Haberler:


X adresimiz

Ana Menü

Faydalı Bilgiler

Başlatan Tuğra, 14 Ocak 2008, 21:51:49

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nev Bahar

Cevizin, kabuğuyla, içiyle, hatta perde tabir edilen iç bölümünde yer alan odunsu zarlarıyla bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

Sağlıklı Beslenme Uzmanı Dr. Dilek Polat, kalp sağlığı açısından büyük önem taşıyan doymamış yağ asitlerini yüksek düzeyde içeren cevizin, kolesterol birikimini ve damar sertliğini önleyici etkisinin halk arasında artık daha iyi bilindiğini, bu nedenle damak zevkinin yanı sıra, birçok insanın sağlık nedenleriyle ceviz tüketmeye başladığını söyledi.

''Doğanın mucizelerinden'' cevizin farklı kullanımının ise iyi bilinmediğini ifade eden Polat, yaş ve kuru ceviz kabuklarının basit işlemlerle çok etkili sonuçlar vereceğini kaydetti.

GÜÇLÜ VE CANLI SAÇLAR

Dr. Polat, saç dökülmesine ve saçlarının yeterince canlı olmadığını düşünenlere cevizin kuru ve yaş kabuğunu öneriyor. Polat, 20 tane cevizin sert kabuğunu 1 litre suda 10-15 dakika kaynatarak elde edilen suyun saç durulamasında kullanılması durumunda, saçların dökülmesinin son bulacağını belirtiyor.

Taze cevizin yeşil kabuğunun az suyla kaynatılması sonucu macun elde edileceğini anlatan Polat, bu macunun da saç maskesi olarak kullanılabileceğini kaydediyor.

DİNLENME, TİROİD, AĞIZ KOKUSU

Sağlıklı yaşamak ve beslenmek isteyenlerin mutfaklarından cevizi eksik etmemeleri gerektiğini ifade eden Dr. Polat, şu bilgileri verdi:

''8 tane cevizi bir bardak suda 2 gün bekletin. Günde iki ceviz olmak üzere tüketin ve cevizleri içinde beklettiğiniz suyu da için, 4 günlük kür sonunda ne kadar dinlenmiş hissettiğinize şaşıracaksınız.

Cevizin arasında bulunan perdeleri atmıyoruz. 25-30 kadar ceviz perdesini bir litre suda güneş görmeyen bir yerde bir hafta bekletiyoruz. Sabahları aç karnına her gün bir bardak tüketiyoruz, tiroid hastalarına çok yardımcı olacaktır.

Ceviz yaprağını suda kaynatıp biraz zeytinyağı ekleyin. bu karışımla düzenli gargara yapıldığında ağız kokusu sorunu da ortadan kalkacaktır.''

Günde birkaç ceviz tüketmenin sindirim sistemi hastalıkları, öksürük, göğüs ağrıları gibi birçok şikayeti azaltığına işaret eden Dr. Polat, pürüzsüz bir cilt isteyenlerin de yine ceviz kabuğu suyundan yararlanabileceklerini kaydetti.

TEMİZ BİR NEFES İÇİN

Ağız kokusunu test etmek için beyaz bir bezi dilinizin üzerine yerleştirin. 10 saniye bekleyin ve sonra koklayın.

Dişlerinizi düzenli fırçaladığınız halde ağzınızda koku var ya da test yaptığınız bez sarı renge mi dönüştü? Dilinizde çok fazla bakteri birikiyor olabilir. Bunun için her gün yumuşak bir bezle dilinizi temizleyin, Yine de istediğiniz sonucu alamıyorsanız o zaman bir iltihap söz konusu olabilir. Diş hekiminize başvurun.

kadincakararinca
Aldırma yürü!
Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Nebi (Aleyhissalatu Vesselam) klavuzun, İman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, Ahlâk karakterin, edep aksesuarın, Merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun...
{ Halil Cibran }

Nev Bahar

Selçuk Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, doktor kontrolünde olmadan bilinçsizce kullanılan ağrı kesicilerin ülsere neden olduğunu söyledi.

Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mide içinde çeşitli nedenlerle oluşan yaraların ülser olarak adlandırıldığını, ülser görülme sıklığının toplumda yaşayanların yüzde 2'sini oluşturduğunu belirtti.

Ülserin, yol açtığı ağrılarla yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olduğunu anlatan Prof. Dr. Demir, ülserin mide bölgesinde ağrı, yanma ve ekşime gibi şikayetlerle ortaya çıktığını ifade etti.

Ülserin sistemik hastalığı olanlar ve yaşlılarda daha sık görüldüğünü dile getiren Demir, bu hastalığın teşhis edilmesinin en kesin yolunun endoskopi olduğunu vurguladı.

