Gönderen Konu: Camiler kiliseye mi dönüşüyor!  (Okunma sayısı 29346 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı gülçiçek

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 391
Ynt: Taburelerin, sandalyelerin, sıraların işgalindeki camilerimiz!
« Yanıtla #15 : 18 Ağustos 2010, 13:00:14 »

hz Allah elbette  izin vermez ama sonumuz akibetimiz iyi olmasa gerek cahillik yüzünden herkesi aldatip istedikleri gibi oyuna getiriyorlar!!!mevla yardimcimiz olsun!

amin

mum  olmak kolay değildir, ışık saçmak için evvela yanmak gerek.

Çevrimiçi İsra

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 7465
Hastalar nasıl namaz kılacak?
« Yanıtla #16 : 18 Ağustos 2010, 21:14:27 »

Oturup kalkabilen hastanın namaz kılış şekli...

Dün bahsettik... Dinde güçlük yok, kolaylık var bahanesiyle, camiler taburelerle, sandalyelerle, sıralarla doldurulmaya başlandı.
Evet, dinde güçlük yok, kolaylık var fakat bu, herkes kendine güç gelen ibadetleri yapmasın veya ibadetlerin şartlarını istediği gibi değiştirsin, demek değildir. Dinimizin izin verdiği, sınırlarını çizdiği ruhsatlardan istifade edebilir, demektir.

Hasta olan kimse için bu ruhsat fıkıh kitaplarında şöyle bildirilmiştir:

Ayakta duramayan veya zarar gören, başı dönen kimse, farzları da, secde ettiği yerde oturarak kılar. Rüku için eğilir. Secde için, başını yere koyar. Duvara, değneğe, insana dayanarak, biraz ayakta durabilenin, ayakta tekbir alması ve o kadarcık ayakta okuması farzdır. Alnında ve burnunda birlikte özür olup başını yere koyamayan, ayakta durabilse bile, yere oturarak ima ile kılar. Yani rüku için biraz eğilir. Secde için, rükudan daha çok eğilir.

RESULULLAHIN TARİFİ

Resulullah Efendimiz bir hastayı ziyaret etti. Bunun, eli ile yastık kaldırıp, üzerine secde ettiğini görünce, yastığı aldı. Hasta, odun kaldırarak bunun üstüne secde etti. Odunu da aldı ve “Gücün yeterse, yere secde et! Yere eğilemezsen, yüzüne bir şey kaldırıp, bunun üzerine secde etme! İma ederek kıl ve secdede, rükudan daha çok eğil!” buyurdu.

Bir uzvundaki hastalıktan dolayı uygun oturamayan kimse, istediği gibi oturur. Oturabilmek için, ayaklarını kıbleye karşı uzatabilir. Bir yerini yastığa veya başka şeye dayar. Yüksek bir şeyin üstüne oturup ima ile kılması caiz değildir.

Sandalyede oturarak namaz kılınamaz. Böyle kılanın namazı kabul olmaz. Çünkü, sandalyede oturmak için zaruret yoktur. Sandalyede oturabilen kimse, yerde de oturabilir ve yerde oturabilenin yere oturup kılması lazımdır. Namazdan sonra, yerden ayağa kalkamayan, sandalyeden ise kolay kalkan hastayı yerden bir kimse kaldırır. Yahut, kıbleye karşı olan bir karyolada, ayaklarını sarkıtmadan oturarak kılar. Namazdan sonra, ayaklarını yatağın bir yanına sarkıtıp, sandalyeden kalkar gibi kalkar.

Bir şeye dayanarak veya bir kimsenin tutması ile de, yerde oturamayan hasta, sırtüstü yatarak kılar. Ayaklarını kıbleye uzatır. Başı altına yastık koyar. Yüzü kıbleye karşı olur. Veya kıbleye karşı sağ veya sol yanı üzerine yatar. Rüku ve secdeleri, başı ile ima eder. Böyle de ima edemeyen aklı başında bir hasta, bir günden çok namazını kılamazsa, hiçbirini kaza etmez.

Hastanın yatakta veya sandalyede, ayaklarını sarkıtarak oturup, ima ile kılması caiz değildir. Hasta, yerde veya uzunluğu kıble istikametinde olan bir çekyat üstünde, kıbleye karşı oturarak kılar. Yere oturunca kalkamazsa, sandalye, koltuk veya yatak üzerine oturur, ayaklarını bir sehpanın üstüne koyarak ima ile kılar. Felçli olup sandalyesinden inip binemeyen de, mümkünse ayaklarını sehpaya koyar veya koydurur. Buna da imkân yoksa, tekerlekli sandalye mahkumu olan zaruretten dolayı kendi sandalyesinde, engellilere mahsus tekerlekli sandalyede kılması caiz olur.

