifen, Dolven,vs.) verilir .
Ateş 4 saat dolmadan 38,5 u geçerse araya 1 ölçek Parasetamol(Calpol,Tamol,Parol,Tylol vs.) ile girilir.

 
15 kg'lık çocuk için 1+1/2 ölçek Ibuprofen verilir .

Ateş 4 saat dolmadan 38,5 u geçerse Ibuprofen ve 4 saat arayla 1,5 ölçek Parasetamol(Calpol,Tamol,Parol,Tylol vs.) verilir


20  kg'lık çocuk için 2  ölçek Ibufen verilir .

Ateş 4 saat dolmadan 38,5 u geçerse Ibuprofen ve 4 saat arayla 1,5 ölçek Parasetamol verilir
 
bunun yanında yine soğuk uygulamaya devam edilir .
 
PERİFERİK SOĞUTMA (Anlına,vücuduna,kasık aralarına bez koyma veya yeterli  gelmezse ılık duş, )
ATEŞ DÜŞÜRÜCÜ VERME
SU KAYBINI  ÖNLEMEK VE ATEŞİ DÜŞÜRMEK İÇİN BOLCA SIVI VERİNİZ.
 
Biz bu metoda PAS Metodu diyelim aklımızda kalsın
 
 
Not :Bunlara rağmen ateş  düşmüyorsa Metamizol içeren Novalgin Şurup veya damla her zaman olmamak kaydıyla kullanılabilir.
 UNUTMAYINIZ !!! ATEŞ VÜCUDUN EN ÖNEMLİ SAVUNMA MEKANİZMASİDIR... ÇOCUĞUNUZUN ATEŞİNİN YÜKSELMESİ DOĞAL BİR ENFEKSİYONA KARŞI SAVAŞ SONUCUDUR. ÖNEMLİ OLAN ATEŞİ KONTROL ALTINA ALMAKTIR....


Ibuprofen (ibufen,Ibuprofen,Pedifen, Dolven,vs.) kullanırken dikkatli olunmalı ve çocuğun tok olmasına özen gösterilmelidir. Aksi halde mide kanamasına sebebiyet verebilir...

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Prof. Dr. Ahmet Aydın semineri: Antibiyotiksiz Çocuk Yetiştirmek
« Yanıtla #2 : 18 Mayıs 2015, 17:46:54 »
Prof. Dr. Ahmet Aydın semineri: Antibiyotiksiz Çocuk Yetiştirmek
 

Geçen hafta Ht Hayat’ın seminerinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Metabolizma ve beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Ahmet Aydın’ın konuşacağını öğrendiğimde Taksim’e nasıl koşarak gittim anlatamam. Yıllardır kitaplarını okuduğum, televizyonda izlediğim ve www.beslenmebulteni.com sitesinden takip ettiğim Hocamızı canlı dinleme imkanı bulacaktım. Seminer beklediğimden bile güzel geçti, evet bilgiler zaten bildiğim bilgilerdi ama kendisinden dinlemek ve sorular sorabilmek harikaydı.  Şimdi sizlere seminer notlarımı aktarıyorum.
Gıdalarda eskiden olduğu gibi vitamin ve minareller yok. Herşeyi mahvettiler. Kuş gribi dediler tüm tavukları itlaf ettiler. Tavuklar korkunç. 25-30 dakikada nasıl tavuk pişer? Cinsi öyle diyorlar. Allah Allah köylüler bulamıyor bu cinsi de bunlar buluyor. Tavuklar diyabetli ve romatizmalı yaşam koşullarından ve verilenlerden.
 
Günümüzde neler kötüye gitti?

Omega 3, sızma yağ, hayvani yağ, sebze ve meyve tüketimi azaldı.
Omega 6, margarin, trans yağ, rafine şeker ve beyaz un tüketimi arttı.




Ne yediğimiz çok önemli. Çok ekmek tüketilmesin. Ekşi hamurdan yapılmış köy ekmeği en sağlıklısı. Türkiye’de çok fazla ekmek tüketiliyor. Unlu ve şekerli gıdaları fazla yemeyin. Fermente şeyler çok faydalı. Mesela lahanadan daha faydalıdır lahana turşusu. Ev yapımı yoğurt, boza, şıra, turşu.
Çelik ve cam kullanmak sağlıklı.

Neler yiyelim?

Küçük balıkları tercih edelim büyük balıklar toksinli olabilir. Hamsi, sardalye, lakerda, Norveç somonu. Karadeniz ve Marmara pis ama yine de balık yemek çok faydalı.
Kefir: faydalı hazırlar da fena değil ama meyvalı olmasın. Kefir yoğurttan azıcık daha üstün.
ev yapımı yoğurt: çok faydalı. Mutlaka yenmeli

Hangi takviyeleri alalım?