Bu hastalığa neden olan en büyük etmenin bilinçsiz kullanılan ağrı kesiciler olduğunu ifade eden Demir, şuları kaydetti:

''Doktor kontrolünde olmadan bilinçsizce kullanılan ağrı kesiciler ülsere neden oluyor. Ülkemizde ağrı kesicilerin bilinçsiz kullanımı maalesef çok yaygın. Eczaneden satın alınan ağrı kesiciler, çoğu zaman, sıkça görülen baş ağrıları için kullanılıyor. Romatizmal hastalıklar için kullanılan ağrı kesicilerde de aynı sorun yaşanıyor. Doktorun bir kez yazdığı ağrı kesici, doktora danışılmadan sürekli kullanılmaya devam ediliyor. Bu şekilde kullanılan ağrı kesiciler de ülsere yol açıyor. Bu nedenle ülser olmamak için aspirini bile doktor kontrolünde kullanmalısınız.''

Demir, kişinin ülserden kendisini uzak tutabilmesi için özellikle ağrı kesicilerin reçeteye yazılan miktarlarda ve önerilen süreler içinde kullanılmasının bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.

-ALKOL VE SİGARADAN UZAK DURMAK GEREKİYOR-

Ülserin uygulanacak tedaviyle iyileştiğini ancak bilinçsiz ağrı kesici kullanılmaya devam edilmesi ve bazı yasaklara uyulmaması durumunda yeniden nüksedebildiğini anlatan Demir, ülserli ya da ülser tedavisi görmüş kişinin sigara ve alkolden kesinlikle uzak durması gerektiğine dikkati çekti.

Zamanında tedavi edilmeyen ülserin mide kanamasına neden olabildiğine işaret eden Demir, ''Mide kanamasının en önemli nedeni ülserdir. Hayati tehlike oluşturabilen mide kanamalarıyla karşılaşmamak için ülserin önemsenmesi, tedavisinin zamanında yapılması gerekir'' diye konuştu.

Demir, gastritin ise ülsere benzeyen bir hastalık olduğunu, ancak ülserden farklı olarak midede iltihap bulunması durumunda ortaya çıktığını anlattı.

Gastrite de çoğunlukla yanlış kullanılan ağrı kesicilerin neden olduğunu vurgulan Demir, gastritin film çekilerek ya da endoskopi yapılarak teşhis edilebildiğini, tedavisinin ise ülserle benzerlik taşıdığını sözlerine ekledi.
aa
08 Mart 2009, Pazar
Aldırma yürü!
Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Nebi (Aleyhissalatu Vesselam) klavuzun, İman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, Ahlâk karakterin, edep aksesuarın, Merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun...
{ Halil Cibran }

İsra

Amerikalı beslenme uzmanı Jonny Bowden, insanların tüketmesi gereken ancak genelde tüketmedikleri faydalı yiyeceklerin listesini çıkardı. Ancak, onun favorisi olan semizotu (purslane), guava (tropik bir meyve), goji kirazı gibi bazı meyve ve sebzeleri her manavda bulmak zor. Yeryüzünün en sağlıklı 150 yiyeceği adlı kitabın yazarı Bowden'e göre en sağlıklı besinlerden bazıları:

Pancar: Kanserle mücadelede yardımcı. Çiğ veya salataya rendeliyerek tüketin.

Lahana: Tümör oluşumunu engelliyor.

Pazı: İhtiyar gözlere bire bir.

Tarçın: Kan şekeri ve kolesterolde çok faydalı.

Nar suyu : Tansiyonu düşürür, oksitlenmeyi önler.

Kuru erik: Kanser savaşçısı antioksidan deposu.

Kabak çekirdeği: Magnezyum deposu. Kabağın en besleyici kısmı çekirdeğidir.

Zerdeçal: (Hind safranı) Kansere karşı oldukça yararlı bir besin.

zaman

Nev Bahar

#408
Yazın gelmesi ile birlikte bazı hastalıkların arttığına dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, sıcak ortamda artan bakteriler ile baş gösteren hastalıkların hijyene dikkat edilmesi ile önlenebileceğini söyledi.

Havaların ısınması ile ishal, idrar yolu enfeksiyonları, mantar enfeksiyonlarında artış yaşandığını belirten Sönmezoğlu, "İshal vakalarının nedeni; yiyeceklerin içinde ortam ısısı yüksek olduğu için buzdolabı dışında kısa süre bile beklese bakterilerin kolaylıkla çoğalması ile hem bakterilere hem de toksinlerine bağlı barsak iltihaplanması ile besin zehirlenmesi oluşması, ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma gelişmesidir. Özellikle küçük çocuklar ve 65 yaş üzeri kişilerin genel durumu hemen bozulur. Bol su tüketilen bir mevsim olduğu için besinler kadar temiz su kullanımı da çok önemlidir. Suya bağlı ishal vakaları da yaz aylarında daha sık görülüyor. İdrar yolu enfeksiyonlarının en sık, ishal vakalarının bir diğer nedeni yüzme
havuzlarıdır" dedi.

