Gönderen Konu: Depresyon  (Okunma sayısı 5072 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Depresyon
« : 11 Şubat 2008, 11:43:16 »

Psikolog Tozlu, sonbahar mevsiminde yaşanan depresyon haliyle ilgili bilgi verdi
Memorial Hastanesi Psikiyatri Bölümü doktorlarından Uzman Psikolog Aslıhan Tokgöz Tozlu, özellikle sonbahar mevsiminde yaşanan depresyon haliyle ilgili bilgi verdi:

* ‘Mevsimsel depresyon’ aynı zamanda mevsimsel duygu durum bozukluğu olarak da adlandırılır ve her yıl aynı dönemde ortaya çıkar. Genellikle sonbahar veya kış başlangıcında başlar, baharda veya yaz başlarında sona erer.

* ‘Mevsimsel depresyon’, kış aylarında zaman zaman insanın içine çöken sıkıntıdan farklıdır ve daha ağır yaşanabilir. Belirtileri genellikle depresyonun belirtileri ile aynıdır: Üzüntü hali, anksiyete, sinirlilik, ilgi kaybı, sosyal ortamlardan çekilme, konsantrasyon bozukluğu, aşırı yorgunluk, enerji kaybı, uykuda azalma, karbonhidrat alma isteği, iştahta açılma ve kilo alma…

* Tam olarak sebebi bilinmiyor ve bu konuda iki ayrı görüş mevcut. Birinci görüşe göre; sonbahar ve kış aylarında güneş ışığının azalması, uyku ve hormonları düzenleyen biyolojik saatin bozulmasına sebep olur. İkincisi ise; yine güneş ışınının azalması ile beyindeki kimyasal maddelerin düzeninde bozulma olur ve bu bozulma depresif duyguların yaşanmasına sebep olur. Vakaların yaklaşık yüzde 70- 80′i kadındır ve ortalama 30 yaşlarında ortaya çıkar.

* Mevsim değişikliğine bağlı durumlarda kişi dışarıda daha fazla zaman harcayarak, düzenli beslenerek (gerekli vitamin ve mineralleri alarak), her gün mutlaka yaşadığı mekanı havalandırarak, haftada üç gün 30 dakika egzersiz yaparak, her gün hava bulutlu olsa bile açık havada 30 dakika yürüyerek ve sosyal hayatını devam ettirerek belirtilerin üstesinden gelebilir. Fakat belirtiler çok yoğunsa, bir uzmana başvurulması gerekir.

Didem SEYMEN/SABAH

*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Tarihin mirası: Depresyon
« Yanıtla #1 : 04 Ekim 2008, 00:38:56 »

Tarihin en eski hastalığı. Antik çağlardan beri insanlığı esir alan bu hastalığa hala çare bulunamadı..
Reklam

Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Psikiyatri Anabilimdalı Öğretim Üyesi Yrd. Dr. Sinan Yetkin, antik çağlardan itibaren depresyon örneklerine ait kayıtlar bulunduğunu, Manisa'nın Sipil Dağı'nda yer alan Niobe'nin taş yüzünün depresyonu sembolize ettiğini ifade etti.

Homeros'ın 3 bin yıl öncesinde yazdığı İlyada destanında Kral Ajax'ın aşırı hareketli durumu ile düş kırıklığı, çökkünlükleri, hızlı döngüsel geçişlerinden ve intihar etmesinden bahsedildiğini anlatan Yrd. Doç. Dr. Yetkin, şunları söyledi:

NEPENTHES'DEN MORFİN


''Bu da olasılıkla hızlı siklus gösteren manikdepresif duruma ilk örnektir. Samuel'in kutsal kitabında Kral Saul'un öyküsünde depresif bir sendrom tanımlanmıştır. Depresyonun ona eziyet vermek için Tanrı tarafından gönderilen kötü bir ruh olduğu belirtilmiştir. Tarih öncesi dönem tedavileri içinde Troyalı Helena'nın keder ve üzüntüleri azaltmak için nepenthes adlı bitkiden elde edilen bir morfin türevini antidepresan amaçlı kullandığı bildirilir. Bu belki de depresyonun kaydedilmiş en eski farmakolojik tedavisidir.''

Tıbbın babası olarak nitelendirilen Hipokrat'ın depresyon gibi ruhsal fenomenlerin beyinden kaynakladığını söylediğini kaydeden Yetkin, şöyle devam etti:

HİPOKRAT'A GÖRE

''Hipokrat'a göre, beynin balgam ve safradan etkilendiğini, balgamın etkilediği kişilerin sakin kişiler olmasına rağmen safranın etkilediği kişileri ise sakin durmadıklarını, daima şaka yaptıkları, hileye başvurduklarını tanımlamıştır. Melankolinin aşırı miktarda barsak ve dalakta biriken kara safra ile oluştuğu, toksit olan bu maddenin beyni etkilediğinden bahsetmiştir.