Her gün D vitamini ve balık yağı takviyesi alınmalı. İçinde Epa dHa olmalı. (Balık  yağı için Hocama marka söylemesi için çok ısrar ettik, Ocean, Carlson ve Möellers dedi)
Eviniz nemli olsun. Klimalar zararlı.
 
Prof. Ahmet Aydın bağırsakların vücuttaki en önemli organ olduğunu ve pek çok hastalığın buradaki sorunlardan kaynaklandığını düşünüyor. Alzheimer, Otizm bunların arasında. Erişkin bir insanın bağırsağında 100 trilyon yani 1,5 kilo faydalı bakteri ve mantar bulunur. Bu rakam insan hücre sayısının 10 katı kadardır.



Bebeğin bağırsak sağlığı normal bir doğumla doğarak başlar. Böylelikle doğum kanalından geçerken annesinin faydalı florasını da alarak doğar. Sezaryen ile doğan bebek  bundan faydalanamıyor ve hayata 0 flora ile başlıyor. Artık hastane ortamında ne olursa.
Tabii biz anneler hemen “ama hocam zorunlu sezaryen olanlar ne yapacak?” diye atıldık.

Prof. Ahmet Aydın burada çok radikal bir çözüm önerdi.

“Eğer sezaryen olmak zorunda kaldıysanız doğumdan hemen sonra bir gazlı bezi alın ve vajinanızdan içeri sokun, çıkarın ve yeni doğmuş bebeğinizin ağzına koyun!” evet yanlış okumadınız. Düşününce bebek normal doğmuş olsaydı oradan çıkacaktı ve çıkarken ağzı her yere dokunacaktı. Bilemiyorum ama bunu yapacak bir Türk annesi zor bulunur. Açıkçası eğer ben bunu daha önce Prof. Aydın’dan duymuş olsaydım iki zorunlu sezaryenimde de bunu yapardım.

Çocuklarımızın sağlığı için başka neler yapabiliriz?

2 yaşa kadar emzirin, ek gıdalara zamanında geçin ama sadece evde yaptığınız yemekleri ezerek verin. Hazır bir şey almayın.
Yoğurdunuzu evde mayalayın. Mayalarken eczaneden toz probiyotik alıp koyabilirsiniz. Koymasanız da olur. Sütü bir taşım kaynatın.

Türk kadınlarında D vitamini eksikliği var. Bunu önlemek için D vitamini takviyesi almalılar. Her kilo için günde 100 Unite (1 damla) D vitamini takviyesi alınmalı. D vitaminini sadece öğlen güneşinden alabilirsiniz.  Güneşe çıkarken akıllı olun. Birden çok çıkmayın. İlk gün 10 dk. yavaş yavaş arttırın ve güneş kremi sürmeyin. D vitamini takviyesini tatile gitmeden alın. Kadınlar hem hamilelikten önce hem de hamilelik boyunca, hem de emzirirken D vitamini almalı.
Çocuklarınıza demir ve Devit damlalarını verin. İçinde evet zararlı paraben olsa da risk fayda analizinde verilmesi daha faydalı.
Baharatlar ve bitkisel destekler faydalı ama mucize beklemeyin. Zerdeçal çok faydalı ve mutlaka kullanılmalı. Tız zencefil de faydalı. Çocuklaa az az baharat verebilirsiniz.
 
Antibiyotik sadece ne zaman kullanılacak?

1. Zatürre
2. Menenjit
3. Beta
Kulak iltihabında gerek yok. Kulağa zeytinyağı, anne sütü veya fesleğen yağı damlatabilirsiniz.
Antibiyotikler zararlı çünkü bağırsak florasını bozuyor, enfeksiyon uzuyor hastalık kötüleşiyor. Hasta dinlenecek, burnunu tuzlu suyla açın. Ateş düşürücü vermeyin.
Aşılar
Aşı olayı çok karışık ve büyük sorumluluk. Bence sadece ölümcül hastalıklar için olanlar yaptırılmalı. Çok sorulan Meningekok aşısını yaptırmazdım.
 