Yaz aylarında serinlemek amacı ile kullanılan havuzların temizliğinin çok önemli olduğunu söyleyen Doç.Dr. Meral Sönmezoğlu, havuzlarda iyi dezenfekte olmayan suları yutulması sonucu idrar yolları ve bağırsaklarda iltihaplanlamalara yol açtığını belirtti.

Bu yüzden havuza girilirken dikkat edilmesi gereken başlıca kurallara dikkat çeken Doç.Dr. Sönmezoğlu şunları söyledi: "Havuzda yüzme keyifli bir serinleme yolu ve egzersizdir. Ancak bu keyfin bir hastalıkla sonlanmaması için dikkat edilmesi gerekenler vardır. Havuzların mutlaka düzenli olarak dezenfekte edildiğinin belgelenmesi gerekir. Bu klorlama veya ozonlama yöntemleri ile olur. Ayrıca yüzey sularının filtrelenmesi ve bu filtrelerin tıkanmaması için önlemler alınması gerekir. Havuzu kullanan kişilere düşen sorumluluklar ise başta hasta olduğunu bilen kişilerin havuza girmemesi, yaralarını kapatıp saklamaması,
çocuklara havuz suyunu kirletmemeleri konusunda uyarı yapılması, herkesin havuza girmeden duş alması (ter ve vücut kirlerinin havuza bulaşmaması için), ayakların dezenfektan sulardan geçirilmesi gereklidir. Mayo dışında elbise veya ayakkabı ile havuz kenarına gelinmemesi gerekir."

Sağlıklı bir yaz geçirmenin bir kaç basit önlemin dışında bazı püf noktalarına vurgu yapan Sönmezoğlu, hastalıklara keyiflerin kaçmaması için şu tavsiyelerde bulundu:

"- Sağlıklı besin ve su tüketilmelidir. Bu da temiz bol su içilmesi, taze meyve ve sebze yenmesi, işlem görmüş (dondurulmuş veya şarküteri ürünü) yiyecek tüketilmemesi, açıkta satılan yiyecek alınmaması demektir.

- Düzenli egzersiz yapılmalıdır. Bağışıklık sistemi iyi olan vücutta toksinlerin atılması daha kolay olur.

- Temiz olduğu belgelenebilen havuz ve denizde yüzülmelidir.

- Sıcaklarda bol, rahat, pamuklu giysiler giyilmelidir".

-
Aldırma yürü!
Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Nebi (Aleyhissalatu Vesselam) klavuzun, İman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, Ahlâk karakterin, edep aksesuarın, Merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun...
{ Halil Cibran }

enfa

Uzmanlar, yıkanmadan kırılan yumurtanın tifo hastalığına davetiye çıkaracağını belirtiyor.
Kullanmadan önce mutlaka yıkanması gereken yumurtalarda bulunan salmonella bakterisi halk dilinde tifo olarak bilinen hastalığa yol açıyor.

Manavgat Tarım İlçe Müdürlüğü Gıda Yüksek Mühendisi Birol Tuncer, Cihan'a yaptığı açıklamada, salmonellosis akut bağırsak enfeksiyonun yıkanmadan tavada kırılan yumurtadan oluştuğunu bildirdi. Ev hanımlarının yüksek protein deposu olan yumurtaları tavada kırmadan önce mutlaka yıkaması gerektiğini belirten Tuncer, salmonella bakterisinin gıda zehirlenmesi bile yapabileceğini ifade etti. Yumurtanın dış yüzeyinde salmonella bakterisi barındırdığından paketlendikten sonra streç film bandıyla sarılmasının zorunlu olduğunu belirten Tuncer, üzeri örtülmezse bakterinin geniş bir alana yayılabileceğini ifade etti. Otellerin depolara koyduğu yumurta kolilerin üzerlerinde streç film bandı bulunmazsa pervanenin bakteriyi bütün odaya yayacağına dikkat çeken Tuncer, yumurtaya bağlı enfeksiyonun bulaşmamasının önüne geçmek için en pratik yöntemin kırılmadan önce güzel bir şekilde yıkamak olduğunu kaydetti. Tuncer, "Ev hanımları yumurtayı kırmadan önce mutlaka temiz bir şekilde yıkamalı. Bakteri çiğ yumurtadan bulaşıyor. Bakteri genelde ince bağırsakta bulunuyor. Bulaşma ise çiğ yumurta, et, çiğ sütten bulaşıyor." diye konuştu.

