Gönderen Konu: Futbol ve Hayatimizdaki Etkileri  (Okunma sayısı 20869 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mücteba

  • Moderatör
  • popüler yazar
  • *****
  • İleti: 9223
  • "En büyük keramet, istikâmet üzere olmaktır..."
Futbolu Nasıl Değerlendiriyor
« Yanıtla #30 : 10 Ekim 2013, 15:14:54 »

Futbolu Nasıl Değerlendiriyor


"Bu devirde ya topçu olacaksın, ya da popçu" diye bir laf var. Futbolcu olma hayaliyle yanıp tutuşanlar, olamadım diye hayıflananlar. Peki, futbolun arka bahçesinde neler oluyor?

Türkiye’de ilk zamanlarda futbol mahalle aralarında, boş arsalarda oynanmaktaydı. Şimdiki gibi her yer beton yığını değildi. Araba çarpacak, başına bir şey gelecek korkusu olmadan insanlar buralarda oynamaktaydılar. Modernleşmeyle beraber futbol bir endüstri halini aldı. Dünyada yapılan harcamalara bakıldığında futbol ilk üçün içine rahatlıkla giriyor. Savunma sanayii, tıp ve futbol. Böyle olunca futbol, insanların ilgisini çekmeye başladı. Bu büyük pastadan menfâatlenmek isteyen, milyonlarca insan ortaya çıktı. Sektör insanların iştahını kabarttı. Seyirci faktörü, nam, şöhret, para insanlara çok cazip gelmeye başladı. İnsanlar futbolcu olma hayâliyle yaşamaya başladılar.

30 yıldır futbolun içindesiniz, futbola karşı toplumun algısındaki değişim nasıl oldu?

Futbolun ilk zamanlarında anne-babalar çocuklarını futboldan uzak tutuyorlardı. Şimdi aynı anne babalar çocuklarını kendi elleriyle getirip futbol okullarına yazdırıyorlar. Bir de bu futbol okullarına aylık aidat ödemek zorunda kalıyorlar.
Ailelere futbolun para ve güzel yüzü gösteriliyor ancak “Futbol bir maceradan ibaret”.

Sonra ne oluyor? Ailelerin Para verdiklerine değiyor mu?

Ailelerde çok yanlış bir algı söz konusu. Anne babalar çocuklarını sermaye olarak görüyorlar. Sermaye olarak, ticari bir meta olarak gördükleri için de resmen futbolun içine itiyorlar çocuklarını. Onlardan umutları, beklentileri oluyor. Oğlum yükselecek, bize ev, araba alacak gibi hülyalara dalıyorlar. Çocuklarını aldıkları gibi alt yapının yolunu tutuyorlar. Bizim altyapıdaki kulüplerin canına minnet. Aileden aylık ortalama 100 lira alıyorlar. Büyük kulüplerin altyapıları ise 100 dolar. Çocuğu altyapıya kaydediyorlar ama yeteneğe falan baktıkları yok. Kulüplerin amacı para gelsin. Aileye “Senin çocuğunda yetenek yok, al götür.” demiyorlar. Geçenlerde altyapılardan birini izlemeye gittim.

Kilolu bir çocuk almışlar altyapıya. Çocuk bırak futbolcu olmayı, koşamıyor bile. Demiyorlar ki bu çocuktan futbolcu olmaz. Bir sezon parasını, aidatını alıyorlar. Yeni futbol sezonuyla yeni gruplar gelince artık yol gözüküyor eskilere. Aralarında bir iki tane seçiliyor. Diğerleri ailelerine teslim. Gelsin yeni gruplar, gelsin paralar. Ailelerin umutları, çocuklarına yükledikleri gereksiz misyon, harcanılan paralar ve boşa geçen zaman. Nerden tutsan elinde kalıyor.

Seçilenler ne kadar şanslı? İlk adımı atlayıp; diğerlerinin arasından seçildiler çünkü.

Tam tersine. Macera, onlar için yeni başlıyor. Seçildiklerinde, yükselmeye başladıklarında ortaokul bitmiş oluyor. Lise safhasından itibaren okulu ikinci plana atıp, futbola öncelik veriyorlar. Önlerinde kocaman bir tablo! A Takımdaki ağabeylerini örnek alıyorlar. Tek hedefleri var ağabeyleri gibi olup, paraya, şöhrete kavuşmak. Türkiye’de büyük denilen takımlara bakın, alt yapıdan yetişme kaç tane futbolcusu var.

Gerçekten futbolcular çok mu para kazanıyor?

Futbolcular para kazanıyor fakat aldığı parayı gece kulüplerinde, ötede beride harcıyor. Bu çok normal bir durum, çünkü çoğu futbolcu eğitimsiz. Ailede görmemiş, az bir parayı görünce yoldan çıkıyor. Futbolculuğu da zarar görmeye başlıyor. Neden, çünkü içki, sigara, gece kulüpleri. Beden kaldıramıyor artık. Koşamamaya başlıyor, vesâir. Yaş 28-29 olunca yavaş yavaş istenmemeye başlıyorlar artık. Çünkü alttan yeni çocuklar geliyor.

Amatörlerde durum nedir?

Amatörde durumlar daha da karışık. Yaş kuralı var. Yaşı büyük oynatabileceğin futbolcu sınırlaması var. Futbolcu 30 yaşına geliyor. Artık kendine takım da bulamıyor. Eğitim de görmediği için hüzünlü bir hayat onları bekliyor.

Parası olan insanlar için böyle bir durum yok o zaman. Ailenin parası var, anne-baba umut bağlamaz çocuklanna.

Peki, bende şöyle söyleyeyim. Kaç tane zengin çocuğu var futbolcu olan? Futbolcu olan
insanların çoğu orta halli ve fakir. Çocuklarının sakatlanmalarından, darbe almalarından endişe ettikleri için zenginler çocuklarını göndermiyor futbola. Onlar daha çok kapalı salonlara, spor maksatlı gönderiyorlar çocuklarını. Futbolculuk merakında olan, buna bel bağlayan insanların çoğu fakir ve bu konuda bilgisiz. Çoğu, futbolu ekmek kapısı olarak görüyor. Kulüp alt yapıları, çocukları para olarak gördüğü için yaptığı yatırımlarda ona göre. Çoğu tesiste ( Büyük kulüpler hariç) duş alacak mekân hala yok. Avrupa’da durum böyle değil arabayla evinden alıyorlar, senin okul derslerindeki takibini yapıyorlar, kötü alışkanlıkların olup olmadığını takip ediyorlar ve çok önemli modern tesislere sahipler.

Futbolda Avrupa seviyesine erişilse, sorunlar ortadan kalkacak mı peki?

Avrupa gibi olsak, olay daha da vahim durumda olacak. Avrupa futbolcu makinesi gibi. Çocuklara bildiğin at muamelesi yapılıyor. Çocuklar 7 yaşında alınıyor. Kulübün okullarına yazdırılıyor ve esaret başlıyor. Çocuğun genlerine bakılıyor, bir sıkıntı var mı, aileden örnekler alınıyor ki çocuğun boyu, kemik gelişimi vesâir nasıl olacak, gelecek var mı çocukta? Bizdeki gibi sadece yetenek var mı diye bakılmıyor. A’dan Z’ye her şey dikkate alınıyor. Çocuğun reaksiyon zamanlarına, ekstremite kuvvet parametlerine, sürat ve dayanıklılıkta solunum kapasitesi ne kadar birçok hususa bakılıyor. Çocuğu ciğerlerine kadar inceliyorlar.


Haber Merkezi | 02 Ekim 2013 | İnsan ve Hayat Dergisi