Bunlar tabii ki Prof. Ahmet Aydın’ın anlattıkları. Çoğunu onaylıyorum ve uyguluyorum ama aşılar ve ateş düşürücü hiç vermeme konusunda kendisine katılmıyorum. Siz de öncelikle mutlaka sizi ve çocuğunuzu tanıyan doktorunuzu dinleyin.


http://www.hassasanne.com/2014/01/25/prof-dr-ahmet-aydin-semineri-antibiyotiksiz-cocuk-yetistirmek/

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Üst Solunum Yolu Enfeksiyonlarının Tedavisinde Bir Yöntem...
« Yanıtla #3 : 20 Kasım 2015, 16:34:40 »
Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları, Nezle, Grip, Geniz Akıntısı, Sinüzit vs. İçin En Ucuz ve Etkili Tedavi Yöntemi

Burun ve geniz yollarını evde hatırlayabileceğimiz bir solüsyonla yıkayarak bu tür rahatsızlıkların hafiflemesine bazen de geçmesini sağlayabiliriz.
Toplu yerlerde yaşayan yada toplu taşıma kullananların bilhassa ortamda hapşıran öksüren birileri varsa ara sıra bu işlemi yapması bu tür hastalıkların önüne geçebilir.

Malzemeler:
1- Bir su bardağı (200 cc) içme suyu (kaynayıp soğumuş),
2- Bir çay kaşığı Doğal Tuz (Deniz kuyu, Kaya tuzu, Himalaya Tuzu vs.),
3- Bir çay kaşığı Karbonat (Yemek sodası).


Hazırlanışı:
Tuzu ve karbonatı suyun içine koyarak iyice karıştırın.


Kullanımı:
1- Solüsyonu 40-42 derecede ısıtın,
2- Solüsyonu şırınga yada sinüs yıkama şişesine doldurun,
3- Ayaktayken başınızı öne lavaboya doğru eğin, solüsyonu burnunuza basınçlı bir şekilde sıkın.
4- 5-6 defa basınçlı bir şekilde sümkürün,
5- 3. adımdan itibaren 3 kere tekrarlayın.
7- Sümkürme esnasından burnunuzu kapatıp sümkürmeyin. Aksi halde solüsyon orta kulağa kaçabilir.

- Eğer çocuk, çok küçükse ve müsaade etmiyorsa burun spreylerinin içini boşaltıp bu solüsyonu doldurarak burun deliklerine bol miktarda sıkın.


Kullanım Süresi
Şikayetleriniz devam ettiği sürece dışarıya çıkmayacağınız zamanlarda (akşamları ve yatmadan önce) günde 3-5 kez uygulayın.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Alkollü Ağız Gargaraları ve Spreyleri Yerine Kekik Suyu Gargarası
« Yanıtla #4 : 24 Aralık 2015, 12:38:15 »
Alkollü Ağız Gargaraları ve Spreyleri Yerine Kekik Suyu Gargarasını Tavsiye Ediyoruz.

Kekik ağız sağlığı açısından tavsiye edilir. (Ağız kokusu, boğaz şişkinlikleri, antiseptik)
Diş etinizde sorun varsa, (çekilme, kanama v.b.) adaçayı kullanın. Sorun yoksa genel manada bakım için kesinlikle kekik öneriyoruz.
Bilhassa kış mevsiminde, üst solunum yolları ve ağız yaralarına karşı kalkan olacaktır.

Kekik Suyu Ağız Gargarası Hazırlanışı
Doğal yollarla elde edilmiş kekik suyunu (köylülerden yada güvenilir bir aktardan) alınız.
Bir Kahve fincanının içerisine 1 yada 2 yemek kaşığı kekik suyu ilave edinip üzerine de kaynayıp soğumuş sudan ilave ederek sertliğini (dayanabildiğiniz derecede) ayarlayınız.

Kekik Gargarası Nasıl Kullanılır?

Bu karışımı hazırlayıp sabah öğle akşam kullanın.
Kekik gargarasıyla, ağız içi, önü arkası, dilaltı, dil üstü, diş önleri ve arkalarına gelecek şekilde bir kez çalkalama yapın.
15- 20 saniye süreyle çalkalamayı sürdürün.
Genzinizi yakacak sertlikte ve yoğunlukta değilse yutabilirsiniz. Herhangi bir zararı yoktur.

Kekik Gargarası Ne İşe Yarar?

Bu tarifteki kekik çayı ağız gargarası olarak kullanılır.
Dişeti hastalıklarına iyi gelir.
Ağız içi yaraları geçirir.
Ağız hijyeni sağlar.
Antiseptiktir.
Şişkinliği ve gazı alır.
Boğaz ağrısını alır.
Öksürüğü alır.
Özellikle kışın boğazı korur.
Tadı adaçayı ağız gargarasına nispeten yakıcıdır.
Kekik gargarası, diş beyazlatmadan çok, diş ve ağız sağlığı ile ilgili doğal çözüm arayanlar için idealdir.

Kekik Suyunu Kendiniz de Hazırlayabilirsiniz!