Salmonella bakterisinin nefesle değil, elle bulaştığını belirten Genel Cerrah Uzmanı Opr. Dr. Emin Canan ise mikrobun tek yaşadığı canlının insan olduğunu söyledi. Hastalığın halk dilinde adının tifo olduğunu belirten Emin Canan, mikrobun kirli içme suları, yıkanmayan yiyecekler, pişirilmeyen beyaz ve kırmızı et, süt ve süt mamülleri ile yıkanmadan önce kırılan yumurtadan bulaştığını kaydetti. Mikrobun insan kanında, idrarında ve dışkısında bulunduğuna dikkat çeken Canan, ev hanımlarının yumurtayı kırmadan önce temiz bir şekilde yıkaması gerektiğini ifade etti. Canan, "Salmonella genellikle elle bulaşır. Mikrop elle bulaştığı için ev hanımlarımız mutfak hijyenine özen göstermeli. Yumurtayı kırmadan önce mutlaka yıkayalım. Kabuklarını çöpe attıktan sonra ellerimizi yeniden yıkayalım. Mikrop vücuda girdikten sonra hastalık bir hafta içinde kendini ateş, baş ağrısı, karın ağrısı, yüksek ateş, göğüs ve karında lekeler ile nabzın azalmasıyla gösterir." uyarılarında bulundu. Canan, salmonella bakterisine bağlı olarak dünyada her yıl 20 milyon kişinin tifo hastalığına yakalandığını dile getirdi.

Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

Lika

Yaz aylarında yüksek derecelere ulaşan hava sıcaklıkları ve güneş özellikle migreni olanlarda baş ağrısını tetikliyor.

Nöroloji dergisinde yayınlanan çalışmaya göre başağrısı sebebiyle acil servislere giden 7 bin kişinin ağrılarına neyin sebep olduğu araştırıldı. Araştırmayı yapan bilim adamları sıcaklıkları, hava basıncını, nem oranını ve diğer hava kirliliği koşullarını karşılaştırdı.

Bütün bu araştırmaların ardından özellikle migreni olan hastalardaki baş ağrısı riskinin sıcaklıktaki 5 derecelik artışla birlikte yüzde 7,5 arttığını belirleyen bilim adamları, hava sıcaklığının baş ağrısını ve kısmen migreni tetiklediğini ancak muhtemel bağlantı için daha fazla araştırma yapmaları gerektiğini belirttiler. (populergazete.com)
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Nev Bahar

İngiltere`de Hijyen Konseyi tarafından 8 ayrı ülkedeki evlerden alınan örneklerin laboratuvar incelemesi yoluyla yapılan araştırmanın sonuçları, milyonlarca evde mutfak musluğunun, tuvaletteki sifon kolundan çok mikrop taşıdığını ortaya koydu.


Araştırmada, mutfak lavabosunda kullanılan bezlerin yüzde 80`inin de tehlikeli bir `bakteri karışımı`` içerdiği ortaya çıktı. Yapılan incelemeler, mutfak musluklarının üçte birinin hijyen şartlarına uymayacak biçimde bakteri taşıdığını, buna karşılık tuvaletlerdeki sifon kollarının ise yüzde 15`inde aynı durumun söz konusu olduğunu kanıtladı.

Uzmanlar, yüzde 14 oranındaki mutfak musluğunun öldürücü de olabilen kolibasili taşıdığını, bu oranın tuvaletlerdeki sifon kollarında ise yüzde 6 olarak tespit edildiğini belirtti. Bütün bu mikropların sık yıkanmayan eller vasıtasıyla yayıldığına işaret eden uzmanlar, gıda zehirlenmesine yol açan campylobacter ya da salmonella gibi bakterilerin ise en çok mutfakta kullanılan bezler aracılığıyla yayıldığına dikkat çekti.

Uzmanlar, bakterilerin en kolay yuvalanıp yayıldığı diğer ev eşyaları arasında bebeklerin mama sandalyeleri, doğrama tahtaları, TV`lerin uzaktan kumanda cihazları ve telefonların bulunduğunu da bildirdi. Araştırma İngiltere, Avustralya, Almanya, Hindistan, Malezya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve ABD`deki evlerde yapıldı. LONDRA AA

ZAMAN
Aldırma yürü!
Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Nebi (Aleyhissalatu Vesselam) klavuzun, İman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, Ahlâk karakterin, edep aksesuarın, Merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun...
{ Halil Cibran }

Nev Bahar

Amerikalı beslenme uzmanı Jonny Bowden, insanların tüketmesi gereken ancak genelde tüketmedikleri faydalı yiyeceklerin listesini çıkardı.

Pancar: Kanserle mücadelede yardımcı. Çiğ veya salataya rendeliyerek tüketin.

Lahana: Tümör oluşumunu engelliyor.

Pazı: İhtiyar gözlere bire bir.

Tarçın: Kan şekeri ve kolesterolde çok faydalı.

Nar suyu : Tansiyonu düşürür, oksitlenmeyi önler.

Kuru erik: Kanser savaşçısı antioksidan deposu.

Kabak çekirdeği: Magnezyum deposu. Kabağın en besleyici kısmı çekirdeğidir.

