Gönderen Konu: Bilgi Yarışması *  (Okunma sayısı 68656 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı meh_fa

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 17
Bilgi Yarışması *
« : 04 Temmuz 2006, 14:56:16 »

ihvan-ı Muslimin(müslümen kardesler)teşkilatını kurucusu kimdir :?:  :?:
a)hasan el benna
b)seyyid kutub
c)...islambuli
« Son Düzenleme: 05 Nisan 2009, 13:00:25 Gönderen: mystic »
Biz fikir ve sözlerimiz uğruna ölsek de,ofikir ve sözler canlı birer vucud alark kalcaktır..."
         -SEYYİD KUTUB-

Çevrimdışı nursena

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 106
Re: ????????????
« Yanıtla #1 : 04 Temmuz 2006, 15:14:38 »

 
a)hasan el benna :gul:
« Son Düzenleme: 05 Nisan 2009, 13:00:38 Gönderen: mystic »
Ey mukaddes Kitap, ey ezelî nûr,
Ey iklimi ziyâ, etrafı huzûr;‎
Son demde bir kere daha ne olur,‎
Ağar, ışık karanlığı boğarken.

Çevrimdışı muallim_abi

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 425
Re: ????????????
« Yanıtla #2 : 04 Temmuz 2006, 18:15:44 »
Alıntı yapılan: "mehmedfaruk"
ihvan-ı Muslimin(müslümen kardesler)teşkilatını kurucusu kimdir :?:  :?:
a)hasan el benna
b)seyyid kutub
c)...islambuli


Masonların kontrolü altında, 1929 senesinde Hasan El Benna tarafından kurulmuştur.
Okuduk, okuttuk, unuttuk; üç kaf bir araya geldi, olduk bir kukuk..
nemsavi@hotmail.com / incemeseleler.com

Çevrimdışı muhacir

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 228
soru
« Yanıtla #3 : 21 Temmuz 2006, 04:27:51 »
muallim_abi biraz daha açarmısınız.
Hasan El Benna :arrow: masonların kontrolü
« Son Düzenleme: 05 Nisan 2009, 13:01:06 Gönderen: mystic »
amâ ve hırsa uyup nefs ile mahkûr olma,
Rahatın zâil olur,nâmı meşhur olma,
Sohbet-i Arif-i Billah'a eriş, dûr olma,
Saltanat-ı Mesned-i Dünya ile mağrur olma.

Çevrimdışı muallim_abi

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 425
soru
« Yanıtla #4 : 21 Temmuz 2006, 23:01:02 »
İhvanul-Müslimin'in kuruluşu ve tarihi ile alakalı kaynaklara başvurunuz..
Okuduk, okuttuk, unuttuk; üç kaf bir araya geldi, olduk bir kukuk..
nemsavi@hotmail.com / incemeseleler.com

Çevrimdışı yazigulu

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 3
toprak???
« Yanıtla #5 : 25 Temmuz 2006, 00:42:29 »
O hangi Toprakdir ki, 3 saat günes yüzü görmüs ve kiyamete  kadar bidaha görmez?

Çevrimdışı gardash

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 5
Re: toprak???
« Yanıtla #6 : 28 Temmuz 2006, 13:33:56 »
Alıntı yapılan: "yazigulu"
O hangi Toprakdir ki, 3 saat günes yüzü görmüs ve kiyamete  kadar bidaha görmez?


Hz- Musa kizildenizi gecerken bir koridor olmustu. O yolu Hz- Musa ve ümmeti 3 saat da yol almislar. Bunu bir yerde duymustum.
dep bir taç imiş nur-u Hüdadan
Giy o tacı emin ol her beladan.

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
soru
« Yanıtla #7 : 08 Haziran 2007, 09:08:22 »
soru sormayı unutmayalım kardeşim. :oops:


Kuran-ı Kerim'deki 6. Sure hangisidir :?:

Çevrimdışı İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7473
soru
« Yanıtla #8 : 08 Haziran 2007, 09:15:06 »
En'am suresi


kuba mescidi nerdedir

kolay bir soru:)

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
soru
« Yanıtla #9 : 08 Haziran 2007, 16:54:04 »
Alıntı

kuba mescidi nerdedir




medinededir.


Soru:Kuala Lumpur nerenin başkentidir :?:

Çevrimdışı duha

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 5143
  • ѕησωƒℓαкє
soru
« Yanıtla #10 : 09 Haziran 2007, 06:52:29 »
Malezya

Soru:Müşrikken Uhut savaşında İslam ordusunun okçular kısmındaki boşluğundan faydalanıp İslam ordusunu zor durumda bırakan, müslüman olduktan sonra Mute savaşında kazandığı başarı ile Peygamberimiz (sallAllahu aleyhi vesellem)’in kendisine : “O Allah (c.c.)’ın kılıçlarından bir kılıçtır” dediği ömrünü harp meydanlarında geçiren Allah’ın kılıcı (seyfullah lakabını taşıyan bir sahabedir. Vücudunda kılıç değmedik yer kalmayan, fakat şehitlik nasip olmayan bu komutan sahabe kimdir?
söz Hayâtî'dir; İnanç taşıyoruz.....

[/center]

Çevrimdışı kenz

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1129
soru
« Yanıtla #11 : 09 Haziran 2007, 08:40:13 »
Halid bin velid r.a.


Mescid-i Dırar ne demektir,bu isim nereye,niçin verilmiştir?
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
soru
« Yanıtla #12 : 09 Haziran 2007, 09:33:00 »
Münafıklarca Medine'de inşa edilen mescit. Müslümanlara zarar verme amacıyla yapıldığı için Kur'an'da Mescid-i Dırâr olarak nitelenmiş ve daha sonra bu adla anılmıştır. Hz. Peygamber (s.a.s), münafıkların amacını bildiren vahiy üzerine bu mesciti yaktırarak müslümanlar arasında fitne kaynağı olmasına izin vermemiştir.

Medine'de münafıklar, İslâm aleyhindeki faaliyetlerini açıkça ve rahatça yapamadıkları için İslâm devletinin takibinden kendilerini koruyacak, gizli çalışmalarını yürütmeye elverişli bir merkeze ihtiyaç duyuyorlardı. Aslen Medineli olduğu halde, Hz. Peygamber'in Medine'ye hicret etmesi üzerine İslâma ve Hz. Peygamber (s.a.s.)'e düşmanlığı ve hışmı dolayısıyla önce Mekke'ye daha sonra da Bizans ülkesine giden Ebû Âmir er-Râhib/el-Fâsık (Hz. Peygamber, onun er-Râhib lakabını el-Fâsık şeklinde değiştirmiştir) irtibatlı bulunduğu Medine'deki münafıklara mescit şeklinde bir merkez kurmaları tavsiye ve tahrikinde bulundu.

Bunun üzerine münafıklar, 9/630 senesinde Medine'de Sâlim b. Avf Oğullarının bölgesinde Kubâ Mescidi'ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler. Bundan sonra Hz. Peygamber'e müracaatla içlerinden yaşlıların ve özür sahiplerinin devamlı merkezdeki Medine Mescidi'ne gelemediklerini, bazen yağmurlu ve soğuk günlerde kendilerinin de cemaata katılamadıklarını, bu sebeple kendi bölgelerinde namazı cemaatla kılabilmek üzere bir mescit inşa ettiklerini belirterek, mescitlerine gelip namaz kıldırmasını ve böylece bu mescitin açılışını yaparak resmen tanınmasını istediler. Bu sırada Hz. Peygamber (s.a.s), Tebûk Gazvesi'nin hazırlıkları ile son derece meşguldu ve sefere çıkmak üzere idi. Bu sebeple kendisine müracaat edenlere, ancak seferden döndükten sonra mescitlerine gelebileceğini belirtti.

Fakat Hz. Peygamber (s.a.s), Tebük Seferinden dönerken Medine yakınlarında Tevbe Suresinin 107-110. ayetleri nazil oldu. Bu ayetlerde sözkonusu mescitin zarar verme (dırâr) inkar etme, Müslümanlar arasında ayrılık çıkarma, daha önce Allah ve Resulune karşı savaşanlara gözetleme yeri hazırlama amacıyla yapıldığı, münafıkların bu amaçlarını gizlemek için "Biz sadece iyilik yapmak istiyorduk" diye yemin ettikleri, buna rağmen yalancı oldukları belirtilerek şöyle buyuruluyordu: "Ey Nebi! Bu mescitte asla namaza durma. Şüphesiz ki başlangıcından itibaren takva üzere kurulan mescitte namaz kılman daha hayırlıdır. O mescitte kendilerini maddi ve manevi kirlerden temizlemeyi seven adamlar vardır. Allah kendisini temizleyenleri sever. Binasının temelini Allah'tan korkma ve rızasını kazanma esası üzerine kuran mı, yoksa binasını bir uçurumun kenarına kurupta onunla Cehennemin ateşine göçen mi daha hayırlıdır! Allah zalimler güruhunu doğru yola sevketmez. Yürekleri paramparça oluncaya kadar yaptıkları o mescit daima bir şüphe kaynağı olarak kalblerinde kalacaktır. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir" (et-Tevbe, 9/107-110.

Münafıklar Dırâr Mescitini açmak için Hz. Peygamber (s.a.s)in seferden dönmesini bekliyorlardı. Hz. Peygamber (s.a.s.), Medine'ye dönünce, gerçek mahiyeti konusunda bilgilendirildiği, yönlendirildiği Dırâr mescitini görevlendirdiği birkaç sahabe vasıtasıyla yaktırarak ortadan kaldırdı. Böylece münafıkların belli bir merkezde üslenerek faaliyette bulunmalarına fırsat vermedi. Dırar mescidinin yakılması, İslâm tarihinde bir ibadet mahalline yönelik ilk ve son eylemdir. Bu eylem İslam toplumunun birliğini bozmaya yönelik faaliyetlere hiç bir şekilde izin verilmeyeceğinin bir kanıtıdır. Bu olay ayrıca İslâm düşmanlarının haince amaçları için İslam'ın temel kurumlarını bile kullanmaktan çekinmeyecekleri konusunda Müslümanlara yapılan bir uyarı niteliği taşımaktadır



Soru:İmam-ı Azam kaç yılında vefat etmiştir :?:

Çevrimdışı kenz

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1129
soru
« Yanıtla #13 : 09 Haziran 2007, 09:57:45 »
767 yılında bağdatta vefat etmiştir

Kur'an-ı Kerim'in en son inen ayet-i kerimesi hangi surenin kaçıncı ayet-i kerimesidir?
İNSAN akli ile melekleşen nefsi ile iblisleşen bir aciptir İNSAN
İNSAN kendi kabahatini bilmeyen cehli ile dünyalara sığmayan bir mağrurdur İNSAN
İNSAN bütün zaaf ve acziyyetine rağmen kudrete kafa tutan taşkın bir şaşkındır İNSAN
İNSAN maziye bağlı hâle aldanmış istikbali gözler bir taştır İNSAN

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
soru
« Yanıtla #14 : 10 Haziran 2007, 16:17:19 »
Maide suresinin 3. ayetidir: "Bugün sizin için dininizi en mükemmel biçimde tamamladım; üzerinizdeki nimetimi bütünleştirdim ve size din olarak İslam'ı seçtim."


İmam-ı azam'ın doğum yeri?