Malzemeler
1.5   Yemek kaşığı kekik
2 su bardağı su

Hazırlanışı
Cezveye 2 su bardağı su koyup iyice kaynatın.
Kaynarken içine kekiği atın.
Ocaktan alıp, üzerine plastik olmayan kapakla kapatın.
Oda sıcaklığına geldiğinde çay iyice demlenmiş ve rengi koyulaşmış olacaktır.
Gargara olarak kullanacağımız çayı ince tülbent gibi geçirgenli kumaşla süzün
Gargara olarak kullanacağınız uygun şişeye koyun.

Nasıl Kullanılır?
Sabah öğle akşam kullanın.
Koyduğunuz şişe kabağından küçük bir yudum alın.
Kekik gargarasıyla, ağız içi, önü arkası, dilaltı, dil üstü, diş önleri ve arkalarına gelecek şekilde bir kez çalkalama yapın.
15- 20 saniye süreyle çalkalamayı sürdürün.
Ardından suyu ağzınızdan boşaltın.
Dikkat: Bu tarifte yapılan kekik çayı miktar bakımından yoğun olduğu için içilmesi halinde genzi yakabilir. Bu nedenle içilmesini önermiyoruz.



FOTOĞRAF: Kekik suyu ağız gargarasını yaptıktan sonra, daha önce kullandığınız ağız çalkalama suyuna ait kutuya koyabilirsiniz. Ya da evde uygun bir şişeye koyarak kullanabilirsiniz. Günde 3 defa olmak üzere, 1 haftalık kullanıma yetecek miktarda yapın. Fazlası bozulmasın. Bozulmayı tattaki değişiklikten anlayabilirsiniz.

NOT:
Birkaç kullanımda lavaboda sarımtırak iz oluşacaktır.
Daha sık temizlik gerekebilir.
Kullanım sonrası ağzınızı normal suyla çalkalamayınız. Zira normal su kekik suyunun tedavi edici etkisini azaltır.


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
En Etkili Pişik Kremlerinde Neden Çinko Var? Oksizinc...
« Yanıtla #5 : 31 Ocak 2016, 03:42:39 »
En Etkili Pişik Kremlerinde Neden Çinko Var? Oksizinc, A+D krem, Sudocream...

Çinko-oksit (zinc-oksit) içeren krem ya da karışımlar, zarar görmüş ya da irrite olmuş (duyarlanmış) deride yüzeyel olarak krem şeklinde kullanılır. Deride yara iyileşmesini hızlandırıcı ve hafif antiseptik(mikrop öldürücü) etkinliği var; bu özellikleri nedeniyle en sık pişiği tedavi etme ve pişiği önlemede kullanılır.

%10-15 formları pişik oluşmasını engellemek için,

%40 formları oluşan pişiğin tedavisinde kullanılır.

Piyasada 'oksizinc' , 'A+D krem', 'sudocream' ve 'desitin', markalarıyla satılmaktadır.

http://www.doktorannem.com/makale/pisik-kremlerinde-neden-cinko-var.html


Oksizinc Parabensiz Balık Yağlı Çinko Oksit Kremi



Oksizinc markasının Çinko Oksit Kremi nin içeriğinde natürel balık yağıda yer alıyor, 40 gram içerisinde %40 çinko oksit içeriyor ve üstelik parabensiz.

Çinko Oksit kremin faydaları zaten anlatmakla bitmiyor, faydalarını aşağılarda sizlerle paylaşıcam ama öncelikle kendi düşüncelerime,yorumlarıma gelelim.

İçeriğinde balık yağı olduğu için kendimce feci kokuyor, özellikle yazın yağ üstte toplanıyor. Kremle yağı bir şekilde karıştırmaya çalışıyorum sonra sürüyorum, aksi taktirde kremin üstünde yağ yüzüyor ama bu sadece çok sıcak ve kullanmadığım bi süre aynı şekilde hep kaldığı için yani tüpü baş aşağı koyduğumdan dolayı oldu yani normalde kullandığınız sürece böyle bir sorun olacağını sanmıyorum baş aşağı koyup unutmayın yeter ^-^. Krem yoğun bir kıvamda, aldığınız herhangi bir miktarı bekletmeden dağıtmak, yüzünüze dağılımı kolaylaştıracaktır eğer ağır davranıp kremi biraz açıkta bekletirseniz yüzünüze ne rahat dağılır nede eşit dağılmış olur.