Zerdeçal: (Hind safranı) Kansere karşı oldukça yararlı bir besin. NEW YORK ZAMAN
Aldırma yürü!
Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Nebi (Aleyhissalatu Vesselam) klavuzun, İman sermayen, amel azığın, sevgi yakıtın, Ahlâk karakterin, edep aksesuarın, Merhamet sıfatın, şeref ve izzet adın olsun...
{ Halil Cibran }

Lika

Ekonomik kriz, ne yemeklerdeki damak zevkinizi ne de sağlığınızı tehdit etmesin.Uzmanlar, hem lezzetli hem ekonomik hem de sağlıklı yemekler hazırlamanın formülünü açıkladı. Muz yerine elma, et yerine yumurta yemek hem cebinizi hem de sağlığınızı koruyor…

Kriz döneminde mutfak harcamalarını azaltırken, sağlıklı besinler tüketmek elinizde. Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Yeşim Çelik, “Kriz döneminde mutfak harcamalarını dengeleyerek sağlıklı beslenme” hakkında çok önemli ipuçları verdi.

PAZARA GİDİN TAVSİYESİ

“Ne alacağınızı bilmeden, öylesine alışverişe çıkmak gereksiz harcamalar yapmanıza neden olacaktır” diyen Çelik, ucuz, taze sebze ve meyveleri almak için semt pazarlarına gidilmesi gerektiğinin altını çizdi. Çelik şöyle konuştu:

HALK GÜNLERİNİ TAKİP EDİN

“Pazara gidilemiyorsa marketlerin manav ve şarküteri reyonlarındaki halk günlerini takip etmek hesaplı bir alışveriş için ilk koşullardan biridir. Kişi aç olduğunda satın alacağı besinlerin miktarı da çoğalabilmekte, ayrıca lüzumsuz bazı besinler de alınabilmektedir.

Bunu engellemek için alışverişe açken çıkmamak önemlidir.” Çelik, alternatif gıdalarla ilgili de çarpıcı tespitlerde bulundu: “Satın alacağınız meyve sebzeleri tercih ederken mutlaka mevsiminde olmasına dikkat ediniz. Mevsimlik sebze ve meyveler, turfanda sebze ve meyveden daha besleyicidir ve fiyatları da çok daha ucuzdur. Örneğin meyve alacaksınız, kış mevsimindeyiz bu yüzden bu mevsimde çilek veya kiraz almak yerine portakal, mandalina, elma tercih etmenizi öneririz.”

MUZ VE ELMA

Elmanın besin değeriyle, muzun besin değeri arasında çok fazla fark olmadığının altını çizen Yeşim Çelik, “Fakat aralarındaki fiyat farkı oldukça fazladır. 1 orta boy elma ile 1 küçük boy muzun kalorileri eşittir” diye konuştu.

Zeytinyağı formülü

Karnabahar, lahana, kereviz, Brüksel lahanası, ıspanak, pırasa, pazı gibi sebzeler bağışıklık sistemini kuvvetlendirici ve kanserden koruyucu özelliğe sahiptir. Bu sebzelere zeytinyağını çiğ olarak eklemenizin çok daha sağlıklı olacaktır. Kullandığınız zeytinyağını her bir porsiyon sebze yemeğine 1 tatlı kaşığı olarak ekleyin.

Marul ve maydanoz

Salatalarınızı hazırlarken yapraklı marulu tercih etmenizde fayda vardır. Çünkü yapraklı marulla göbek marul arasında besin değeri açısından bir fark yokken yapraklı marulun fiyatı göbek marula göre daha ucuzdur. Ayrıca salatalarınıza ekleyeceğiniz maydanoz C vitamini ve demir açısından zengindir.

Protein kaynağı

“Kriz döneminde et tüketimimiz azaldı, yeterli beslenemiyoruz” diye üzülenler için yumurta, kurubaklagiller ve süt alternatif protein kaynakları olabilir. Yumurta iyi kalite protein içerdiği gibi demir içeriği de yüksek ve ete göre çok daha ucuzdur. Ayrıca, kurubaklagiller ve tahılı bir arada içeren bir mönü besin değeri açısından etin yerini tutabilir.

Bugün
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Lika

Sadece çiğnemenize ve konuşmanıza yaramayan dişler, ayrıca görüntünüzü de etkiliyor.

Dişlerinizin hem beyaz hem de sağlıklı olmasını istiyorsanız. Reader's and Digest dergisinde yer alan sırları deneyebilirsiniz.

1. Beyaz diş diyeti uygulayın. Eğer çok fazla siyah çay ya da sigara içiyorsanız, bunun dişleriniz üzerindeki sonuçlarına da katlanmak zorunda kalırsınız. Dişlerinizde leke yapabilecek yiyecekler yediğinizde ya da içtiğinizde hemen dişlerinizi fırçalayın ya da iyi bir beyazlatma maddesi kullanın. Tüm bunlara alternatif olarak, bir elma yiyebilirsiniz.