Melankolinin uzun süreli stres yaratıcı durumlarda ortaya çıktığını söylemiştir. Efesli Soranus hastaların tedavisinde bugün lityum içerdiğini bildiğimiz kaynak sularını kullanmıştır. İbni Sina ve İshak İbni İbram ise bu konuda önemli gelişim göstermişlerdir.''

haber aktüel
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Melissa (Oğulotu) Bitkisi Stresi Azaltıyor
« Yanıtla #2 : 04 Ekim 2008, 18:05:49 »
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Anabilim Dalı Başkanlığı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Elif Tuncer, melissa bitkisinin sinirsel kökenli çarpıntılarda, hafif depresyon, sıkıntı ve streslerde rahatlatıcı rol oynadığını, psikolojik rahatsızlıklardan kaynaklanan sıkıntı verici olayların düşüncelerini zihinden uzaklaştırmakta yararlı olduğunu belirtti.

Çayın kasları gevşetici özelliği bulunduğunu dile getiren Tuncer, "Melissa, büyük bir huzur verir. Melisa bitkisi özü, sinir sistemini gevşetici ve uykuyu kolaylaştırıcıdır. Zaman'ın haberine göre uyku getirdiği bilinen yoğurtla bir araya gelince de bütün gece gözünü bile kırpamayanlar için birebirdir." dedi.

Sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklarda, mide spazmında, sinir sistemi ve kalp rahatsızlıklarında tansiyonu düzenleyici olarak ağrı kesici ve rahatlatıcı olarak da kullanılan melissanın zekâyı artırdığı, mide ülserine iyi geldiği, kaynatılarak suyu vücuda sürüldüğünde ter kokusunu kestiği ve beyin damarlarını açtığı bilinirken, hiçbir yan etkisi de bulunmuyor.

Yine, bilim adamlarına göre; sinirsel kökenli çarpıntılarda, hafif depresyon, sıkıntı ve streslerde rahatlatıcı rol oynamakta, psikolojik rahatsızlıklardan kaynaklanan sıkıntı verici olayların düşüncelerini zihinden uzaklaştırmaktadır. Melissa Latince'de 'arı' anlamına gelmektedir. 2000 yıldır Akdeniz ülkelerinde popüler bir arı bitkisidir. Bu bitkiyi almak isteyenler fakültemiz kantinlerine uğrayabilir."


Melissa Çayı, kurutulmuş yaprakların üzerine kaynamış su döküerek 5-10 dakika demlenmesiyle elde edilir. Bal veya şeker ilave edilerek içilir.

realage
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Ay Işığı

  • aktif yazar
  • *****
  • İleti: 1163
Dipteyim,sondayım,depresyondayım
« Yanıtla #3 : 25 Ekim 2008, 17:59:36 »
İstanbul Bilgi Üniversitesi psikolojik danışmanlarından Filiz Yurtseven, “Çoğu insan hayatının bir döneminde depresif duygular hissetmiştir. Mesela mutsuz olmuştur. Aslında günümüzde “mutsuzluk” duygusunun gençler tarafından muteber bulunmadığına tanık olmaktayız. Gençlerimiz birkaç gün kendilerini mutsuz hissettiklerinde kolayca “depresyon” etiketi yapıştırabiliyorlar.

Ve bu durumu kullanabiliyorlar. Oysa depresyon klinik açıdan bir hastalığı anlatır bize ve hayattan keyif alamama, mutsuz ve çökkün hissetme, boşluk ve anlamsızlık duyguları, yeme ve uyku problemleri gibi sorunları uzunca bir dönem, en az bir ay süreyle ve yoğun olarak yaşamayı gerektirir.

Bütün bunlardan kişinin günlük yaşamı da olumsuz yönde etkilenir.” diyerek depresyonun söylediğimiz kadar basit bir hastalık olmadığına vurgu yapıyor.
Ağlama krizleri, hayattan tat alamama, üzüntü, umutsuzluk, değersizlik ve bunları takip eden o ciddi soru depresyonda mıyım? Sık sık kullanır olduğumuz ‘depresyondayım’ cümlesinden yola çıktık ve depresyonun aslında nasıl bir hastalık olduğunu araştırdık. İlginç olan durum, aleyhimize olan bu ruh halini lehimize çevirdiğimiz ve ‘mutsuzum’ cümlesi yerine ‘depresyondayım’ cümlesini kullanır olduğumuzdu. Peki, ama gerçekte depresyonda mısınız? Depresyon nedir? Nasıl tedavi edilir?