Yüzü çok güzel nemlendiriyor, sürdüğünüzde sanki bi koruma tabakası varmış gibi hissediyorsunuz. Bu kremin bu kadar çok sevilmesinin nedenlerinin en başında yüzde porselen etkisi yaratması gelir. Yani yüzü beyazlaştırarak,pürüzsüz bir hale getirmekte. Sürdüğünüz miktara bağlı olarak yüzünüzün rengini beyazlaştırıyor. Pürüzsüzden kastım ise kimi pütürlüklere ve sivilcelere iyi geliyor, sanki kurutuyor. Zaten katı bir yapısı var, içinde balık yağı olmasa çok daha katı olurdu ve dağılmasi daha zor olurdu. Şahsen ben sivilcilerimi kurutmak için sadece sivilcelerin üstüne sürdüğümde oluyor.


Yukarıda ve aşağıdaki fotoğraflar kremin içinden çıkan kagıttır. Ben bu kremi nemlendirici olarak kullanıyorum ama günlük olarak değil vede sivilceler için kullanıyorum. Cildimin nemlendiriciye en çok ihtiyacı olduğu zaman ilk koşup kullandığım krem bu, genelde gece yatmadan önce sürüyorum. Sabah kalktığımda kremi hala yüzümde hissediyorum, yıkarkende belli oluyor zaten içerisinde balık yağı olduğü için kolay kolay çıkmıyor. Ama cildim o kadar pamuk gibi ve görünümü parlak ve canlı oluyor ki anlatamam, sanki çok sağlıklıymış gibi oluyor bu da beni mutlu ediyor. Bazıları bunu maske olarak haftada 1 kullanıyor, 20dk bekledikten sonra soda ile çıkarıyormuş, bence böyle yapacağınıza yatarken sürünki tüm gece etki etsin, çıkarmasıda daha kolay olacaktır.

Unuttuğum bişey yoktur inşAllah valla çok memnunum sizlerede çok tavsiye ederim.

Gelelim Çinko Oksit Kreminin Faydalarına;

Omega 3 yağ asitleri açısından zengin olan balık yağı, cildin daha pürüzsüz ve parlak görünmesini sağlar.
Ergenlik döneminde oluşan sivilce problemlerini azaltır.
Cildin nemli kalmasına yardımcı olarak cilt kuruluğunu engeller.
Düzenli ve belirli dozda alınan balık yağı, cildin daha genç, diri ve canlı görünmesine yardımcı olur.
Balık yağı, aynı zamanda cildi selülit, kaşıntı, sedef, çatlaklar leke, cilt kanseri, döküntü, egzama, mantar vb. cilt hastalıklarından korur. Her türlü alerjik cilt hastalıklarına karşı etkilidir.
Serbest radikallerle savaşarak yaşlanma etkilerini geciktirir.
Hücre yenileme etkisi ile cildi güzelleştirir.
Çil ve leke oluşumunu engeller. Cilt rengini güzelleştirir.
Güneş yanığını önlemeye yardımcı olur.
Nasır oluşumunu önlemede etkilidir.
Ciltteki iltihabı gidermeye yardımcı olur.
Balık yağı, dozajı aşmamak koşuluyla her cilt tipinde güvenle kullanılabilir.
Cildin yanı sıra saçlar için de faydalı olan balık yağı, saçların parlak ve hacimli görünmesini sağlar, saç köklerini besleyerek saç dökülmelerini yavaşlatır. Saçın hızlı uzamasına yardımcı olur.
Oksizinc Parabensiz Balık Yağlı Çinko Oksit Krem
Cildin güzelleşmesini sağlar
Yüzünüzün gençleşmesini sağlar.
Sivilceleri kurutur
Çinko, cildin yenilenmesini ve onarılmasını sağlayan kolajen oluşumunda etkilidir.
Yaraların hızlıca geçmesini sağlar.
Güneşin ultraviyole ışınları etkin bir şekilde engeller Çinko oksiti sürüp dışarı çıkıp hem güneşin zararlı ışıklarından korunursunuz hemde güzel olursunuz .
Uçukları hafifletir.
Güneş lekelerini yok eder.
Cilt tonunu eşitler.
Yıpranmış,matlaşmış ve kırışmış ciltler veya sivilce akne yanık ameliyat izleri taşıyan ciltleri gençleştirmek ,pürüzsüzleştirmek ve taze doku üretimini tetikleyerek cildin yenilenmesini sağlıyor.
El yüz çatlaklarında tahrişlerde kullanılır.
İnce bir tabaka halinde uygulandığında cildin su kaybetmesini önler.
Yazın güneş, kışın da soğuk yanıklarına karşı koruyucudur.
Kızarıklıkları geçirir
Cildin erken yaşlanmasını önleyen anti-oksidan özellikler taşır
Tahriş dermatit , egzama ve sedef hastalığı , kılcal damar tedavisinde kullanılır.
Çinko oksit, kaşıntı, döküntü ve, pişik gibi nemli cilt hastalıkları için yardımcı olur.
Cilt kanserini önler.
Cilde güzel bir beyazlık verir
Hücre yenileyicidir
Akneye düşmandır. Akneye karşı da çok etkili bir mineraldir, A vitamininin kimyasal bileşimini harekete geçirir ve mikrop öldürücü etkisi akne sivilcelerinin kaybolmasını sağlar.