2. En az 2 ya da 3 ayda bir diş fırçanızı atın ya da elektrikli diş fırçanızın başlığını değiştirin. Aksi halde, dişlerinizi fırçalarken sadece bakterileri ağzınıza taşımış olursunuz.

3. Dişlerinizi 45 derecelik açıyla dairesel hareketlerle yavaş yavaş fırçalayın. Dişlerinizi fırçalarken diş minelerine zarar vermemeye özen gösterin.

4. Nefesinizi tazelemek ve diliniz üzerindeki plağı kaldırmak için dilinizi her sabah dil temizleyiciyle temizleyin. Kötü ağız kokusunun bir nedeni de dil üzerinde üreyen bakterilerdir. Günlük dil temizliği ağız kokusunu uzaklaştırmaya yardımcı olur.

5. Arıtıcı gıdalar yemelisiniz. Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış mısır ve kereviz yiyebilirsiniz. En iyi sonuç için, akşam yemeğinden sonra bu yiyecekleri yemelisiniz.

6. Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın. Sirke, lekelerin yok olmasına, dişlerinizin beyazlamasına ve ağzınızdaki, dişetlerinizdeki mikropların ölmesine yardım eder.

7. Dişlerinizi beyazlatmak ve lekeleri yok etmek için haftada bir kez karbonatla fırçalayın. Diş macunu yerine karbonat sürün. Diş macununa alternatif olarak tuz da kullanabilirsiniz. Dişetlerinizi tazelenmiş hissetmeye başlarsanız, dişlerinizi tuzla iki günde bir fırçalayın.

8. Nefesinizi taze tutun. Nefesinizin tazeliğini kontrol etmek için avucunuzun içini yalayın ve henüz yaşken koklayın. Eğer bir şey kokuyorsa, şekersiz naneli şeker yiyebilir ya da alkolsüz ağız gargarası kullanabilirsiniz. Piyasada satılan reçetesiz ağız gargaralarının çoğu alkol içeriyor.

9. Dişlerinizin arasını diş ipliğiyle temizleyin. Aynaya bakmadan temizlemeye alışırsanız, arabada, yatakta ve önemli toplantı öncesinde dişlerinizi diş ipiyle temizleyebilirsiniz.

10. Sabahları kalkınca ve gece yatmadan mutlaka dişlerinizi fırçalayın. Sabahları kalkınca yapacağınız ilk iş dişlerinizi fırçalamak olmalı. Böylece uyurken üreyen plak ve bakteriyi yok etmiş olursunuz.
Zaman Online
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

setre

Ceviz her derde deva Doğanın insanlara sunduğu en büyük nimetlerden biri olan cevizin, şekerden kolesterole kadar yararlarını okuduğunuzda şaşıracaksınız

CEVİZİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMEZ
Yüksek kolesterolü düşüren ceviz, damar tıkanıklıklarını ve şeker hastalığı tedavisine yardımcı oluyor. İçerdiği demir sayesinde kansızlığa iyi geliyor.

Kötü kolesterolün düşmanı Cevizin, damar tıkanıklığı ve şeker hastalığının tedavisinde kullanılabileceğini söyleyen, Karadeniz Teknik Üniversitesi Ordu Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, cevizin kanda zararlı kolesterolün birikmesini önlediğini ve yüksek kolesterolü düşürdüğünü söylüyor.

CEVİZ YAPRAĞINI KAYNATIN Prof. Dr. Karadeniz, taze cevizde yüzde 5-6 oranında C vitamini bulunduğunu belirterek, “Kuru ceviz bol miktarda C, B1, B2, A ve E vitaminlerini içermektedir” diyor. Prof. Dr. Karadeniz, şeker hastalarının ceviz yaprağını kaynatıp içmelerini öneriyor ve cevizin beyin için gerekli olan gümüş iyonlarını da ihtiva ettiğini söylüyor.

VEREMDE TEDAVİYE DESTEK CEVİZİN, verem hastalığında hem besleyici hem de tedavi edici özellik gösterdiğini söyleyen uzmanlar, her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirtiyor. Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlıyor. Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açıyor. Mideyi kuvvetlendirip boğaz hastalıklarına iyi geliyor. Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok oluyor.

CEVİZDEN GELEN GÜZELLİK
Cevizin yiyecek olarak tüketilmesinin yanı sıra kadınlarının güzellik maskesi olarak da ilgi görüyor. Uzmanlar cevizin mükemmel bir güzellik iksiri olduğunu söylüyor.Çünkü cevizle yapılacak maske, ciltteki ölü hücrelerden kurtulmak için doğal bir tedavi yöntemi. Ölü hücrelerle kaplı bir cilde kolayca canlılık veren ceviz maskesi, bu ölü hücreleri yok eden bir özelliğe sahiptir.