Mutsuzluğunuzu bir kenara atın ve buyurun cevaplara... Yüzlerce gence danışmanlık desteği veren Yurtseven; gençlerin kendilerine özgü motifleri, kültürleri, ilgileri, değerleri ve hatta dilleriyle ayrı bir dünya oluşturduklarını dile getiriyor. Genç, “ben kimim”, “değerlerim neler”, “amaçlarım neler”, “hayatın anlamı nedir” gibi sorularla kişiliğini oluşturmaya başlıyor. Bu dönemde gençleri bekleyen temel bazı gelişimsel işler var. Yaşıtlarıyla olgun ilişkiler kurmak ve sürdürmek, erkek ve kadın toplumsal rolünü başarmak, anne-babasından duygusal bağımsızlığını kazanmak, bir meslek seçmek ve ona hazırlanmak ve yaşamına yön veren kendi değer sistemini oluşturmak gibi zor sorumluluklar bunlar.


Ailesinin, arkadaşlarının, sosyal grupların, okulun, medyanın sunduğu sosyal ve kültürel mesajları anlamlı bir bütünlük içinde değerlendirip özümseyen ve bunun yanı sıra istediği kişiliğe ulaşma yolculuğunda kendinden emin olmaya başlayan, kendiyle barışık gençler kendilerini sağlıklı ve güçlü hissederler. Ancak bu zorlu dönemde bazı gençler gelecek korkusu, yabancılaşma, kimlik bunalımı, sosyal sorunlar, yalnızlık, stres, güvensizlik ve tabii bütün bunların neden olabileceği depresyon gibi bazı psikolojik zorluklar yaşayabilmektedirler.


Depresyonda olup olmadığınızı TEST EDİN!

Hayat tek bir renkten ya da düz bir çizgiden oluşmaz. Herkesin hayatında doğal iniş-çıkışlar vardır. Zaman zaman hissedilen depresif duygular, kişinin ilişkilerini ve gündelik yaşamının kalitesini fazla etkilemez, yaşadığımız stresli durum değiştiğinde de ona bağlı olarak ortadan kalkar ve hayatımızdaki pozitif gelişmelere bağlı olarak da düzelirler. Klinik açıdan bahsedilen depresif durum hem yoğunluğu hem de süresi açısından bu duygulardan bağımsızdır. Depresyon yaşayan insanlar aşağıdaki belirtilerin çoğunu en az bir ay süreyle, yoğun olarak yaşar:

Kişi kendini üzgün, kederli, hüzünlü, neşesiz, mutsuz, çaresiz, sinirli, çökkün ve boşluktaymış gibi hisseder.

Hiçbir şeyden zevk alamaz ve eskiden zevk aldığı hiçbir şey de zevk vermez artık.

Enerjisi azdır, yorgun ve bitkin hisseder.

İştahı değişir ve genellikle kiloda belirgin değişiklikler olur.

Hiç uyuyamaz ya da çok fazla uyur.

İşe ya da yaptığı etkinliklere karşı ilgisi olmaz.

Sosyal açıdan içine kapanır ve genel olarak sosyal ilgileri kaybolur.

Bir şeylere odaklanmada ve bir karar vermekte zorlanır.

Değersizlik, suçluluk duygusu, karamsarlık ve umutsuzluk duyguları yoğundur.

Tekrarlayan ölüm düşünceleri ve bazılarının intihar girişimleri veya planları vardır.

Neden SİZ!

Depresif duygu durumu yaygın olarak görülür. Bu sizin normal büyüme ve gelişimsel süreçlerinizin ve bu sürece eşlik eden stres faktörlerinin bir parçasıdır. Eğer sizin, özgüveni düşük, kendini sürekli eleştiren, hiçbir zaman güçlü yanlarını göremeyen ve yetersiz olduğunu düşünmeye eğilimli bir yaşam tarzınız varsa, öfke, kızgınlık gibi duygularınızı çevrenizdeki kişileri kaybedeceğiniz korkusuyla onlara değil kendinize yönlendiriyorsanız, kendi geleceğinizden beklentileriniz çok yüksek ise, yüksek standartlarınız varsa ve bunlara ulaşamadığınızda kendinizi hemen güçsüz ve çaresiz hissediyorsanız ya da en küçük hatalara bile toleransınız yoksa, etrafınızdaki insanların, özellikle anne-babalarınızın beklentileri çok fazlaysa ve bu beklentileri karşılamak neredeyse olanaksızsa, kişisel tarihinizde travmatik olay veya olaylar varsa, ihtiyacınız olan sevgi gösterilmemişse ve ilişkilerinizde insanların sizden sıkıldığını ve sizi sevmediklerini düşünme eğiliminiz varsa, bunlar ve bunun gibi kişilik özellikleri depresyona girmenize yol açabilir.