İşte benim Parabensiz Balık Yağlı Oksizinc Çinko Oksit Krem yazım,yorumlarım böyleydi. Umarım beğenmişsinizdir, kullandıysanız veya her türlü düşünceniz için yorumlarınızı bekliyorum.



http://sanatinsaklisirlari.blogspot.com.tr/2015/09/oksizinc-parabensiz-balk-yagl-cinko.html

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
En Etkili ve Doğal Göğüs Ucu Çatlak Kremi : Lansinoh
« Yanıtla #6 : 14 Mart 2016, 01:24:37 »
En etkili ve Doğal Göğüs Ucu Çatlak Kremi : Lansinoh




Açıklama:

- Lansinoh HPA® Lanolin Göğüs Ucu Kremi emziren annelerin en sık yaşadıkları göğüs ucu ağrısı ve çatlaklarına çözüm bulmak üzere geliştirilmiştir.

- Nemli dokuda yara iyileşme ilkesine göre etki göstermektedir. Buna göre deri kurumamakta ve hücrelerin hareketini engelleyen bir kabuk oluşmamaktadır.

- Hiç bir katkı maddesi, koruyucu madde ya da bebekte alerjiye neden olabilecek papatya, kabuklu yemiş yağları, E vitamini vb. içermez.

- Lansinoh HPA® Lanolin Göğüs Ucu Kremi hipoalerjenik ve doğaldır.

- İngiliz Alerji Kurumu’nun onayını alan tek göğüs ucu kremidir.

- Lansinoh HPA® Lanolin Göğüs Ucu Kremi, tatsız, kokusuz ve renksizdir. Böylece bebek annesinin kokusunu, anne sütünün tadını alabilir.

- Hem bebek hem de anne için güvenlidir.

- Emzirmeden önce silinmesine gerek yoktur.

- Emzirmeye kolay bir başlangıç yapılabilmesi için hamileliğin 32. haftasından sonra sabah ve akşam uygulanılması tavsiye edilir. Bu dönemde yapılan uygulamanın göğüs ucunu uyarmadan, nazikçe göğse masaj yapar gibi olmalıdır.


Kullanım Şekli:

- Temiz elinizle, tüpü sıkarak bezelye büyüklüğünde bir parça Lansinoh HPA® Lanolin Göğüs Ucu Kremi alın ve parmaklarınızın arasında yumuşatın. Meme ucunun tamamını kapsayacak şekilde dikkatlice uygulayın. Gerekiyorsa, tek kullanımlık emzirme pedinin ortasına da az miktarda uygulayabilirsiniz.

- Tüpü oda sıcaklığında saklayınız. Serin yerde saklanan ürün sertleşeceğinden uygulamak zorlaşabilir.

- Her emzirmeden sonra ya da gerekiyorsa daha sık Lansinoh HPA® Lanolin Göğüs Ucu Kremi uygulayınız.


Ürün Detayı:

10ml ve 40ml olarak iki farklı boyu mevcuttur.


http://www.lansinoh.com.tr/urunler/hpa-lanolin-gogus-ucu-kremi


http://www.lansinoh.com.tr/uploads/files/products/Lansinoh_HPA_Lanolin_Gogus_Ucu_Kremi_Kullanim_Kilavuzu.pdf

http://www.gittigidiyor.com/arama/?k=Lansinoh+g%C3%B6%C4%9F%C3%BCs+ucu+40+ml&sra=hpa&sf=1

Kategoriler

Doğum sonrası »
Hamilelik »
Emzirme »
Süt Sağımı ve Besleme Teknikleri »
Emzirme Zorlukları »
Emzirmeye Hazırlık »
Emzirmeye Başlama »


http://www.lansinoh.com.tr/onerilerimiz

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
En Etkili İsilik Kremi : TRAVAZOL Krem
« Yanıtla #7 : 21 Temmuz 2016, 13:34:49 »
En Etkili İsilik Kremi : TRAVAZOL Krem



Yaz aylarında görülen isilik, cilt sağlığını olumsuz etkiliyor

Sıcakların etkisini artırdığı yaz aylarında sık görülen isilik, bebeklerin cilt sağlığını tehdit ediyor.
Cilt gözeneklerinin tıkanmasıyla ciltte kızarma olarak kendini gösteren rahatsızlık, doğru bebek cildi bakımı ve bazı noktalara dikkat edilmesiyle kolayca kontrol altına alınabiliyor.

Peki isilik nedir, nasıl tedavi edilir, önlemek için neler yapılmalıdır?

Emsey Hospital’dan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mesut Zeren konuyla ilgili görüşlerini paylaşıyor.

 
İsilik nasıl oluşur?

Güneşin etkisiyle ısının artması, yaz aylarında bebeklerin daha sık terlemesine neden olur. Bu da isilik cilt hastalığıyla sonuçlanabilir. Aşırı sıcak havalarda ter bezleri de bu durumdan olumsuz etkilenir. Ter bezi kanalları tıkanabilir ve bu nedenle isilik oluşabilir. Küçük kırmızı lezyonlar olarak kendini gösteren isilik; sıklıkla boyun, omuzun yanı sıra vücudun farklı bölgelerinde de görülebilir.
 
İsilik nedenleri nelerdir?

• Bebeğin hijyeninin ihmal edilerek, yeterince yıkanmaması
• Ateşle sonuçlanan hastalıklar
• Sıcak havalar
• Çocuğun kalın giydirilmesi
• Aşırı terleme başlıca isilik nedenlerindendir.
 
İsilik tedavisi nasıl yapılır?

Hafif dereceli isiliklerde tedavi olmadan kendiliğinden geçme eğilimi söz konusudur. Bu gibi isiliklerde iyileşme sürecini hızlandırmak için, bebeğin serin tutulması, ılık duş yaptırılması ve nemlendirici kullanımı yeterli olacaktır. Ancak deride iltihap oluşmuşsa, bu gibi ilerlemiş isiliklerde kaşıntıyı hafifletmek için, hafif kortizonlu kremler doktor kontrolünde uygulanabilir.
Böyle isiliklerde travazol kremler de kullanılabilir.
 
İsiliği önlemek için, bebek cilt bakımı nasıl yapılmalı?

• Sıcak yaz aylarında, bebekler her gün ya da gün aşırı mutlaka ılık su ile yıkanmalıdır.
• Bebeklere dar giysiler yerine, bol ve çok kalın olmayan giysiler giydirilmelidir.
• Bebek kıyafetlerinin pamuklu ve ince olmasına özen gösterilmelidir.
• Bebek terlemişse, hemen üstü temiz bir giysiyle değiştirilmelidir.
• Sıcak havalarda bebeğin teni mümkün olduğunca serin tutulmalı, terlemesi engellenmelidir.
• Bebek cildine yoğun nemlendiriciler sık sık uygulanmamalı, cilt gözeneklerinin hava alması sağlanmalıdır.
• Bebeğin yatak örtüleri pamuklu ve terletmeyen kumaşlar olmalıdır.
• Bebekler, hassas bebek cildine uygun sabun ve şampuanlarla yıkanmalıdır.
• Bebeğin günlük bakım ürünlerinin tümünün alkolsüz, hipoalerjik ve parabensiz olmasına dikkat edilmelidir.



http://www.hthayat.com/anne-ve-cocuk/saglik/haber/1021842-bebeklerdeki-isilik-cilt-sagligini-olumsuz-etkiliyor

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
"3 Hıyar rendelenip nöbet şekeri ile karıştırılıp yenirse, sarılık hastalığına şifadır."

Yenidoğan bebeğin sarılık olmaması için 3 adet salatalık rendelenip aktardan alınan 5-7 adet nöbet şekeriyle karıştırılır; anneye yedirilir ve bebek bol bol emzirilir. Bu kür'e doğumdan itibaren 2-3 gün devam edilir. Bebeğin bilirübin seviyesi yüksekse birkaç gün daha uygulamaya devam edilir.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Yarılan Ayak Topuklarının Tedavisi: Bebek Aspirini+Vazelin
« Yanıtla #9 : 11 Ekim 2016, 11:46:58 »
Yarılan Ayak Topuklarının Tedavisi: Bebek Aspirini+Vazelin

19 adet bebek Aspirinini havanda döverek toz haline getirdikten sonra küçük boy vazelinin içerisine ilave edip iyice karıştırın.
Bu karışımdan gece yatmadan önce eldeki derin çatlakların ve ayak topuklarında oluşan yarıkların içerisine doldurun.
Sabah kalktığınızda ağrı ve sızıların geçtiğini göreceksiniz.

Birkaç gün uygulamaya devam edin...


Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Çatlayan Ellere Çözüm: Zeytinyağı ve Limon
« Yanıtla #10 : 11 Ekim 2016, 11:47:20 »
Çatlayan Ellere Çözüm: Zeytinyağı ve Limon

Genellikle genç yaşlı herkes ellerinin sağlıklı ve güzel görünmesini ister. Bu nedenler de çoğunlukta kozmetik ürünlerine başvurularak el bakımı yapılır. Ancak limon suyu ve zeytinyağının el sağlığı ve için çok faydalı olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Özellikle kış ve ilkbahar mevsiminde en çok kişilerin elleri etkilenerek zarar görüyor. Kişilerin yüzlerine verdiği önem kadar ellerine de önem vermesi oldukça önemlidir. Bu nedenle herkesin evinde rahatlıkla bulunabilecek olan bazı malzemelerle sağlıklı ve doğal nemlendirici kremler hazırlanabiliyor.
Özellikle soğuk havalardan etkilenen cilt kızararak çatlar ve pürtükler meydana gelir. İstenmeyen bu durumla karşılaşmamak için sokağa çıkarken eldiven takılması alınan önlemler arasındadır. Diğer bir önlem ise ellerinize gece yatmadan hemen önce zeytinyağını masaj hareketleriyle tıpkı krem şeklinde ellere yedirilerek sürülmesini önemle tavsiye ediyorlar.

Ellerin ve tırnakların, zeytinyağının dışında diğer dostu ise limon suyudur. Özellikle tırnakların ve ellerin limon suyuyla ovulması oldukça faydalıdır. Ellerde tıpkı yüz bakımında olduğu gibi besleyici, sıkılaştırıcı ve nemlendirici içerikli doğal kremlerle koruma altına alınmalıdır. Ayrıca günlük tüketilen besinlerde cilt ve tırnaklar için faydalı gıdalara yer verilmelidir. Tırnakların oluşumu ve sağlığı için yararlı olan yoğurt mutlaka tüketilmelidir. Ayrıca tırnaklar için, çinko bakır ve demir içerikli gıdalara ağırlık verilmelidir. Kırılgan ve güçsüz tırnaklar için de biotin içeren yer fıstığı ve cevize ağırlık verilmelidir.

***

1- Evde Hazırlanacak Doğal El Kremi Hazırlanışı

Gerekli Malzemeler

2 tatlı kaşığı limon suyu
2 tatlı kaşığı vazelin
2 tatlı kaşığı gliserin
1 tatlı kaşığı hakiki zeytinyağı

Doğal El Kremi Hazırlanışı

İlk olarak uygun bir cam kaseye 2 tatlı kaşığı vazelini ilave ederek buhar yardımıyla vazelini eritelim. Ardından eriyen vazelinin üzerine 2 tatlı kaşığı gliserin , 2 tatlı kaşığı limon suyu ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave ederek karışımı iyice karıştırarak harmanlayalım. Hazır hale gelen doğal el kremini boş bir krem kutusuna aldıktan sonra buzdolabına koyarak donması için 1 saat kadar bekledikten sonra dolaptan alarak kullanmaya başlayabilirsiniz. Nemlendirici etkisi olan E ve C vitamini içeren doğal ve besleyici el kreminiz hazır.

***

2- Doğal El Maskesi İçin Gerekli Malzemeler

1 tatlı kaşığı süzme bal
1 tatlı kaşığı hakiki zeytinyağı

Doğal El Maskesi Hazırlanışı

Elleriniz için maske uygulamasından önce 10 dakika kadar ılık su içerisinde ellerinizi yumuşatın. Daha sonra ılık zeytinyağı ve 1 tatlı kaşığı bal karışımının içinde tırnaklarınızı 4-5 dakika kadar beklettikten sonra aynı karışımla parmaklarınıza ve ellerinize masaj yapın. Bu maske sayesinde tırnaklarınız güçlenirken ellerinizde yumuşacık olacaktır.

***

3- Pamuk Yumuşaklığında Eller İçin

Gerekli Malzemeler

1 adet limon suyu
1 çay kaşığı zeytinyağı

Hazırlanışı

Uygun bir kabın içine 1 adet limon suyu ve 1 çay kaşığı hakiki zeytinyağı ilave ederek karışımı iyice karıştırdıktan sonra hiç bekletmeden hemen ellerinize masaj hareketleriyle sürerek 25-30 dakika kadar bekleterek ellerinizi bir parça pamuk yardımıyla silerek temizleyin ve ılık su yardımıyla yıkayın. Bu maskede yer alan limon suyu C vitamini içeriği sayesinde ellerde oluşan lekeler üzerinde oldukça etkili oluyor. Ayrıca eller üzerindeki ölü hücreler için peeling görevi yapıyor. Maskede kullanılan zeytinyağı ise ellerdeki kuruluklar için etki sağlayarak elleri yumuşacık yapıyor.