Maske Hazırlanışı Cevizleri iyice öğütün, hatta bir havan veya tülbent içinde döverek toz haline getirin. İçine bir kaşık bal, bir kaşık portakal suyu ve dört kaşık da süt ekleyin. Bu karışımı yüzünüze sürüp on dakika bekletin ve hafif masaj yapın. Bu masaj pul pul görünen cildinizin sağlıklı bir görünüm kazanmasını sağlar. Bu işlemin ardından yüzünüzü ılık suyla durulamayı da ihmal etmeyin

kaynak bilinmiyor
Hep ertelediğim zaman,bir türlü varamadığım diyardı...

Lika

Vişne yemek ve suyunu içmek, vücutta biriken fazla suyun kolaylıkla atılmasına yardımcı oluyor. Elma suyu, kan şekerini koruyarak leziz ve ferahlatıcı bir seçenek sunuyor. Antioksidan yönünden son derece zengin olan narın mevsimi dışında da suyunu içerek faydalanılması öneriliyor. Demir eksikliği yaşayanlara limon serinliği, vücudu toksinlerden arındırmak için üzüm tavsiye ediliyor.

Vişne suyu kanı temizliyor...

Bol miktarda A ve C vitamini içeren vişne, doğasında bulunan ferahlatıcı ve serinletici etkisi sayesinde, susuzluğu gideriyor. Vişne suyu, güçlü antioksidan özelliği ile hücre yenilenmesine yardımcı oluyor. Ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye yardımcı olan vişne, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılması ve mide ile karaciğerin düzenli olarak çalışmasında rol oynuyor.

Elma suyu, kan şekerini koruyarak leziz ve ferahlatıcı bir seçenek sunuyor

A1, B1, B2, C ve E vitaminleri ile karbonhidrat, lif, potasyum ve pektin içeren elma, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı, kolesterolü ve yüksek tansiyonu önlemeye yardımcı olarak, önemli ölçüde koruma sağlıyor. Sindirimi kolaylaştıran elma, içeriğinde bulunan bileşenlerin çok güçlü antioksidan kaynağı olması ve hücrelere zarar veren serbest radikallere karşı koruması sayesinde, yaşlanmayı geciktirmeye yardımcı oluyor. Kan şekerini kontrol altında tutma özelliği bulunan elmanın suyu ise, sıcak yaz günlerinde serinlemek isteyenlere, sağlıklı bir seçenek.

Narın meyvesini beklemeyin suyunu için…

Pektin, askorbik asit ve polifenolik flavonoidler gibi vücuda oldukça etkili fayda sağlayan bileşenlerden çok zengin olan ve yüksek miktarda kalsiyum ile potasyum içeren nar, çok güçlü antioksidan özelliği ile dikkat çekiyor. Son zamanlarda, oldukça popüler olan nar suyu, söz konusu antioksidan özellikleri sayesinde, kötü kolesterol düzeyini düşürebildiği gibi, iyi kolesterolü de yükseltmeye yardımcı oluyor. Her gün içilecek bir bardak nar suyunun, koroner hastalıkların riskini azaltmaya yardımcı olacağı belirtiliyor.

Vücudu toksinlerden arındıran üzüm

İçerdiği güçlü antioksidan etkinlik gösteren fenolik ve flavonoid bileşenlere bağlı olarak antioksidan kapasitesini yükselten üzüm, organizmayı toksinlerden arındırıyor ve cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Serinlemek için kana kana içilen bir üzüm suyu, vücudu toksinlerden arındırdığı gibi bir beyin gıdası olarak beyin ve sinir metabolizmasını destekliyor ve gerginliği azaltıyor. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra, kalp rahatsızlıkları riskini azaltan üzüm, böbrek ve karaciğerin işlevlerini de artırıyor ve yine kansızlığın tedavisinde oldukça etkin rol oynuyor. Üzüm, vücut yağlarının eritilmesine yardımcı oluyor.

yenişafak
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

enfa

Milyonlarca kişi tarafından yıllardır kullanılan mikrodalga fırınlar, içinde bulunduğumuz çağda yoğun çalışma temposu ve fast foodun simgelerinden biri.
Bu cihazları kimimiz evimizde gönül rahatlığıyla kullanırken kimimiz ise tehlikeli bularak karşı çıktık. Peki mikrodalga fırınlar gerçekten güvenli mi, evimize radyasyon yayma olasılığı var mı?

Kullandığınız mikrodalga fırınızın bakımını çok iyi yaparsanız tehlikeli olması için herhangi bir sebep bulunmuyor. Fakat, ekranın ya da fırın kapağının çevresindeki lastik conta çürüdüğü takdirde radyasyonun dışarı sızma ihtimali var. Bu konuda içinizin rahat olmasını istiyorsanız, mikrodalga sızıntısı test cihazı temin edip evinizde bulundurabilirsiniz. Piyasada bulabileceğiniz çok fazla pahalı olmayan bu cihaz belki de sizin daha sağlıklı bir ömür sürmenizde önemli bir katkı sağlayacaktır.