NAMAZIN BOŞA GİTMEMESİ İÇİN

Hadis-i şerifte, “Namaz dinin direğidir” buyurulmuştur. Namaz şartlarına uygun olarak kılınmazsa din yıkılmış olur. Kur’an-ı kerimde de, birçok yerde, namazın dosdoğru kılınması emredilmektedir.

Mesela, Ra’d sûresinin 22. âyetinde meâlen: “Onlar, şu kimselerdir ki, Rablerinin rızasını kazanmak için sabrederler. Namazlarını dosdoğru kılarlar. Kendilerine verdiğimiz rızktan gizli ve âşikâr infâk eder, verirler. Kendilerine kötülük yapanlara, iyilik ederler. O müminler için (amellerine karşılık) âhiret saadeti ve rahat vardır” buyurulmuştur.

Lokman suresi 17. ayetinde de “Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir” buyurulmuştur.

Peygamberimiz, bir kimsenin namaz kılarken şartlarını yerine getirmediğini; rükü’unu ve secdelerini tamam yapmadığını görüp, “Sen namazlarını böyle kıldığın için, Muhammed’in dîninden başka bir dinde olarak ölmekten korkmuyor musun?” buyurdu.

Namazımızın geçerli olması için boşa gitmemesi için reformcuların sözleri ile değil, fıkıh âlimlerinin, ilmihal kitaplarının bildirdikleri ile amel etmek zorundayız!


Oturup kalkamayan hastanın namaz kılış şekli...

Mehmet Oruç

Çevrimdışı yolcu 27

  • yolcu 27
  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 30
Ynt: Taburelerin, sandalyelerin, sıraların işgalindeki camilerimiz!
« Yanıtla #17 : 19 Ağustos 2010, 00:00:03 »
yaş geçip iş bittikten sonra kılnan namaz ancak bu kadar olur Allah daha beterinden saklasın
Haksızlık önünde eğilmeyiniz çünkü hakınızla beraber şerefinizide kaybedersiniz Hz ali ra

Çevrimdışı gülçiçek

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 391
Ynt: Taburelerin, sandalyelerin, sıraların işgalindeki camilerimiz!
« Yanıtla #18 : 22 Ağustos 2010, 13:29:47 »
yaş geçip iş bittikten sonra kılnan namaz ancak bu kadar olur Allah daha beterinden saklasın
amin
« Son Düzenleme: 22 Ağustos 2010, 16:08:31 Gönderen: gülçiçek »
mum  olmak kolay değildir, ışık saçmak için evvela yanmak gerek.

Çevrimdışı aydeniz

  • yazar
  • ****
  • İleti: 560
  • Hakka kul olmak
Ynt: Taburelerin, sandalyelerin, sıraların işgalindeki camilerimiz!
« Yanıtla #19 : 22 Ağustos 2010, 21:47:37 »
teşekkürler isra,ayrıntılı anlatılması iyi oldu,bir çok kişiye bu konuyu yollayacağım.

selcuklu

  • Ziyaretçi
Ynt: Taburelerin, sandalyelerin, sıraların işgalindeki camilerimiz!
« Yanıtla #20 : 22 Ağustos 2010, 23:10:31 »
Böylede kilamayan insan sag  tarafina biraz yatsin öyle kilsin

Çevrimdışı osmanlı

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 379
  • Okula hayır, Açık lise kolejlerine evet.
Ynt: Taburelerin, sandalyelerin, sıraların işgalindeki camilerimiz!
« Yanıtla #21 : 24 Ağustos 2010, 15:20:59 »
Teşekkürler arkadaşlar. Bu mevzu yu bu ara hep güncel tutup eşe dosta anlatmak lazımdır.
Devrimci akıla sahip olanlar, luciferin yeni dünya düzenini yemezler...

Çevrimdışı cennet_nuru

  • Cennet ucuz değil Cehennem dahi lüzumsuz değil...
  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 485
  • Her nefesimi SANA yönelmiş dualar eyle ...
    • sadakat.net
Ynt: Camiler kiliseye mi dönüşüyor!
« Yanıtla #22 : 28 Eylül 2010, 23:55:53 »
Allah razı olsun ...
O göremediğin koskoca derya gönlümdür...Gördüğün sahil ise dilim...Kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma...!!Onlar aşktan gel-git'im...Beni kendinde,kendimde arama...Ben hem bende hem sende bir gizim...!!Beni Mecnun'dan Leyla'dan sorma...!!Ben sadece MEVLA'dan bir izim ... !!!

Çevrimiçi BT 857

  • aktif okur
  • **
  • İleti: 198
Ynt: Camiler kiliseye mi dönüşüyor!
« Yanıtla #23 : 05 Ekim 2010, 00:37:39 »
bu yazilardan ben sandalyede kesinlikle namaz caiz deyil diye anliyorum...fakat yukaridaki 2.resimde yine sandalyede oturulmus.altinada oturup kalkamayanin namaz sekli yazilmis.   anlayamadim lütfen izah edermisiniz
LA TENSENA

Çevrimdışı eginli

  • yazar
  • ****
  • İleti: 709
Ynt: Camiler kiliseye mi dönüşüyor!
« Yanıtla #24 : 05 Ekim 2010, 08:46:00 »
bu yazilardan ben sandalyede kesinlikle namaz caiz deyil diye anliyorum...fakat yukaridaki 2.resimde yine sandalyede oturulmus.altinada oturup kalkamayanin namaz sekli yazilmis.   anlayamadim lütfen izah edermisiniz

eger kisi yerde oturarak namaz kilabiliyorsa, sandalyeden kacinmasi gerek, yok eger yerde rahatsiz oluyorsa ki ben böylelerini taniyorum bel agrisi olan ya sandalyede oturuyor yada yatiyor.. bu durumda o kisiye madem yerde oturamiyorsun sandalye yerine yatarak namazini kil demek de uygun olmasa gerek...
Allah(c.c)selami üzerimize olsun.

Bu dünyanin cefasindan sefasina sira gelmez,
gafil olma  ilme calis gecen günler geri gelmez.

Çevrimdışı 33.yıldız

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 343
Camilerdeki bid'atler
« Yanıtla #25 : 17 Ekim 2010, 21:13:08 »
Son yıllarda camilerin arka taraflarına sandalya, tabure, hattâ sıra doldurulması işi planlı, programlı, kasıtlı, müteammiden yapılan bir şeydir.

Bir zihniyet, Yahudi ve Hıristiyanlara "Bakın ne güzel Diyalog yapıyoruz, camilerimizi sizin sinagog ve kiliselerinize benzetiyoruz..." der gibidir.

Böyle şeyler durup dururken tesadüfen olmaz...

Müftünün biri imama "Caminin arka tarafına sandalyeler koy" emrini vermiş. İmam, efendim zaten var demiş. Müftü daha fazla sandalye konulacak demiş. İmam lüzumu yok ki deyince "Sen karışma, verilen emri yap" cevabını almış...

Türkiye camilerinin arka taraflarına gerekenden, lüzumundan fazla sandalye konulması işi son derece vahim bir bid'attir. Böyle giderse birileri mihraba piyano veya org konulmasını da isteyebilir. Bu dediğime kimse şaşmasın, M. KemalPaşa zamanında bir rapor hazırlanmış, camilere sıra, mihraba çalgı aleti konulmasını teklif edilmişti. Bu konuyu bilenler biliyor, bilmeyenler bendenizden öğrensin.

Camilerdeki hoparlörler de bid'attir. Küçük bir cami, imam mihraba geçiyor, ardında sekiz kişi cemaat olmuş, imamın önünde sabit bir mikrofon, bir de yakasına mandallanmış seyyar bir mikrofon var. Küçük bir ibadet yerinde sekiz kişilik cemaate namaz kıldırmak için iki mikrofona ne lüzum var?

Aşağıda sayacağım şeylerle mukaddes dinimiz arasında hiçbir bağ yoktur.

Bir: Cami ve minarelerdeki hoparlörler.

İki: Cami kaloriferleri.

Üç: Cami klimaları.

Dört: Camilerdeki elektrikli alttan ısıtma tesisatı. (Kanser yapıyor).

Beş: Cami personeli için yaptırılan meşrutalar.

Altı: Yoldan gelip geçenlerin kullandığı ve para verdiği cami tuvaletleri.

Yedi: Bu tuvaletler için cami kapılarına, cami avlularına konulan iğrenç ve çirkin (Türkçe İngilizce) tuvalet reklâmları.

Türkiye'de benim özlediğim hak bir düzen kurulursa ilk işim gerekçeli bir dilekçe ile bunların kaldırılması için ilgili makamlara müracaat etmek olacaktır.

En başta hoparlörlerin kaldırılmasını isteyeceğim.

Zaruret varsa, mutlaka gerekiyorsa akustik uzmanlarının kurması ve denetlemesi şartıyla olabilir.

Osmanlı imparatorluğu Viyana'yı kuşatırken, Akdeniz bir Türk gölü iken, Devlet-i Aliye-i Osmaniye üç kıt'ada adaletle hükm ederken camilerde, minarelerde hoparlör mü vardı?

Puta tapan Mecusîler bile tapınaklarının bahçesine umumî helâlar yapıp, "WC men women one dollar" diye yazan iğrenç, öğürtücü, rezil, utanç verici levhalar koymuyor!..

Birkaç sene önce yatsı namazı kılmak için büyük camilerden birine gitmiştim. Bir buçuk saf cemaat var. İmam efendi farz kıraatine başladı. Tam tepemde bir ses kolonu var. Sonuna kadar açılmış. 120 desibel. Huzur ve huşu içinde dinlemem gereken Kur'ân kıraati mahv ve perişan oldu. Böyle bir ölçüsüzlük namaza, Kur'âna, Müslümanlara hakaret ve eziyet değil midir?

Geçenlerde yazdım, büyük camilerden birine yakın küçük, fakat lüks bir otelde kalan bir turist sabah ezanı okunmaya başlayınca yatağından yere düşmüş. Ezan öylesine yüksek bir sesle okunuyormuş...Bunu bana otel sahibi dostum anlattı.

Yüksek hoparlör hem ezanı, hem de Kur'ân kıraatini bozar.

Sesi müsait olmayanların hoparlörü sonuna kadar açarak haykıra haykıra avaz avaz ezan okumaları çok yanlış bir iştir. Madem ki sesin yok, hoparlörsüz oku, kısa oku.

Zavallı Müslümanlar!.. Daha şu hoparlör meselesini bile halledememişler.

Hiçbir görevlinin veya amatörün nefretî makamından ezan okumaya hakkı yoktur.

Ezan güzel okunacaktır.

Ezanı güzel okuyanlara, ruhanî bir şekilde okuyanlara teşekkür ediyorum.

Hoparlörleri sonuna kadar açarak ciyak ciyak okuyanlara teessüfler ediyorum.

Mehmet Şevket Eygi
« Son Düzenleme: 18 Ekim 2010, 00:25:10 Gönderen: İsra »
Ortak paydamız, İbrahimi dinler değil! EHLİ SÜNNET, EHLİ SÜNNET...

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Sandalye Bidati Örnekleri
« Yanıtla #26 : 20 Kasım 2010, 23:22:05 »





Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Ynt: Camiler kiliseye mi dönüşüyor!
« Yanıtla #27 : 27 Kasım 2010, 12:40:23 »
Teşekkür ederiz
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı muallim

  • yazar
  • ****
  • İleti: 758
Ynt: Camiler kiliseye mi dönüşüyor!
« Yanıtla #28 : 27 Kasım 2010, 23:16:24 »
uzun bir aradan sonra belki de ilk girişim siteye...ve bu haber inanın cok dikkatimi çekti özellikle fotoğraflarla desteklenmiş olması da haber acısından ayrı bir vehamet.islamda sandalye ile namaz olayı var mı yok mu tartısmasına girmeyeceğim ama inanın bu artık çirkin bir hal aldı. cemaatle namaa duruyorsunuz yanınızda bir sandalye.ne cirkin bir durum. Allah namazı emrediyor cemaati de ehem görüyor fakat biz insanlar onu çirkinleştirmek için caba sarfediyoruz.olması gereken oturarak kılmak.dizlerin üstünde kılmak daha olmadı ayakları uzatıp yerde kılmak.sandalyede neymiş.

anlamak istiyorum bu sandalye ile kılanların ne tur hastalıgı var.oturma guclugu cekseler sandalayede oturmak daha buyuk eziyet değil mi?denge bozuklugu olsa bir tabureden dusme tehlikesi bu durmda daha fazla olmaz mı? bu insanlar secde gibi güzel bir manadan neden kacıyorlar?biri bu sorunun cevabını vermeli?
"Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki rahmete eresiniz."
[Hucurat Suresi 10]

selcuklu

  • Ziyaretçi
Ynt: Camiler kiliseye mi dönüşüyor!
« Yanıtla #29 : 27 Kasım 2010, 23:35:29 »
Alah razi olsun hocam hosgeldiniz