Ne yapmalı?

Duygularınıza ve düşüncelerinize kulak verin ve onları anlayabilmek için kendinize zaman tanıyın.

Olumsuz düşüncelerinizi sorgulayın, onlara teslim olmayın. Olaylara başka açılardan bakmak mümkün mü, başka biri bu durumda ne düşünürdü ya da yapardı gibi farklı pencerelerden bakmaya çalışın.

Bazı şeylere yeniden başlamak ve negatif düşüncelerinizi sorgulamak için kendinizi cesaretlendirin. Kendinizi kötü hissetmenize sebep olan yargılarınızla yüzleşin ve onlara karşı koymaya çalışın.

Kendinizi eleştirmekten ve suçlamaktan kaçının. Unutmayın ki kimse mükemmel değil, herkesin kendince yaşadığı ve zorlandığı durumlar var.

Aktif olmaya çalışın. Bir sonraki gün ne yapacağınızı düşünün, yapmak istediklerinizin listesini yapın, uygulayabileceğiniz planlar yapın ve ulaşılmaz hedefler peşinde koşmayın.

Gerçekçi olun. Sizin de olumlu özellikleriniz ve başardığınız şeyler var. Bunları bir çırpıda çöpe atmayın.

Sizi mutlu hissettiren, daha iyi hissettiğiniz zamanları düşünün ve nelerin işe yaradığını bulun ve hoşunuza giden bu şeyleri yapmaya çalışın. İlk zamanlar zor gelebilir bunu yapmak; ama zamanla bazı tatlar almaya başladığınızı göreceksiniz.

Sosyal kaynaklarınızı kullanabilmeniz çok önemli. Güvendiğiniz ve sevdiğiniz insanlardan destek alın, yalnız kalmamaya ve başkalarıyla iletişim kurmaya ve sürdürmeye özen gösterin.

Kendinize karşı sabırlı olun.

Her zorluğun ve zor sürecin kendinizle ilgili bir şeyler öğrettiğini unutmayın.

Depresyonunuzdan utanç duymayın ve gerekirse baş etme yöntemi olarak bir uzmana başvurmayı göz ardı etmeyin. Eğer ilaç tedavisi önerildiyse, ilaçlarınızı alın. Depresyon, günümüzde klinik açıdan tedavisi mümkün bir hastalıktır.

Tuba Ertaş

Çevrimdışı Fatihan

  • Administrator
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 6992
  • Milimi milimine Ehli sünnet...
Depresyondan çıkmak için bunları yapın
« Yanıtla #4 : 24 Kasım 2008, 11:29:32 »
Kriz mutsuzluk ve tükenmişlik hissini de beraberinde getiriyor. Depresyon sürecini de tetikliyor. Depresyondan kurtulmak içinse uzmanlar bunları öneriyor
Spor yapın ya da en azından yürüyün. Arkadaşlarınızla bol bol sohbet edin.

Her krizin aynı zamanda bir fırsat olduğunu unutmayın. Düşünün şimdiye kadar hayatımızda kaç defa kriz gördük, dünya batmıyor. İnsanlar bazen kaybedebilir ama sağlığınız yerinde olduğu sürece her kayıp bir gün tekrar kazanılır.

Önemli kararlar verirken diğer yöneticilerle uzlaşma içinde olun. Kararların alınmasında sorumluluğun paylaşılmasına özen gösterin.

Dürüstlük, ahlak, sevgi, paylaşım sosyal yaşamda ve iş yaşamında önemlidir.

Mesai dışında mesleki konuların dışında işlerle uğraşın. Kendinize bir hobi bulun.

Ofisinizin iklimsel ve fiziki yönden konforuna dikkat edin. İyi olmayan çalışma şartları bireyin iş verimi düşürür. Konforlu bir ortamda çalışmak daha keyiflidir.

Çalışan beyin, dinlenmiş beyindir. Hafta sonlarında 2 gün, en azından 1 gün tatil yapın.

Uykusuzluktan, aşırı alkolden ve gece geç saatlerde kafeinli içeceklerden uzak durun.

Aldığınız gıdalara dikkat edin.

Uyumadan 2-3 saat kadar önce yemek yemeyi kesin. Gece 21.00 veya 22.00’den sonra yemek yemeyin. Uyumadan önce ılık bir süt ya da su için ve ılık duş alın.

Özel dostlarında meslek dışında konuşun.

İşsizlik ruh sağlığını olumsuz etkileyen en büyük risktir. Özellikle genç iseniz ruh sağlığı için üşük ücretli de olsa bir işe girin ve çalışın.

Star

« Son Düzenleme: 14 Ekim 2010, 00:30:39 Gönderen: Tuğra »

Çevrimdışı devran

  • araştırmacı
  • ***
  • İleti: 282
Depresyon tiroiti tedikliyor
« Yanıtla #5 : 01 Mayıs 2009, 15:01:10 »
Depresyon, kendini genelde hiçbir sebep yokken halsizlik, bitkinlik, çabuk yorulma, genel bir isteksizlik, mutsuzluk ve sürekli kötü şeyler olacakmış veya oluyormuş gibi bir duygu durumuyla hissettiriyor. Tiryakioğlu, tiroit hastalıklarının belirtilerinden bazılarının hareketlerde yavaşlama, bitkinlik, mutsuzluk, negatif düşünme şekli olduğunu ve bunların depresyonla da benzerlik taşıdığını ifade etti.

Tiryakioğlu, tiroit bezinin ürettiği hormonlarla vücudumuzda isteğimiz dışında cereyan eden pek çok bedensel olayın hızını kontrol ettiğini belirtti. Kalbimizin atma hızı, vücut ısımızın ayarlanması, düşünme ve öğrenme hızımız, bağırsaklarımızın çalışma hızı, yediğimiz besinlerin enerji olarak yakılma ya da yağ olarak depolanma oranları bu etkilerin sadece belli başlılarından. Özay Tiryakioğlu, tiroit bezinin az çalıştığı yetmezlik tablosu olan 'hipotiroidi'de, depresyon (bazen ilaç ve hatta telkin tedavisine bile direnç gösterebilen), metabolizmada yavaşlamaya bağlı kolay kilo alma, zor kilo verme ve metabolik hastalıklara kolay yakalanma sorununun sıkça görüldüğünü aktardı. Tiroit araştırmasının çok önemli olduğunu dile getiren Dr. Özay Tiryakioğlu, belirtiler görüldüğünde doktora başvurulmasının önemli olduğuna dikkat çekti.

Tiroit hastalıklarının sebebi nedir?

Tiroidin nedenlerinin başında, bir çeşit tiroit bezi iltihabı olan hashimoto tiroidi hastalığı gelir. Ayrıca tiroidin büyümesi (guatr), ilerleyen yıllarda hormon üreten hücrelerin tahrip olmaya başlamasıyla sıklıkla yavaş gelişen bir tiroit tembelliği (hipotiroidi) gelişmesi ile özellenmektedir.

Tiroit rahatsızlıklarının tanısı gerçekten zor mudur?

Bugün tiroit hastalıklarının tanısı, gelişen teknoloji artan laboratuvar testi imkânları, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde çok daha kolaylaşmıştır. Hastaların endokrinoloji ya da iç hastalıkları uzmanlarına başvurması yeterlidir.

Tiroidi olanların yemekten kaçınması gereken gıdalar var mı?

Özellikle yaşadıkları bölgede içme sularında iyot eksik olan (Karadeniz Bölgesi gibi) ya da iyotun biyo-yararlanımını bozan gıdaları (karalahana) fazla tüketen yörelerde yaşayan insanlara en azından gelişme çağı tamamlanana kadar iyotlu tuz tüketmesi önerilebilir.

 


(Zaman)

Gün Olur devran döner.

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Depresyonun belirtileri nelerdir?
« Yanıtla #6 : 14 Ekim 2010, 00:35:22 »

Depresyon birçok sekilde tanimlanabilir ve birçok belirtisi vardir, bunlar arasinda en önemlileri: 
 
Depresif duygudurum Ilgi kaybi Yorgunluk ve enerjisizlik Içten içe kendinizi üzgün ve mutsuz hissediyor olabilirsiniz. Ayrica kötümser ve olumsuz duygular içinde olabilirsiniz. Belki de normalde keyif aldiginiz seylere olan ilginizi yitirmissinizdir. 
 
Depresyona yakalandiysaniz, mutlu olma kapasitenizin bir kismini yitirebilirsiniz, iyi bir sey oldugunda bile mutlu olamazsiniz. Yorgun ve enerjisiz olabilirsiniz. Hatta düsünmek ve karar vermek bile size zor gelebilir.
 
Belirtileri ilk kim fark eder?

Çogu kez depresyon belirtilerini ilk saptayanlar en yakinlarinizdir. Sözgelimi sunlari fark edebilirler:
 
Üzgün göründügünüzü Daha yavas ve olabildigince az konustugunuzu ve hareket ettiginizi Karar vermekte zorlandiginizi Belleginizin zayifladigini
Bazi durumlarda depresyon sinirlilik, anksiyete veya konfüzyonla kendini belli edebilir. Baskalarinin önemsemedigi sorunlar sizi fazlasiyla endiselendirebilir. Sizin ve baskalarinin aklina depresyonda olabileceginiz olasiliginin gelmemesinin nedenlerinden biri bu olabilir. 
 
Belirtiler fiziksel olabilir mi?

Bazi depresyon tipleri fiziksel belirtilerle ortaya çikar, sözgelimi:
 
Istahsizlik Agrilar Hipokondri/fiziksel saglikla asiri ugrasma Uyku bozuklugu Fiziksel belirtiler bedensel bir hastaliktan kuskulanmaniza yol açabilir. Ayrica birçok fiziksel hastaligin depresyondakilere benzer belirtiler verdigini de unutmamalisiniz. 
 
Ciddi fiziksel hastaliklarin depresyon gelistirme olasiligini artirdigini bilmek de önemlidir. Ciddi bir fiziksel hastalikla baglantili olarak depresyon ortaya çiktiginda, organik depresyon içinde oldugunuz söylenir. 
 
Depresyonun en sik görülen belirtileri nelerdir?

Depresyon birçok sekilde ortaya çikabilirse de, en önde gelen belirtiler sunlardir:
 
Çökkün duygudurum Üzgünlük Enerjisizlik Bunlarin yaninda, hastalik için karakteristik daha birçok belirti vardi. Bu belirtiler bir örüntü olustururlar, bu örüntü de depresyon tanisi için temel olusturur.
 
Depresyona yakalandiginizdan kuskulaniyorsaniz veya açiklanamayan fiziksel belirtileriniz varsa doktorunuza danisin. Doktorunuz bir tani koyup dogru tedaviyi önerebilecektir. 

Depresif duygudurum

Depresyonun anahtar özelligi inatçi depresif duygudurumdur. Psikiyatristler çökkün duygulanim terimini kullanirlar; bu, duygudurumunuzun depresif hale gelmeden öncekine göre çökmüs oldugu anlamina gelir. Mutsuzsunuzdur hem de yalnizca kisa bir süreligine degil. Ama sizi mutsuz eden yalnizca hayatin su veya bu yönü degildir. Neredeyse sürekli bir keder ve ümitsizlik duygusu yasaminiza egemen olmustur. Her sey gri ve renksiz görünür. 
 
Artik mutlu degilsinizdir. Zaman zaman kendinizi mutlu hissedebilseniz bile bu enderdir. Kederinizse süreklidir. Bazen bu kadar üzgün ve olumsuz olmanin gerçekçi olmadigini görebilseniz bile, her sey önemsiz veya tehdit edici görünür. Sizin denetiminiz disinda, basiniza bir felaket gelecegini hissediyor olabilirsiniz.
 
Gün içinde duygudurum dalgalanmalari

Sürekli çökkün olsaniz bile, günün bazi zamanlarinda kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Olasi örüntülerden biri: erken uyanirsiniz ve her sey gözünüze berbat gözükür (sabah umutsuzlugu). Bununla birlikte gün içinde isler birazcik düzelir ve aksam oldugunda baska insanlarla birlikte olmaya az da olsa katlanabilirsiniz ve yapilmasi gereken islerin bazilarini yapmayi basarabilirsiniz. Çökkünlük duygunuz birazcik azalmistir. Bazilari içinse bu örüntü tersine gelisir.

Islevlerde yavaslama (Psikomotor retardasyon)

depresifseniz, psikomotor [sözlük] hiziniz genellikle önemli ölçüde yavaslamistir, ama tersine artmis da olabilir. Normalden daha yavas düsünür, daha yavas konusur ve daha yavas hareket edersiniz. Izleyenlere benzer fiziksel belirtileriniz olabilir:
 
Daha az sayida veya nadiren mimik kullanma Gülümsememe Diger insanlarla daha az göz temasi Yavas ve kisa konusmalar söyleyecek bir seyler bulamayabilirsiniz Konussaniz bile uzun sessizlikler ve duraklamalar Jestlerde fakirlesme [sözlük]Uzun süreler kipirdamadan oturma
Daha yavas hareket etme ve büyük hareketlerden kaçinma 
 
Ayrica psikolojik belirtileriniz de olabilir:
 
Daha yavas düsünürsünüz Bir seyleri hatirlamakta ve yogunlasmakta zorlanirsiniz Karar vermekte zorlanirsiniz Kendinize ve çevrenize ilgi göstermezsiniz bu yüzden yapmakta oldugunuz ise uygun olmadiginiz düsünülebilir Yavaslama depresyonun bir özelligi olmakla birlikte, Parkinson hastaligi gibi baska hastaliklarda da görülebilir.

Olumsuz düsünceler

Üzgün ruh halinizle yakindan iliskili olumsuz düsüncelere kapilabilirsiniz. Depresyona yakalanan herkes olumsuz düsüncelere kapilir. Belki, kendinizin veya baskalarinin beklentilerini karsilayamamis oldugunuzu hissediyorsunuzdur. Ya da kendinizi kötü ve isinize layik olmayan biri olarak görüyorsunuzdur. Ayrica tembel, ailesini fazla simartan veya onlara asiri sert davranan biri oldugunuzu da hissedebilirsiniz. Hatta kendinize kötü insan tanimini yakistirabilirsiniz. 
 
Suçluluk duygusu 

Yaptiginiz, yanlis yaptiginiz veya keske yapsaydim dediginiz seyler konusunda suçluluk duyuyor olabilirsiniz. Olumsuz düsüncelerinizde haklilik payi olsa bile suçluluk duygulariniz abartilidir. Bazen tümden gerçekdisidir.   

depresyon.uzerine.com
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Dr.Ömer Coşkun’dan depresyon ilacı
« Yanıtla #7 : 14 Ekim 2010, 00:49:39 »

Zerdeçal, içindeki curcumin sayesinde depresyonu önler. Ayrıca, romatizmalardan korur ve de ağrıları engeller. Bu bakımdan defne ile aynı işlevi görüyor sayılır.

1 tatlı kaşığı yendiğinde bile çok yarar sağlar.

Dr.Ömer Coşkun
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Depresyon
« Yanıtla #8 : 14 Ekim 2010, 00:57:29 »
Eğer sıkıntılı, huzursuz, depresif bir ruh haliniz varsa ya da bir şeylerden korkuyorsanız, sizi manevi olarak rahatlatacak şifalı bitkileri denemenizde yarar var demektir. Bu yazımızda Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun depresyon ve korkuya iyi gelen şifalı bitki kürü tarifini veriyoruz.

Rahatlatıcı bitki kürünü uygulamaya başladıktan sonra zamanla çevre ile iletişime girmek daha kolay olacak, depresif hareketlerden kurtulup daha sakin ve rahat bir hal içine girersiniz.

Bu şifalı bitkiler, maydanoz, tere ve ıspanaktan oluşmaktadır. Tere ve maydanozun sararmış olmamasına dikkat etmelisiniz.

Hazırlanışı:

5 – 6 yaprak ıspanak (saplarıyla birlikte) ve 12 adet maydanozu saplarıyla birlikte kaynamakta olan yarım litrelik suya atın ve ağzını kapatarak 3 dakika yavaş yavaş kaynatın. Ilıdıktan sonra suyunu için. Her gün sabah taze olarak hazırlayın.

Aynı günün akşamı ise ıspanak ve tere karışımını hazırlayın. Bunun için kaynamakta olan yarım litrelik suyun içine 5 – 6 adet saplarıyla ıspanakları ve 9 – 10 adet tereyi (saplarıyla birlikte) ağzı kapalı bir şekilde 3 dakika haşlayın. Ilıdıktan sonra suyunu için.

Bu kürü 1 hafta boyunca her sabah ve akşam taze olarak hazırlayıp için. İkinci hafta 2 güne bir üçüncü haftaya ise 3 güne bir uygulayabilirsiniz.

İbrahim Saraçoğlu
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Tuğra

  • popüler yazar
  • ******
  • İleti: 6601
Depresyonda Yeni Ve İlaçsız Bir Tedavi Seçeneği!
« Yanıtla #9 : 11 Haziran 2012, 17:44:18 »
Günümüzde, ağır depresyonlar, yani bizim tıp dilinde Majör Depresyon olarak adlandırdığımız, intihar eğiliminin de ortaya çıktığı  durumlar, hastaneye yatırılarak tedavi edilmek zorunda olsa da, hafif ve orta şiddetli depresyonlar kolaylıkla ayaktan tedavi edilebilmektedir.

Psikiyatristlerin en sık karşılaştığı sorulardan bir tanesi, teşhisinin depresyon olduğu konusunda tereddüt  olmayan ve tedaviye ikna olmuş hastalardan gelen ‘ilaç kullanmadan tedavi olamaz mıyım?' sorusudur.

Bu sorunun yanıtı çoğu zaman'hayır' olur, çünkü depresyon tedavisinde psikoterapiler işe yarasa da hem sonuç almak zaman alır hem de kıyaslamalı çalışmalarda etkinlikleri, ilaç tedavisine ancak ek olarak fayda sağlayabildiklerini göstermiştir.

Bugün depresyon tedavisinde en çok kullanılan seçenek antidepresan ilaç tedavisi ve buna ek olarak belirli bir süre yürütülen destekleyici psikoterapidir. Ancak artık yeni ve alternatif tedaviler de yavaş yavaş pratik uygulamada yer almaya başlamıştır.           
 
Transkraniyal manyetik stimulasyon yani kisa adiyla TMS, manyetik uyarım üreten bir cihaz aracılığıyla beyin uyarımı yaparak duygudurumu ( depresyon, distimi vb) düzelten bir tedavi şeklidir.
 
TMS, özellikle uygun süre ve dozda düzenlenmiş bir antidepresan tedaviden yeterli sonucu alamamış veya ilaç yan etkilerine karşı aşırı duyarlılığı olan ya da ilaç kullanmayı istemeyen  hastalar için iyi bir seçenektir.

Depresyon tedavilerinden yeterince fayda görememiş hastalarla yapılan 10 senelik araştırma çalışmaların ardından, 2008 Ekim ayından itibaren Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi tarafından Depresyon tedavisi için onay almıştır.
 
TMS, duygudurum düzenlenmesi ile ilgili beyin bölgesi olan pre-frontal korteksi ,manyetik alan etkisi yaratarak,  uyarmak suretiyle etkisini gösterir.

Uygulama yapılan kişinin kafasının ön tarafına yaklaştırılan masa tenisi raketi büyüklüğünde  sabitlenmiş bir uyaran, kafaya temas etmeden , bu bölgede buluna beyin hücrelerini   2-3 cm derinliğindeki beyin alanınında elektriksel aktivite artışı yaparak  antidepresan etkinlik sağlar.

Ayrıca  Parkinson, kulak çınlaması, felç (stroke)  ve migren gibi rahatsızlıklarda  etkisine dair kanıtlar giderek artmakta ve nörolojik tedavi amaçlı kullanımı da sıklaşmaktadır.
 
TMS uygulamaları sırasında ağrı ortaya çıkmadığından anestezi uygulamaya veya hastayı uyutmaya gerek olmaz. Prosedür yaklaşık yarım  saat sürer, bu sırada hasta uyanık ve konforlu bir durumda tutulur. Uygulamada bir ilaç gerekmediğinden hasta tedavi bitiminde hemen günlük rutin hayatına dönebilir.

Herhangi bir unutkanlık veya hafıza bozulması veya ağrı  gözlenmez. TMS  çok güvenli bir tedavidir, sadece epilepsi hastalarına uygulanması önerilmemektedir
 
Tedavi için uygun bulunan hastalar 2 ila 6 haftalık bir süre içinde toplam 20 ila 30 seans arasında uygulamaya girerler. Genel yaklaşım minimum 15 seans uygulanmasıdır. 15 seans uygulamanın ardından, psikiyatrist, hastayı değerlendirip depresyon şiddetindeki  azalmaya göre  tedaviyi sonlandırabilir veya bir kür daha uygulama yapılmasını isteyebilir.

TMS 'nin depresyon tedavisinde onay alması sürecinde 10000 den fazla hastadan veri elde edilmiş ve hafif baş ağrısı dışında ciddi bir yan etkiye rastlanmamıştır.

Doç. Dr. Özgür Öztürk
 Psikiyatrist- saglikveyasamdergisi
*~*~* TUĞRA *~*~*

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9222
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Ynt: Depresyon
« Yanıtla #10 : 09 Ağustos 2016, 00:48:13 »
Çocuk ve Gençlerde Dikkat Dağınıklığı, Yetişkinlerde Depresyon Tehdidi, Yaşlılıkta Bellek Kaybı Sorunu Olanlar Her Gün Yeterince DHA Alıyor Musunuz?

Bu yazı 8 Ağustos 2016 tarihli Hürriyet gazetesinde 6. sayfada Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun köşesinden...
Prof. Dr. Canan Karatay 2011 yılından beri kalp ve damar sağlığınız için EPA, beyin sağlığınız için de DHA içeren Omega 3 takviyesi her gün 3 gram EPA + DHA olacak şekilde kullanmalısınız der. Bilgilerini güncelleyebilmiş pek çok doktor Omega-3'ün antidepresanlar kadar etkili olduğundan bahseder.

Biz 2011 yılında Bilimsel Gerçeklerle Kilo Vermenin ABC'si Karatay Diyeti kitabını okuduktan sonra Omega-3 ve antioksidan almaya başladık. Yıllarca Omega-3 kullandığımızı sandık ama çok büyük hatalar yaptığımızı yıllar sonra gördük. Şayet bizim yaptığımız hataları yapmak istemiyorsanız Google'da omega3 ve antioksidan diye aratarak ilk sırada çıkacak olan woto sayfasında bizim yaptığımız yanlışları görebilirsiniz. Eğer bizim kullandığımız gıda takviyelerini görmek isterseniz Google'da gıda takviyelerimiz diye aratırsanız yine ilk sırada (reklamlar hariç) bizim woto sayfamıza ulaşabilirsiniz.

https://www.instagram.com/p/BI0tcBXgMSB/?taken-by=saglikliyasiyoruzcom