Zaman diyorum, biraz daha zaman.Dilimin ucundaki kelimeler bu kış donmazsa bir dahaki yıl uçmayı öğrenecekler!

Lika

Yaz sıcaklarının olumsuz etkilerinden korunabilmek için enerji ve vitamin deposu olan karpuz, üzüm ve şeftali gibi yaz meyvelerinden bol bol tüketilmesi gerekiyor.

Aşırı sıcakların etkisiyle vücutta fazla su kaybı meydana gelmesi sonucu bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemlerinin baş gösterebileceğini ifade eden uzmanlar, artan sıvı kaybını önlemenin en kolay yolunun su içmek olduğunu, bu nedenle günde en az 2-2,5 litre su tüketilmesine özen gösterilmesi gerektiğini belirtiyor. Yaz sıcaklarından korunabilmek için enerji ve vitamin deposu olan karpuz, üzüm, çilek, kiraz ve şeftali gibi yaz meyvelerinin bol bol tüketilmesi gerekiyor.

Bolca karpuz tüketİn

Yüzde 90'ı su olan karpuz, tüketildiğinde tokluk hissi verir. İyi bir lif kaynağı olduğu için de bağırsak hareketlerini düzenler. Karpuz, sıvı kaybını önlemesinin yanı sıra vücuda vitamin ve mineral desteği de sağlar.

Domates, salatalIk...

Ara ve ana öğünlerinizde salatalık, domates, marul gibi sebzelerin bulunduğu salata türü hafif yiyecekler ve tatlı olarak da kalsiyum açısından zengin taze sıkılmış meyve suyu, süt ve dondurma gibi gıdaları tercih edin. Bu gıdalardaki kalsiyum da kalbin düzenli olarak atmasını sağlar.
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim

Lika



Hayatınızda ve beslenmenizde birkaç değişiklik yaparak gün boyu yediğiniz gıdalardan kazandığınız kalorileri hızlı bir şekilde yakabilirsiniz. Foxnews'te yer alan haberde, hızlı kalori yakmanın 9 yolu yer alıyor:

1. Çalışmalar, spordan sonra yeşil çay içmenin sağlıklı genç erkeklerde yağ oksidasyonunu artırdığını, insülin hassasiyetini ve glukoz toleransını iyileştirerek şeker hastalığı oluşumunu engellediğini ve kalori yakımını hızlandırarak kilo vermede yardımcı olduğunu gösterdi.

2. Araştırmalar, C vitamininin de yağları yakmada faydalı olduğunu gösteriyor. Vücudun günlük C vitamini ihtiyacı en az 75 miligramdır. 1,5 greyfurtta ise sadece 44 mg C vitamini bulunuyor. C vitamini bakımından zengin olan meyvelerin çoğu, aynı zamanda yağları yakmada faydalı olan lif de içeriyor.

3. Kas geliştirme, metabolizmayı desteklemenin mükemmel bir yoludur. Ve daha fazla kasa sahip insanlar, daha fazla kalori yakıyor.

4. Stres, kas kaybını artırıyor ve metabolizmayı yavaşlatıyor. Bu nedenle, tansiyonun arttığı durumlarda stresi azaltmak için spor yapabilirsiniz.

5. Dışarı çıkın. Çalışmalar, D vitamininin kilo vermede etkisi olduğunu kanıtladı. Bu nedenle, dışarı çıkıp biraz güneşlenin. Ancak, güneşten yeterince korunduğunuza emin olun.

6. Su içmek, metabolizmayı yavaşlatan dehidrasyonu önlüyor. Vücudu su kaybeden insanlar, açlıkla ile susuzluğu karıştırıyor ve gereksiz kalorilerden dolayı zararlı çıkıyor.

7. Gülümseyin. Bir fıkra anlatın. Kahkaha atmak, metabolizmanızı hızlandırır ve en az 10 kalori yakmanızı sağlar.

8. Yemek aralarında yenilen küçük atıştırmalıklar, yemek saatinde aşırı yemenizi önler. Ancak, atıştırmalıklarınızın sağlıklı olmasına dikkat etmelisiniz.

9. Gezin. Herhangi bir spor kulubüne üye olmasanız bile, günlük rutin içinde kalorilerinizden kurtulabilirsiniz. Ofiste oturarak çalışıyorsanız, asansör yerine merdivenleri kullanın. Merdiven tırmanma, diğer aktivitelerden yaklaşık 2 kat daha fazla kalori yakar. Eğer tüm gün oturuyorsanız, ayağa kalkın ve çevrede biraz gezin.

ZAMAN ONLINE
Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında,
Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil.Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen;İçim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim,Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim